Kategori: GÜNDEM

  • Nazende Çikolata Cafe Açıldı

    Nazende Çikolata Cafe Açıldı

    Çorum’da ev yapımı çikolata ve yeni koseptle hizmeti veren Nazende Çikolata bugün düzenlenen açılış töreni ile hizmete girdi.

    Çorumluların çikolataya dair tüm ürünleri bulabilecekleri Nazende Çikolata A.Kaan Battar ve Feridun Battar ortaklığında Bahçelievler Mahallesi 1.Cadde’de hizmete girdi.

    Nazende Çikolata Kafe’nin açılışına, AK Parti MKYK Üyesi ve Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan, Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat, TSO Başkanı Çetin Başaranhıncal, İyi Parti Çorum İl Başkanı Bekir Özsaçmacı, CHP eski Belediye Başkan Adayı Özgür Kılıç, CHP Merkez İlçe Başkanı İsmail Kalender, TSO Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Özbayram ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Ceylan açılış töreninde yaptığı konuşmada, Çorum’da kalite ve marka değer yaratan bir işletmeyi hayata geçiren Nazende Çikolata sahipleri A.Kaan Battar ve Feridun Battar’ı tebrik etti.

    Çorumlulara kalitesiyle lezzetli çikolatalar sunacak olan Nazende Çikolata şık görünümü ve seçkin lezzetleriyle misafirlerini ağırlayacak. Nazende Çikolata markası birçok hizmetiyle de Çorum’da örnek bir konsept sunuyor.
    Çikolatada klasik tatlardan, farklı lezzetler arayanlara, çok sayıda seçenek sunan Nazende Çikolata, aynı zamanda kişiye özel konsept üretim de yapıyor.

    Özel günlerde de sevgiyi, mutluluğu Nazende Çikolata’nın sürpriz lezzetleriyle taçlandırmak mümkün. Nazende Çikolata, Çorum’da en geniş koleksiyona sahip, alanında en iddialı çikolata kafe.

    Çorum’da yeni konseptle hizmete giren Nazende Çikolata’nın lezzetleri çikolata ile de sınırlı değil, el yapımı ve günlük taze hazırlanan tatlılar da kafede ziyaretçilerinin damakları şenlendiriyor.

    Dualar ile açılış kurdelasının kesildiği Nazende Çikolata Cafe’nin açılış törenine katılanlar daha sonra işyerini gezerek bilgi aldı.

  • “Türkiyesiz Hiç Bir Plan Yapılmaz”

    “Türkiyesiz Hiç Bir Plan Yapılmaz”

    Akıncılar Derneği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Necati Çağdaş, TSK tarafından başlatılan “Pınar Barış” Harekatı ile ilgili yazılı açıklamada bulundu. Çağdaş, “Her daim bir sığınak, bir liman olmuş ülkemizin başlatmış olduğu “Barış Pınarı” operasyonuyla birliktehem terörden arındırılmış bir bölge hemde mazlum Suriye halkının kendi ülkelerinde idame edilmesi için dünya barışına katkıda bulunacak bir harekat başlatmıştır” dedi. Orta doğu halklarının sömürü devletlerinin aç gözlüğüne kurban edildiğini belirten Çağdaş, başta Irak, Suriye olmak üzere bu ülkelerde yaşayan halklar yok olmakla karşı karşıya kalmış ,saldırılar soy kırıma dönüşmüştür. İnsanlar mülteci durumuna düşmüş ,yerlerinden yurtlarında edilmiştir” diye konuştu. “Aymazlıkta sınır tanımayan batılı devletler artık sınırları aşmış” diyen Çağdaş açıklamasını şöyle sürdürdü; ” “Firavuni düzenlerinin devamı için her türlü zulmü halklara reva görmeyi kendilerine hak olarak görmüşlerdir. Venezuella,Libya Filistin Irak Suriye ve nice ülkelerde fitne ateşini alevlenmiş siyonist emellere hizmetten geri kalmamışlardır, Siyonistlerin tarihler boyu süre gelen lanetli kitap kabala inançları arz ı mevud hayalleriyle birleşmiş Nil’den Fırat’a kadar olan toprakları kendi egemenlikleri saymışlardır. Önce Zeytin dalı , şimdi ise Barış pınarı harekatı  ile devletimiz bu sinsi emellere karşı en güçlü şekilde cevabı vermiş ve mesajını net iletmiştir  ne Anadolu’da nede Mezopotamya’da Türkiyesiz plan yapılmaz, yapılırsa da o planı başınıza geçiririz denmiştir. Peki biz Türkiye halkı olarak ne yapmalıyız  öncelikle kardeşler topluluğu olduğumuzu unutmamalı aramızdaki çekişmeleri bir kenara bırakıp devletimizin ve ordumuzun yanında olmalıyız unutmayalım ki zalim batı kan götürdüğü topraklarda din dil ırk mezhep ayrımı yapmadan katliam yapmaktadır buna karşı bizim en büyük gücümüz kardeşler topluluğu olmamızla mümkündür  bu düşünce ve duygularla biz Akıncılar derneği teşkilatları olarak birlikte atılacak her adımın içinde yer alacağız ve ordumuz ve devletimizin her daim yanında olacağız, hepimiz Mehmediz hepimiz askeriz ,Şüphesiz ALLAH mazlum milletlerin sığınağı ve muhafızı olmuş ordumuza ve devletimize zaferi nasip edecektir inşallah Selam ve dua ile” ifadelerini kullandı.

