Blog

  • Çorum Jandarma’dan Kasım Ayında Suçlulara Geçit Yok

    Çorum Jandarma’dan Kasım Ayında Suçlulara Geçit Yok

    Çorum İl Jandarma Komutanlığı, Jandarmanın Dedektifleri JASAT ve bağlı birliklerin yürüttüğü çalışmalar kapsamında, 01 Kasım – 30 Kasım 2025 tarihleri arasında haklarında çeşitli suçlardan UYAP arama kaydı bulunan 78 kişiyi yakaladı.

    Yakalanan şahıslardan 41’i tutuklanarak cezaevine teslim edilirken, 37’si işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

    Operasyonlar kapsamında yakalananlar arasında işledikleri suçlar ve aldıkları cezalar bakımından dikkat çeken bazı şahıslar şöyle ; “Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık” suçundan 26 yıl 3 ay 8 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir şahıs, “Tahsis Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık” suçundan 22 yıl 8 ay 4 gün kesinleşmiş cezası bulunan bir şahıs, “Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak” suçlarından 10 yıl 6 ay 15 gün cezası bulunan bir şahıs, “Yol Kesmek Suretiyle Silahla Birden Fazla Kişi ile Yağma” suçundan 9 yıl 4 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir şahıs, “Silahla Tehdit ve Hükümlü/Tutuklunun Kaçması” suçundan 7 yıl 10 ay 14 gün cezası bulunan bir şahıs, “Kendini Kamu Görevlisi veya Banka Çalışanı Olarak Tanıtarak Dolandırıcılık” suçundan 6 yıl 1 ay cezası bulunan bir şahıs, usta operasyonlarla yakalanan isimler arasında yer aldı.

    Jandarma yetkilileri; suç ve suçlulukla mücadelenin temel amacının suçluları adalete teslim etmek, potansiyel suçluları caydırmak, kamu vicdanını rahatlatmak ve gelecekte işlenebilecek suçların önüne geçmek olduğunu vurguladı.

    Çorum İl Jandarma Komutanlığı, özellikle hırsızlık olaylarının önlenmesine yönelik tedbirler ve aranan şahısların yakalanmasına ilişkin faaliyetlerin 7 gün 24 saat esasına göre kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi.

    Vatandaşların şüpheli durumları 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden Jandarma’ya bildirmesinin, olayların önlenmesi ve aydınlatılmasında büyük önem taşıdığı belirtildi.

  • Çorum Belediyesi Gençlik Korosu’ndan Konser

    Çorum Belediyesi Gençlik Korosu’ndan Konser

    Çorum Belediyesi Müzik Akademisi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Gençlik Korosu, hazırladığı özel konserle Çorum halkının karşısına çıkıyor. Şehrin genç yeteneklerinden oluşan koro, uzun süredir üzerinde çalıştığı geniş repertuvarını ilk kez dinleyicilerin beğenisine sunacak.

    Konser, 3 Aralık 2025 Çarşamba günü saat 19.30’da Devlet Tiyatro Salonunda gerçekleştirilecek. Gençlik Korosu’nun yeteneklerini sergileyeceği özel konserde, farklı müzik türlerinden seçilmiş birbirinden güzel eserler yer alacak.

    Çorum Belediyesi, tüm vatandaşları müzikle bezenmiş bu özel gecede şehrin genç yeteneklerine destek olmak üzere konsere davet etti.

  • “Modernizm Kuşatmasını Kırmalıyız!”

    “Modernizm Kuşatmasını Kırmalıyız!”

    Özgür-Der Çorum Temsilciliği 2025-2026 programları kapsamında seminerine devam ediyor. Bu hafta Raif Korkmaz ve Ömer İslam “Modern Dünya, Gazze Özelinde Yerel Dinamikler” başlıklı bir sunum gerçekleştirdiler.

    İlk sözü alan Raif Korkmaz, 1947’den günümüze Filistin işgalini görseller eşliğinde sunarak, tarihi arka planı ve yaşanmışlıklar hakkında bilgiler verdi. Siyonizmin sadece Filistin içinde değil, tüm dünya için bir tehdit olduğunu hatırlatarak, ölçüsü olmayan ve hiç bir hukuk tanımayan işgalcilerle barışın ve iki devletli bir çözümün mümkün olmayacağını vurguladı.

