Blog

  • 200 Aileye Giysi Ve Gıda Dağıtımı Yapıldı

    200 Aileye Giysi Ve Gıda Dağıtımı Yapıldı

    Cansuyu Yardımlaşma Derneği, Çorum genelinde yaptığı son yardım çalışması ile toplam 200 aileye gıda paketi ve giysi yardımı dağıttı.

    Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, yardıma muhtaç olan aileler için düzenlediği son çalışmalarla yüzlerce kişiye ulaştı. Bir süredir hazırlıkları yapılan yardımlar yüzlerce aileye ulaştırıldı.

    HAYIRSEVERLERE TEŞEKKÜR EDİYORUZ
    Cansuyu Derneği’nin Çorum Temsilcisi Emrah Öztekin ise derneğin yardım çalışmalarına devam ettiğini ifade ederek; “Dünyanın birçok bölgesine yardımlar ulaştırıyoruz ama önceliğimiz elbette kendi mahallemiz, kendi şehrimiz ve kendi ülkemizdir. Bizim ülkemizde de çok sayıda yardıma muhtaç insan yaşamaktadır ve biz elimizden geldiğince bu kardeşlerimize can suyu olmaya çalışıyoruz. Hayır sever vatandaşlarımıza da bu yardımları yaptıkları için teşekkür ediyoruz” dedi.

    HÜZNÜ VE SEVİNCİ BİR ARADA YAŞIYORUZ

    Cansuyu derneği Çorum Temsilcisi Emrah Öztekin, ihtiyaç sahiplerini hüznü ve sevinci bir arada yaşadıklarını söyledi.

    Öztekin; “Yardıma muhtaç ve birçok sorunla boğuşmak zorunda kalan insanları görünce üzülüyor ve ufacık yardımlarla nasıl mutlu olduklarını görünce de sevince boğuluyoruz. Allah yardım etsin ve bizlere de onlara daha fazla sahip çıkma imkanı versin” şeklinde konuştu. Bizlere gelen kardeşlerimiz bunlara nereden ulaştınız nereden buluyorsunuz diye sorularla karşılaşıyoruz.Biz de Cansuyu derneğimize yapılan başvuruları değerlendirip, yerinde araştırma yaparak ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin direk kendilerine, bizlere verilen emanetleri ulaştırıyoruz. Siz de Cansuyu Derneğimizle iletişime geçerek bu kardeşlerimizin yüzünün gülmesine sağlayabilirsiniz. Bu kış günlerinde yardıma muhtaç kişileri unutmayan hayırseverlere teşekkür ediyor, Cenabı Allah’ın da kıyamet günü onları unutmamasını niyaz ediyorum” dedi.

  • CHP’den, Eğitim Sen’e  Kutlama Ziyareti

    CHP’den, Eğitim Sen’e Kutlama Ziyareti

    CHP Çorum İl ve Merkez İlçe yöneticileri, Eğitim Sen Şubesi’ni ziyaret ederek, yeni başkan Ali Ekber Beyaz ve yeni şube yöneticilerini kutladılar.

    İl Başkan Yardımcıları Ümit Er, Ferda Suiçmez, Utku Ulaş Taşar, Taylan Yücel, Veli Uysal, Nil Şeyda Şahingöz, Günsel Yetik Erlik, Ali Bükücü ve Osman Soylu, Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz ve Merkez İlçe Başkan Yardımcısı Pınar Karaca’dan oluşan CHP Heyeti, Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Ekber Beyaz ve yönetimini ziyaret etti.

    Samimi ortamda gerçekleşen ziyarette konuşan Başkan Yardımcısı Ümit Er, yeni yönetimin hayırlı olması dileğinde bulunarak, Beyaz ve yönetimine başarılar diledi.

    Sözlerine ‘Eğitim Sen Çorum Şubesi’nin seçilen yeni yönetimi hayırlı olsun’ diyerek başlayan CHP İl Başkan Yardımcısı Ümit Er, “Yeni seçilmenizden dolayı sizleri ziyaret etmek istedik. Yönetiminiz hayırlı olsun. Güzel işler yapacağınıza inancım tamdır “ dedi.

