Blog

  • Yabani Hayvanlara Yem Bırakıldı

    Yabani Hayvanlara Yem Bırakıldı

    Çorum Belediyesi Sıklık Tabiat Parkı fauna tanıtım alanında bulunan yabani hayvanların da bakımını aksatmadan yapıyor.

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Sıklık Tabiat Parkında bulunan yaban hayvanlarının yemleme ve bakım çalışmalarını Başkan Yardımcısı Zübeyir Tuncel ve Park ve Bahçeler Müdürü Eyüp Aytekin ile birlikte yerinde inceledi.

    Sıklık Tabiat Parkında 50 dönümlük alanda bulunan yabani hayvanların bakımlarını ve yemleme çalışmalarını yerinde inceleyen Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Sıklık Tabiat Parkını Çorum halkı için hayatın normale döneceği günlere hazırladıklarını söyledi. Karaca, geyik, yabani keçi ve yaban koyunlarının da içinde olduğu nesli tükenme tehlikesinde olan yabani hayvanları bizzat kendisi yemleyen Başkan Aşgın, “Buradaki hayvanlarımızın beslenme ve bakımlarını yaz kış demeden aksatmadan yapıyoruz. Sadece buradaki hayvanlar değil; hep birlikte aynı şehri paylaştığımız tüm sokak hayvanlarımızı da her gün beslenme ve sağlık konularında yalnız bırakmıyoruz. Özellikle Veteriner İşleri Müdürlüğümüz ve hayvan haklarıyla ilgili bazı sivil toplum örgütlerimizle beraber yaptığımız organizasyonlarla sokak hayvanlarımızı yemliyor, onların aşı ve bakımlarını yapıyoruz. Aynı gök kubbenin altında yaşıyoruz ve tüm sokak ve yaban hayvanları da bize emanet.” dedi.

    Aşgın, evde kal sloganını yineleyerek, sokak ve yaban hayvanlarının bakımlarını belediye olarak tüm hayvanseverlerin yerine Çorum Belediyesi’nin yaptığını ve vatandaşların tehlike tamamen geçene kadar evlerinde kalmaya özen göstermeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

  • Giderken Mektup Bıraktılar

    Giderken Mektup Bıraktılar

    Suudi Arabistan’dan getirilerek Çorum’da karantina altına alınan 314 kişi 28 Nisan itibariyle karantina sürelerini tamamlayıp Çorum’dan ayrılmıştı.

    Karantina sürecinde kendilerine gösterilen ilgiden memnun kalan misafirler Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’a bir mektup yazarak Çorum halkı ve tüm yetkililere misafirperverlikleri için teşekkür etti.

    İskilipli Atıf Hoca Öğrenci Yurdunda geçirdikleri 14 günlük karantina süresi boyunca Çorum Valisi Mustafa Çiftçi ve Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın başta olmak üzere tüm Çorum halkından yakın ilgi ve alaka gördüklerini ifade eden Hamit Uluç Aklar isimli vatandaş, yazdığı mektubunda “Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Agşın, odalarımıza Çorum leblebisi ve Çorum tanıtım kitabı gönderip bizlere hediye etti. Ayrıca, kendisi de şahsen gelip bütün ilgililer ile birlikte 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın 100. Yılını coşkuyla kutladık. Bayraklar dağıtıldı, bando geldi, birlikte şarkılar söyledik.” diyerek duyguların ifade etti.

    Karantinada kalan bir vatandaş da karantina günlerinde Belediye Başkanı Aşgın’ın jest ve ikramlarından duyduğu memnuniyeti ifade ederken başka bir vatandaş ise duygularını “Çorum Belediye Başkanı Sayın Dr. Halil İbrahim Aşgın’a bizlere geldiğimiz günden bugüne, göstermiş olduğu mütevazı ve misafirperverliğinden dolayı çok teşekkür ederim. Çalışmalarında daha güzel bir Çorum için büyük başarılarınızın devamını temenni ederim” ifadeleriyle kaleme aldı.