    Modernizm kuşatmasını kırmalıyız!

    Batılı hayat tarzı, tüm insanları kendi gibi düşünmeye, kendi gibi hissetmeye, inanmaya ve kendi gibi yaşamaya zorladığını hatırlatarak sözlerine başlayan Ömer İslam, modernizm insanlığın ulaşmış olduğu en ideal yaşam tarzı olduğu yalanına tüm dünyayı inandırdı.

    Tarihi keşifler ve istila politikaları, kölelik ve ticaret üçgeni ile kurdukları sistemin tarihi hakkında bilgi vererek şöyle devam etti; Dünyanın batı Avrupalılar tarafından yağmalanması ve söz konusu halkların kendi kendilerine yeterli olmaktan çıkarılması, kültürlerinin tahrip edilmesi, emperyalist güçler ve onların sözcüleri tarafından uygarlaştırma misyonu olarak sunuldu.

    Bugün karşı karşıya olduğumuz çevresel felaketler, Afrika’daki açlık, Irak işgali, Filistin’de yaşanan zulüm tüm bunlar tamamen batılı değerlerin ve batı modernizminin insanlığa bir armağanıdır. Böyle bir dünya düzeninde bu dev şirketlerin beslediği, başta ABD ve İngiltere’nin siyasi ve askeri destek verdiği, ulus devletlerin sessiz kaldığı modernliğin şımarık çocuğu İsrail azgınlığını sürdürmektedir. İsrail’in Gazze kuşatması ve Ortadoğu tecavüzlerinin sona ermesi insanlığın Batı modernliğinin kuşatmasını kırmasına bağlı olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.

    Program soru cevap ve dinleyicilerinde katkılarıyla sona erdi.

  • Karacaköy’de “Hayırlı Günler Komşum” Buluşması

    Karacaköy’de “Hayırlı Günler Komşum” Buluşması

    Milliyetçi Hareket Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde yürütülen “Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleri ile “Derdiniz Derdimizdir” gönül buluşmaları kapsamında MHP Çorum İl Başkanlığı, Karacaköy’de vatandaşlarla bir araya geldi.

    Gerçekleştirilen ziyaretlerde köy halkının kapıları tek tek çalınarak hem hâl hatır soruldu hem de vatandaşların talep ve görüşleri dinlendi. Samimi sohbetlerin yaşandığı buluşmada hemşehrilerle doğrudan temas kurmanın, onların sorunlarını yerinde dinlemenin önemine vurgu yapıldı.

    MHP Çorum İl Başkanı Mehmet İhsan Çıplak, köy halkıyla bir araya gelmenin kendileri için büyük anlam taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu aziz milletin her bir insanı bizler için kıymetlidir. Hemşehrilerimizin daha huzurlu, güvenli ve müreffeh yarınlara kavuşmaları temel gayemizdir. Vatandaşlarımızın huzuru ve karşılaştıkları her türlü mesele, her daim öncelikli gündemimizdir.”

    Ziyaretlerde, Bilge Lider Devlet Bahçeli’nin selamları köy halkına iletildi; teşkilatın çalışmaları ve gelecek hedefleri üzerine sıcak bir sohbet ortamı oluştu.

    MHP heyeti, gösterilen misafirperverlikten duydukları memnuniyeti dile getirerek başta köy muhtarı Salih Biçer olmak üzere tüm Karacaköy sakinlerine teşekkür etti.

    Vatandaşlara sağlık, huzur, bereket ve esenlik dolu bir hayat temennisinde bulunuldu.

    Ziyaret, samimi atmosferi ve güçlü gönül bağlarıyla tamamlandı.

  • Vali Çalgan, 9.200 Yeni Araçlık Dev Teslim Törenine Katıldı

    Vali Çalgan, 9.200 Yeni Araçlık Dev Teslim Törenine Katıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla Ankara’da düzenlenen “Jandarma, Emniyet ve Sahil Güvenlik Teşkilatına 9.200 Yeni Aracın Hizmete Alım Töreni” yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.

