Kategori: KÜLTÜR SANAT

  • Çorumlu Yazar 2.inci Kitabını Çıkardı

    Çorumlu Yazar 2.inci Kitabını Çıkardı

    Çorumlu yazar Deniz Karameşe’nin ikinci kitabı raflardaki yerini aldı.

    İçerisinde dört farklı çocuk tiyatrosu oyun metnini barındırdığı “Çocuk Tiyatrosu Oyun Metinleri 1” adlı kitabı raflardaki yerini aldı.

    Bilindiği üzere geçtiğimiz aylarda “İnci’nin Günlüğü” çocuk hikayesi serisinin ilk kitabı olan “Deniz, Kum, Güneş ve Kamp” Platanus tarafından yazın dünyasına katılmıştı.

    Karameşe, bu kez de “Atatürk Bizim Takımlı, Bu Nasrettin Hoca, Yumurta ve Pinokyo, Sevecen ile Alican” alt başlıkları altındaki dört tiyatro metnini kitabında topladı.

    Oyunların her birisin de okuyuculara farklı temalardan dem vuran Karameşe, kitabının içeriğini şöyle paylaşıyor:

    “Bizim sarı saçlı mavi gözlü devimizdi O. Atatürk’ümüzdü… Bizim olduğu için de, tabii ki bizim takımı tutacaktı. Aslını hayal etmek dahi imkânsızdı. O’na sorma imkânımız olsaydı keşke. Acaba hangi takımlıydı?

    Belki de Nasrettin hoca bu asırda yaşamış olsaydı, bizim bu merakımıza bile mizahi bir yaklaşım içerisine girerdi. Belki de bir fıkra oluştururdu bu konulardan. Kim bilir? Yapar mı yapar… Bu Nasrettin Hoca!

    Ya da diyorum Pinokyo’nun ustası Gepetto usta değil de Nasrettin hoca olsaydı. Eminim eşeğine baktığı gibi bakardı Pinokyo’ya. Eminim ki balla, sütle, yumurtayla beslerdi O’nu…
    Pinokyo’nun bir hediye paketinde olduğunu düşünürsek bizim Alican onu açmak için nasıl sabırsızlanırdı. Belki de paketi parçalayarak açardı. Peki Sevecen bu duruma sessiz kalabilir miydi?

    Duma duma dum… Ben karmaşık bir hikâye kurdum. Onları ayırmak için de sizleri bu kitabı okumaya bekliyorum.”

    Deniz Karameşe’nin ikinci kitabı olan “Çocuk Tiyatrosu Oyun Metinleri 1” kitabını seçkin kitabevleri, cinius.shop ve birçok internet sitesi üzerinden temin edilebilir.

  • Belediye’den 2 Kültür Yayını

    Belediye’den 2 Kültür Yayını

    Çorum Belediyesi, Çorum’un kültürüne katkı sağlayacak iki yeni kitap daha bastırdı.

    Belediye şehrin hafızasına ışık tutan araştırmacıların ve kitapseverlerin faydalanacağı tanıtıcı eserleri Çorum’a kazandırmaya devam ediyor. Yayın hayatına kazandırılan kitaplar “Çorum Camilerinde Ahşap Sanat Eserleri” ve “Çorumlu Bestekârlar Güftekârlar ve Müziğe Emek Verenler” isimli iki eserden oluşuyor.

    Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat, alt ve üstyapıya yönelik çalışmalarımızın yanında kültürel faaliyetlere de önem verdiklerini belirterek kültür yayını çalışmalarının devam edeceğini söyledi. Yağbat, “Yayınladığımız bu kıymetli eserleri hemşehrilerimiz Kent Arşivimize gelerek ücretsiz temin edebilirler” dedi.

  • Sırada “Profesyonel” Var

    Sırada “Profesyonel” Var

    Tiyatro Dördüncü Duvar, “Profesyonel” adlı oyunuyla 21 Kasım 2020 Cumartesi günü saat 19.30’da Çorum Devlet Tiyatro Salonu’nda izleyici karşısına çıkacak.

    Pandemi sürecinden dolayı kapanan tiyatroların yeniden açılmasıyla birlikte tiyatro severler ile oyuncular tekrar buluşmaya başladı.

