Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın eşi Feyza Aşgın, yetim ve öksüz çocukları evlerinde ziyaret etti.
Aşgın, ziyaret ettiği çocuklarla yakından ilgilenerek onlara çeşitli hediyeler verdi.
Başkan Yardımcılarının eşleri ve Kadın Kültür ve Sanat Merkezlerinde görev yapan kadın öğretmenlerle birlikte zaman zaman çocuklara yönelik ziyaretler gerçekleştirdiklerini ifade eden Feyza Aşgın, “Yetim ve öksüzü ziyaret etmek ve ilgilenmek ahlakımızın bize yüklemiş olduğu bir sorumluluktur. Bu ziyaretlerimizi sadece Ramazan Ayında değil her zaman yapıyoruz” diye konuştu.
Türkiye’nin İran’a açılan Gürbulak Sınır Kapısı’nın kapatılmasıyla uzun süredir tampon bölgede bekletilen aralarında Çorumlu TIR sürücülerinin de bulunduğu yaklaşık 300 TIR şoförüne müjdeli haber geldi.
Çorum Şoförler ve Nakliyeciler Odası Başkanı Tahsin Şahin, Orta Asya ülkelerine yük götüren aralarında Çorumlu TIR şoförlerinin de bulunduğu yüzlerce Türk TIR şoförünün dönüşte Gürbulak Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yapmak istediğini hatırlattı.
Ancak sınır kapısı kapandığı için yaklaşık 300 TIR sürücüsünün Gürbulak Sınır Kapısı’nın Bezirgan tarafındaki tampon bölgede bekleyişe geçtiğini ifade eden Tahsin Şahin, sağlık ve güvenlik endişesi taşıyan TIR şoförlerinin yaşadığı sorunu AK Parti Çorum Milletvekili ve Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyesi (MKYK) Ahmet Sami Ceylan’a bildirdi.
Bunun üzerine Ceylan, bakanlıklar düzeyinde çeşitli temaslar kurarak sorunun çözümü için önemli girişimlerde bulundu.
Dün sabah itibarıyla ise Gürbulak Sınır Kapısı’nda bekleyen yaklaşık 300 TIR şoförünün gerekli karantina ve sağlık tedbirleri alınarak ülkemize giriş işlemlerinin başladığı açıklandı. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın “Ülkemize giriş işlemleri başladı” açıklaması üzerine Türk şoförler büyük bir sevinç yaşadı. Çorum Şoförler ve Nakliyeciler Odası Başkanı Tahsin Şahin de konuyla yakından ilgilenerek şoför esnafının yaşadığı mağduriyetin ortadan kaldırılmasında büyük çaba gösteren AK Parti Çorum Milletvekili ve MKYK Üyesi Ahmet Sami Ceylan ile AK Parti Çorum İl Başkanı Av. Yusuf Ahlatcı’ya desteklerinden dolayı teşekkür etti. Gürbulak Sınır Kapısı’nda işlemleri gerçekleştirilen TIR şoförleri, ateşleri ölçüldükten sonra ülkeye giriş yapıyor. Şoförler, gittikleri evlerinde ise 14 gün karantinada kalacak.
Çorum Belediyesi, Çorum’da yaşayan her
vatandaşa maske dağıtımına devam ediyor. Yaklaşık 250 kişiden oluşan 11 ekip gece
gündüz demeden maske dağıtımını tüm hızıyla sürdürüyor.
Koronavirüs tedbirleri kapsamında çalışmalarını
yoğun bir şekilde sürdüren Çorum Belediyesi, yaptığı çalışmalarla Çorum
halkının takdirini kazandı. Belediye, daha önce dağıttığı 300 bin maske
sayısını 500 bine çıkardı. Nano teknolojiyle pamuklu kumaştan üretilmiş,
yıkanabilir 200 bin maskenin dağıtımını Belediye Başkan Yardımcısı Lemzi Çöplü
koordine ediyor. Gündüz saatlerinde başlayan dağıtım çalışmaları işyerlerinin
yoğun olduğu bölgelerde iftardan sonra da devam ediyor.