    CHP Örgütleri olarak her zaman STK’larla diyalog içerisinde olacaklarını dile getiren Ümit Er, ‘Özellikle Eğitim Sen ile omuz omuza olacağız, birlikte olduğumuzda daha güçlü olacağız. Bu vesile ile CHP Çorum Örgütü olarak; yeni şube yönetimini kutluyor ve başarılar diliyoruz.’ diye konuştu.

    Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz de yeni yönetimi kutlayıp, başarılar diledi.

    EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİNE BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR..
    Ziyaretten dolayı memnuniyetini dile getiren Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Ali Ekber Beyaz, “Sizleri burada ağırlamaktan memnunuz. Ziyaretiniz bizleri çok mutlu etti.’ dedi.

    Ülkenin çok sıkıntılı bir dönemden geçtiğini dile getiren Beyaz, emek ve demokrasi güçlerine büyük görevler düştüğüne dikkat çekti.

    Beyaz, “Zor ve karanlık bir dönemden geçiyoruz. Her alanda büyük sorunlar var. Eğitimden sağlığa birçok alanda büyük sorunlar var. Özellikle eğitimde yaşanan sorunları ciddi boyutlara ulaştı. Giderek eğitim dinselleştiriliyor, çeşitli vakıf ve dernekler adeta bakanlığı kuşatmış gibi. Sendika olarak davalar açıyoruz, davaları kazanıyoruz. Ancak bir iki sözcük değiştirilmek suretiyle yine aynı uygulamaya devam ediliyor.

    Biz her türlü haksızlığa karşı çıkıyoruz. Sendika olarak bu tavrımız her zaman devam edecek.

    Bu noktada emek ve demokrasi güçlerine de önemli görevler düşüyor. Öncelikle güç birliği yapmak zorundayız. Birlikte mücadele edersek, dayanışma içerisinde olursak kazanırız. Birlikte mücadele ettiğimiz insanlarla dayanışma içerisinde olmak bizim için önemli’ şeklinde konuştu.

  • Kadın Personele Karanfil Takdim Edildi

    Kadın Personele Karanfil Takdim Edildi

    Çorum İl Özel İdaresi’nde çalışan kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü unutulmadı.

    Kurumda çeşitli görevlerde bulunan çalışan kadınlara İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Recep Çıplak tarafından karanfil verildi.

    Kadın personelleri tek tek dolaşarak kadın çalışanlara karanfil takdim eden Genel Sekreter Recep Çıplak, kısa süreli sohbet ederek kurumda çalışan kadınların ve tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

  • Bayrak, Çocuk Evlerini Ziyaret Etti

    Bayrak, Çocuk Evlerini Ziyaret Etti

    Çorum Sivil Toplum İlişkileri Müdürü ve İl Sivil Toplumla ilişkiler Müdürlüğü personeli, Çorum 0-18 yaş çocuk evleri sitesi müdürlüğünü ziyaret etti.

    Çorum’da sivil toplum diyaloğunu geliştirme ve kamu kurum kuruluşlar arası iletişimi güçlendirme, projeler hakkında bilgi vermek amacı ile başlattığı ziyaretlerine Çorum Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde bulunan Çorum 0-18 yaş çocuk evleri sitesi müdürlüğünü ziyaret etti.

    Bu ziyarette müdür yardımcısı Fatih Çatak ile görüşen ve kurumlar arası birlikteliğe dikkat çeken Mustafa Bayrak, “0-18 yaş grubu çocuklarımız önemli, çünkü ülkemizin geleceği olan bu yaş arası çocuklarımız ne kadar sağlıklı bilgi, ahlak ve manevi değerlerle bağlı yetişir ise ülkemizde neslimiz kadar sağlıklı ve güçlü olarak hem bölgenin hem dünyanın güçlü Türkiye’si olacaktır” dedi.