    Karantina sürecinden en çok çocukların etkilendiğini düşünen Tiyatro Dördüncü Duvar, yeni sezona Hattu ile Şili “Bir Uzay Macerası” oyunu ile başlamıştı. Şimdi ise “sıra yetişkinlerde” diyen ekip, 3 yıldır Türkiye’nin dört bir yanında oynadıkları, festivallerde sahneledikleri Duşan Kovaçeviç’in yazdığı “Profesyonel” adlı oyunla seyircisiyle buluşacak.

    Konu hakkında bilgi veren Genel Sanat Yönetmeni Özgür Pehlivan; bölgenin en kalabalık tiyatro topluluğu olduklarını ve halihazırda birisi çocuk oyunu olmak üzere 5 farklı oyunlarının olduğunu dile getirdi.

    Sadece Çorum’da oyun oynamadıklarını, her sene tiyatro festivallerine katılıp büyük ustalarla aynı sahneyi paylaşıp Çorum’u en iyi şekilde temsil ettiklerini dile getiren Pehlivan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Özellikle pandemi süreciyle birlikte birçok tiyatro topluluğu sıkıntıya girdi. Zaten özel tiyatroların zor günlerden geçtiği bu yıllarda devletin, belediyelerin, seyircilerin benzer oluşumları desteklemesi gerekiyor. Biz şehir içi ve şehir dışında her sene ortalama 5-6 kez sahne yapma şansı buluyoruz ama ne yazık ki diğer tiyatro toplulukları bizimle aynı imkanları yakalayamayabiliyorlar. Ondan dolayı gerek Çorum gerekse diğer illerde seyircilerin devlet tiyatrolarına gösterdiği ilgiyi yerel, amatör ve özel tiyatrolara da göstermesi boynunun borcudur.

    “PROFESYONEL” adlı oyunumuz hakkında da bir şeyler söylemek gerekirse; hem zor bir oyun olmasından hem konusunun çok ağır olmasından dolayı özel ve amatör tiyatroların oynamaya çekindiği bir oyundur. Dünya çapında “mükemmeli ıskalayan oyun” diye tabir edilen “Profesyonel” sanat camiasında “büyük şehir oyunu” olarak adlandırılmasına rağmen bizler Çorum’da 2 kez kapalı gişe oynadık. Ve kısa bir süre önce satışa çıkardığımız biletlerimiz tükenmek üzere. Bu ilgi ve teveccühleri için Çorum Seyircisi’ne teşekkürü bir borç biliriz.

    21 Kasım Cumartesi, Saat 19:30’da sahneleyeceğimiz oyunda ekip arkadaşlarıma kolaylıklar, izleyicilerimize ise iyi seyirler diliyorum.
    İyi ki Tiyatro Var…”

  • Devlet Tiyatrosu Yeniden kapılarını Açıyor

    Devlet Tiyatrosu Yeniden kapılarını Açıyor

    Dünyada yaşanan Coronavirüs salgını nedeniyle,yaklaşık 8 aydır kapalı olan Çorum Devlet Tiyatrosu 13-14 Kasım tarihlerinde COVID-19 tedbirleriyle yeniden “perde” diyecek.

    Bursa Devlet Tiyatrosu’nun, 2 Perde ve 1 saat 30 dakikalık Büyük Oyunu “Yalan Makinası” 13-14 Kasım Cuma-Cumartesi günleri saat 20.00’de Devlet Tiyatro Salonunda tiyatro izleyicileriyle buluşacak.

    Vassily Sigarev’in yazdığı, Hüseyin Mevsim’in çevirisini yaptığı ve Murat Ozan’ın yöneteceği, Halil Balkanlar, Berrin Kulya Balkanlar ve
    Diyar Gönülalçak tarafından sahnelenecek oyunun konusu şöyle;

    “Eli maşalı bir kadın olan Nadya, bezgin ve unutkan kocası Boris’in maaşını sakladığı yeri hatırlaması için gazetede gördüğü ilan üzerine eve bir hipnozcu çağırır. Ve ortalık karışır… Muhteşem bir komedi tiyatro severleri bekliyor.”

    Biletlere gişelerden, “www.devtiyatro.gov.tr” adresinden ve Sanat Cepte mobil uygulamasından ulaşılabilecek olup COVID-19 tedbirleri kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı genelgeye uygun olarak salonumuzda gereken önlemler alınmıştır.