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da karantinadaki vatandaşlar için “Onlar bizim misafirlerimiz” diyerek “Öyle büyük bir devletimiz var ki, bir tek vatandaşını bile dünyanın hiç bir yerinde bırakmadı. Bunun birebir şahitlerini şehrimizde misafir ettik. Bu sahabeler şehrinden, medeniyetin ve hoşgörünün merkezinden misafirlerimizi sağlıklı ve hoşnut bir şekilde göndermiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Tadilatı Devam Ediyor

    Tadilatı Devam Ediyor

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Nikah Sarayında başlatılan tadilat çalışmalarını yerinde inceledi.

    Başkan Yardımcısı Zübeyir Tuncel ve Etüd Proje Müdürü Köksal Çöldaş’tan çalışmalarla ilgili bilgiler alan Başkan Aşgın, çalışmaların aksatılmadan hızlı bir şekilde tamamlanması talimatı verdi.

    Yunus Emre Parkında bulunan Nikah Sarayında, zamanla meydana gelen deformeler ve su sızıntıları nedeniyle tadilat çalışması başlattıklarını belirten Başkan Aşgın, “Nikah Sarayımız ihale şartnamemizde de belirtilen eksikliklerin tamamlanmasıyla birlikte yeni görünümüne kavuşacak ve hemşehrilkerimizin hizmetine sunacağız. Buradaki tadilat işleri tamamlanana kadar nikah işlemleri geçici süreyle Şehitler Parkında oluşturduğumuz evlendirme dairesinde gerçekleştirilecek.” dedi.

  • Belediye Kendisi Yapıyor

    Belediye Kendisi Yapıyor

    Çorum Belediyesi, koronavirüs tedbirleri kapsamında en çok ihtiyaç duyulan malzemelerden olan maske üretimini sürdürürken bu maskelerin dezenfeksiyon işlemlerini de artık Belediye bünyesinde yapmaya başladı.

    Buhara Kültür Merkezinde üretilen maskeler yine burada dezenfekte istasyonuna dönüştürülen iki sınıfta maskelerin dezenfekte işlemleri gerçekleştiriliyor.

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Buhara Kültür Merkezinde iki sınıfın UV ışınlarıyla dezenfekte istasyonuna dönüştürüldüğünü belirterek “Belediyemiz Buhara Kültür Merkezi ve Engelli Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi dikiş atölyelerinde üretimi yapılan tek kullanımlık maskelerin dezenfektesini gaziantep escort bayan de yine Çorum Belediyesi olarak kendimiz yapıyoruz. Semt pazarlarında, toplu ulaşım araçlarında ve Belediyemiz Vefa Grubu ile dağıtımı yapılan maskeler merkezlerimizde üretiliyor, dezenfektesi yapılıyor. Daha sonra paketleyip hemşehrilerimize ulaştırıyoruz.” dedi.

  • “Gıda Malzemeleri Mahalle Bakkalından”

    “Gıda Malzemeleri Mahalle Bakkalından”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı Agah Karapıçak, yaptığı açıklamada parti olarak koronavirüs tedbirleri kapsamında dükkanını kapatan küçük esnafın ve işsiz kalan vatandaşların yanında olduklarını söyledi.

    Her zaman küçük esnafın yanında olduklarını belirten Karapıçak, parti teşkilatı olarak dağıtacakları yardım kolilerinin gıda malzemelerini küçük esnafa destek olma adına mahalle bakkallarından aldıklarını ve yardım yapılan ihtiyaç sahibi insanların da mahcubiyet yaşamamaları adına gerekli hassasiyeti gösterdiklerini söyledi.

    Ramazan ayına kavuşmanın sevincini yaşadıklarını ifade eden Karapıçak, “İçinde bulunduğumuz mübarek Ramazan Ayında, Rabb’im tutmuş olduğumuz oruçları, yaptığımız ve yapacağımız hayr gaziantep bayan escort ve ibadetleri kabul eylesin. Bizi biz yapan değerlerimiz ise Ümmet olmanın inancı ve Millet olmanın bilincidir” dedi.

