Blog

  • Çorumlu Yazardan Dev Eser

    Çorumlu Yazardan Dev Eser

    Çorumlu Araştırmacı-Yazar Can Eser, Anadolu’nun 81 ilini kapsayan dört yıllık saha çalışmasının ardından doğal taşlarla ilgili 592 sayfalık kapsamlı bir kaynak kitap hazırladı.

    Doğal taşlar alanında rehber olmayı hedefleyen eser, Türkiye’nin mineral zenginliğini, taşların özelliklerini ve sektördeki sahte ürün sorununu ele alıyor.

    81 İLDE DÖRT YILLIK SAHA ÇALIŞMASI

    Masa başı araştırmalarının ötesine geçen Can Eser, dört yıl boyunca Anadolu’nun farklı bölgelerindeki maden yataklarını inceleyerek saha verilerini bir araya getirdi. Muğla’daki diaspor (zultanit) yataklarından Eskişehir’in lületaşı ocaklarına, Ankara’nın Çubuk ilçesindeki agat oluşumlarından Doğu Anadolu’nun obsidyenlerine kadar pek çok doğal taş kaynağını araştırdı.

    Eser, sahada edindiği deneyimlerin önemine dikkat çekerek gerçek bilgiye ulaşmak için taşların yalnızca kitaplardan değil, doğal ortamlarında da incelenmesi gerektiğini vurguladı.

    İBN SÎNÂ VE EL-BÎRÛNÎ’NİN ÇALIŞMALARINDAN YARARLANDI

    Can Eser’in çalışmasında, İbn Sînâ’nın El-Kânûn fi’t-Tıbb ve El-Bîrûnî’nin Kitâbü’l-Cevâhir adlı eserlerinden de yararlanıldı. Doğal taşların tarihsel ve bilimsel yönlerini ele alan kitapta, taşlar hakkındaki yanlış inanışlara ve ticari abartılara karşı dikkatli olunması gerektiği ifade edildi.

    Eser, çalışmasına “Sebepler Âlemi” adını vermesinin nedenini açıklarken doğal taşlara doğaüstü güçler atfedilmesine karşı olduğunu belirtti. Taşların insan sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin iddiaların ise bilimsel kanıtlarla değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

    SAHTE VE İŞLEM GÖRMÜŞ TAŞLARA DİKKAT!

    Türkiye’de doğal taşlara yönelik ilginin artmasıyla birlikte piyasadaki sahte ve işlem görmüş ürünlerin de önemli bir sorun hâline geldiğini belirten Eser, boyanmış mineraller, kimyasal işlemlerden geçirilmiş taşlar ve mermer tozlarının reçinelerle birleştirilmesiyle oluşturulan ürünlere karşı tüketicileri uyardı.

    Bir ürünün gerçek niteliğinin anlaşılması için uzman incelemesinin ve uygun laboratuvar analizlerinin önemini vurgulayan Eser, doğal taşların şifa amacıyla kullanılmasının modern tıbbın yerine geçemeyeceğinin altını çizdi.

    Çorumlu Araştırmacı-Yazar Can Eser’in dört yıllık araştırmasının ürünü olan 592 sayfalık Sebepler Âlemi, doğal taşların oluşumundan özelliklerine, tarihsel kaynaklardan piyasadaki ürünlerin güvenilirliğine kadar geniş bir alanda başvuru kaynağı olmayı hedefliyor.

  • Çorum’da Fenomen İşletmecinin Lokantasına Silahlı Saldırı

    Çorum’da Fenomen İşletmecinin Lokantasına Silahlı Saldırı

    Çorum’da, sosyal medyada tanınan işletmeci İ.T.’nin lokantası silahlı saldırının hedefi oldu.

    Farabi Caddesi’ndeki iş yerine kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişilerce tabancayla ateş açıldı.

    Edinilen bilgilere göre, lokantaya dört el ateş edildi. Mermilerden ikisi iş yerine isabet etti ve maddi hasara yol açtı. Olayda yaralanan olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı.

    Saldırının ardından kaçan şüphelilerin tespit edilip yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı.