  • İncesu Kanyonu Büyüledi

    İncesu Kanyonu Büyüledi

    Çorum’un Ortaköy ilçesinde bulunan İncesu kanyonu doğal güzelliği ile gazetecileri de büyüledi.

    Yozgat’ın Aydıncık ilçesine bağlı Kazankaya köyünden başlayıp Ortaköy’ün İncesu köyüne kadar uzanan yaklaşık 12 kilometre uzunluğundaki kanyon, Çorum’da İncesu, Yozgat’ta ise Kazankaya kanyonu olarak adlandırılıyor.

    Köylüler tarafından “Uzungeçit” ismi de verilen kanyonun oluşumu, Yeşilırmak’ın önemli bir kolu olan Çekerek nehrinin (Antik dönemdeki ismi Skylax) Alan dağları ve Malbelen tepesini aşındırmasıyla yüzyıllar sürmüş. Kanyonda her iki yamacı çevreleyen dik ve sarp kayalıklar eşsiz bir doğal güzellikle dikkati çekerken, yer yer ormanlık alanlara rastlamak da mümkün.

    Çorum il merkezine 86 kilometre ve Ortaköy ilçe merkezine ise 9 kilometre uzaklıktaki İncesu Köyü’nde bulunan doğa harikası kanyon Türkiye Kültür Portalı’nın yayınladığı “Türkiye’de Görülmesi Gereken 10 Kanyon” listesinde de kendine yer bulmuştu. Ortaköy Belediye Başkanı Taner İsbir tarafından haftasonu ağırlanan Çorumlu gazeteciler de İncesu Kanyonu’nun hem doğal güzelliği hem de içerisindeki barındırdığı tarihi kalıntılarına hayran kaldı.

    Genişliği 40-60 metre arasında değişen kanyonun her iki yanında yükselen kayalar üzerinde Hellenistik döneme (M.Ö. 2.yüzyıl) tarihlenen duvar kalıntıları, halk tarafından mağara olarak adlandırılan merdiven basamaklı su sarnıçlarını büyük dikkatle inceleyen gazeteciler kanyonun içerisinde yer alan “Kybele” kabartmasını da görme imkanı buldu.

    Yaklaşık iki metre boyuyla dünyadaki kayaya oyulmuş en büyük Kybele kabartmasının zaman içinde yaşadığı tahribatı ise gazetecileri de üzdü. Bir niş içerisine yapılmış, önünden akan Çekerek nehri ve karşısındaki yüksek kayalar üzerinde yer alan kaleye bakan kabartmada tanrıçanın bir taht üzerinde oturduğu, sol elinde bir aslan yavrusu tuttuğu belirtiliyor. Ancak zaman içinde hem tanrıça kabartması hem de taht ve aslan yavrusundan geriye pek bir şey kalmamış görünüyor.

    Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı desteği ile hayata geçirilen “İncesu Kanyonu Turizmini Geliştirme Projesi” kapsamında kayalara inşaa edilen bin 700 metre uzunluğunda yürüyüş platformu ve taş düşme riskine karşı da 900 metrelik bölümde kafes tel yapılan İncesu Kanyonu ziyaretçilere doyumsuz bir doğa seyri sunarken, kanyonda amatör olta balıkçılığı da yapılıyor. Ayrıca doğaseverler için güzel vakit geçirebilecekleri alternatif bir alan olarak İncesu Kanyonu’nun trekking, su akışının yoğun olduğu dönemlerde rafting sporları için de elverişli bir bölge olduğu belirtiliyor.
    Gazetecilere kanyonla ilgili bilgi vererek bölgede Roma medeniyeti ve Pontus Rum devletinin döneminden kalma mağara, kaya mezarları ve sarnıçlara da sahip olduğunu belirten Başkan İsbir, özellikle Kybele kabartmasının define avcıları tarafından tahrip edilmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

    İncesulu bir oduncunun bulduğu kabartmanın 50 yıl içinde define avcılarınca tahrip edildiğini, altın çıkacak diyerek kırılan parçaların dışarıda satıldığını ve yakın dönemde de kabartmanın arkasında altın var mantığı ile dağın yan taraftan kazıldığını söyleyen İsbir, tanrıça kabartmasının baktığı karşı dağlarda kayalar içine oyulmuş yaklaşık 300 metre uzunluğunda toplam 468 merdivenle inilebilen bir su sarnıcı bulunduğunu, hala sırrının çözülemediğini vurguladı.