    Çorum 0-18 yaş çocuk evleri sitesi müdür yardımcısı Fatih Çatak, bu görüşmeden memnun kaldıklarını ve kurumda barınan çocuklar hakkında bilgi verdiklerini ifade etti.

  • Sarı’dan, Bordo Bulamacı Uyarısı

    Sarı’dan, Bordo Bulamacı Uyarısı

    Çorum İl Tarım ve Orman Müdürü Orhan Sarı, meyvecilik yapan üreticileri sonbahar ve ilkbaharda “bordo bulamacı” kullanmadan, mantarlı hastalıklarla mücadelede başarıya ulaşılamayacağı konusunda uyardı.

    Bordo bulamacının birçok hastalığa karşı sigorta ilaçlaması olarak yapıldığına dikkate çeken Sarı,  “Pek çok mantarı ve bakteriyel enfeksiyonların oluşturduğu yaprak lekelerine, antraknoz, yanıklık ve özelliklede mildiyö etmenlerine karşı mükemmel bir reaksiyon vermektedir. Bordo bulamacı uygulamasının aynı zamanda ekonomik bir yöntem olmaktadı”” dedi.

    Sarı, bütün meyve ağaçlarında bu günlerde bakteriyel ve mantar hastalıklarına karşı koruyucu olarak yüzde 1,5’luk bordo bulamacı kullanılması gerektiğini söyledi.

    Bordo bulamacının kullanıma hazır halde ilaç bayilerinde bulunabileceği gibi bakır sülfat (göztaşı) ve kireçle hazırlanabileceğini ifade eden Sarı, “Bordo bulamacı yüzde 98 oranında bakır sülfat (göztaşı) ve kireç kullanarak hazırlanan bir karışımdır. Karışım hazırlanırken Bakır Sülfat ve Kireç ayrı ayrı kaplarda eritilmeli Bakır Sülfat eriyiği kirecin üzerine dökülerek karıştırılmalıdır; tam tersi yapıldığında reaksiyon farklı olmakta ve bordo bulamacı olmayıp bozuk bir kimyasal oluşmaktadır. Bordo Bulamacının kimyasal özellikleri sebebiyle içine herhangi bir ilaç ya da kimyasal karıştırılmadan tek başına uygulanması gerekmektedir. Özellikle ilkbaharda gözler uyanmadan önce meyve ağaçlarına bordo bulamacı uygulandığında çıkabilecek potansiyel hastalıklara karşı etkili ve ekonomik bir mücadele ilacı olmaktadır. Sonbahar ve ilkbaharda bordo bulamacı kullanılmadan bazı bakteriyel hastalıklarla mücadelede tam başarıya ulaşmak mümkün değildir. Özellikle İlkbaharda budama işleminden sonra yapılan bordo bulamacı uygulaması ağaçlarda oluşan yara dokusundan hastalık etmeninin ağaçlara bulaşmasını önlemektedir. Bordo bulamacının hazırlanışı hakkında İl Müdürlüğümüzde ayrıntılı bilgi verilmektedir” dedi.

    Bordo bulamacının elma ve armut ağaçlarında kara leke, armut ağaçlarında memeli pas, sert çekirdekli meyve ağaçlarında bakteriyel kanser ve zamklanma, kiraz ağaçlarında dal yanıklığı, diğer meyve ağaçlarında kök çürüklüğü, bağlarda ölü kol, bağ antraknozu, bağ mildiyösü gibi hastalıklara karşı kullanıldığını açıklayan Sarı, meyve ağaçlarının daha sağlıklı olmasına yardımcı olduğunu da sözlerine ekledi.

    Sarı, “İlimiz için uygun olan bu dönemi kaçırmamalarını üreticilerimize hatırlatır, bol bereketli bir üretim sezonu dilerim”dedi.