    “ZOR GÜNLERİ BİRLİK VE BERABERLİKLE YENECEĞİZ”

    “Nefislerin terbiye edildiği, yardımlaşmanın ve dayanışmanın sıklaştığı bu mübarek ayda, Rabb’im birliğimizi, beraberliğimizi bozmasın, daim eylesin” diyen Karapıçak, Aziz Türk Milletinin karşılaştığı her zorluğu birlik ve beraberlik ruhuyla, ortak manevi değerlerine sarılarak yendiğini ifade etti.

    Ramazan ayının hayr ve hasenat ayı olduğuna işaret eden Karapıçak, “Milliyetçi Hareket Partisi olarak, idrak etmekte olduğumuz Ramazan ayında, gücümüz ve imkanlarımız dahilinde oluşturduğumuz erzak kolilerimizle ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin sofralarında olmak istedik” diye konuştu.

    “DÜKKANI KAPATAN ESNAFIN VE İŞSİZ KALAN VATANDAŞIN YANINDAYIZ”

    İçişleri Bakanlığının yayınlamış olduğu genelge doğrultusunda “Koronavirüs” tedbirleri kapsamında dükkanlarını kapatan esnaflara ve işsiz kalan vatandaşlara karınca kararınca yardımda bulunmak istediklerine vurgu yapan Karapıçak, “Yerel ve küçük esnafımızı desteklemek adına da kolilerimiz mahalle bakkallarımız ile iş birliği çerçevesinde oluşturulacaktır. İhtiyaç sahibi her vatandaşımız bulunduğu mahallede belirlemiş olduğumuz mahalle bakkalından gıda kolisini temin edebileceklerdir. Bu sayede Çorum’un tüm mahallelerinde belirlediğimiz bakkallar aracılığı ile oluşturduğumuz gıda paketleri ihtiyaç sahiplerine ulaşacaktır” şeklinde konuştu.

    Yerel ve küçük esnafın ekonomik anlamda desteklendiğini kaydeden Karapıçak, “Hazırlamış olduğumuz gıda paketlerini mahalle halkını yakından tanıyan, hangi hanede hangi tencere boş, hangisi dolu kaynar bunu bilen mahalle esnafımız sayesinde de gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırmış olacağız” dedi.

    GIDA MALZEMELERİ MAHALLE BAKKALINDAN ALINDI”

    Küçük esnafa destek için yardım kolilerini mahalle bakkallarına hazırlattıklarını kaydeden Karapıçak, hazırlanan yardım kolilerini ihtiyaç sahibi vatandaşları zor durumda bırakmamak adına ifşa etmeden kendilerine ulaştırdıklarını söyledi.

    İslam aleminin Ramazan ayını tebrik eden Karapıçak, “Milliyetçi Hareket Partisi Çorum İl ve Merkez İlçe Teşkilatı olarak, karınca kararınca, Yönetim Kurulu Üyesi arkadaşlarla yapacağımız bu yardımların hakkaniyet ve halis niyetlerle yerine ulaşması temennilerimizle bütün İslam aleminin Ramazan-ı şerifini tebrik ediyor, insanlığın huzuruna, milletimizin yükselişine vesile olmasını Cenab-ı Allah(c.c)’tan niyaz ediyorum” şeklinde açıklamada bulundu.

  • Vargeloğlu, Ordu Milli Eğitim Müdürü Olarak Atandı

    Vargeloğlu, Ordu Milli Eğitim Müdürü Olarak Atandı

    Karabük İl Milli Eğitim Müdürü Sungurlulu hemşehrimiz Mehmet Fatih Vargeloğlu, Ordu İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atandı.

    Ordu Milli Eğitim Müdürü Kutlu Tekin Baş, Mersin’e İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olarak atanırken, yerine Karabük İl Milli Eğitim Müdürü hemşehrimiz Mehmet Fatih Vargeloğlu getirildi.

    Mehmet Fatih Vargeloğlu, 1979 yılında Sungurlu’da doğdu, ilk ve orta öğrenimini Sungurlu’da tamamladı. 2001 Yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun olan Vargeloğlu, 2006 yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Felsefe ve Din Bilimleri (Din Eğitimi) alanında Yüksek Lisans yaptı. 2012 yılında Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünü bitirdi.