    Olayla ilgili soruşturma sürüyor. (Kaynak:Çorum Net)

  • Çorum’da 25 Yaşındaki Genç Kız Ölü Bulundu

    Çorum’da 25 Yaşındaki Genç Kız Ölü Bulundu

    Çorum’un Buharaevler Mahallesi’nde 25 yaşındaki A.C., ikamet ettiği evde arkadaşı tarafından hareketsiz halde bulundu.

    Çorum’un Buharaevler Mahallesi’nde 25 yaşındaki A.C., ikamet ettiği evde arkadaşı tarafından hareketsiz halde bulundu. Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, gencin hayatını kaybettiğini belirledi.

    ARKADAŞI HAREKETSİZ HALDE BULDU

    Olay, Buharaevler Mahallesi Buharaevler 10. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, evinde bulunan 25 yaşındaki A.C.’yi arkadaşı hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

    KESİN ÖLÜM NEDENİ OTOPSİYLE BELİRLENECEK

    Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede A.C.’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından A.C.’nin cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    25 yaşındaki gencin kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsinin ardından belli olacağı öğrenildi.

    A.C.’nin Çorum’un Mecitözü ilçesine bağlı Çitli köyü nüfusuna kayıtlı olduğu bildirildi.

  • Cumhuriyet Başsavcılığı’na Uzlaştırma Başarısı Nedeniyle Takdirname

    Cumhuriyet Başsavcılığı’na Uzlaştırma Başarısı Nedeniyle Takdirname

    Çorum, uzlaştırma uygulamasında Türkiye’nin en başarılı illeri arasında yer aldı.

    Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı, uzlaştırma uygulamasındaki başarılı çalışmalarıyla Türkiye’nin en başarılı illeri arasında yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Elde edilen başarı, 26 Ekim 2026 tarihinde Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından takdirname ile ödüllendirildi.

    Çorum Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş, elde edilen başarıya ilişkin yaptığı açıklamada, uzlaştırma uygulamasında ilk kez Türkiye’nin en başarılı illeri arasında yer almanın gururunu yaşadıklarını belirtti.

    UZLAŞTIRMA, TOPLUMSAL BARIŞA KATKI SAĞLIYOR

    Uzlaştırmanın yalnızca uyuşmazlıkların çözümünü sağlamakla kalmadığını vurgulayan Başsavcılık, bu mekanizmanın toplumsal barışın güçlendirilmesi, taraflar arasında karşılıklı anlayışın geliştirilmesi ve uzlaşı kültürünün yaygınlaştırılması açısından da önemli bir işlev üstlendiğine dikkat çekti.

    Uyuşmazlıkların hızlı ve etkin bir şekilde, tarafların iradeleri doğrultusunda çözüme kavuşturulmasını sağlayan uzlaştırma uygulaması, vatandaş odaklı ve onarıcı adalet anlayışının önemli unsurları arasında bulunuyor.

    BAŞARI, ÖZVERİLİ ÇALIŞMANIN SONUCU

    Çorum Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş, elde edilen başarının vatandaş odaklı, etkin ve onarıcı adalet anlayışının yanı sıra çalışma arkadaşları ile uzlaştırmacıların özverili gayretlerinin bir sonucu olduğunu ifade etti.

    Başarıda emeği bulunan tüm personele ve uzlaştırmacılara teşekkür eden Bektaş, yürütülen çalışmaların adalet hizmetlerinin etkinliğinin artırılmasına önemli katkı sunduğunu belirtti.

    ÇALIŞMALAR KARARLILIKLA SÜRECEK

    Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı olarak adalet hizmetlerinin etkinliğini artırmak, uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünü teşvik etmek ve toplumsal barışa katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdüreceklerini kaydeden Başsavcı Ahmet Bektaş, aynı kararlılık ve hassasiyetle hizmet vermeye devam edeceklerini vurguladı.

    Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından verilen takdirname, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının uzlaştırma alanındaki çalışmalarının önemli bir takdiri olarak değerlendirildi.

  • Hitit Üniversitesi Hastanesinde Palyatif Kritik Bakım Servisi Açıldı

    Hitit Üniversitesi Hastanesinde Palyatif Kritik Bakım Servisi Açıldı

    Dünya Palyatif Bakım Günü kapsamında Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 10 yataklı Palyatif Kritik Bakım Servisi hizmete açıldı. Yeni servisle, özel bakım ve yakın takip gerektiren hastalara daha kapsamlı sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor.