  • Asenalar, Dünya Kadınlar Gününü Kutladı

    Asenalar, Dünya Kadınlar Gününü Kutladı

    Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Çorum İl Başkanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar günü kapsamında günün anlam ve önemini anlatan bir program düzenledi.

    Turgut Özel Belediye Konferans Salonu’nda  Ülkü Ocakları Çorum İl Başkanlığı Asena Teşkilatı tarafından düzenlenen programa Ülkü Ocakları Çorum İl Başkanı Orhan Tosik, Yöneyim kurulu üyeleri ve çok sayıda Ülkücü katıldı.

    “TÜRK DEVLETLERİNDE KADIN VE ERKEK EŞİT HAKLARA SAHİPTİ”

    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan programın açılış konuşma yapan Asena birim başkanı Gizem Ülkü Kalemoğlu, “Türk kadınının geçmişi, bugünü ve geleceğini yad eden Asena teşkilatımıza ve bu anlamlı programda bizleri yalnız bırakmayan değerli misafirlerimize teşekkür ediyorum” dedi.

    Türk toplumunda kadının saygın bir yeri olduğunu ifade eden Kalemoğlu, “Orta Asya’da kurulan ilk Türk devletlerinde kadın ve erkek eşit haklara sahipti. Devlet yönetiminde, hakanların yanında hatun adı verilen eşleri de söz sahibiydi. Kadınlar ata binip ok atar, top oynar, güreş gibi ağır sporlar yapar ve savaşlara katılırlardı. Toplumda tek eşlilik prensibine bağlı kalınır, ev eşlerin ortak malı sayılırdı. Namus ve iffete büyük bir önem verilirdi” şeklinde konuştu.

    “KADIN BİZDE, CENNETİN AYAKLARININ ALTINA SERİLDİĞİ ANADIR”

    Daha sonra konuşmak için kürsüye gelen Ülkü Ocakları Çorum İl Başkanı Orhan Tosik, “Kadın bizde, cennetin ayaklarının altına serildiği anadır, bacıdır, yardır. Kadın bizde Tomris Katun’dur, Nene Hatun’dur, Kara Fatmadır, Şerife Bacı’dır. Kadın “Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana” diyen, diyebilen hakiki kahramandır. Evladını şehit verip, “Bir evladım daha var vatan için o da feda olsun” diyen vakur ve mağrur duruşun adıdır kadın” dedi.

    Türk Kadının Dünya Kadınlar Gününü kutlayan Tosik, “Dünyayı güzelleştiren, nesiller yetiştiren, Allah’ın en güzel surette yarattığı kutlu varlıktır kadın. Şefkat eli, sevgi seli, varlık sebebidir kadın. Cesaretini Süyün Bike’den, Tomris’ten, iffetini Hz. Fatıma annemiz, sadakati Hz. Hatice validemizden almış olan Türk kadını… Analarımız, bacılarımız, kız kardeşlerimiz evlerimizin nazenin birer çiçeği, başlarımızın tacıdır” diye konuştu.

    Kendileri için kadın sadece 8 Mart’ta hatırlanacak bir tüketim metası olmadığına değinen Tosik, “Her saat, her dakika hayatımızın tamamını kuşatan varlık sebebimizdir. Bu vesile ile başta şehit anaları olmak üzere asil Türk kadınının Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum. Ne mutlu kahramanlar yetiştiren yiğit Türk kadınına” şeklinde konuşmasını tamamladı.

    Konuşmaların ardından sahneye gelen Asena teşkilatından Hatice Uzun “Adı Kadın Yüreği Yangın” adlı şiiri okudu.

    Daha sonra sırasıyla Asena teşkilatından Nisa Nur Doğan’ın “Kadına Şiddete Hayır” şiirini okuması ve Hatice Uzun’un kompozisyonu ile program devam etti.

    Program Asena biriminin hazırlamış olduğu “Kadın Cinayetleri” adlı oratoryo gösterimi ile sona erdi.

    Program sonunda, Çorum Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Orhan Tosik, Asenalara çiçek takdiminde bulundu.