    Türkiye’nin güvenlik altyapısını güçlendirmeyi hedefleyen bu büyük teslim törenine, Çorum Valisi Ali Çalgan’ da iştirak ederek Çorum’u temsilen programda yer aldı.

    Törende; zırhlı araçlar, devriye araçları, olay yeri inceleme araçları, motosikletler, sahil güvenlik botları ve çeşitli teknik donanıma sahip birçok yeni aracın güvenlik birimlerine teslim edildiği açıklandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında güvenlik güçlerinin operasyonel kabiliyetlerinin artırılmasına yönelik yatırımların kesintisiz devam ettiğini vurgulayarak, “Milletimizin huzur ve güvenliği için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Vali Ali Çalgan, törende yaptığı değerlendirmede, güvenlik güçlerinin modern araç ve ekipmanlarla donatılmasının hem şehirlerde hem de kırsal alanlarda asayiş hizmetlerinin etkinliğini artırdığını belirtti.

    Çalgan, Çorum’da vatandaşların güvenliğini sağlamak için görev yapan tüm birimlerin, devletin sağladığı bu güçlendirme çalışmalarından faydalanmasının oldukça önemli olduğunu ifade etti.

    Program kapsamında, araçların tanıtımının ardından güvenlik birimlerine teslim süreci gerçekleştirildi. Tören, toplu fotoğraf çekimi ve araçların sergilenmesi ile sona erdi.

  • Kargı’da Salep Üretimi Yaygınlaşıyor

    Kargı’da Salep Üretimi Yaygınlaşıyor

    Çorum’un Kargı ilçesinde yürütülen tarımsal üretim faaliyetleri kapsamında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli ile birlikte salep üretimi yapılan bir işletme ziyaret edilerek arazi incelemelerinde bulunuldu.

    Bakanlık tarafından izne tabi bitkiler arasında yer alan salep yetiştiriciliğine ilişkin üreticiye gerekli bilgilendirmeler yapıldı. Ziyarette, kültürel işlemlerde dikkat edilmesi gereken noktalar detaylı şekilde aktarılırken, sezon boyunca teknik desteğin sürdürüleceği özellikle vurgulandı.

    Kargı’da alternatif ürünlerin yaygınlaştırılması, katma değer oluşturan üretim modellerinin artırılması ve üreticilerin bilinçli tarım uygulamalarına yönlendirilmesi amacıyla çalışmaların aralıksız devam ettiği ifade edildi.

  • Çorum “Pilot” İl Seçildi

    Çorum “Pilot” İl Seçildi

    Daha sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen “Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası” kapsamında Çorum, Türkiye genelinde pilot il olarak belirlendi.

    Bu çerçevede, Bakanlık Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanlığı Şube Müdürü Ahmet Güngör, İl Tarım ve Orman Müdürü Hasan Taş ve Gıda ve Yem Şube Müdürü Alaattin Bal, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ı ziyaret ederek kampanyanın detaylarını paylaştı.

    Ziyarette kampanyanın uygulama süreci, hedefleri ve halk sağlığına katkıları konusunda karşılıklı istişarelerde bulunuldu.

    Heyet ayrıca kampanyaya destek verecek fırın işletmelerini ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde inceledi; tam buğday ekmeğinin üretimi, uygulama prosedürleri ve fırıncıların görüşlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Tam tahıl tüketimi hastalık risklerini ciddi oranda düşürüyor

    Bilimsel araştırmalara göre düzenli tam tahıl tüketimi, birçok hastalık riskini önemli ölçüde azaltıyor:

    • Kalp hastalıkları riski: %25–36 azalma
    • Tip-2 diyabet riski: %21–27 azalma
    • Sindirim sistemi kanserleri riski: %21–43 azalma
    • Obezite riski: %47 azalma

    Sağlık etkilerinin yanı sıra kampanya, daha bilinçli beslenme alışkanlıklarının toplum geneline kazandırılmasını da hedefliyor.

