Kategori: GÜNDEM

  • “Kazandırdığımız Haklar Kayıt Altındadır”

    “Kazandırdığımız Haklar Kayıt Altındadır”

    Toç Bir Sen Çorum Şube Başkanı Arzu Özkader, Memur-Sen ve Toç Bir-Sen’in kazandırdığı haklar ve tarihe gömdükleri yasakların kayıt altında olduğunu söyledi.

    Türk Tarım Orman-Sen Çorum Şube Başkanı Necati Gül’ün iddialarına cevap veren Özkader, İnsan hak ve Özgürlükleri alanında verdikleri mücadelenin herkes tarafından bilindiğinin altını çizdi.

    “Demokrasi, insan hak ve özgürlüklerinin önünü açan 12 Eylül 2010 Referandumuna bizler “evet” oyu vermek için çalışırken, programlar yaparken, “hayır” kampanyası yapanların bize bu konuda ders vermeye çalışmaları ne hakkına nede haddinedir” diyen Özkader açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “Memur-Sen Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ ın katılmış olduğu Çorum İl Divan Toplantısında çok geniş yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Bu konulardan bir tanesi de sivil itaatsizlik ve kılık kıyafet konusunda yaşanılan sıkıntılardı. Genel Başkanımız konuşmasında bazı kurum idarecilerinin eski Türkiye alışkanlıklarıyla hareket ettiğini, kurum çalışanlarına baskı yaptığı ve mobing uyguladıklarını, bunların doğru olmadığını ve bunları takip ederek gereğini yapacaklarını belirttiği bir konuşma… malum-sen mensubu hem bu konuşmayı hafife alacaksın hem de çıkacaksın kurum kılık kıyafet konusunda baskı yapıyor diyeceksin…
    Başörtüsü yasağının kaldırılması için Türkiye genelinde 12 milyon 300 bin imzayı topladığımız, imza kampanyasının Çorum ayağında Saat Kulesinin yanında kurduğumuz imza çadırının yanından kafasını eğip geçen, bir forma imza atmaya yüreği yetmeyen, elleri tireyenler…… Sendikamızın emek ve çabaları ile alınan sivil itaatsizlik kararından faydalanmak istemesi bizim gölgemizden faydalanmak değil de nedir?
    Toplu sözleşme döneminde ve kritik dönemlerde sesi soluğu çıkmayan efendi, hayırdır temsil ettiğin meslek kolunun seçimleri falan mı var yoksa”

  • “Harekatı Destekliyoruz”

    “Harekatı Destekliyoruz”

    Memur-Sen Çorum İl Temsilcisi Ali Yıldız, Fırat’ın doğusuna yönelik yapılacak “barış pınarı” askeri harekatı ile emperyalizmin taşeronluğunu yapan PKK/PYD terör örgütünün süpürülerek bölgenin asıl sahiplerine teslim edilmesinin amaçlandığını söyledi.

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Fırat’ın doğusunda yuvalanmış terör örgütlerini temizleyerek güvenli bölge oluşturmak amacıyla “barış pınarı” askeri harekatını başlatma kararı aldığının altını çizen Yıldız, terörü bitirecek olan bu harekatı desteklediklerini kaydetti.

    “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonları ile emperyalizmin oluşturmak istediği terör koridorunun önünü kesen devletimiz, Fırat’ın Doğusuna yönelik bu harekatla, emperyalizmin taşeronluğunu yapan PKK/PYD terör örgütünü süpürerek bölgeyi asıl sahiplerine teslim etmeyi amaçlamaktadır” diyen Yıldız’ın açıklaması şöyle:

    “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarında olduğu gibi devletimiz, Barış Pınarı Harekatını da uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanarak gerçekleştirmektedir. Suriye ile 911 km sınırı olan Türkiye’nin, hemen güneyinde emperyalizmin stratejileri doğrultusunda hareket ederek huzur ve güven ortamına musallat olan taşeron terör örgütleriyle mücadelesi uluslararası hukuktan kaynaklanan en tabii hakkıdır.

    On bin kilometre öteden gelerek sözde kendi güvenliği için bölgeleri ateşe verenlerin ve ona karşı sessiz kalanların, yine onların taşeronlarının oluşturdukları güvenlik sorununu bertaraf etmek için harekete geçen Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı, gerek içerideki lejyonerlerin gerekse dışarıdaki emperyalizmin aparatçığı konumundaki yapıların söylemlerinin hiçbir kıymeti ve önemi yoktur.