  • “Yeni Döner Sermaye Yönetmenliği Adil Değildir”

    “Yeni Döner Sermaye Yönetmenliği Adil Değildir”

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, gündeme ilişkin yaptığı yazılı açıklamada; “Sağlık-Sen olarak sağlık çalışanları adına uzun süredir mücadele verdiğimiz ek ödemelerin iyileştirilmesi talebi dün yayımlanan yönetmelik ile beklentileri karşılamamış ve çalışma barışının daha da bozulmasına zemin hazırlamıştır. Bu düzenlemeyi kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.

    Sağlık çalışanlarının her birini dikkate alacak şekilde kuşatıcı ve kapsayıcı bir anlayışla yönetmeliğin tekrar gözden geçirmesi gerektiğini belirten Saatci, sendikanın her fırsatta gündeme getirdiği Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatlarının artırılması hususunun gerçekleşmiş olmasının memnuniyet verici olduğunu ifade etti.

    Saatcı;”Bu artışla birlikte Sağlık Bakanlığı tarafından uzun süredir üzerinde çalışılan ek ödeme yönetmeliğinde yapılacak değişiklik çalışması beklentileri artırmıştır. Ancak bugün Resmi Gazete’de yayımlanan ek ödeme yönetmeliği, meslek gruplarını olumlu etkilemesi ve hizmet alanında işbirliğine katkı sunması gerekirken bu beklentileri boşa çıkarmıştır” diye konuştu.

    “Düzenleme sağlık çalışanlarının ihtiyacını gözetmekten uzak, ekip çalışması ve disiplinler arası işbirliğini olumsuz etkileyecek bir sonuç doğuracaktır” diyen Saatci, ” SUT’taki fiyat artışı da adaletsiz dağılıma bir çözüm olamayacaktır.Sendikamız tarafından sağlık çalışanlarının ek ödemelerinin iyileştirilmesini esas alan öngörülebilir, dengeli, mali haklarda iyileştirme ve memnuniyeti sağlayıcı bir ek ödeme model önerisi; ilgili taraflarla paylaşılmış ancak bu önerinin dikkate alınmadığı görülmüştür.Ek ödeme mevzuatının ana kurgusu değişmeden 2003 yılındaki kurgu üzerinden yapılan bu düzenleme sorunların katlanarak büyümesine sebebiyet verecek ve sağlık çalışanlarının mali açıdan daha büyük mağduriyetler yaşamasına neden olacaktır.

    Sağlık Bakanlığı, tüm paydaşlarla işbirliği içerisinde beklenti ve ihtiyaçları gözeterek, sağlık çalışanlarının her birini dikkate alacak şekilde kuşatıcı ve kapsayıcı bir anlayışla yönetmeliği gözden geçirmelidir. Karar vericilerin, bu adımı atması temel talebimizdir. Bakanlık bu haklı talebi ivedi bir şekilde gündemine alarak yönetmeliği revize etmelidir.

    Sağlık-Sen olarak; Yürürlüğe 1 Nisan 2020 tarihinde girmesi planlanan yönetmeliğin tüm sağlık çalışanlarını memnun edecek şekilde revize edilmesini talep ediyor ve hukuki zemin başta olmak üzere yasal mevzuat çerçevesinde mücadelemizin her platformda devam edeceğini kamuoyuna duyuruyoruz” şeklinde açıklamalarda bulundu.

  • Oğuzlar’da Doğalgazda 2. Etap

    Oğuzlar’da Doğalgazda 2. Etap

    Oğuzlar’da 1. etap çalışmaları kapsamında doğalgaz dağıtımı tamamlanmasının ardından 2.etap çalışmaları öncesinde abonelikler alınmaya başlandı.

    Oğuzlar’da geçtiğimiz kasım ayında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Faruk Dönmez’in açılışını gerçekleşmesinin ardından dağıtımına başlanan doğalgaz için 2. etap çalışması başlıyor.