    10 YATAKLI YENİ SERVİS HİZMETE GİRDİ

    Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi, palyatif bakım hizmetlerini güçlendirmek amacıyla bünyesindeki Palyatif Bakım Servisi’ne 10 yataklı Palyatif Kritik Bakım Servisi’ni ekledi.

    Özel bakım ve yakın takip gerektiren hastalara yönelik hizmet verecek olan yeni bölümle, hastaların yaşam kalitesinin artırılması ve hasta yakınlarının bu zorlu süreçte desteklenmesi amaçlanıyor.

    DÜNYA PALYATİF BAKIM GÜNÜ’NDE ANLAMLI ETKİNLİK

    Dünya Palyatif Bakım Günü dolayısıyla hastanenin Palyatif Bakım Servisi’nde farkındalık etkinliği düzenlendi.

    Başhekim Doç. Dr. Muhammed Gömeç, hastane yönetimi, Palyatif Bakım Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Murat Doğan, servis çalışanları, hastalar ve hasta yakınlarının katıldığı etkinlikte, palyatif bakımın önemi vurgulandı.

    Etkinlikte, palyatif bakımın yalnızca hastaların fiziksel ihtiyaçlarını karşılamaktan ibaret olmadığı; psikolojik, sosyal ve manevi ihtiyaçları da kapsayan bütüncül bir yaklaşım gerektirdiği ifade edildi. Şefkat, merhamet, saygı ve insan onurunu esas alan bakım anlayışının önemine dikkat çekildi.

    “HER KAPIDA BİR DEĞER, HER ODADA BİR UMUT”

    Etkinliğin en dikkat çekici bölümlerinden biri, “Her Kapıda Bir Değer, Her Odada Bir Umut” temasıyla hazırlanan servis oldu.

    Servis kapıları; sevgi, umut, huzur, şefkat, destek, güven, cesaret ve yaşam gibi palyatif bakımın temel değerlerini yansıtan özel tasarımlarla süslendi. Böylece hastalar ve hasta yakınları için daha sıcak, huzurlu ve umut veren bir ortam oluşturulması amaçlandı.

    Etkinlik kapsamında hazırlanan Sevgi ve Huzur Ağacı da çalışanların duygu, dilek ve umutlarını paylaşmalarına imkân sağladı. Yapılan çalışmalarla, hastaların bakım sürecinde kendilerini değerli hissetmelerinin ve hasta yakınlarının ihtiyaçlarına duyarlılıkla yaklaşılmasının önemi ön plana çıkarıldı.

    HASTA VE HASTA YAKINLARINA BÜTÜNCÜL DESTEK

    Palyatif bakım, ciddi hastalıklarla mücadele eden bireylerin yaşam kalitesini artırmayı ve hastalık sürecinde ortaya çıkan fiziksel, psikolojik, sosyal ve manevi ihtiyaçlara yanıt vermeyi amaçlıyor. Bu süreçte hasta yakınlarının desteklenmesi de bakım hizmetlerinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

    Hastanede gerçekleştirilen etkinlik, sağlık çalışanları ile hasta ve hasta yakınlarını bir araya getirerek ekip ruhunun güçlenmesine katkı sağladı. Programda, insan odaklı bakım anlayışının, hastalara saygının ve umut duygusunun korunmasının önemi bir kez daha hatırlatıldı.

    SAĞLIK ÇALIŞANLARINA TEŞEKKÜR

    Dünya Palyatif Bakım Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, palyatif bakım alanında özveriyle görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür edildi. Hasta ve hasta yakınlarına yönelik destekleyici, bütüncül ve insan odaklı bakım anlayışının yaygınlaşmasının önemine vurgu yapıldı.

    Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hizmete açılan 10 yataklı Palyatif Kritik Bakım Servisi’nin, özel bakım ihtiyacı bulunan hastalara sunulan sağlık hizmetlerine katkı sağlaması hedefleniyor.

    Her kapıda bir değer, her odada bir umut…

  • Bir İrade Beyanı Olarak; BOYKOT!

    Bir İrade Beyanı Olarak; BOYKOT!