    Resmî Gazete hatırlatması: Ekmek israfının önlenmesi ve tam buğday ekmeğinin yaygınlaşması vurgulandı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanarak 02.04.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan “Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası” konulu Başbakanlık Genelgesinde, tam buğday ekmeğinin yaygınlaştırılmasına özellikle vurgu yapılmıştı. Genelgede:

    “Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası, tam buğday ekmeğini yaygınlaştırma amacını da içine alacak şekilde tüm kurum ve kuruluşlarca iş birliği içerisinde yürütülecek; ekmeğin israf edilmemesi bilincinin tüm fertler için bir yaşam biçimi haline gelmesi özendirilecektir.” ifadeleri yer almıştı.

    Amaç: Toplum sağlığını iyileştirmek ve sağlık harcamalarını azaltmak

    Pilot il olarak Çorum’da yürütülen çalışmalarla hem vatandaşların daha sağlıklı beslenmesi, hem yaşam kalitesinin artırılması, hem de uzun vadede sağlık sistemi üzerindeki yükün azaltılması hedefleniyor.

    Kampanyanın başarıya ulaşması için tüm kurumlar, yerel yönetimler, fırın işletmeleri ve vatandaşların iş birliği büyük önem taşıyor.

  • Kuru Üzümde “Toksin” Sorununa Bilimsel Çözüm Buldular

    Kuru Üzümde “Toksin” Sorununa Bilimsel Çözüm Buldular

    Türkiye’nin dünya pazarının yüzde 32’sini elinde tutarak pazar lideri olduğu kuru üzüm ihracatında en büyük risk olan ’toksin’ sorunu, Hitit Üniversitesinde geliştirilen projeyle tarih oluyor. Mayalardan üretilecek antimikrobiyal maddelerle 500 milyon dolarlık ihracatı tehdit eden risk ortadan kalkacak.

    Hitit Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, gıda güvenliğini tehdit eden ve insan sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturan küflerle ilgili yürüttüğü projede önemli bir aşamaya geldi. Öğretim elemanı Dr. Tuba Büyüksırıt Bedir’in yürütücülüğünde, Prof. Dr. Bülent Kabak’ın danışmanlığında hazırlanan proje, TÜBİTAK 3501-Kariyer Geliştirme Programı kapsamında 1 milyon TL bütçe ile desteklenmeye hak kazandı. Türk bilim insanları, gıdalarda oluşan kanserojen küfleri kimyasal ilaçlarla değil, doğal olarak elde edilen “antagonistik mayalar” ile yok ederek hem ülke ekonomisine katkı sağlamayı hem de halk sağlığını korumayı hedefliyor.

    500 milyon dolarlık ihracattaki risk ortadan kalkacak

    2023 verilerine göre dünyadaki 856 bin tonluk kuru üzüm ihracatının 277 bin tonunu tek başına karşılayan ve dünya pazarındaki yüzde 32’lik ihtiyacı karşılayan Türkiye, yaklaşık 500 milyon dolar gelir elde ediyor. Yürütülen projeyle özellikle kuru üzüm ihracatında en büyük risk olan ’toksin’ sorunu tarih olacak. Proje kapsamında sentetik ve kimyasal ilaçlar yerine “antagonistik mayalar” adı verilen mikroorganizmaları kullanan araştırmacılar, özel mayalar sayesinde zararlı küflerin çoğalmasını baskılayıp toksin üretmelerini engelledi. Projeyle kuru üzüm başta olmak üzere çeşitli hububatlarda görülen ve karaciğer-böbrek hasarından kansere kadar birçok hastalığa yol açan zehirli küflere karşı biyolojik bir savaş açılıyor. Akademik literatüre de önemli katkılar sunacak olan çalışma, gıda sanayisinde sentetik koruyucuların yerini doğal biyolojik ajanların alması konusunda öncü bir model olacak.