Maske dağıtımına Bahçelievler ve Yavruturna
Mahalleleri ile devam ettiklerini belirten Belediye Başkan Yardımcısı Lemzi
Çöplü, “ 250 çalışma arkadaşımızla maske dağıtımına planladığımız gibi devam
ediyoruz. Ramazan dolayısıyla vatandaşlarımızı rahatsız etmemek adına saat 12.00’dan
17.00’a kadar maske dağıtımını yapıyoruz. Yarınki maske dağıtımımızda Ulukavak,
Üçtutlar ve Karakeçili ve Kale Mahallelerini tamamlamış olacağız.” dedi.
İşyerlerinin yoğun olduğu mahalleler için de ayrı bir çalışma yaptıklarını dile getiren Lemzi Çöplü, “İstatistik olarak her daireye verdiğimiz maskeleri sistemimize kaydediyoruz. Devamında da eksik kalan yerleri sistemimizden takip ediyoruz. Zabıta noktamızda oluşturduğumuz birimimizden evlerinde bulamadığımız vatandaşlarımız maskelerini alabiliyor.” diye konuştu.
Çorum Valiliği tarafından ildeki kurum ve kuruluşlara gönderilen resmi yazı ile esnek çalışma dönemi resmen bitti.
Çorum Valiliği Koronavirüs tedbirleri kapsamında hayata geçirilen esnek çalışma modelini sona erdirdi.
Corona virüs tedbirleri kapsamında ildeki kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar esnek çalışma sistemine geçmişlerdi.
Bu kapsamda bir süredir devam ettirilen çalışmalar çorum Valisi Mustafa Çiftçi tarafından yayınlanan resmi yazı ile sona erdirildi.
Çorum Valiliği bazı kurumlardan gelen talep ve şikayetler sonucu çalışma barışının korunması ve suistimallerin önüne geçilmesi idari izinleri yeniden değerlendirdi.
İldeki kamuya ait kurumlara gönderilen yazı ile bu hususta gerekli incelemenin ve çalışma sonuçları bilgi verilmesi istendi.
Hak-İş Konfederasyonu Hizmet- İş Sen Çorum Şube Başkanı Hak İş Sendikası İl Başkanı Mustafa Köroğlu, yaptığı yazılı açıklamada, son günlerde sosyal medya üzerinden Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı iş yerlerinde üye kazanmak için yalan yanlış bilgilerle üye kazanmaya çalışanlara HAK-İŞ olarak buna asla müsaade etmeyeceklerini söyledi.
Gençlik Spor Bakanlığı’nda çalışan tüm işçilerin 18 nolu iş kolunda olmaları gerektiğini söyleyenlerin emekçilerin duyguları ile oynadığını belirten Köroğlu, “İş kolunun 18 nolu işkolu olduğunu iddia edenler işçi kardeşlerimizi hatalı üyelik yaptırarak aldatmaktadırlar” dedi.
“İŞÇİLERİ İLK SENDİKA İLE BİZ TANIŞTIRDIK” HAK-İŞ olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurt Hizmetlerinde ki işçileri ilk sendikayla tanıştıran sendika olarak tarih yazdıklarına işaret eden Köroğlu, “Bu işyerindeki arkadaşlarımızı sendikalı yaptığımızda bizimle ve işçi kardeşlerimizle alay eden sendikalar, şimdi sahada işçilerimizi yalan yanlış bilgilerle aldatmanın peşindeler. HAK-İŞ olarak işçi kardeşlerimizin umuduyla kimsenin oynamasına izin vermeyeceğiz” diye konuştu.
“Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı işyerlerinde İŞKUR yoluyla atanan ve sendikamız üyesi olamayan işçilerin farklı iş kolunda gösterildikleri ve bu nedenle hak ettikleri ücreti alamadıkları ifade edilmiştir” diyen Köroğlu, “Taşeron işçilerin kadroya geçiş sürecinin yakınında yer alamayanlar her nedense şimdi en ön saflara geçmiş, işçi ve emekçilerin duyguları ile oynamaktadırlar. Bu açıklamaların bir akıl tutulmasından ibaret olduğunu belirtmek isteriz” şeklinde konuştu.