    Özgür-Der Çorum Temsilciliği 2026-2027 programları kapsamında seminerlerine başladı. Bu hafta ilk seminerde Yalçın Atalık ve Murat İslam “ Tüketim Alışkanlarını Değiştirme İradesi Olarak; BOYKOT” başlıklıbirsunum gerçekleştirdi.

    Bugün Siyonizm varlığı hiç olmadığı kadar sorgulanıyor!

    İşgal, soykırım ve ablukanın 07 Ekim 2023 Aksa Tufanı ile başlamadığını hatırlatarak sunumuna başlayan Murat İslam, ancak, 7 Ekim’in Filistin mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Aksa Tufanı sonrası Gazze özelinden tüm Filistin halkı ciddi bedeller ödedi ve ödemeye devam ediyor. Tüm insani ihtiyaçlarından mahrum bir şekilde hayatta kalmaya çalışıyorlar, aynı zamanda Hamas başta olmak üzere direniş örgütleri de bu süreç de çok büyük bedeller ödedi, ciddi kayıplar verdi. Ancak; Filistin davasının kendisi, dünya çapında benzeri görülmemiş kazanımlar elde etti. Filistin halkına duyulan sempati önemli ölçüde artmakla kalmadı; bugün giderek daha fazla insan, daha önce çok az kişinin sormaya cesaret edebildiği Siyonist projenin meşruiyetine dair soruları yüksek sesle dile getiriyor.

    İki devletli çözüm bir yalan ve aldatmacadır!

    Dr. Azzam Tamimi ifade ettiği gibi iki devletli çözüm bir yalan ve aldatmaca olduğunu söyleyen Murat İslam, bu söylemin Filistin’in sömürgeci işgalini güvence altına almanın ve sürdürmenin bir yoludur dedi. Müslümanlar özelinde tüm dünya için bir tehdit olan Siyonizm, Apartheid rejimi Güney Afrika’da nasıl sona erdiyse, Fransızlar sonunda Cezayir’den nasıl çekildiyse ve ABD Vietnam’da ve Afganistan’da nasıl aşağılayıcı yenilgiler yaşadıysa, Siyonizm de aynı akıbeti yaşayacağını söyledi.

    Filistin halkı üzerine düşeni yaptı, bizler üzerimize düşün görev ve sorumlulukların farkına vararak her fırsatta mücadeleye devam etmeliyiz diyen konuşmacı, hayatın tamamını kapsayacak şekilde bir direniş bilincine ulaşmamız, toplumu da bu anlamda bilgilendirmemiz gerek. Modern hayat ve popüler kültür her birimizi kuşatıyor. Bu kuşatmanın en önemli ayağı hiç kuşkusuz ekonomik boyutudur. Bugün “Boykot” başlığı ile bu konuyu ele almaya çalışacağız dedi ve sözü Yalçın Atalık’a devretti.

    “Boykot” kavramı ve kelimesinin etimolojisi hakkında bilgiler vererek sözlerine başlayan Yalçın Atalık, Boykot, bireylerin veya grupların belirli bir ürün, hizmet, şirket, kuruluş ya da ülkeden ekonomik ve sosyal ilişkilerini gönüllü ve bir amaca yönelik olarak kesmesidir. Genellikle haksızlıklara karşı şiddet içermeyen bir protesto ve baskı aracı olarak uygulanır.

    Boykot bereketli bir eğitim, evrensel bir okuldur!

    Boykotun tarihi ve önemli boykotlar değinen Atalık, Boykotun Özgür İrade, Etik, Ahlak ve Yaşam Mücadelesi açısından önemine vurgu yaptı. Korku ve öğrenilmiş çaresizlik, toplumsal tepkisizliğin en büyük nedenlerindendir. Oysa boykot akıllıca usûlüne uygun olarak uygulandığı takdirde sadece azılı düşmanı durdurmak için bir silah olmayacak bunun yanında Müslüman bireylere ve toplumlara da sayısız yararlar sağlayacak, bereketli bir eğitim ortamı, evrensel bir okul gibi hizmet edecektir. Boykot eyleminin içinde çok yönlü bir ibadetin olduğunu görürüz: Zalime karşı durma, Mazlumun ve hakkın yanında olma diğerkâmlık yani îsâr yani kardeşini kendi nefsine tercih etme var. Allah için insanları sevme ve Allah için buğzetme, İslam kardeşliğini pekiştirme var. Cihat ve zalime darbe indirme var. Allah için bir ve beraber olma, birbirini sevme, din kardeşliği duygusunu yaşama ve pekiştirme var.