  • Mehmetçiğe Dualarımızla Destek Olacağız

    Mehmetçiğe Dualarımızla Destek Olacağız

    Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’dan “Barış Pınarı Harekatı” kapsamında Suriye’nin kuzeyinde operasyona katılan Mehmetçiğimize dualarla destek çağrısı.

    Bu harekatın beka meselesi olduğuna vurgu yapan Başkan Aşgın, “Türkiye devlet geleneği olan köklü, büyük ve güçlü bir devlettir. Kimse bu millete esaret ve pranga planları içerisine girmesin. Ecdadımız asırlar boyu mazlumlara umut, bozgunculuk yapan fitne ve şer odaklarına Zülfikar olmuştur. Bugün bu millet üzerinde oynanmak istenen oyunlar yeniden kurgulanmış ve terör mihrakları ülkemizin güneyinde türlü oyunlar içerisine girmiştir. Biz inanıyoruz ki bu millet basireti ve dik duruşuyla daha önce olduğu gibi bütün bunların üstesinden gelecektir. Ülkemizin güneyinde ki terör oluşumlarını söküp atmak için Barış Pınarı Harekatına katılan Mehmetçiklerimize biz de Çorum’dan dualarımızla destek olacağız” dedi.

    Başkan Aşgın, 11 ve 12 Ekim günleri sabah namazında Ulu Camide dua ve tekbirlerle Mehmetçiğe destek vermek için toplanacaklarını belirterek 7’den 70’e tüm Çorumluları duaya katılmaya davet etti.

    11 ve 12 Ekim Cuma ve Cumartesi günleri sabah namazında yapılacak programlarda dualar edilecek ve Fetih Suresi okunacak. Cami çıkışı Çorum Belediyesi tarafından çorba ikram edilecek.

  • “Mehmetçik İçin Duaya Bekliyoruz”

    “Mehmetçik İçin Duaya Bekliyoruz”

    AK Parti Çorum İl Başkanı Yusuf Ahlatcı, Çorum, Barış Pınarı Harekatı’’na katılan Mehmetçik için dua ve destek mitingi düzenleneceğini söyledi.

    Mitinge AK Parti Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un da katılacağını belirten Ahlatcı, Mehmetçiğimize dua ve destek için 11 Ekim 2019 Cuma günü Saat:13.15’te 15 Temmuz Hürriyet Meydanı’’na tüm Çorum halkını beklediklerini kaydetti.