    “Toksinleri biyolojik olarak engellemeyi hedefliyoruz”

    Projeyle ilgili bilgi veren Hitit Üniversitesi Gıda Mühendisliği Öğretim Elemanı Dr. Tuba Büyüksırıt Bedir, “Hazırladığımız TÜBITAK 3501 projemizde zehirli toksinler üreten küflerin engellenmesinde doğal, bütçe dostu, etkili, sürdürülebilir bir yöntemle dünyada yaklaşık 850 bin ton yıllık ihracatı yapılan ve dünyadaki ihtiyacın yüzde 32’lik kısmını Türkiye’nin karşıladığı kuru üzümler üzerine çalışıyoruz. Kuru üzümlerin ihracatında ülkeden gönderildikten sonra sınırda kontroller yapılmakta ve ürünler kabul edilmeden önce belirlenen limit değerlerini aşan ürünler için önlem alınmaktadır. 2020-2025 yılları arasında yapılan rasff (gıda ve yem için hızlı uyarı sistemi) bildirileri ile yaklaşık 64 tane bildirim yayınlanmış ve bu bildirimlerin yaklaşık yüzde 25’lik kısmının Türkiye orijini olduğu bilinmektedir. Bu ülkemiz açısından dünyada ihracatta birinci sırada olduğumuz kuru üzümler için acilen bir önlem almamızı gerektirmektedir. Bu amaçla bizim yaptığımız projede zehirli toksinler üreten küflerin engellenmesi ve baskılanmasını, ayrıca tarlada ve hasattan sonra doğal olarak oluşan uygun olmayan depolama şartlarında saklanan ürünlerde oluşan toksinlerin engellenmesini ve bu kapsamda mayalardan ürettiğimiz antimikrobiyal maddelerle biyolojik olarak engellenmesini hedef almaktayız” dedi.

    “İhracatta lider olduğumuz kuru üzüm sektörüne ekonomik katkı sağlamayı amaçlıyoruz”

    Projenin hem sağlık hem de ekonomik açıdan ülkeye önemli katkı sağlayacağını dile getiren Dr. Bedir, “Hem kanserojen etkisi bulunan hem de böbrek hastalıklarına yol açabilen, aynı zamanda bağışıklık sistemini zayıflatan toksinlere karşı bir önlem almayı hedefliyoruz. Bu çalışma kapsamında mikroorganizmalardan doğal yollarla antimikrobiyal maddeler üretilecek. Bu maddeler, paketleme öncesinde kuru üzümlerin yıkama aşamasında belirli yoğunluklarda uygulanacak. Bu uygulama sayesinde toksinler hem bağlanarak etkisiz hale getirilecek hem de azaltılarak sonraki oluşumlarının önüne geçilebilecek. Böylece toksinlerden arındırılmış, sağlıklı ve güvenli gıdayı tüketiciye sunmayı, aynı zamanda ihracatta lider olduğumuz kuru üzüm sektörüne ekonomik katkı sağlamayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

  • Çorum’da İlaçlama Sonrası Kimyasal Zehirlenme Şüphesi!

    Çorum’da İlaçlama Sonrası Kimyasal Zehirlenme Şüphesi!

    Çorum’da bir apartman dairesinde yapılan haşere ilaçlaması sonrası ortaya çıkan kimyasal zehirlenme şüphesiyle ilgili Çorum Valiliği açıklama yaptı. Valilik, sosyal medyada ve bazı internet haber sitelerinde yer alan paylaşımlar üzerine kamuoyunu bilgilendirme gereği duyulduğunu belirtti.

    Olay, 29 Kasım 2025 tarihinde saat 19.04 sıralarında Merkez İlçe Varinli Caddesi’nde meydana geldi. Bir apartman dairesinde gerçekleştirilen haşere ilaçlamasının ardından bina sakinleri kötü koku ve rahatsızlık hissettiklerini belirterek kimyasal zehirlenme şüphesiyle ihbarda bulundu.

    İhbar üzerine 112 Acil Sağlık ekipleri 3 dakika içinde adrese ulaştı. İlk müdahalenin ardından iki çocuk ve anneleri Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastalarda bulantı ve kusma şikayetleri görüldüğü, genel sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

    Saat 19.32’de gelen ikinci ihbar üzerine AFAD ekipleri de bölgeye sevk edilerek dairede kimyasal ölçümler yaptı. Yapılan ölçümlerde ilaçlama sonrası uçucu organik bileşik (VOC) tespit edildi. Olaydan 3 aileden toplam 8 kişi etkilendi.

    Hastaneye kaldırılan vatandaşların hiçbirinin hayati tehlikesinin bulunmadığı, tedbir amaçlı olarak yetişkinlerin 8 saat acil serviste, çocukların ise 24 saat serviste müşahede altına alındığı bildirildi.