Köroğlu konu ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “İŞKUR yöntemiyle atamaları yapılan işçilerin iş kollarında hata ve yanlışlık yapılmış ve işçiler hak kaybına uğramışlarsa; işçilerin üyesi olduğu sendikaların nelerle meşgul olduğunu, yanlış girilmiş bir iş kolu varsa açıklamalarda bulunan sendika yetkilileri buna neden engel olmadılar. Üye elde etmek için işçi ve emekçinin hak kaybına göz yumanlar, yine bizler için en değerlimiz olan işçi ve emekçilerimize hesabını verecekler.
Tüm kamuoyunca da bilindiği gibi Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı işyerlerinde HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, kadro öncesi ve sonrası her üyemizle tek tek ilgilenerek sorunları çözüme kavuşturulmuştur.
“TAŞERON İŞÇİLER İÇİN EN BÜYÜK MÜCADELEYİ HAK-İŞ VERMİŞTİR”
Bilindiği üzere 2018 yılında kadroya alınan taşeron işçileri için en büyük mücadeleyi yine HAK-İŞ vermiştir.
Kredi ve Yurt Hizmetlerinde çalışan emekçi kardeşlerimizin yıllarca alamadıkları yemek ücretleri geriye dönük olarak HAK-İŞ sayesinde almışlardır.
Spor Hizmetlerinde görevli emekçi kardeşlerimizin ödenmeyen ek mesai ücretleri de yine HAK-İŞ girişimleriyle geriye dönük ödenmesi sağlanmıştır.
“EMEKÇİLERİ ALDATANLARA ASLA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ!”
Karalama kampanyası yaparak üye elde etmeye çalışanlara gerekli cevabı işçi ve emekçi kardeşlerimiz verecektir. HAK-İŞ olarak emekçilerimizin teveccühüyle Çorum ’da 5000 bin Üyelerimizle birlikte ÖNCE İNSAN, ÖNCE EMEK şiarıyla yoluna devam ediyoruz.
HAK-İŞ olarak haksızlığa asla müsaade etmeyeceğiz — Hak-Iş Konfederasyonu Hizmet- İş Sen ÇORUM Şube başkanı Hak iş Sendikası il başkanı devam ediyoruz. HAK-İŞ olarak haksızlığa asla müsaade etmeyeceğiz “ şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Çorum Valiliği ‘Geceye ve Gündüze Bir Çorum Fotoğrafı Bırak’ adı altında yeni bir etkinliğe imza atıyor.
Konu ile ilgili Çorum Valiliği tarafından yapılan duyuruda, “5 bin yıllık bir tarihe sahip, barışın ve medeniyetin başkenti, leblebi diyarı dünyanın merkez kadim şehrimiz Çorum’un birbirinden güzel manzaraları fotoğraflarını bize gönderin. Bizler de sizler adına en güzel kareler sosyal medya hesaplarımızda paylaşalım” ifadelerine yer verildi.
Çorum fotoğrafları göndermek isteyenler için WhatsApp hattı 0538 836 51 59 olarak belirtildi.
Çorum Valiliği, “Sağlık Kahramanları Hatıra Ormanı” için çağrıda bulundu.
Yapılan açıklamada, “11 Kasım 2019’da 11 milyon fidanı toprakla buluşturduğumuz Geleceğe Nefes Seferberliği’ne verdiğiniz büyük destek, 14 milyona yakın fidanın toprakla buluşmasını sağladı.
Geçirdiğimiz zorlu süreçte bir kişi bile nefessiz kalmasın diye soluksuz çalışan, ülkemizi ayakta tutan sağlık kahramanlarımıza naçizane teşekkürlerimizi sunmak için Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğümüz 81 ilde “Sağlık Kahramanları Hatıra Ormanları” kurdu ve tam 1 milyon 61 bin 635 fidana her birinin adlarını verdi.
Sizleri de kahraman sağlık personelimiz adına bir fidan sahiplenerek veya bağışlayarak onlara teşekkür etmeye davet ediyor, 1 saatte 303 bin 150 fidan dikimi gerçekleştirerek Çorum’un adını Guinness Rekorlar Kitabı’na yazdıran Çorumluların bu kampanyaya da büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Haydi Çorum, hep birlikte “Geleceğe Nefes Ol!