    2001 yılında mesleki kariyerine öğretmen olarak başlayan Vargeloğlu, 2006 yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığının çeşitli kademelerinde yönetici olarak görev yaptı. 27 Haziran 2016 tarihinde İzmir Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olarak atanan Vargeloğlu, 23.11.2018 tarihine kadar bu görevini sürdürdü.

    Millî Eğitim Bakanlığımızca Karabük İl Millî Eğitim Müdürü olarak görevlendirilen Vargeloğlu, 26 Kasım 2018 tarihi itibariyle görevine başladı.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın Yerel, Ulusal ve Uluslararası projelerinde görev alan ve birçok Sivil Toplum Kuruluşunda çalışan Vargeloğlu, 28 Kasım 2017 tarihinde kuruluşunu yaptığı Yeşilay Cemiyeti İzmir Şubesi Başkanlığı görevinden 05.05.2019 tarihinde ayrıldı.

    Mehmet Fatih Vargeloğlu, İngilizce ve Arapça bilmekte olup, evli ve iki çocuk babasıdır.

  • Kızılay Maske ve Dezenfekte Dağıttı

    Kızılay Maske ve Dezenfekte Dağıttı

    Türk Kızılayı Sungurlu Koordinatörü İbrahim Çırakoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında vatandaşlara ücretsiz maske ve dezenfektan dağıttı.

    Kızılay Genel Merkezi tarafından gönderilen maske ve dezenfektanları Çırakoğlu, beraberindeki Kızılay gönüllüleri ile birlikte kentin birçok noktasında esnaf ve vatandaşlara ulaştırdı.

    Çırakoğlu ve gönüllüler, vatandaşları sosyal mesafe kuralına uymaları yönünde uyararak, maske ve dezenfektanları takdim etti.

    Çırakoğlu, “Koronavirüs ile mücadele kapsamında gerek yurtta gerekse il genelinde çeşitli tedbirler alınmaktadır. Tedbirler kapsamında Türk Kızılayı Sungurlu İlçe Temsilciliği olarak esnafımıza ve vatandaşlarımıza ücretsiz maske ve dezenfektan dağıttık. Kızılay gönüllülerimiz her vatandaşımızın ihtiyacına koşmaktadır.” ifadelerini kullandı.

  • “Bizler, Ekmek Kavgasının Kutsallığına İnanırız”

    “Bizler, Ekmek Kavgasının Kutsallığına İnanırız”

    Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Selim Aydın, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle aşağıdaki mesajı yayınlayarak, tüm çalışanların gününü kutladı.

    “Bizler, ekmek kavgasının kutsallığına inanırız” diyen Aydın, “Helal kazanç sağlarken hayatını kaybedenlerin şehitlik mertebesinde değerlendirilmesi de emeğin mübarek bir değer olduğunu ortaya koyar. Bu nedenle, alın terini akıtıp, evine ekmek götürme telaşında olan çalışanlarımızın, hak ettiği saygıyı görmesi ve emeğinin karşılığını alması gerekmektedir” dedi.

    Bütün çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü kutlayarak açıklamasına devam eden Aydın, “İlkemiz önce ülkemiz” parolasıyla, başta devletimizin birliği ve bütünlüğü; milletimizin kardeşlik, huzur ve mutluluğu olmak üzere “Dik baş, tok karın, mutlu yarın” diyerek kamu görevlilerimizin hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için mücadele ediyoruz. Türkiye Kamu-Sen olarak mücadelemizin, Devletimizin kuruluş felsefesine uygun bir biçimde, muasır medeniyet seviyesine ulaşmak için olduğunu özellikle vurgulamak isteriz” şeklinde ifade etti.