    Dünyada kayaya kazılmış en büyük “Kybele” kabartmasının İncesu Kanyonu’nda bulunduğunu da hatırlatan Ortaköy Belediye Başkanı Taner İsbir, “Hepimiz Çorumluyuz kimseye bahane bulmamalıyız. Şu yaşımıza gelmişiz hala Çorumlu Çorum’un bir ilçesinde kanyon olduğunu, Kybele heykelini öğrenmemişse biz o kültürü almamış isek dünyaya ne diyeceğiz. Bu güzellikleri doğal şeyleri dünyaya göstermeliyiz. 1970 yılına kadar burada Anadolu su samuru yaşıyormuş. Şimdi ise yok. İnşallah önümüzdeki dönemde bunlar yeniden buraya gelir. Gördüğünü söyleyenler var. O nesil inşallah yeniden parlar daha güzel olur. Bu doğa bu bakirlik ne güzel, Vatandaş burada turizm alanı olarak kullanmıyor. Haftasonları buraya gelip mangal yapıyorlar. Halen buranın bakımını İl Özel İdaresi yapıyor. Biz Ortaköy Belediyesi’ne verin bakım onarımı yapalım ama bize maddi yönden destek verin diyerek tekliflerimizi yaptık. İnşallah bize devrolursa burayı farklı olarak turizme kazandırmanın yollarını arayacağım. Burası dünya mirası olarak görülmesi gereken yerler. Bu bölge Avrupa’da bir çok alandan daha iyi konumda. Yerel basınımızın da bu konuya daha fazla ağırlık vermesini istiyoruz” diye konuştu.

  • Ortaköy Yollarının Bitmesini Bekliyor

    Ortaköy Yollarının Bitmesini Bekliyor

    Çorum’un en önemli turizm merkezlerinden biri olmasına rağmen özellikle ulaşımda yaşanan sıkıntı yüzünden hak ettiği değeri görmeyen ilimiz Ortaköy İlçesi’nde yol güzergahının değişeceği belirtildi.

    Göreve geldikleri günden bugüne kadar yaptıkları mücadele ile Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü tarafından Çorum-Ortaköy yolunda çalışmaların başlatıldığını hatırlatan Ortaköy Belediye Başkanı Taner İsbir, ilk etap olan Çorum-Cemilbey yolunun bu yıl bitirileceğini ve gelecek yıl ise Ortaköy-Cemilbey yoluna başlanacağını açıkladı.

    Karayolları ekiplerinin Ortaköy – Cemilbey arasında bakım çalışması yaptıktan sonra Cemilbey – Çorum arasında ise yol genişletme ve yenileme çalışmaları yaptığını anlatan Taner İsbir, 2021 yılında Cemilbey-Ortaköy yolunun ihale edileceğini bildirdi.

    Ortaköy – Çorum arasındaki yolda tehlike arz eden birçok virajdan kurtularak ulaşımın rahatlatılmasını sağlayacak çalışmalar kapsamında yolun güzergahının da değişeceğini anlatan İsbir, bu sayede ilçenin hem turizmden hakettiği payı alacağını hem de ilçenin imkanlarının gelişmesi ile tersine göçe katkı sağlanacağını bildirdi.

    “Turizmin altyapısını ne kadar yaparsanız yapın, uygun standart bir yolunuz yoksa bu güzellikleri göstermekte zorlanırsınız” diyerek göreve geldiğinden beri dolanarak gelen yolun yapılmasının mücadelesini verdiğini söyleyen Ortaköy Belediye Başkanı İsbir, bu konuda milletvekilleri ve İl Başkanının da desteğiyle yaptıkları girişimlerin sonucunda Çorum-Cemilbey yolunda çalışmanın başladığını ve 2021 yılında bitirileceğini, asıl sıkıntılı olan Cemilbey-Ortaköy arasındaki yolun ise gelecek yıl güzergah değişikliğini de kapsayacak şekilde ihale edileceğini vurguladı.