    1. Etap kapsamında Gölbaşı Mahallesi’nde yapılan çalışmaların ardından İlçenin büyük bir kesiminin de doğalgaz konforuna kavuşması için aboneliklerin alınmaya başlandığını belirten Oğuzlar Belediye Başkanı Muzaffer Yıldırım şu açıklamalarda bulundu;

    “Daha önce Gölbaşı Mahallemizde yapılan doğalgaz çalışmasının ardından İlçemizin büyük bir kesiminde de doğalgaz çalışmalarını başlatıyoruz. Çarşı, Birtatlı, Çeşme mahallelerimiz ve Gölbaşı Mahallesi’nin kalan kısmı için çalışmaları başlatıyoruz. İlçemize hayırlı olsun. İlçemizin doğalgaz çalışmalarında her zaman destekleri ile bizlerin yanında olan Milletvekillerimiz Sayın Ahmet Sami Ceylan, Sayın Oğuzhan Kaya, Sayın Erol Kavuncu’ya, AK Parti İl Başkanımız Sayın Yusuf Ahlatçı’ya, Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ahmet Ahlatçı’ya, Çorumgaz Genel Müdürü Sayın Kasım Kahraman’a Oğuzlarımız adına teşekkür ederim.” dedi.

  • “Kadın Toplumun Mayasıdır”

    “Kadın Toplumun Mayasıdır”

    Sağlık Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı mesaj yayımladı.

    Saatci, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün 8 Mart 1857 tarihinde kadını sömüren ve köleleştiren kapitalizme başkaldıran, emek ve ekmeğinin mücadelesi uğruna canlarını feda ederek adını tarihe yazdıran kadınların anısı olduğunu söyledi.

    8 Mart’ın hak ve adaletten söz eden Batı’nın ikiyüzlülüğünü ortaya koyan örneklerden biri olduğunu belirten Saatci, bu hadise, kadın hak ve özgürlükleri açısından bir ibret vesikası olarak tarihteki yerini aldığını kaydetti.

    “Kadınlarımız en yüce değeri İslam’la almıştır diyen Saatcı açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “Toplum olarak kadınlarımıza hak ettiği değeri vermeli ve kadına yönelik haksız uygulamaların din referans gösterilerek meşrulaştırılma çabalarına karşı durmalıyız. İslam kadına iyi davranmayı, iyilikte bulunmayı “iyi olmanın ölçüsü”, kötü davranmayı da “kötü olmanın ve kötülüğün ölçüsü” kabul etmektedir. Kadınlarımız bu toplumun temelidir. Kadınlarımız olmadan bir yanımız eksiktir. Çalışan kadın olarak yaşadığınız sorunlara ek olarak, kadın olmanın getirdiği zorluklarla da mücadele ediyorsunuz. Bir kangrene dönüşen sağlıkta şiddet olaylarında, şiddete en çok maruz kalanların kadın çalışanlarımız olduğu ortadadır. Yapılması gereken, kadınlarımıza sahip çıkmak, toplumsal duyarlılığı artırarak şiddet olaylarını tamamıyla sona erdirmektir. Bunun için yapılması gereken ne varsa yapılmalıdır. Öncelikle mevcut yasal düzenlemeler ciddiyetle uygulanmalı ve bu düzenlemelerin yetersiz kaldığı alanlarda ek düzenlemeler yapılmalıdır.Cenneti kadınların ayakları altına seren dinimiz, kadınların erkeklere Allah’ın bir emaneti olduğunu buyurmuştur. Kadın; ailenin temeli, gelecek nesillerin teminatıdır. İnsani değerlerle donanmış bir annenin yetiştireceği evlatlar geçmişte nasıl bir Ertuğrul Gazi, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim olmuşsa, yakın geçmişimizde Nene Hatun olmuş, Sütçü İmam olmuş, Seyid Onbaşı olmuştur. 28 Şubat’ta Necmettin Erbakan, Muhsin Yazıcıoğlu, 15 Temmuz’da 250 şehidimiz olmuştur. Kadın, toplumun mayasıdır. Sağlam bir gelecek, kadınlarımızın bilgeliğinde, çağı kuşanmasıyla, her alanda kendini yetiştirmesinde şekillenecektir. Bu amaçla kadının eğitimine temelden başlanmalı, bebeklik ve çocukluktan itibaren eğitimlerine gerekli ihtimam gösterilmelidir.