    Boykot direniş ve diriliş eylemidir!

    Boykot eylemi, direnmeyi bütün hayatımızın ayrılmaz bir parçası kılmayı, mücadele duygusunu sürekli bir biçimde yaşamayı, sabretmeyi öğreneceğimiz bir eğitim kampı adeta. Boykot çocuklarımızla, torunlarımızla paylaşabileceğimiz bir direniş ve diriliş eylemidir. Hayatı bilinçli ve dikkatli, değerlerimize uygun, Allah’ın rızasını gözeterek, başkalarının acılarına duyarlı olarak yaşama hususunda onlara örnek olabileceğimiz bir imkândır. Boykot aynı amaca yürüyen el ele tutuşabilen birbirinin acısını duyabilen ve duyarlı olan bir toplum yani ümmet olabilmemiz ve bir ümmet olarak yaşayabilmemiz yolunda da bize ivme kazandıracaktır. Boykotun diğer bir faydası millî sanayimizin, ekonomimizin ve kendi tarım teknolojilerimizin gelişmesine imkân tanımak olacaktır. Zorluklar ve mahrumiyetler çoğu zaman buluşların icatların anası olmuştur.

    Program soru cevap ve dinleyicilerinde katkılarıyla sona erdi.

  • Filistin Atölyesi Üyeleri Farha Filmini İzledi

    Filistin Atölyesi Üyeleri Farha Filmini İzledi

    Çorum’da, Filistin halkının sesini daha gür bir şekilde daha çok kişiye ulaştırmak amacıyla kurulan Filistin Atölyesi, çalışmalarını büyük bir hızla devam ettiriyor. Bu kez, film günleri kapsamında Farha adlı film izlendi ve sonrasında kritiği yapıldı. Çorum Belediyesi Buhara Kültür Merkezi’ndeki gösterime Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Filistin Atölyesi kurucularından Prof. Dr. Metin Uçar, Çorum Barosu Başkanı Tuğrul Damar ve çok sayıda gönüllü katıldı.

    Sunuculuğunu avukat Burak Karaca’nın üstlendiği etkinlik, açılış konuşmalarıyla başladı. Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Prof. Dr. Metin Uçar ve Salih Karslıoğlu, program sonunda değerlendirmelerde bulundu.

    Filistin’de yaşanan tarihi sürece, sinemanın ve sanatın haklı davaları duyurmadaki gücüne dikkat çeken önemli açıklamalarda bulunan konuşmacılar Filistin Atölyesi’nin yürüttüğü çalışmaların ve bu tür kültürel etkinliklerin farkındalık oluşturmadaki önemine değindiler.

    Aşgın: “Filistin konusunda farkındalığı daha da artırmalıyız”

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Filistin atölyesi çalışmalarını takdir ettiğini, Filistin ile ilgili yapılan tüm çalışmaları değerli ve kıymetli bulduğunu ifade ederek programın yapılmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

    “Farha filmini izlerken orada yaşanan acıyı hissedemiyorsak insanlığımızdan, Müslümanlığımızdan şüphe duymamız gerekiyor.” diyen Başkan Aşgın, “Filistin Atölyesi, sadece Türkiye’de değil, dünyada bu meseleyi gündemde tutmaya çalışan çok güzel insanların olduğu bir grup. Konferans, panel, film gösterimi gibi çok farklı etkinlikler yapıyorlar. Çorum Belediyesi olarak her zaman yanlarındayız. Filistin Atölyesi ile ortak çalışmalara bundan sonra da açığız. Farklı projeleri hayata geçirmek için birlikte çalışacağız.” dedi.