    Terör örgütlerinin silahlandırıldığı, ülkemizi tehdit ettiği bu süreçte herkesin devletin, hükümetin, Mehmetçiğin yanında olması gerektiğini vurgulayan Ahlatcı, “Çorum’da bulunan tüm siyasi partiler, kamu kurum yöneticileri, sivil toplum örgütleri ve aziz hemşehrilerimizi bu mitinde bekliyoruz” dedi.

    Barış Pınarı’ harekatına Çorum halkı olarak destek olmak ve sunmak üzere toplanılacağıını ifade eden Ahlatcı,”Vatanımızın güvenliği, milletimizin huzuru, bölgemizde barış ve selametin temini için başlatılan Barış Pınarı Harekatı’nın zaferle sonuçlanması için yarın 15 Temmuz Hürtiyet Meydanı’nda şanlı ordumuza dua edilecektir. Tüm kardeşlerimizi bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Türk Bayraklarıyla Donatıldı

    Türk Bayraklarıyla Donatıldı

    Çorum Belediyesi Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Fırat’ın doğusuna gerçekleştirilen Barış Pınarı Harekatı’na destek vermek amacıyla şehrin önemli yerlerine Türk Bayrağı astı.

    Barış Pınarı Harekatı kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye’de Fırat’ın doğusunda güvenli bölge oluşturmak için operasyonlara başlarken Mehmetçiğe destek mesajları da sürüyor.

    Çorum Belediyesi de askerlere destek vermek amacıyla Saat Kulesi’ne, Belediye binasına ve şehrin önemli noktalarına Türk Bayrakları astı.

    Belediye Başkan Vekili İsmail Yağbat Türkiye’nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek için başlattığı Barış Pınarı Harekatı’nda katılan Mehmetçiğe destek olmak için Türk Bayrakları astıklarını belirterek, Mehmetçiğe dua ettiklerini ve kalplerinin onlarla beraber olduğunu söyledi.

    Yağbat “Biz her zaman Mehmetçiğimizin yanındayız. Dualarımız onlarla. Mehmetçiğimizin yanında olduğumuzu bir nebze olsun gösterebilmek için Belediye binalarımıza Türk Bayrakları astık. Hazreti İbrahim’i ateşe attıklarında karıncalar su taşıyordu. Karıncalara dediler ki ‘sen oraya varamazsın.’ Onlar da ‘varamazsak da safımızı belli ederiz’ dedi. Biz de Mehmetçiğimizin operasyonlarında yanlarında olamasak bile dualarımızla onların yanında olduğumuzu göstermek istedik. Allah’ım Mehmetçiğimizin yardımcısı olsun. Sefer bizim Zafer Allah’ındır” dedi.

  • Haydi Çorum

    Haydi Çorum

    Çorum, Barış Pınarı Harekatı’nda Mehmetçiğimize dua ve destek için 11 Ekim 2019 Cuma günü Saat:13.15’te 15 Temmuz Hürriyet Meydanı’nda buluşuyor.

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın yaptığı açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetlerinin Suriye’nin kuzeyine gerçekleştirmekte olduğu ‘Barış Pınarı’ harekatına Çorum halkı olarak destek olmak ve desteklerimizi sunmak üzere toplanıyoruz. Kur’an-ı Kerim Tilaveti, destek konuşmaları ve dua ile gerçekleşecek programda katılımcılara belediye olarak Ay Yıldızlı Türk Bayrağımızı dağıtacağız. Birlik ve beraberliğimizi pekiştirecek ve Mehmetçiğimize moral olacak bu programa tüm siyasi partiler, kamu kurum yöneticileri, sivil toplum örgütleri ve aziz hemşehrilerimizi davet ediyoruz. Biz biriz beraberiz birlikte Türkiye’yiz” dedi.

  • “Yolunuz Açık, Kılıcınız Keskin Olsun”

    “Yolunuz Açık, Kılıcınız Keskin Olsun”

    Çorum Ziraat Mühendisleri Oda Başkanı Necati Gül, Barış Pınarı Harekatı’yla ilgili TSK’ya destek mesajı yayımladı.