    Öte yandan; emperyalist ülkelerin, rejimin ve terör örgütlerinin ürettikleri şiddet dalgası sonucu yurtlarını terketmek zorunda kalan milyonlarca insanın yaşadığı trajedi karşısında üç maymunu oynayanların, Türkiye’nin mülteci sorununa ilişkin getirdiği önerileri, içi boş cümlelerle, yaptıkları açıklamalarla savuşturduklarına da hep birlikte şahit olduk. Bu yüzden; 4 milyonu aşkın mülteciyi ülkesinde barındıran Türkiye’nin, bu konuda ürettiği çözümü, sahada uygulama girişiminin ilk ayağı olan terörü süpürmek ve şiddeti durdurmak için başlattığı operasyona yönelik yapılan ve her neresinden bakarsanız bakın kaynağı dezenformasyon olan ve yalana dayalı açıklamaların hiç bir hükmü yoktur.

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yetkilileri her zemin ve şartta “Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılıyız” açıklaması yapmaktadır. Fakat, hiçbir değeri tanımadan insanları katleden, şehirleri yerle bir ederek Suriye’yi insansızlaştıran stratejilerin emperyalist mimarlarının ve gerçekleştirdiği her sınır dışı operasyonla birlikte Türkiye’yi “işgalci” diyerek karalayanların sözleri her defasında boşa düşmektedir. Kaldı ki, milletimizin de devletimizin de hafızasında Suriye Arabıyla, Kürdüyle Türkmeniyle, Nusayrisi, Sünnisiyle kardeşlerimizin yurdudur.Bu noktada ABD Başkanı Trump’ın, köksüz ve histerik bir söylemle Türkiye’yi ekonomi ile tehdit ederek harekatın sınırlarını çizme çabası ancak ve ancak hadsizlik olarak değerlendirilebilir.

    Dünyanın birçok bölgesini ateşe vermiş ABD’nin başkanı, “Türkiye, benim büyük ve emsalsiz bilgeliğimle sınırları aşmak olarak değerlendirdiğim bir şey yaparsa, Türk ekonomisini yıkıp ve yok edeceğim (daha önce yaptım)” diyerek ancak ve ancak nevzuhur bir anlayışın yetersizliğini ortaya koymuştur. Zira, Türkiye Cumhuriyeti, her ne şartta olursa olsun savaşta ve barışta tarihin derinliklerinden tevarüs ettirdiği geleneğe bağlı kalmayı azmetmiş bir devlettir. Onun için her gittikleri yerde bozgunculuk çıkaranların, terör örgütleriyle iş tutanların, hatta terör örgütlerine binlerce tır silah ve mühimmat yardımı yapanların tehditleri de boş hükmündedir.

    Bütün bunlardan hareketle; büyük MEMUR-SEN ailesi olarak emperyalizmin taşeron terör örgütlerinin eliyle toza dönüştürmek istediği toprakların, yeniden sahipleriyle buluşması için devletimiz tarafından gerçekleştirilecek “Barış Pınarı Harekatının” yanında durduğumuzu belirtmek isteriz.”

  • “Şiddetsiz Bir Ortam Yaratmalıyız”

    “Şiddetsiz Bir Ortam Yaratmalıyız”

    CHP Belediye Meclis Üyesi Didem Tokgöz, Ekim ayı’na dikkat çekerek, “Ekim ayı bizler için çok kıymetlidir bilindiği üzere cumhuriyetimizin 9. yılına girmiş bulunmaktayız; ancak ekim ayı bizim için ayrıca değerlidir. Çünkü ekim ayı aynı zamanda kadını birey yapan zihniyetin kuruluş yıl dönümüdür. Eğer kadınlar ölmesin istiyorsak Bizim kurucu değerlere dönmemiz şarttır” dedi.

    Türkiye’de şiddetsiz bir ortam yaratmak hedefinin olması gerektiğine vurgu yapan Tokgöz, “Bakın Bizim Hikayemiz esasında çok net bunu sığınma evi talep ediyorsunuz ancak şuna ses çıkarmıyorsunuz şeklinde anlamak cidden çok üzücüdür” diye konuştu.