    Siyonistlere yönelik boykottan asla vazgeçmeyeceklerinin de altını çizen Aşgın, “Her yerde boykotun olması lazım. Sadece Çorum’da değil, nereye gidersek gidelim oralarda da boykota devam etmemiz lazım. İşimizi çok iyi yapmamız lazım. Maalesef sadece haklı olmanın yetmediği bir coğrafyada, dünyada yaşıyoruz. Haklı olanların aynı zamanda güçlü de olması gerektiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu tür etkinliklerin devamını diliyoruz. Filistin davasının yanında olmaya ve bu davayı güdenlerin de yanında olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Uçar: “Filistin’e yardım etmek, aslında kendimize yardım etmektir”

    Filistin Atölyesi kurucularından, Hitit Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Uçar, Farha filminin Filistin’de yaşanan acıları, tarihsel yaşanmışlıklar çerçevesinde kendilerine anlattığını vurguladı. Film olarak izledikleri bu kısacık videoda yaşananların, dramın, acının Filistin topraklarında her gün gerçek hayatta yaşandığına dikkat çeken Uçar, “On binlerce çocuk filmde gördüğümüz yeni doğmuş Muhammed gibi katledildi. İnsani bir sorumluluk olarak Filistin’e yardım etmek, onların mücadelesine el vermek bizim görevlerimizden biridir. Ancak Filistin’ yardım etmek istiyorsanız, önce kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Yabancı dil öğrenmeniz, bilgisayar bilmeniz, yapay zekâ konusunda bilgi sahibi olmanız, kitap okumanız kısacası kendinizi geliştirmek için yapacağınız her şey Filistin için yapacağınız yararlı şeyleri büyütecektir. Dünyadan haberdar olmanız, dünyada olup bitenleri bilmeniz ona göre stratejiler geliştirmeniz, dünya çapında yayılan dayanışma ağlarından bir şeyler öğrenmeniz çok önemli. Tam da bu noktada, “Filistin’e yardım etmek” dediğimiz duruma daha yakından baktığımızda aslında konunun kendimize toplumumuza da yardım etmek anlamına geldiğini görürüz.” dedi.

    Siyonizm’in sadece askeri bir işgal hareketi değil; aynı zamanda kavramları, tarihi, hukuku, dili, piyasayı da ele geçirmeyi hedefleyen bir sömürü projesi olduğunun altını çizen Metin Uçar, “Yalnızca Filistin ile yetinmemekte dünyayı her yönüyle esir almaya çalışmaktadır. Bu projeye karşı durabilmek için, önce doğru bilgiye sahip olmanız gerekir. Filistin Atölyesinin de kuruluş amacı da tam olarak budur. Sizler de bunu merkeze alarak, kendinizi geliştirmeyi önceleyerek Atölye çalışmalarına dahil olabilirsiniz. Atölye, kendi projelerinizi de uygulayacağınız bir mekandır. Eğer bu perspektifle hareket etmek istiyorsanız, önce kendi alanınızda derinleşmeli, okumalı, öğrenmeli ve üretmelisiniz. Önce kendinizi geliştirin. Okuyun, öğrenin, sorgulayın. Hangi alanda çalışıyorsanız, o alanda bilgi üretin. Mühendis olun, tarihçi olun, yazar olun, doktor olun; ama her ne olursanız olun, Filistin davasını kendi uzmanlık alanınızın diliyle anlatın. Sonra harekete geçin. Filistin’e yardım etmek, sadece slogan atmak değildir. Bir kitap yazmak, bir çeviri yapmak, bir belgesel çekmek, bir akademik makale kaleme almak, bir aplikasyon üretmek, bir farkındalık kampanyası düzenlemek. Ve unutmayın: Filistin’e yardım etmek, kendimize yardım etmektir. Çünkü siyonizmin kuşatması altında olan sadece Filistin değil; hepimiziz.” ifadelerini kullandı.

    “Her platformda Filistin’in haklı mücadelesini haykırmalıyız”

    Filistin Atölyesi’nin yaptığı çalışmaları çok kıymetli bulduğunu ve herkesin gücü yettiğince atölyeye destek vermesi gerektiğine inandığını vurgulayan sinema araştırmaları yapan iletişimci Salih Karslıoğlu da yaptığı konuşmada sinemanın yalnızca hikaye anlatan bir sanat olmadığını, aynı zamanda toplumların geçmişi nasıl hatırladığını, hangi olaylara önem verdiğini ve dünyayı nasıl gördüklerini etkileyen güçlü bir iletişim aracı olduğunu kaydetti.