    Gül, Ay yıldızlı al bayrağın göndere çekildiği her yerde barışın, huzurun, sükunetin, istikrarın, kurtuluşun ve dengenin simgesi ve selamet müjdesi olmuş ve olmaya devam edeceğini söyledi.

    Barış Pınar’ın 9 Ekim akşamı şaha kalktığını belirten Gül,  Dicle’nin çocuklarını çakallara yem ettirilmeyeceğini kaydetti.

    Türk ordusunun beklentilere cevap verdiğini belirten Gül, “milli birlik ve dayanışma ruhundan aldığı güç ve ilhamla, güney sınırları boyunca sahnelenen hain girişim, dayatma ve teşebbüsleri kaynağında etkisiz hale getirmek için “ Barış Pınarı’nın” musluklarını açmış ve şaha kalkmıştır” dedi.

    “Sırtının Hak’a dayayan Türk milleti ve ordusu inanmıştır, muzaffer olacaktır” diyen Gül, “Bilinsin ki istikbal Türkiye’nin kavli, istiklal Türk milletinin kaderidir. Duamız ve desteğimiz Türk Ordusunadır. Kalpte iman, dilde tekbir.

    Allahüekber! Allahüekber! Allahüekber!

    Yolunuz açık, kılıcınız keskin olsun.Kazanız mübarek olsun”

  • “Kazandırdığımız Haklar Kayıt Altındadır”

    “Kazandırdığımız Haklar Kayıt Altındadır”

    Toç Bir Sen Çorum Şube Başkanı Arzu Özkader, Memur-Sen ve Toç Bir-Sen’in kazandırdığı haklar ve tarihe gömdükleri yasakların kayıt altında olduğunu söyledi.

    Türk Tarım Orman-Sen Çorum Şube Başkanı Necati Gül’ün iddialarına cevap veren Özkader, İnsan hak ve Özgürlükleri alanında verdikleri mücadelenin herkes tarafından bilindiğinin altını çizdi.

    “Demokrasi, insan hak ve özgürlüklerinin önünü açan 12 Eylül 2010 Referandumuna bizler “evet” oyu vermek için çalışırken, programlar yaparken, “hayır” kampanyası yapanların bize bu konuda ders vermeye çalışmaları ne hakkına nede haddinedir” diyen Özkader açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “Memur-Sen Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ ın katılmış olduğu Çorum İl Divan Toplantısında çok geniş yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Bu konulardan bir tanesi de sivil itaatsizlik ve kılık kıyafet konusunda yaşanılan sıkıntılardı. Genel Başkanımız konuşmasında bazı kurum idarecilerinin eski Türkiye alışkanlıklarıyla hareket ettiğini, kurum çalışanlarına baskı yaptığı ve mobing uyguladıklarını, bunların doğru olmadığını ve bunları takip ederek gereğini yapacaklarını belirttiği bir konuşma… malum-sen mensubu hem bu konuşmayı hafife alacaksın hem de çıkacaksın kurum kılık kıyafet konusunda baskı yapıyor diyeceksin…
    Başörtüsü yasağının kaldırılması için Türkiye genelinde 12 milyon 300 bin imzayı topladığımız, imza kampanyasının Çorum ayağında Saat Kulesinin yanında kurduğumuz imza çadırının yanından kafasını eğip geçen, bir forma imza atmaya yüreği yetmeyen, elleri tireyenler…… Sendikamızın emek ve çabaları ile alınan sivil itaatsizlik kararından faydalanmak istemesi bizim gölgemizden faydalanmak değil de nedir?
    Toplu sözleşme döneminde ve kritik dönemlerde sesi soluğu çıkmayan efendi, hayırdır temsil ettiğin meslek kolunun seçimleri falan mı var yoksa”

  • “Harekatı Destekliyoruz”

    “Harekatı Destekliyoruz”

    Memur-Sen Çorum İl Temsilcisi Ali Yıldız, Fırat’ın doğusuna yönelik yapılacak “barış pınarı” askeri harekatı ile emperyalizmin taşeronluğunu yapan PKK/PYD terör örgütünün süpürülerek bölgenin asıl sahiplerine teslim edilmesinin amaçlandığını söyledi.