Öncelikle batıl olan hiç bir uygulamayı dinimiz kabul etmez. Hıdırellez kutlamalarını batıl ve hurafelerle doldurmak doğru değildir. Bahsettiğiniz hurafe uygulamalara itibar etmemek, bu gibi hurafelerden uzak durmak gerekir.
Her sene bahar mevsimindeki yeşilliğin canlandığı mayıs ayının başlarında bir Hıdırellez bayramı kutlanmaktadır. Bu bayramda insanlar ateşler yakıp üzerinden atlayarak kısmet bulacaklarını düşünmekte, içine girecekleri bir eve sahip olacaklarını ümit etmekte, daha nice niyetlerinin bu bayram günündeki bazı âdetlerle gerçekleşeceğini beklemektedir…
Hıdırellez ne demektir? Bunların gerçekle ilgisi ne kadardır? Daha doğrusu, Hıdırellez ne demektir? Bunun bir aslı olmalı, sonra bu hale getirilmiş bulunmalı diye düşünmekteyiz. Bu konuda bilgi verebilir misiniz?
Efendim, bazı konular halk örfünde kabuk bağlayıp özünden uzaklaşır duruma girebilmektedir. Zannederim mayıs ayının başında kutlanan Hıdırellez bayramında da böyle bir kabuk bağlama durumu söz konusudur. Olayın aslını şöyle ifade edebiliriz:
Hazret–i Musa aleyhisselam zamanında hükümdarın birinin temiz niyetli bir oğlu kendini dine verir, dinî hayat yaşayıp dinî hizmetlerle hayatını değerlendirmek ister. Babasının hükümdarlığı, makamı, mevkii onu tatmin etmez. Hükümdar oğlunun kendini dinî hizmetlere adaması, çevrenin irşadına yönelmesi Rabb’imizin de hoşuna gider. Ona kerametler ihsan eder. Bu sebeple bu genç irşat için gezerken uğradığı çorak araziler yeşillenmeye başlar. Kupkuru çöllerin yemyeşil hale gelişi, oradan hükümdarın oğlunun geçtiğini göstermiş olur.
Arapça’da yeşilin bir adı da (hazr) olduğundan, çorak yerlerin yeşillendiğini gören halk buradan Hızır geçmiştir diyerek Hızır ismini meşhurlaştırmaya başlarlar. Bir ara bu genç, zamanın peygamberi İlyas aleyhisselamla da buluşur. Böylece İlyas aleyhisselamla buluştuğu güne halk Hızır–İlyas buluşma günü olarak isim verirler. Sonraları bu isim yuvarlanarak Hıdırellez şekline dönüşür. Tıpkı hoca merhumun, oğlunuzun adını Eyyüb koyarsanız dikkat edin, sora söylene söylene ip kalır, sözündeki gibi, Hızır ile İlyas da Hıdırellez olup çıkar.
Hızır’ın aslında geçtiği yerleri yeşillendiren bir veli mi, yoksa ayrıca bir de peygamber mi olduğu konusunda çeşitli rivayetler vardır. Fakat gerçek olan odur ki, velilerin hayatını yaşamakta olan Hızır aleyhisselam, beş çeşit hayat derecesinin ikinci derecesinde yaşamaktadır. Bu derecedeki hayat bizim gibi maddi şartlarla bağlı değildir. Bir anda birçok yerlerde farklı görüntülerle bulunabilir.
Bu yüzden halk arasında da “Hızır aleyhisselam erişmiştir imdadına.” diye de söylentiler yayılmaktadır..
Bazen Hızır makamına çıkıp da Hızır’dan ders alan velilerin de olduğu, bunların Hızır gibi darda kalanların imdadına koştuğu, bu yüzden de onların da Hızır’ın kendisi sanıldığı anlaşılmaktadır.
Bediüzzaman Hazretlerinin Mektubat’ında bu konudaki soru cevapta, “Hızır aleyhisselam hayattadır, ancak onun hayatı ikinci derecede hayat olduğundan birçok alimler hayatta olmadığını düşünmektedir.” şeklinde bilgi vardır.