    Filmle ilgili teknik bilgiler de veren Karslıoğlu, senaryo, oyuncu, yönetmen, ses, ışık ve efektlerin mükemmele yakın bir teknikle filme yansıdığını ve filmin izleyiciler tarafından oldukça etkileyici bulunmasında yönetmenin başarısına değindi. Filmde çokça öznel kamera açılarına yer verilmesinin, seyirciyi filme dahil etme başarısını da beraberinde getirdiğini söyleyen Salih Karslıoğlu, “Belirli bir tarihsel olay sürekli tek bir anlatımla sunuluyorsa farklı deneyimler görünmez hâle gelebiliyor. Tam da bu noktada sinema sürekli haber bültenlerine konu olan olaylar silsilesini farklı yöntemde bizlere aktarmaya çalışmış. Eminim ki burada bulunan herkes, evlerinde haber bültenlerinde izlediği duygunun çok daha fazlasını yaşadılar. Tarihsel bir süreci güçlü siyasi bir figürden, liderden, ordulardan değil; sıradan bir insanın, küçük bir kız olan Farha’nın bakış açısından öğrenmemizi sağlıyor. Filistin’in haklı mücadelesini her platformda haykırmalıyız. Sesimizi en güçlü şekilde duyuracağımız alanlardan biri de sinema” diye konuştu.   

    Program sunucusu avukat Burak Karaca, “Filistin Atölyesi kürsüsünün, farklı düşünce ve meslek gruplarından herkesin kendi Filistin’ini anlatabilmesine imkân tanıyacak şekilde herkese açık olduğunu” ifade ederek programı sonlandırdı.

  • “Bu Şehrin Gençlerine İhtiyacı Var, Gençlerin De Bu Şehre Borcu Var!”

    “Bu Şehrin Gençlerine İhtiyacı Var, Gençlerin De Bu Şehre Borcu Var!”

    Genç TSO Akademi ile çocuklarımızı Ahilik kültürünün dürüstlük, güven ve ticaret ahlakıyla yetiştireceğiz. Üniversite için başka şehirlere gönderdiğimiz gençlerimizi, yarın Çorum’un geleceğini inşa etmek üzere yeniden memleketlerine kazandıracağız.

    GÖKHAN KERMAN: “ÇORUM’UN GENÇLERİNİ BAŞKA ŞEHİRLERE KAPTIRMAYACAĞIZ!”

    “Bu şehir çocuklarını yetiştiriyor, üniversiteye gönderiyor ama çoğunu geri kazanamıyor. Artık bu döngüyü değiştirmeliyiz. Gençlerimize yalnızca Çorum’dan gitmeyi değil, bir gün Çorum’a dönüp bu şehre değer katmayı da hedef olarak göstermeliyiz.”

    Çorum TSO Başkan Adayı Gökhan Kerman, açıkladıkları Genç TSO Akademi projesinin yalnızca bir eğitim programı olmadığını, Çorum’un geleceğine yönelik uzun vadeli bir yatırım olduğunu belirtti.

    Kerman, “Biz çocuklarımıza sadece para kazanmayı değil, sözünün arkasında durmayı, borcunu zamanında ödemeyi, dürüst ticareti ve Ahilik kültürünü öğretmek istiyoruz. Çünkü güçlü şehirler yalnızca fabrikalarla değil, karakterli ve nitelikli insanlarla kurulur.” dedi.

    “Bizim hedefimiz, Çorum’dan dünyaya açılan ama köklerini ve memleketine karşı sorumluluğunu unutmayan bir nesil yetiştirmek.”

  • Erkan Dalyan ve Ekibi Kargı’da Yoğun İlgiyle Karşılandı

    Erkan Dalyan ve Ekibi Kargı’da Yoğun İlgiyle Karşılandı

    Çorum TSO Başkan Adayı Erkan Dalyan, meclis üyesi adayları ve ekip arkadaşlarından oluşan kalabalık bir heyetle Kargı’da kapsamlı bir ziyaret programı gerçekleştirdi.