    Ortaköy Belediye Başkanı Taner İsbir ayrıca ilçede sulu tarıma geçilmesi için 1980 yılında yapılan ve ömrünü doldurmuş olan Pınarlı Göleti’nin temizlenerek 600 dönüm araziyi kapalı sistemle sulama yapılmasını sağlayacak proje ile Yükderesi mevkiindeki göletin ihalesinin de yapılacağını, 2 bin nüfuslu ilçeye pandemi dönemi ile birlikte geri dönüşlerin yaşandığını, halen 25 inşaatın devam ettiğini ve Belediye olarak onlara ellerinden gelen desteği verdiklerini sözlerine ekledi.

  • ‘Kazılar Hızlandırılmalı’

    ‘Kazılar Hızlandırılmalı’

    Ortaköy Belediye Başkanı Taner İsbir, Şapinuva tarihi kentinin kazı çalışmalarının Ankara Üniversitesi’nden Hitit Üniversitesi’ne geçmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirterek kazıların hızlanmasını istediklerini söyledi.

    “Şapinuva tarihi kentimizin kazı çalışmaları artık Prof. Dr. Aygül Süel’in başkanlığında Hitit Üniversitesi tarafından yapılıyor. Bu bizde de büyük memnuniyet yaratmıştır” diyen Başkan İsbir, adını bu toprakların tarihinden alan üniversitenin yıllarca ağır olarak giden kazı çalışmalarına bir düzen getireceğine inandığını vurguladı.

    1990 yılından bugüne kadar yapılan kazılarla Şapinuva’nın yüzde 1’inin gün yüzüne çıktığını belirterek bu süratle kazıların nesiller boyu devam edeceğini kaydeden Başkan İsbir; “Hitit İmparatorluğu’na başkentlik yapan aynı zamanda en önemli dini ve askeri merkezlerinden birisi olan Şapinuva’da arkeolojik kazıların gerekli imkanlar yaratılarak daha da hızlanması gerekiyor. Bu konuda Hitit Üniversitesi’nin üzerinde adını aldığı tarihi medeniyet nedeniyle büyük bir sorumluluk bulunmaktadır. Şapinuva’da devam eden kazı çalışmaları Hitit tarihinin aydınlatılması açısından da büyük önem taşımaktadır. Artık taşın altına elimizi sokma zamanıdır. Bunu da hep birlikte başaracağız” diye konuştu.

  • ‘Şapinuva Çorum’un Vitrini’

    ‘Şapinuva Çorum’un Vitrini’

    Ortaköy Belediye Başkanı Taner İsbir, ilçenin Şapinuva antik kenti, İncesu Kanyonu ve diğer güzellikleriyle Çorum’un vitrini olduğunu belirterek bu bölgeye yapılacak her yatırımın ilimiz turizmine katkı sağlayacağını vurguladı.

    Çorum Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu ile üyelerini önceki gün Ortaköy’de ağırlayan ve 6 yıllık başkanlığı döneminde ilçede yapılan çalışmalar başta olmak üzere ilimiz turizmi açısından önemli bir yere sahip olan Şapinuva antik kenti ile İncesu Kanyonu’nu bizzat gezdirerek bilgiler veren Belediye Başkanı Taner İsbir, “Ekonomik sıkıntılar olsa da, fazla gelişmişlik göstermese de her noktasında tipik bir Anadolu ilçesi kasabası olan Ortaköy’ü ayağa kaldırmak için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” diye konuştu.

    Ortaköy’de göreve geldiği günden bugüne kadar yapılan çalışmaları, hedeflediği projeleri ve girişimleri tek tek anlatarak ilçeyi köy hüviyetinden kurtararak modern bir kent haline getirme yolunda hedefe emin adımlarla yürüdüklerini söyleyen Taner İsbir, ilçeyi daha ileriye taşıma noktasında da turizme öncelik verdiklerini bildirdi.