Hızır–İlyas buluşma günü olarak bildiğimiz altı mayıs Hıdırellez bayramına bu bilgi ve ilgi bakılırsa herhalde gerçeğe daha yakın bir bakışla bakılma ve kutlama söz konusu olur.
Bugüne ait ateş yakılıp üzerinden atlanılması, oyuncak evler yapıp gerçeğine kavuşulacağının düşünülmesi,.. gibi âdetler, halkın iyilik temennilerinden ibaret arzulardan sayılırlar. Kesinlik arz eden gerçekler olarak kabul edilmezler. Bunlardan medet umulmaz.
HIDIRELLEZ NEDİR?
Hıdırellez ya da Hıdrellez, Orta Asya, Ortadoğu, Anadolu ve Balkanlar’da kutlanan mevsimlik bayramlardan biridir.
Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan Hıdırellez günü, dünyada darda kalanların yardımcısı olduğu düşünülen Hızır ile denizlerin hakimi olduğuna inanılan İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olarak düşünülür ve kutlanır.
Gregoryen takvimi (Miladi takvimi)ne göre 6 Mayıs, eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Jülyen takvimine göre 23 Nisan Hıdırellez günüdür. 6 Mayıs’tan başlayıp 4 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 5 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 5 Mayıs günü gecesi kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelmektedir.Türkiye’de Hıdrellez Bayramı 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanır. Bugün Hıristiyanlarca da baharın ve doğanın uyanmasının ilk günü olarak kabul edilir; bu günü Rum Ortodokslar Aya Yorgi, Katolikler “Aziz George” günü olarak kutlamaktadırlar.
Hıdırellez’in UNESCO’nun ‘İnsanlığın Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi’ne alınması amacıyla 2010 yılında çalışmalar başlatılmıştır.
HIDIRELLEZ GELENEKLERİ
Halk huzura kavuşmak ve türlü dileklerde bulunmak için kışın sona erdiği tabiatın uyandığı hıdrallez’de çeşitli çarelere başvurur. Anadolu’da halk tercihen beyaz elbiseler giyerek gün doğmadan önce yeşil ve bol sulu kırlara gidilip eğlenilir. Kutlamalar yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır. Bu gibi yerlere bu nedenle Hıdırlık denildiği de olur.
Hızır’ın gezdiği kabul edilen yeşil yerlerde dolaşıp çiçek toplanır, oyunlar oynanır, baharın ilk kuzusu kesilerek yenilir. Toplanan çiçekler kaynatılıp içilirse hastalıklara iyi geleceğin; bu su ile kırk gün yıkanan kişinin gençleşip güzelleşeceğine inanılır.
“Hızır Hakkı” için kuzu kesmek, Hızır geleneğinin yayıldığı her yerde görülen genel bir adettir. Diyarbakır’da Ciğaret adıyla ayrı bir tören yapılır. Baharın bu taze kuzusunu yemekle bedenlerin sağlık ve canlılık kazanacağı inanışı vardır.
Hızır’ın eli değen şeylerin dolup taştığı rivayeti nedeniyle Hızır günü arifesinde yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağzı açık bırakılır. Ev, bağ, bahçe isteyenler herhangi bir yere istediklerinin küçük bir modelini yaparak; altın ve benzeri ziynet eşyası isteyenler ağaç yapraklarını kollarına veya boyunlarına takarak isteklerine kavuşacaklarına inanır.
Anadolu’nun bazı yerlerinde Hıdrellez Günü yapılan duaların ve isteklerin kabul olması için sadaka verme, oruç tutma ve kurban kesme adeti vardır. Kurban ve adaklar “Hızır hakkı” için olmalıdır çünkü tüm bu hazırlıklar Hızır’a rastlamaya yöneliktir.
HIZIR SOPASI
Bazı yerlerde hastalıklar, ağrılar için şifa olduğuna inanılan Hızır Sopası geleneği vardır. Bu sopa ağrı-sızı olan yerlere vurulursa ağrıların geçeceğine inanılır.