    AFAD ekiplerinin yaptığı incelemede ilaçlanan dairenin çocuk odasında kalıntıya rastlanırken, binanın ortak alanlarında ve diğer dairelerinde herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmadı.

    İlaçlamayı gerçekleştirdiği belirlenen A.U. isimli şüpheli gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Olayla ilgili adli ve idari tahkikatın titizlikle sürdürüldüğü ifade edildi.

    Çorum Valiliği, yaşanan gelişmelerle ilgili kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceğini duyurdu.

  • “Sungurlu Gelişirse; Çorum Kalkınır, Türkiye Büyür”

    “Sungurlu Gelişirse; Çorum Kalkınır, Türkiye Büyür”

    Sungurlu’nun son yıllarda ortaya koyduğu gelişim hamleleri, yalnızca yerel ölçekte değil; Çorum’un sosyo-ekonomik kapasitesini, İç Anadolu’nun canlılığını ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerini doğrudan etkileyen stratejik bir süreç olarak değerlendiriliyor.

    Anadolu’nun merkezinde yer alan Sungurlu, ulaştırma ağlarının kesişim noktasındaki konumu, sanayi, tarım ve lojistik potansiyeli ve toplumdaki dinamik yapısıyla Türkiye’nin orta vadeli kalkınma politikalarında kritik bir rol üstleniyor. İlçede yaşanan gelişme, doğal bir akışla Çorum’un ekonomik ve sosyal altyapısını güçlendirirken, İç Anadolu’ya da yeni bir hareketlilik kazandırıyor. Bu ivme, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlayan önemli bir unsur olarak gösteriliyor.

    Uzmanlara göre, Türkiye’nin içinde bulunduğu jeopolitik şartlar değerlendirildiğinde, deprem riski görece düşük olan ve ülkenin dört bir yanına eşit erişim sağlayan İç Anadolu hattı, en güvenli ve en stratejik yatırım bölgesi konumunda bulunuyor. Tarım ile sanayinin birlikte gelişebildiği bu bölgenin güçlenmesi, hem ekonomik direnç hem de toplumsal ve siyasi istikrar açısından önem taşıyor. Bu nedenle Sungurlu’da yapılan her yatırım, yalnızca yerel bir adım değil; ulusal ölçekte stratejik bir hamle olarak görülüyor.

    Yetkililer, Anadolu merkezli kalkınmanın Türkiye’nin uzun vadeli geleceği için “vazgeçilmez bir teminat” olduğuna dikkat çekiyor. İstanbul, İzmir ve Bursa gibi büyükşehirler ülkenin önemli merkezleri olsa da, Sungurlu, Delice, Kızılırmak gibi ilçeler ile Çorum, Tokat, Amasya, Yozgat, Kırşehir, Kırıkkale ve Çankırı gibi illerin güçlendirilmediği bir senaryoda Türkiye’nin gerçek anlamda ilerlemesinin mümkün olmadığı belirtiliyor.

    Öte yandan bazı çevrelerin Anadolu’nun kalkınmasına yönelik ideolojik veya çıkar odaklı yaklaşımlarla engel çıkarmaya çalıştığı da ifade ediliyor. Bu tutumların hem devlet aklıyla hem de tarih bilinciyle çeliştiği vurgulanırken, “Anadolu güçlenirse Türkiye güçlenir” gerçeğinin altı çiziliyor.

    Sonuç itibarıyla Sungurlu’da yaşanan gelişimin yalnızca bir ilçe ölçeğinde ele alınmaması gerektiği, bu sürecin Çorum’un kalkınmasına, İç Anadolu’nun hareketlenmesine ve Türkiye’nin geleceğinin sağlamlaştırılmasına hizmet eden geniş kapsamlı bir vizyonun parçası olduğu belirtiliyor. Anadolu merkezli kalkınmanın, Türkiye’nin geleceği açısından artık stratejik bir zorunluluk hâline geldiği ifade ediliyor.

    Yetkililer, “Türkiye’nin istikbal sigortası Anadolu’dadır. Anadolu’nun yeniden yükselişi, milletimizin geleceğini güvence altına alacak en güçlü dayanağımızdır.” değerlendirmesinde bulundu.