    “Yerel yönetim mekanizmalarını etkin kullanarak toplumsal zihniyet dönüşümünü sağlayabiliriz” diyen Tokgöz konuşmasını şöyle sürdürdü;

    “Ekim ayı bizler için çok kıymetlidir bilindiği üzere cumhuriyetimizin 9. yılına girmiş bulunmaktayız; ancak ekim ayı bizim için ayrıca değerlidir. Çünkü ekim ayı aynı zamanda kadını birey yapan zihniyetin kuruluş yıl dönümüdür. Eğer kadınlar ölmesin istiyorsak Bizim kurucu değerlere dönmemiz şarttır. Kurucu değerlerimizi tekrar gündeme getirmemiz lazım kadını eve kapatarak sadece kadın üzerinden bir süreç isletmek çocuk doğrumasını sağlamak ( (bakın aile kursun ailesini devam ettirsin bununla ilgili bir problemimiz asla yok olamazda)ama aile kurarken onunda sahalarda ekonomiye katkısını alabileceğimiz mekanizmalar oluşturmalıyız. Bu sebeple bizler kadını yönlendirici, takip edici, demokratik atlasların çıkarıldığı süreçlerde yanımızda tutarak çalışmalar yapmalıyız. şiddet seferberliği oluşturmalıyız, park bahçelerde eğitim vererek başlayabiliriz.

    bilboardlarda kadınların haklarının yazılı olduğu görseller paylaşabiliriz bir şiddet gördüğünde bir tehdit gördüğünde nereleri arayabileceğine dair numaraların olduğu görseller paylaşabiliriz. Bakın bunlar çok basit ve etkili çalışmalar olacaktır. bu bağlamda sığınma evi talebimiz hatırlatıyor ve hangi aşamada olduğumuz konusunda aydınlatılmak istiyoruz.

    Dün dünya mimarlık günüydü bu sebeple gecikmelide olsa tüm mimarların dünya mimarlık gününü kutlarken bir takım sıkıntılarımızı paylaşmak da bu vesileyle zorunlu olmuş durumdadır.

    Kentler medeniyetlerin beşiği olarak adlandırılırken sanırım bana katılmayan yoktur. İnsan yaşadığı yere benzer’ der E.Cansever ‘de.

    F.Engels da; ‘insan yaşadığı gibi düşünür’
    Demem o ki; mekan çok mühim mesele..”

  • 2/B ve Tarım Arazisi Satış Süresi Uzatıldı

    2/B ve Tarım Arazisi Satış Süresi Uzatıldı

    2/B alanlarında bulunan taşınmazlar ile Hazineye ait tarım arazilerinin hak sahiplerine satışında belirtilen süreler içinde başvuru yapma hakkını kaçırmış olanlar için ek süre verildi.

    “HAK SAHİPLERİNİN MİLLİ EMLAK MÜDÜRLÜĞÜ VE MİLLİ EMLAK ŞEFLİKLERİNE BAŞVURMALARI GEREKİYOR”

    “10 Temmuz 2019 tarihli ve 30827 sayılı resmi Gazetede yayımlanan 7181 sayılı Kanun ile 6292 sayılı Kanun kapsamında 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin, satın alma başvurusunu yapmayanlar ile yapılan tebligata rağmen taşınmaz bedelini (ya da peşinat bedelini) ödemeyenlere ve taksitli satışlarda taksitlerden ikiden fazlasını vadesinde ödemeyenlere ek süre verilmiş olup, bahse konu süre 16 Aralık 2019 tarihinde sona erecektir. Ayrıca 4706 sayılı kanunun 4 üncü maddesinin 12 inci fıkrası kapsamında bulunan 26 Nisan 2012 tarihi itibariyle Belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazilerini 30 Mart 2014 tarihi itibariyle en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kiralayan ve kira sözleşmesi halen devam eden kiracıları veya bu arazileri aynı süre ile tarımsal amaçlı kullanan ve kullanımlarının halen devam ettiği belirlenen kullanıcıları ya da paydaşlarına satışına ilişkin; müracaat süresi de uzatılmış olup, bahse konu süre 31 Aralık 2019 tarihinde sona erecektir. Hak sahibi olan vatandaşların, müracaat tarihi sonuna kadar Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne(Milli Emlak Müdürlüğü) ve İlçe Kaymakamlıklarına (Milli Emlak Şefliği) başvurmaları gerekmektedir.”

  • Sokak Hayvanlarına Mama ve Kap Bıraktılar

    Sokak Hayvanlarına Mama ve Kap Bıraktılar

    Çorum Ülkü Ocakları Çevre Bilim ve Teknoloji Birimi 4 Ekim Hayvanları Koruma günü nedeniyle sokak hayvanlarını unutmadı.

    Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Merkezi, sokak hayvanları için “Bir Kap Can” sloganı ile Türkiye çapında bir sosyal sorumluluk projesi başlatmıştı.

    Projesi kapsamında Çorum Ülkü Ocakları Çevre Bilim ve Teknoloji Birimi tarafından Çorum’un muhtelif yerlerine sokak hayvanları için yiyecek ve mama kapları bırakarak farkındalık yarattı.

  • Fizyomas Cumartesi Günü Açılıyor

    Fizyomas Cumartesi Günü Açılıyor

    Çorum’da ilk olarak özel Fizyoterapi hizmetleri ve masaj merkezi açılıyor.