BAHT AÇMA TÖRENLERİ
Hıdrellezde baht açma törenleri oldukça yaygın olarak uygulanır. Talih ve kısmet açtırmak isteyen genç kız ve kadınlardan yüzük, küpe gibi eşyalarını çömleğe atmaları istenir ve çömleğin üzerine su eklenerek ağzı kapatılır. Kapalı çömlek bir gece boyunca bir gül ağacının dibinde bekletilir. Ertesi günü bir araya toplanan kadınlar, çömleği ortaya koyarak maniler eşliğinde eşyaları çıkarmaya başlarlar. Bu törene İstanbul ve çevresinde “baht açma”, Denizli ve çevresinde “bahtiyar”, Yörük ve Türkmenlerde “mantıfar”, Balıkesir ve çevresinde “dağara yüzük atma”, Edirne ve çevresinde “niyet çıkarma”, Erzurum’da “mani çekme” adı verilir.
YOĞURT MAYALAMA GELENEĞİ
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Yörük köylerinde bir yıllık yoğurt mayası, Hıdırellez ve bu günü takip eden 2 gün süresince sabah ezanı ile tan ağarması arasındaki sürede doğadaki bitkilerin üzerinden toplanan çiy tanelerinden sağlanır.
Trabzon-Şalpazarı İlçesi’nde maya katılmadan yoğurt yapılır. Mayalama sıcaklığındaki sütün içine besmeleyle bir tahta kaşık konur. Bu şekilde elde edilen maya bir yıl kullanılır ve gelecek yıl tekrar değiştirilir.
HIDIRELLEZ DİLEK DUASI
Bismillahirahmanirahim
Bin bir adım bir adım /Allah bir adım adım / Kerim kerem Allah /Başımda bir duman var yardım eyle ya Allah / La ilaha illallah muhammeden resullullah yetiş imdadıma hızır ile Allah birsin sen kulla mişersin biz gibi kulların yardımcısı sensin hızır deryada erdim murada amin.
Karayolları Samsun 7. Bölge Müdürü Murat Gönenli Ortaköy İlçesine ziyarette bulundu.
Karayolları Samsun 7. Bölge Müdürü Murat Gönenli Ortaköy İlçesine ziyarette bulunarak İlçe içerisinde yapılması gereken Bakım ve Tamir gerektiren yerleri yerinde inceledi.
Ziyaret ile birlikte İlçenin tarihi alanlarını da gezen Murat Gönenli, Çorum –Cemilbey yolunun en kısa sürede bitirileceğini, Cemilbey – Ortaköy yolunun ise proje aşamasında bulunduğunu ihalesinin yapılarak en kısa süre içerinde hizmete sunacaklarını ifade etti.
Ortaköy Belediye Başkanı Taner İsbir, “Bölge Müdürümüz Murat Gönenli bey’in ziyareti bizi fazlasıyla memnun etti. Kendisi ile acil sonuca ulaştırılması gereken çalışmalarımızda mutabık kaldık, ziyaretlerinden dolayı kendilerine İlçe halkım adına çok teşekkür ediyorum”dedi.
Kargı İlçesi’nin olmazsa olmaz meşhur iftar yemekleri bu ramazan ayında da sofralarda yerini aldı.
Kargı İlçesinde İftar Yemeklerinde Olmazsa Olmazlardan, Keşkek ve Soğan Gallesi Sofralarda Yerini Koruyor
Kargı ilçesinde Ramazan ayı boyunca iftar yemeklerinde olmazsa olmazlardan, keşkek ve soğan gallesi sofralarda yerini koruyor.Sofralarında keşkek ve soğan gallesi olmadığında sofrada bir boşluk hissettiklerini belirten Kargılı kadınlar ramazan ayı boyunca her sabah koronavirüs (covid-19) tedbirleri kapsamında sosyal mesafeyi koruyarak erken saatlerde çömlek fırınlarını yakıyor ve fırına koydukları çömlekler iftar saatine kadar kalıyor.
Daha sonra iftar öncesi fırınlardan çömleklerini alan Kargılı kadınlar gün boyu fırının sinmiş hoş kokusuyla lezzeti pekişen keşkek, soğan gallesi ve diğer lezzetleri iftar sofralarında damak lezzetine sunuyorlar.
Fırın yemeklerinin lezzetinin tartışılmaz olduğunu söyleyen Kargılı kadınlar, keşkek ve soğan gallesinin sofralarında baş köşede renk kattıklarını belirtiyorlar.