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Fırat’ın doğusunda yuvalanmış terör örgütlerini temizleyerek güvenli bölge oluşturmak amacıyla “barış pınarı” askeri harekatını başlatma kararı aldığının altını çizen Yıldız, terörü bitirecek olan bu harekatı desteklediklerini kaydetti.

    “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonları ile emperyalizmin oluşturmak istediği terör koridorunun önünü kesen devletimiz, Fırat’ın Doğusuna yönelik bu harekatla, emperyalizmin taşeronluğunu yapan PKK/PYD terör örgütünü süpürerek bölgeyi asıl sahiplerine teslim etmeyi amaçlamaktadır” diyen Yıldız’ın açıklaması şöyle:

    “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarında olduğu gibi devletimiz, Barış Pınarı Harekatını da uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanarak gerçekleştirmektedir. Suriye ile 911 km sınırı olan Türkiye’nin, hemen güneyinde emperyalizmin stratejileri doğrultusunda hareket ederek huzur ve güven ortamına musallat olan taşeron terör örgütleriyle mücadelesi uluslararası hukuktan kaynaklanan en tabii hakkıdır.

    On bin kilometre öteden gelerek sözde kendi güvenliği için bölgeleri ateşe verenlerin ve ona karşı sessiz kalanların, yine onların taşeronlarının oluşturdukları güvenlik sorununu bertaraf etmek için harekete geçen Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı, gerek içerideki lejyonerlerin gerekse dışarıdaki emperyalizmin aparatçığı konumundaki yapıların söylemlerinin hiçbir kıymeti ve önemi yoktur.

    Öte yandan; emperyalist ülkelerin, rejimin ve terör örgütlerinin ürettikleri şiddet dalgası sonucu yurtlarını terketmek zorunda kalan milyonlarca insanın yaşadığı trajedi karşısında üç maymunu oynayanların, Türkiye’nin mülteci sorununa ilişkin getirdiği önerileri, içi boş cümlelerle, yaptıkları açıklamalarla savuşturduklarına da hep birlikte şahit olduk. Bu yüzden; 4 milyonu aşkın mülteciyi ülkesinde barındıran Türkiye’nin, bu konuda ürettiği çözümü, sahada uygulama girişiminin ilk ayağı olan terörü süpürmek ve şiddeti durdurmak için başlattığı operasyona yönelik yapılan ve her neresinden bakarsanız bakın kaynağı dezenformasyon olan ve yalana dayalı açıklamaların hiç bir hükmü yoktur.

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yetkilileri her zemin ve şartta “Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılıyız” açıklaması yapmaktadır. Fakat, hiçbir değeri tanımadan insanları katleden, şehirleri yerle bir ederek Suriye’yi insansızlaştıran stratejilerin emperyalist mimarlarının ve gerçekleştirdiği her sınır dışı operasyonla birlikte Türkiye’yi “işgalci” diyerek karalayanların sözleri her defasında boşa düşmektedir. Kaldı ki, milletimizin de devletimizin de hafızasında Suriye Arabıyla, Kürdüyle Türkmeniyle, Nusayrisi, Sünnisiyle kardeşlerimizin yurdudur.Bu noktada ABD Başkanı Trump’ın, köksüz ve histerik bir söylemle Türkiye’yi ekonomi ile tehdit ederek harekatın sınırlarını çizme çabası ancak ve ancak hadsizlik olarak değerlendirilebilir.

    Dünyanın birçok bölgesini ateşe vermiş ABD’nin başkanı, “Türkiye, benim büyük ve emsalsiz bilgeliğimle sınırları aşmak olarak değerlendirdiğim bir şey yaparsa, Türk ekonomisini yıkıp ve yok edeceğim (daha önce yaptım)” diyerek ancak ve ancak nevzuhur bir anlayışın yetersizliğini ortaya koymuştur. Zira, Türkiye Cumhuriyeti, her ne şartta olursa olsun savaşta ve barışta tarihin derinliklerinden tevarüs ettirdiği geleneğe bağlı kalmayı azmetmiş bir devlettir. Onun için her gittikleri yerde bozgunculuk çıkaranların, terör örgütleriyle iş tutanların, hatta terör örgütlerine binlerce tır silah ve mühimmat yardımı yapanların tehditleri de boş hükmündedir.