    “ÇORUM, SADECE LEBLEBİ VE SANAYİDEN İBARET DEĞİLDİR”
    Gezi boyunca gazetecilere rehberlik yapan Belediye Başkanı İsbir, incelemelerin ardından kendi emeği ve göz nuruyla ilçeye kazandırdığı parkta sitem dolu açıklamalarda bulundu. Bugüne kadar ilimizin tarihi ve doğal güzelliklerinin görmezden gelindiğini vurgulayan Başkan İsbir sözlerini şöyle sürdürdü: “Çorum sadece leblebiden ibaret bir şehir değil. Çorum, binlerce yıl önce bu topraklarda hüküm sürmüş Hititlerin başkentidir ve bu şehrimiz açısından bulunmaz bir fırsattır. Ama maalesef kendi tarihimizi bilmeyen, görmeyen hemşehrilerimiz var. Turizm bacasız bir fabrikadır ve bu fabrika maalesef iyi çalıştırılamıyor. Şayet Hititlerin ayak izleri Avrupa’da olsaydı, Avrupalılar bu fırsatı çok iyi değerlendirir ve tüm dünya bu şehirlere akın ederlerdi. Biz Çorumlular olarak tanıtım yapamıyoruz. Halen Şapinuva’da yer altı zenginliklerimiz gün yüzüne çıkmayı bekliyor. Bugün bizim için Mekke ve Kudüs ne ise, Şapinuva da Hititler için aynıdır. Hititler buraya gelerek arınıp hacı oluyorlardı. Ama yine üzülerek söylüyorum ödenek yokluğundan bu zenginliklerimiz hala yeraltında. Kadeş Barış Antlaşması ise dünyada bu topraklarda yapılan ilk barış anlaşması ama biz bu efsane anlaşmayı bile dünyaya duyurmakta zorluk çekiyoruz. Burada bir medeniyet var ve bu medeniyeti hala ayağa kaldırıp gün yüzüne çıkaramıyor ve yeterince tanıtımını yapamıyorsak çok yazık bize.

    “ŞAPİNUVA HİTİTLER İÇİN MEKKE KADAR KUTSAL”
    Şapinuva Hititler’e başkentlik yapmış, askeri, idari ve dini bir kent. Mezopotomya topraklarından buraya gelenler hacı olmaya geliyor. Dini merkez özelliği şöyle. Bugün Mekke ve Kudüs bizim için ne kadar kutsal ise, Şapinuva’da Hititler için o kadar kutsal. Boğazkale Hattuşa’da genelde aristokrat dediğimiz, siyasetçiler ve sanatçılar ile diğer zümre yaşarken, Şapinuva’da ordu ve diğer halk oturuyor. Hititler burayı nasıl seçmiş bir bakalım. Ortaköy merkezine 2.5 kilometre mesafede bulunan Şapinuva, Çorum’un vitrinidir. Burada 7 bir yıllık bir tarih var. Başkent var. Biz hala neyin peşindeyiz? Bunları iyi irdelememiz iyi konuşmamız lazım. Hititlerin burayı başkent seçmesinin nedenleri var. Tarihte bir millet bir bölgeyi seçerken ilk önce fizyolojik alanları ve güvenlik ihtiyaçlarına göre seçerler. Bu bölgeyi Hititler seçerken, kuzeyinde Karadağlar silsilesi güneyinde de Alan dağları var. Arkasında Gündoğru ve Fığla tepeleri var. Bu topraklar çok verimli topraklardır. Netice itibariyle Hititler burayı seçerken bunları gözönünde bulundurmuştur. Bizim burada kaynak suyumuz vardır. Saniyede 20 litre su çıkıyor Gündoğdu ve Fığla Tepesi’nden. Aynı zamanda tarihi İpek Yolu bu vadi içinden geçer. Bu vadiyi takip edince 60 kilometre sonra Hattuşa’ya ulaşırsınız. Bu iki tepede kaleleri var. Amasya tarafından bir tehlikeyi önleyebilecek bir yapıdadır. Şapinuva’da bugüne kadar idari bina ile birlikte alışveriş merkezi ve kurban çukurlarının olduğu dini merkez ortaya çıktı. Bölgedeki mimari de döneminin en gelişmiş özelliklerini yansıtıyor.