    Sanayiciden esnafa, kooperatiflerden kamu kurumlarına kadar çok sayıda ziyaret yapan Dalyan ve ekibi, ilçenin ekonomik potansiyelini yerinde değerlendirdi; hazırladıkları projeleri anlatarak 14 Kasım’daki Çorum TSO seçimlerinde kırmızı listelere destek istedi.

    Program kapsamında Eken Kereste’de İbrahim Eken, Özgen Plastik’te Cafer Özgen, HDF Tekstil’de Fatih Üstün, İsdoor’da Kenan Dinç ve Yasin Dinç, Akkuş Otomotiv’de Mustafa Akkuş, Bolpaça Sigortacılık ve Müşavirlik’te Recep Bolpaça ve Havva Bolpaça, Leblebici’de Ekrem Dümenci, Kargı Su Ürünleri ile Kargı Kimya ve Kağıt Sanayi’de Zeki Çelik, Pekmak İnşaat ve Power Medikal’de Tunahan Çalışkan, BRT Gayrimenkul’de İbrahim Efe, Ekomini Market’te Arif Yiğit, Kargılı Gayrimenkul’de Mustafa Yurt ve Kolaz İnşaat’ta Hüseyin Topçu ziyaret edildi.

    Heyet ayrıca Kargı Belediye Başkanı Hamit Dereli ve Kargı Orman İşletme Müdürü Ali Kabaoğlu ile görüşmeler gerçekleştirdi.

    Ziyaretlerde Kargı’nın özellikle orman ürünleri, tekstil, kağıt, plastik, inşaat ve turizm alanındaki potansiyeli öne çıktı.

    Dalyan, ekiplerinin değerlendirmelerine göre Kargı’daki orman ve orman ürünleri ekonomisinin 1 milyar TL’nin üzerinde bir hacme sahip olduğunu belirterek; kooperatiflerin güçlendirilmesi, makineleşmenin artırılması ve ortak iktisadi işletme modelleriyle bu değerin birkaç kat büyütülebileceğini ifade etti.

    Tekstil firmalarıyla yapılan görüşmelerde ise ilgili NACE kodlarının 6. Bölge teşviklerinden yararlanabilmesi, mevcut üretimin korunması ve yeni yatırımların Kargı’da kalması için hazırlanacak çalışma ele alındı.

    Kağıt sektöründe Kargı–Çorum–Sungurlu kümelenmesi, plastik sektöründe e-ticaret ve e-ihracat, ihracatçı firmalar için ise yurt dışı fuarlar, B2B organizasyonları ve veri ışığında ihracat projeleri konuşuldu.

    Belediye Başkanı Hamit Dereli ile Kargı’nın yaylaları, doğa turizmi, Asırlık Kargı Panayırı ve destek programlarıyla hayata geçirilebilecek projeler değerlendirilirken, kooperatif temsilcileriyle de ortak makineleşme, proje desteği, finansman ve pazar erişimi başlıkları ele alındı.

    Dalyan, Kargı’nın sahip olduğu doğal ve ekonomik potansiyelin doğru projelerle çok daha ileri taşınabileceğini belirterek, “Kargı büyürse Çorum büyür; Çorum büyürse hepimiz kazanırız” mesajını verdi.

    Ziyaret programının sonunda Dalyan ve ekibi, 14 Kasım’daki Çorum TSO seçimleri için kırmızı listelere destek talebinde bulundu.

  • Alaca’da Takla Atan Araçta 2 Kişi Yaralandı

    Alaca’da Takla Atan Araçta 2 Kişi Yaralandı

    Çorum’un Alaca İlçesi’nde meydana gelen trafik kazasında takla atan otomobilde bulunan 2 kişi yaralandı.

    Kaza, Yozgat-Alaca kara yolunun Kızıllı köyü mevkiinde meydana geldi.

    Edinilen bilgilere göre, Z.M.M. yönetimindeki otomobil, Aydıncık ilçesinden Alaca istikametine seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıktı. Takla atan araç, yan şekilde durdu.

    Kazada sürücü Z.M.M. ile araçta yolcu olarak bulunan Y.M. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekiplerinin yanı sıra Alaca Belediyesi İtfaiye ekipleri, polis ve jandarma sevk edildi.

    Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.(Kaynak:alacahaber.com)