    Bütün bunlardan hareketle; büyük MEMUR-SEN ailesi olarak emperyalizmin taşeron terör örgütlerinin eliyle toza dönüştürmek istediği toprakların, yeniden sahipleriyle buluşması için devletimiz tarafından gerçekleştirilecek “Barış Pınarı Harekatının” yanında durduğumuzu belirtmek isteriz.”

  • “Şiddetsiz Bir Ortam Yaratmalıyız”

    “Şiddetsiz Bir Ortam Yaratmalıyız”

    CHP Belediye Meclis Üyesi Didem Tokgöz, Ekim ayı’na dikkat çekerek, “Ekim ayı bizler için çok kıymetlidir bilindiği üzere cumhuriyetimizin 9. yılına girmiş bulunmaktayız; ancak ekim ayı bizim için ayrıca değerlidir. Çünkü ekim ayı aynı zamanda kadını birey yapan zihniyetin kuruluş yıl dönümüdür. Eğer kadınlar ölmesin istiyorsak Bizim kurucu değerlere dönmemiz şarttır” dedi.

    Türkiye’de şiddetsiz bir ortam yaratmak hedefinin olması gerektiğine vurgu yapan Tokgöz, “Bakın Bizim Hikayemiz esasında çok net bunu sığınma evi talep ediyorsunuz ancak şuna ses çıkarmıyorsunuz şeklinde anlamak cidden çok üzücüdür” diye konuştu.

    “Yerel yönetim mekanizmalarını etkin kullanarak toplumsal zihniyet dönüşümünü sağlayabiliriz” diyen Tokgöz konuşmasını şöyle sürdürdü;

    “Ekim ayı bizler için çok kıymetlidir bilindiği üzere cumhuriyetimizin 9. yılına girmiş bulunmaktayız; ancak ekim ayı bizim için ayrıca değerlidir. Çünkü ekim ayı aynı zamanda kadını birey yapan zihniyetin kuruluş yıl dönümüdür. Eğer kadınlar ölmesin istiyorsak Bizim kurucu değerlere dönmemiz şarttır. Kurucu değerlerimizi tekrar gündeme getirmemiz lazım kadını eve kapatarak sadece kadın üzerinden bir süreç isletmek çocuk doğrumasını sağlamak ( (bakın aile kursun ailesini devam ettirsin bununla ilgili bir problemimiz asla yok olamazda)ama aile kurarken onunda sahalarda ekonomiye katkısını alabileceğimiz mekanizmalar oluşturmalıyız. Bu sebeple bizler kadını yönlendirici, takip edici, demokratik atlasların çıkarıldığı süreçlerde yanımızda tutarak çalışmalar yapmalıyız. şiddet seferberliği oluşturmalıyız, park bahçelerde eğitim vererek başlayabiliriz.

    bilboardlarda kadınların haklarının yazılı olduğu görseller paylaşabiliriz bir şiddet gördüğünde bir tehdit gördüğünde nereleri arayabileceğine dair numaraların olduğu görseller paylaşabiliriz. Bakın bunlar çok basit ve etkili çalışmalar olacaktır. bu bağlamda sığınma evi talebimiz hatırlatıyor ve hangi aşamada olduğumuz konusunda aydınlatılmak istiyoruz.

    Dün dünya mimarlık günüydü bu sebeple gecikmelide olsa tüm mimarların dünya mimarlık gününü kutlarken bir takım sıkıntılarımızı paylaşmak da bu vesileyle zorunlu olmuş durumdadır.

    Kentler medeniyetlerin beşiği olarak adlandırılırken sanırım bana katılmayan yoktur. İnsan yaşadığı yere benzer’ der E.Cansever ‘de.

    F.Engels da; ‘insan yaşadığı gibi düşünür’
    Demem o ki; mekan çok mühim mesele..”