    Hakların alınması için 1 Mayıs’ın bir fırsat olduğunu ifade eden Aydın, açıklamasında şu ifadeleri kullandı;

    “Çalışanın hakkını alması için verdiğimiz mücadelede, sesimizin daha gür çıkması, sorunlarımızın gündeme getirilmesi ve çözüm yollarının bulunması konusunda 1 Mayıs’ı bir fırsat olarak görüyoruz. Ülkenin toplam gelirinden, herkesin adil miktarda pay alamaması, paylaşım sırasında belli grup ya da kişilerin kollanması, gelir dağılımının bozulmasına, haksızlığa ve yersiz zenginleşmeye neden olmaktadır. Haksız kazanç ve yersiz zenginleşmenin sonucunda; açlık ve yoksulluk tehlikesiyle baş başa kalan ve çalıştığı halde geçimini sağlayamayan bir toplum ortaya çıkar.
    Ne yazık ki günümüzde çalışmak, düşük ücretler nedeniyle artık yoksulluğu önlemeye yeterli gelir sağlamamaktadır. Hiçbirimiz çalıştığı, çabaladığı halde yoksul olmak istemeyiz. Kimsenin emeğinin sömürülmesine göz yumamayız. Bu noktada ortak çıkarlarımızı korumak için bir araya gelerek, güç birliği yapmamız zorunlu hale gelir. Bu nedenledir ki 1 Mayıs’ın; emeğinden başka sermayesi olmayan çalışan, işsiz, yoksul, esnaf ve ev hanımlarının bir araya gelerek hakları için seslerini yükselttiği ve güç birliği yaptığı gün olması gerektiğine inanıyoruz.

    Geçtiğimiz yıl milli mücadelemizin başlangıcının 100. yılı olması münasebetiyle 1 Mayıs’ı milli mücadelemizin başlangıç noktası, Samsun’da büyük bir katılımla ve coşkuyla kutlamış, milli birlik, milli egemenlik, milli devlet ve milli sendika için her alanda yeniden milli bir mücadele başlattığımızı ifade etmiştik. Bu yıl da 23 Nisan 1920’de elde ettiğimiz milli egemenliğimizin 100. yılını kutlamanın coşkusu ve gururu içindeyiz. Ne yazık ki, küresel salgın nedeniyle bu coşkumuzu alanlara, sokaklara, işyerlerine taşıyamıyoruz.

    İçinden geçmekte olduğumuz bu zor günlerde, hayatımızın normal akışında seyretmesi işçisinden memuruna, zanaatkarından esnafına kadar her şart altında fedakârca emek harcayan çalışanlarımız vasıtasıyla mümkün olmaktadır.

    Bugün salgına karşı en büyük gücümüz, başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere bütün kamu görevlilerimizin ve çalışanlarımızın fedakâr hizmetleridir. Hepimizin sağlık kaygısı nedeniyle evlerine kapandığı şu günlerde devletimizin posta, zabıta, belediye, itfaiye, güvenlik, ulaşım, vergi, tapu, tarım ve ormancılık, diyanet, eğitim, sağlık, kültür, sanat, elektrik, su, altyapı hizmetleri kesintisiz olarak devam ediyorsa elbette bunu canları pahasına hizmet yürüten kamu görevlilerimize borçluyuz.

    Böylesine olağanüstü bir dönemde kamu hizmetlerinin devamlılığının ve güvenceli istihdamın önemi bir kere daha ortaya çıktı. Kamu görevlilerinin taleplerinin beyhude bir istek değil bir gereklilik olduğu bir kere daha görüldü. Yaşananlar, bizlere emeğin ne denli kutsal bir değer olduğunu bir kere daha gösterdi.

    Bugüne kadar uygulanan sosyal ve ekonomik politikalar, işsizliği, sözleşmeli, güvencesiz, esnek ve kuralsız çalışmayı yaygınlaştırdı, reel ücretler azaldı, geçim zorlaştı. Salgın nedeniyle işsizlik daha da arttı, gelir düştü, güvencesiz ve esnek çalışmanın temel çalışma sistemi olabileceği dahi tartışılmaya başlandı.