    “HİTİTLERİ TARİHTEN BİR MİLLET DEĞİL VEBA SİLDİ”
    Burada 7 bin yıllık bir medeniyetin neler çıkardığını görmelisiniz. Hititler buradan kalkıp Mısır’a savaşa gidiyor ve iki ordu Asi nehri önünde karşılaşıyor. Hititler döneminin en güçlü ordusu. Tam savaşacakları zaman güneş tutulması oluyor birkaç gün sürüyor. İki ordunun komutanları ‘tanrılar savaşmamızı istemiyor’ diyerek Suriye’nin Kadeş bölgesinde dünyanın ilk barış anlaşmasını imzalıyorlar. Mısırlılar burada uyanıklık yapıyor. Vebalı köleleri Hititlere yolluyorlar. Bu bölgede o zaman Sungurlu’nun nüfusundan daha fazla bir nüfus var. Şapinuva bu kadar önemli bir yer. Vebalı kölelerle buraya geliyor Hititliler. Şapihuva şehrinde büyük bir veba salgını başlıyor. O zaman vebanın tedavisi yok. Aynı bugün yaşadığımız Covid-19 salgını gibi. Hititleri tarih üzerinden hiçbir millet silememiştir. Hititler yeryüzünden veba salgını yüzünden yok olmuştur.

    “7 BİN YILLIK TARİHİ KULLANAMIYORUZ”
    Biz de 7 bin yıllık bir medeniyeti gün yüzüne çıkarma çabasındayız. Şapinuva’da alışveriş mal mübadelesi ile yapılıyor. Ticaret merkezinin girişinde ürünlerin sergilendiği bölümler bulunuyor. Buraya gelenler içeri girmeden ürünü bu bölümde beğeniyor ve içeri girip alabiliyor. Böyle bir sistemi 7 bin yıl önce oluşturan bir medeniyeti gözardı edemeyiz. Burasını farklı bir şekilde dünyaya tanıtmamız gerekiyor. Ben dünyada bir çok yeri gezdim. Avrupa’da bir çok yerde ortaçağda kullanılan işkence aletlerinden ve odalarından bile turizm geliri elde edilebiliyor. Biz ise 7 bin yıllık bir tarihi kullanamıyoruz. Ortaköy’ü ve Çorum’u turizmde bir yerlere getirmek için gayret gösteriyoruz. Ülkemizin ve ilimizin her tarafında farklı güzellikler var. Ortaköy’ün de farklı bir güzelliği ve havası var. Ortaköy’ün özellikle Şapinuva ören yeri ile İncesu Kanyonu gerçekten görülmeye değer yerler. Turizm burada öne çıkıyor. Dünyanın ilk barış anlaşması bu topraklardan çıkmış. İyilik ve medeniyet bu topraklarda boy gösterip filizlenmiş. Geçmişin ve tarihin bize verdiği bir mecburiyetimiz var. Bu medeniyeti canlı tutmak. Bu devi uyandırmak ve ayağa kaldırmak için bize görev düşüyor. Şapinuva Çorum’un vitrini olabilecek bir yer. Buraya yapılacak her yatırım Çorum turizmine de büyük katkılar sağlar”

  • Çorumlu Velidedeoğlu Ödülünü Aldı

    Çorumlu Velidedeoğlu Ödülünü Aldı

    Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen 20. Devlet Türk Sanatları Yarışmasında “Hu Aşkı” isimli Katı’ sanatı eseri ile mansiyon ödülü almaya hak kazanan Sungurlulu hemşehrimiz devlet sanatçısı Gülsemin Velidedeoğlu, ödülünü aldı.

    20. Devlet Türk Sanatları Yarışması ödül töreni ve sergisi, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz ve Güzel Sanatlar Genel Müdürü Murat Salim Tokaç’ın katılımıyla Ankara Milli Kütüphane konferans ve sergi salonunda düzenlendi.  

    Törene geleneksel sanatlarımızın duayenlerinden Prof. Dr. Münevver Üçer, Doç. Dr. Kaya Üçer, Katı ve Tezhip sanatkarı Halime Subaşı’da katıldı.

    Yarışmaya katılan eserlerin sergisi 30 Ekim’e kadar Ankara Milli Kütüphanede sergilenecek.

    Gülsemin Velidedeoğlu, gazetemize yaptığı açıklamada, yarışmada Çorum ve Sungurlu’yu temsil etmekten onur duyduğunu belirterek, yaptığı sanat eserlerini uygun mekan gösterildiği takdirde hemşehrilerine sergilemekten büyük mutluluk duyacağını söyledi.

    Geleneksel sanatlar liselerinin ders kitaplarını yazım komisyonunda yer alan hemşehrimiz Velidedeoğlu, basın mensuplarını İstanbul’da bulunan Velidedeoğlu Art sanat atölyesinde ağırlayıp sohbet etmek ve icra ettiği geleneksel Türk Sanatlarını halka tanıtıp, sunmak istediğini ifade etti.