    İşletmeciliğini Yeni Çorumsporun eski spor masörü Ali Köseer ve Fizyoterapist Onur Yıldız’ın yapacağı Fizyomas Karakeçili Mahallesi Bayındır 1. Sokak No: 17/A Eski Stad Arkası Sipahi Apartmanı’nda açılacak.

    Cumartesi günü (yarın) saat 15.00’de açılacak olan Fizyomas’ta Mekanik Bel Ağrısı, Amurga Tutulumu, Omurga Eğriliği, Bel ve Boyun Fıtığı, Boyun Düzleşmesi , Adeziv Kapsülit , İmpingement Sendromu, Yumuşak Doku Yaralanması, Kas Yırtıkları-Bağyırtıkları, Rotator Cuff Yırtıkları, Lateral Epikondilit , Medial Epikondilit  gibi hizmetler verilecek.

    Çorum’da bir ilki gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten İşletme ortağı Ali Köseer “Masaj Merkezimiz Çorumumuza Hayırlı Olsun. Açılışımıza tüm Çorum halkını davet ediyoruz” dedi.

    İşletmelerinde bayanlara özel olarak bayan masöz ile hizmet verdiklerinin altını çizen Köseer, masaj yaptırmak isteyen bayanları salonlarına beklediklerini ifade etti.

  • Başlıksız yazı 9231

    Çorum Ülkü Ocakları Başkanı Orhan Tosik ve beraberindeki heyet Çorum İl Müftüsü Muharrem Biçer’i makamında ziyaret etti.

    “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” nedeniyle kendilerini ziyaret ettiklerini belirten Tosik, Biçer’i ve onun nezdinde görev yapan tüm din görevlilerinin “Camiler ve Din Görevlileri Haftası”nı kutladıklarını söyledi.

    Hoş sohbeti ve misafirperverliği için Müftü Biçer’e teşekkür eden Tosik, bazı konularda karşılıklı bilgi alış-verişinde bulunduklarını belirtti.

    Ziyarette Ülkü Ocaklarının faaliyetleri hakkında İl Müftüsü Muharrem Biçer’e bilgi veren Orhan Tosik ve yönetimi sıcak sohbeti dolayısıyla Müftüye teşekkür etti.

    Çorum İl Müftüsü Muharrem Biçer’ de Çorum Ülkü Ocakları yönetiminin kendisine yaptığı bu ziyaretten mutlu olduğunu belirterek memnuniyetini dile getirdi.

    Dışarıda bekleyen Ülkücü gençlerle kısa bir sohbet yapan Biçer, gençlere nasihatlarda bulundu. Günün anısına toplu fotoğraf çekimi ile ziyaret sona erdi.

  • Türkiye “Afetlere Hazırlık Yılı”na Giriyor

    Türkiye “Afetlere Hazırlık Yılı”na Giriyor

    Türkiye’de afetlere hazırlık kültürünün yerleşmesi için AFAD tarafından geliştirilen Afetlere Hazırlık Yılı başladı.

    Afetlere hazırlık yılı kapsamında yapılan çalışmalar ile Çorum’da acil durumlarda 50’si merkezde olmak üzere toplam 109 toplanma alanı belirlendi.

    Konu ile ilgili Çorum Valiliği tarafından yapılan açıklamada; “T.C. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca; afetlere dirençli bir Türkiye için toplumda önlem alma kültürünü önceleyen zihinsel dönüşümü gerçekleştirmek ve vatandaşların afetlerde güvende kalabilmeleri için afetlere hazırlık yılı çalışmaları başlatılmıştır. 12 ayda, 12 temayı kapsayan Afetlere Hazırlık Yılı Ekim ayı için “Afet ve Acil Durum Toplanma Alanları “teması belirlenmiştir.

    Toplanma Alanı; afet ve acil durumlar sonrasında geçici barınma merkezleri hazır olana kadar geçecek süre içerisinde yaşanacak paniği önlemek ve sağlıklı bilgi alışverişini sağlamak amacıyla halkın tehlikeli bölgeden uzaklaşarak toplanabileceği güvenli alanlardır.

    İlimizde de 50’si merkezde olmak üzere toplam 109 toplanma alanı belirlenmiştir. Vatandaşlarımız kendilerine en yakın afet ve acil durum toplanma alanlarını turkiye.gov.tr adresinden öğrenebilirler” denildi.

  • Aybike Turizm’in Umre Kafilesi Dualarla Uğurlandı

    Aybike Turizm’in Umre Kafilesi Dualarla Uğurlandı

    Çorum Aybike Turizm ile kutsal topraklara umre için gidecek vatandaşlar dualar ve ilahilerle uğurlandı.