    Salgından sonra özellikle çalışma hayatının büyük bir dönüşüm yaşayacağı açıktır. Bu dönüşümün çalışanlarımız aleyhine, güvencesizliği körükleyecek, ücretlerin düşmesine neden olacak şekilde gelişmemesi için daha fazla örgütlenmeye ve her zamankinden daha fazla mücadeleye ihtiyacımız olacaktır. İçinde bulunduğumuz durum, yalnızca ülkemizin değil tüm dünyanın ortak sorunudur. Bizler bu sürecin haklarımızın kısıtlanmasına değil emeğin ve emekçinin değerinin anlaşılarak haklarının teslim edilmesine vesile olmasını istiyoruz.

    Tüm çalışan örgütleri; bundan sonra görüş ayrılıklarını bir kenara komalıdır. İşçisiyle, memuruyla, işsizi ve emeklisiyle hep birlikte büyümesine katkıda bulunduğumuz milli gelirin hakça paylaşılması, sosyal devlet ilkesinin hayata geçirilmesi ancak adaletsizliğe “dur” diyen bireyler ve kurumların çoğalmasıyla mümkün olacaktır.

    Her zaman ifade ettiğimiz gibi biz,
    • Huzurlu ve insan onuruna yaraşır bir yaşam istiyoruz.
    • Esnek ve güvencesiz istihdam modellerinin kaldırılmasını, tüm kamu görevlilerinin kadrolu, aile birliğinin teminat altına alındığı güvenceli bir istihdam sisteminde tek çatı altına toplanmasını istiyor, Devletin memuruna sıfat olarak harfler ve rakamlar değil, Devletin kadrolu memuru sıfatı yakışır diyoruz.
    • Her alanda adalet ve liyakatin esas alındığı, hak eden memurun hak ettiği göreve yükselebildiği bir sistem istiyoruz.
    • Enflasyon kadar zam çıkmazından kurtulmak istiyoruz.

    • Nimette de külfette de adalet istiyoruz. Büyümeden pay istiyoruz. Adil bir gelir dağılımı istiyoruz.
    • Ailesinin insanca yaşamasına yetecek düzeyde ücret alan kamu çalışanı görmek istiyoruz.

    • Kamu görevlileri ile birlikte tüm çalışanların örgütlenme, toplu sözleşme ve grev haklarını özgürce kullanabildiği bir ülke istiyoruz.
    • Şeffaf ve adil bir yönetim istiyoruz.
    • Çalışma barışını sağlamış, yönetime katılma hakkı olan çalışanlar görmek istiyoruz.
    • Geleceğe güvenle bakan, birbirine saygılı, mutlu, müreffeh, muasır medeniyet seviyesinin de üzerine çıkmış bir toplum istiyoruz.

    Türkiye Kamu-Sen olarak dayanışma ruhu içinde bir araya geldiğimiz, demokratik ve sosyal haklarımızı elde ettiğimiz, adaletli bir yapı içinde, yeniden meydanları coşkuyla doldurduğumuz 1 Mayıslarda buluşmak dileğiyle, tüm çalışanlarımızın Emek ve Dayanışma Gününü kutluyoruz” ifadelerini kullandı.

  • “Sapkın Sapıklar”

    “Sapkın Sapıklar”

    Memur-Sen ve Eğitim-Bir Sen Alaca İlçe Başkanı Kadir Şimşek, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı hedef alan sözlere ve girişimlere çok sert tepki gösterdi.

    Şimşek, yaptığı yazılı açıklamayla, cuma hutbesindeki mesajları nedeniyle hedef alınan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a destek verdi.

    “Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından Geçtiğimiz Cuma günü îrat edilen ve milletimizin değerlerini, ortak inancı ve hissiyatını yansıtan Cuma hutbesinde, Kur’an hükümlerinden bahsederek “neslin, ailenin, nesebin ve sağlığın korunması” anlatılmış, nikahsız ilişkiler ile sapkın ilişkilerin neden olduğu toplumsal zararlara dikkat çekilerek uyarılarda bulunulmuştur” diyen Şimşek yaptığı yazılı açıklamada;