    Gülsemin Velidedeoğlu, ayrıca kendisi ve eserlerinin Çorum ve Sungurlu halkına ulaşmasını sağlayan Sungurlu Gazetesine çok teşekkür etti.

  • İkiz Konaklar Turizme Kazandırılıyor

    İkiz Konaklar Turizme Kazandırılıyor

    Çorum Belediyesi, Kültür Yolu Projesi’nin taşlarını döşemeye devam ediyor.

    Çorum Kalesi’nden başlayıp Ulu Cami’ye kadar uzanan Kültür Yolu rotasında uygulanacak projeler Çorum turizmine ivme kazandıracak.

    Bu kapsamda rota üzerinde bulunan İkiz Konaklar, Çorum Belediyesi tarafından restore edilecek. İkiz Konakların restorasyonunu içeren protokol Çorum Valiliği ve Çorum Belediyesi arasında imzalandı.

    Çorum’un tarihi değerlerini gün yüzüne çıkararak şehrin turizm potansiyelini artırmayı hedefleyen Çorum Belediyesi, Çorum Kalesi, Velipaşa Hanı ve Ayakkabıcılar Arastayla ilgili projelerini büyük bir hızla sürdürürken, diğer yandan Çorum Kalesi’nden başlayıp Ulu Cami’ye kadar devam eden Kültür Yolu rotası üzerinde bulunan tarihi yapıları da yeniden ayağa kaldırıyor.

    Veli Paşa Konağı yanında bulunan ve mülkiyeti Çorum Belediyesi’ne ait olan İkiz Konaklar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ile Çorum Belediyesi tarafından restore edilecek.

    Konakların butik otel olarak turizme kazandırılmasının hedeflendiği proje için Çorum Valiliği ve Çorum Belediyesi arasında protokol imzalandı. Çorum Valiliği’nde gerçekleşen imza törenine Vali Mustafa Çiftçi, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Sümeyra Şengül katıldı.

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, yaptığı açıklamada İkiz Konaklar projesi hakkında bilgi verdi. Başkan Aşgın, Kültür Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 1,5 Milyon TL’lik desteği ve Çorum Belediyesi’nin katkısıyla İkiz Konakların restore edilerek turizme kazandırılacağını bildirdi.

    Başkan Aşgın, “Çorum Kalesi’nden Ulu Camiye kadar devam Kültür Yolu projemiz var. Bu Kültür Yolu projemizin adım adım taşlarını döşemeye devam ediyoruz. Kaleden Milönü Caddesi’ne inen noktada Veli Paşa Konağımızın hemen yanında İkiz Konaklar var. Mülkiyeti belediyemize ait olan İkiz Konak’ların 217 metrekare parsel alanı ve 300 metrekare kullanım alanı bulunuyor. Buranın restorasyonu için Kültür Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden 1,5 Milyon TL’lik destek aldık. İnşallah Kültür Müdürlüğümüzle beraber bu projeyi takip edeceğiz ve tamamlayacağız. Bunun 1,5 milyon liralık kısmını Bakanlığımızın desteği ile, kalan kısmını ise belediyemizin imkanları ile tamamlayacağız. İkiz Konak’ın restorasyonu tamamlanınca burayı butik otel yapacağız. Kültürümüzün yansıması bakımında İkiz Konak’ın bahçesinde farklı fonksiyonlar da düşünüyoruz. Burada yerel kahve kültürünü yansıtabileceğimiz bir alan oluşturacağız. Yine leblebinin tanıtımı için bir alan oluşturacağız. Nohuttan leblebiye olan süreci yansıtabileceğimiz güzel bir alan olacak. Ayrıca eski halılardan oluşan küçük bir müze olacak. Şehrimizin tarihi dokusunun hayata geçirildiği ve turizme kazandıracağımız bir mekân haline gelecek.” dedi.

    Vali Mustafa Çiftçi de açıklamasında Kültür Yolu rotasında bulunan İkiz Konaklar’ın Çorum Belediyesi tarafından restore edilmesini içeren bir protokole imza attıklarını belirterek, “Belediyemiz ilimize güzel bir eser daha kazandırmış olacak. Katkılarından dolayı Kültür Bakanlığı’na ve Çorum Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz.” dedi.