    Yasir Küçük’ün sahip olduğu Aybike Turizm tarafından kutsal topraklara gidecek olan umre 1. inci tur 1.inci grup ilk kafile dün akşam uğurlama töreni düzenlendi.

    Firma ortaklarından Selman Küçük önderliğindeki 120 kişilik kafile Çorum Şehirlerarası Otobüs terminalinde saat 24.00 sıralarında sevenleri ile vedalaştı ve otobüse binerek firma sahibi Yasir Küçük’ün söylediği ilahiler ve yaptığı dualar eşliğinde yola çıktı.

    20 günlük umre ziyareti için Çorum’dan hareket eden kafile Ankara esenboğa Havalimanından kutsal topraklara hareket edecek.

    Umre kafilesi Ankara Esenboğa Hava Limanından uçak ile Medine’ye gidecek 4 Gün Medine’de kalacak kafile sonra Mekke’ye geçecek ve 16 gün Mekke’de kalacak.

    Çorum’da hac ve umre konusunda yapmış olduğu hizmetler ile göz dolduran Aybike Turizm ortaklarından Yasir Küçük, amaçlarının kutsal toprakları herkesin görmesini sağlamak olduğunu söyledi.

    Israrla umre bizim işimizdir diyen Küçük, Osmancık Caddesi Ulucamii karşısı No:17/1 adresinde bulunan ofislerine umreye gitmek isteyen yada yurt içi gezi turu yapmak isteyen vatandaşları beklediklerini kaydetti.

  • “Bu Kış Vatandaşlar İçin Çetin Geçecek”

    “Bu Kış Vatandaşlar İçin Çetin Geçecek”

    Saadet Partisi Çorum Ekonomik İşler Başkanı Mehmet Yıldız gündemle ilgili konular hakkında yazılı açıklamada bulundu.

    Ülkenin 2019 Haziran itibariyle brüt dış borcunun 447 milyar dolara çıktığını belirten Yıldız, “Bu tutarın milli gelire oranı 61.9 olarak gerçekleşmiştir . Özel sektörün hali ise vatandaşlarımız tarafından canlı bir şekilde görülmektedir. Ağır zamlar vatandaşın belini bırakın bükmeyi resmen kırmıştır” dedi.

    Elektriğe yapılan zamlara da değinen Yıldız, “Bir yıl dolmadan elektriğe yüzde 60, doğal gaza %52, akaryakıta %30 , gıdaya %50, beyaz ete %40, çaya %30, süte %50 zam gelmiştir. İktidar tarafından çizilen pembe tabloya rağmen gerçekler ortadadır” diye konuştu.

    “Bu yol çıkmaz sokaktır bir kısım iktidar treninde gaza basalım derken gerçekleri gören bir kısım inmeye başlamıştır, bir kısmı yavaşlayalım derken bir kısımda duvarı görerek öz eleştiriye başlanmıştır” diyen Yıldız açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “Dışarıdan bu gerçekleri sorumlu bir devlet adamı olarak herkesin iyiliği için eleştirenler de maalesef halkla karşı karşıya getirilmektedir. Sorumsuz yandaş medyanın ektiği fitneler maalesef gerçekleri bir süre örtmekte ama sonuç herkes için felaket olmak üzeredir.

    Vatandaş tatile hasretken yabancı ağırlıklı turizmi övüyor değiliz lakin hesap anlaşılsın diye söylüyoruz, yıllık turizm’den 50 milyar dolar , gurbetçi işçilerinin alın terinin ülkeye girmesi ile de bir 50 milyar dolar daha gelen ülke yarışa en önde başlamasına rağmen faizci iktidarlar yüzünden bu kazanımlar asla kullanılamamış , üstüne de 2019 yılı için hazinenin açıkladığı borcun faizi eski para ile 117 katrilyon olarak gerçekleşmiştir. Buna can dayanmaz bu sistemi anlamayalım diye en başta sıfırları atmışlardı, rakamların değerlerini karıştırdık alınan borç ve özelleştirmeden gelen yüksek para maalesef betona ve üretim dışına yapılınca da bugün sistem çökmüştür.

    Bu kış vatandaşlarımız için çok çetin geçecektir, üretim ekonomisine geçmedikçe yüzümüz asla gülmeyecektir. İç ve dış iktidar yandaşlarının yere göğe sığdıramadıkları işbirliği ve faize dayalı ekonomileri ölmüştür , bu yalana en başından beri ortak olanların ve katkısı olanların başı sağ olsun” ifadelerini kullandı.