    “Ancak bu hutbeden rahatsız olan, milletin değer ve inançlarıyla mesafeli olan bazı kuruluşlar hadlerini aşarak Diyanet İşleri Başkanımıza saldırmışlardır. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, LGBT gibi sapkın sapıklıkların dinimize göre haram olduğunu ve bu tip davranışlardan uzak durmak gerektiğini beyan etmiş, fakat bir kısım azgın azınlık tarafından Diyanet İşleri Başkanı hakkında suç duyusunda bulunulmuştur. Bazı CHP ve HDP milletvekillerinin de başını çektiği, İnsan Hakları Derneği (İHD), Ankara, İstanbul ve İzmir Baroları, Milletin ahlakıyla inancıyla ve değerleriyle çatışan cümleler kullanarak, İslam dinimizin yasakladığı LGBT, eşcinsellik, homoseksüellik gibi geçmişte LUT kavminin yaptığı iğrençliği savunan açıklamalar yapmışlardır” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Anayasal bir kurumdur olduğunu belirten Şimşek, “Prof. Dr. Ali Erbaş’da bu kurumun başkanıdır ve görevini yapmaktadır. Milletin değer yargılarını her geçen gün dejenere etmeye çalışan bu kurumları uyarıyoruz. Müslüman Türk aile yapısını bozmaya çalışmayın. Ateşle oynamayın. Bu tip davranışlara tahammülümüz yoktur. Sapıklıkları savunarak ve Türk toplumunda yaygınlaşmasını sağlayarak ne elde etmeye çalışıyorsunuz. Bazı CHP li belediye başkanları bizzat bu iğrenç yaşam tarzını savunmakta ve desteklemektedir. LGBTİ’li bir yaşam tarzına sahip olmak sapıklıktır. Bu yaşam tarzını savunmak da sapıklıktır ve Müslüman Türk toplumunda yeri yoktur.

    Buradan hükümete de sesleniyoruz. Bu sapıklıkların yaygınlaşmaması için bir an önce tedbir alınmalıdır. Bu sapıklıklar bu ülkede bizim gençlerimizi helak edecek. Yeni nesil bu konularda bilgisiz, duyarsız ve korumasız durumdadır. Televizyon dizileri kontrolden çıkmış durumda. TV dizilerinde nişanlı ve nikahlı kelimelerinden daha çok, aşk, sevgili, flört, çıkma, birlikte yaşam, birliktelik kelimeleri daha çok duyuluyor. Türk aile yapısı, TV dizileri ve filimleri ile dinamitleniyor. Biran önce çok geç olmadan tedbir alınmalıdır. RTÜK daha etkin çalışmalıdır. LUT kavminin başına gelen felaketin bizim de başımıza gelmesini istemiyorsak, azgın azınlığın tepkisinden, bağırıp çağırmasından korkmadan, bu iğrenç yaşam tarzı derhal Meclis tarafından çıkarılacak bir yasayla yasaklanmalıdır.Aksi halde yarın çok geç olacaktır.

    Ayrıca, İstanbul sözleşmesiyle aile yapımız dinamitleniyor. Bu sözleşmeden sonra kadına şiddeti azaltacağız diyerek şiddet daha da çoğaldı. Aile içinde ufak bir münakşa ile geçiştirilecek durumlar aile reisi olan erkeğe verilen uzaklaştırma kararları ile cinnetle sonuçlanmakta ve aile temellerinden sarsılmaktadır. Derhal bu sözleşme ve buna dfayalı kanuni düzenlemeler iptal edilmelidir.

    Milletin değerleri sahipsiz değildir. Bizler Memur-Sen ailesi olarak 1 milyon üyemiz ve milletimizle birlikte bu tip sapkın sapıklıkları özendirmeye çalışanları şiddetle kınıyor, Diyanet işleri Başkanımızın hutbesinin noktası ve virgülüne kadar katılıyor ve yanında olduğumuzu ifade ediyoruz” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

  • “Emek En Yüce Değerdir”

    “Emek En Yüce Değerdir”

    Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, dün olduğu gibi bugün de, emekçilerin kazanılmış haklarını yok edecek, tırpanlayacak, esnetecek hiçbir harekete izin vermeyeceklerini, emeğin yanında, emekçilerle birlikte olacaklarını, alın terinin karşılığının verilmesi için tüm güçleri ile mücadele edeceklerini vurguladı.

    ‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ dolayısıyla bir mesaj yayınlayan CHP İl Başkanı Tahtasız, “1 Mayıs ancak ve ancak emeği en yüce değer olarak gören bir anlayış işbaşında olduğunda, ülkemizde gerçekten bayram olarak kutlanabilecektir” dedi.

    1 Mayıs’ı koronavirüs salgını nedeniyle evlerimize kapanmak zorunda kaldığımız, emek kesiminin gerek işsizlik, gerek sömürü düzeninin getirdiği ezilmişlik, yokluk, gerekse iş kazaları ve iş cinayetlerinin gölgesinde karşıladıklarının altını çizen Tahtasız, emeğin ve alın terinin gerçek değerinin verilmesini ve emek kesiminin geleceğinin garanti altına alınmasını istediklerini kaydetti.

    CHP İl Başkanı Tahtasız, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Ülkemizde ve dünyada emek gücü, örgütlü mücadelesi sayesinde bugünkü konumunu elde etmiştir. 1 Mayıs, hakların elde edildiği, işçi emeğinin unutulmadığı, örgütlü mücadelenin bayram gününe dönüştüğü büyük bir mücadelenin sembolüdür.

    Bugün ülkemiz ve dünya genelinde Covid-19 salgınının yaşandığı bir dönemde 1 Mayıs’ı kutlayacağız. Bu yıl 1 Mayıs’ı meydanlarda kutlayamayacağız ancak birbirimizden uzakta da olsak işçilerimizle dayanışma içerisinde olacağız. İster meydanlarda, ister sokaklarda, isterse de evlerde olalım, hakkını alamayan son işçinin hakkını alacağı güne kadar işçi sınıfının örgütlü mücadelesi büyüyerek devam edecektir.

    Son yıllarda ekonomik krizin pençesinde işsizliğe ve yoksulluğa mahkûm olan emekçiler virüs salgının ortaya çıkardığı ekonomik yükün altında ezilmektedir. İşçiler ve emekçiler virüsten kurtulsa bile AKP iktidarının yarattığı düzende açlığa ve sefalete sürüklenmektedir.

    Mart ve sonrasında işsiz kalanlara ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçilere aylık 1177 TL’lik sefalet ücreti layık görülmüştür. Sözde işten çıkarmalar yasaklanırken ücretsiz iznin önü açılmıştır.

    Bu süreçte çalışamayan, işinden çıkartılan, gündelik yevmiye ile ayakta kalma mücadelesi veren tüm emek kesimine destek olunmalıdır. Kısa çalışma ödeneğinden yararlanma koşulları iyileştirilmeli, çalışanların kredi kartı, kira ve faturalarını ödeme konusunda her türlü destek sağlanmalıdır. İşçiye sağlıklı, güvenli çalışma ortamı sağlanmalıdır.

    Ülkemizde siyasal, sosyal ve ekonomik kriz derinleşmiş, toplumsal barış büyük yaralar almış, emek ve emekçi değersizleştirilmiştir. Adalet ve eşitlik kavramlarının içi boşaltılmış, kazanılmış tüm haklar emekçilerin elinden birer birer alınmaktadır. İşsizlik sürekli artmakta, iş kazaları ve iş cinayetlerinin önüne geçilememektedir.

    Cumhuriyet Halk Partisi, dün olduğu gibi bugün de, emekçilerin kazanılmış haklarını yok edecek, tırpanlayacak, esnetecek hiçbir harekete izin vermeyecek, emeğin yanında, emekçilerle birlikte olacak ve tüm gücü ile mücadele edecektir.

    Taşeronlaşmaya, iş cinayetlerine, açlık sınırının altındaki asgari ücrete, işçi kıyımlarına, sendikalaşmanın önüne konulan tüm engellere “dur” diyeceğiz.

    İşsizliğin çözüldüğü, iş cinayetlerinin son bulduğu, yoksulluk ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin düzeltildiği, üreten, istihdam yaratan bir Türkiye’nin yeniden temellendirildiği yarınlara olan inancımla tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum.”