    Kadınların acısını dindirmek, yaralarını sarmak bizlerin bir insanlık borcu ve görevidir Kadın; her zaman toplumun vicdanıdır diyen Saatcı,”Maalesef ki, bu vicdan günümüzde sürekli kanıyor. Şiddete, tacize, tecavüze maruz kalıyor. En çok da savaşta mağdur oluyor. Filistin’de, Suriye’de, yakın geçmişimizde Irak’ta, dünyanın birçok coğrafyasında en çok kadınlar ağlıyor, çocuklar ağlıyor. Doğu Guta’da katil Esed tarafından bombalanıyor, çocuklarıyla birlikte can veriyor. Kaç bin kadının Suriye’de hayatını kaybettiğini bile bilmiyoruz. 13 bin 581 kadın tutuklandı. 6 bin 736 kadın ise halen bu hapisteler ve işkence görüyor, tecavüze uğruyorlar. Suriye rejimi, kadınlara tecavüzü bir silah olarak kullanmaktadır. Maalesef ki, bu vahşete karşı dünya gözünü kapatmış görmezden gelmekte, yükselen feryatlara kulağını kapatarak duymazdan gelmektedir. Bu anlamda, İstanbul’dan yola çıkan Vicdan Konvoyu’nun misyonu büyüktür. Farklı ülkelerden çok sayıda kadının katılarak destek verdiği bu konvoy, acıları dindirmek, yaraları sarmak için yola çıktı. Savaşta işkence altında olan ve kendi çocukları da aynı işkencelere maruz kalan kadınlarımızın bu acılarını dindirmek, ayrıca çok önemli bir konu olan çocuk istismarının önüne geçilmesi amacıyla farkındalık oluşturulması, kadınlar günü için anlamlı bir öneme sahip olacaktır. Kadınların acısını dindirmek, yaralarını sarmak bizlerin bir insanlık borcu ve görevidir. Ne yazık ki, kadına yardım eli uzatılırken bile iğrenç taleplerle gidildiğini iğrenerek görüyoruz. İnsanlıktan nasibini almamış birilerinin kadını bir sömürü aracı olarak, hayvani duygularını tatmin aracı olarak gördüklerine şahitlik ediyoruz. Önce hepimizin insan olduğunun bilincinde olmalı, içimizdeki insanı ve vicdanı dinleyerek hareket etmeliyiz. Az önce de ifade ettiğimiz gibi kadın gerçek değerini İslam’da bulmuştur. Bütün sorunların çözümünün reçetesi nasıl Yüce Dinimiz ise, bu sorunun çözümü de dinimizin kurallarına uymaktır. Kadına, emrolunduğu gibi davrandığımız takdirde inanıyoruz ki, bütün sorunlar aşılacak, kadınlarımız hak ettiği değeri bulacaktır.”

    Sağlık-Sen olarak; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle bütün kadınlarımızın gününü bir kez daha kutluyor, sorunlarının çözüldüğü, toplumda hak ettiği değeri bulduğu günler diliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Genç ÇORİMDER, Genç Gönüllüler Buluşması’na Katıldı

    Genç ÇORİMDER, Genç Gönüllüler Buluşması’na Katıldı

    Türkiye genelindeki imam hatiplerde okuyan gençler, Lider Ülke Türkiye Genç Gönüllüler Buluşması’nda bir araya geldi.

    Ankara’daki buluşmaya Genç ÇORİMDER Başkanı Semih Dumlu, Genç ÇORİMDER Kız koordinatörü Esranur Dilekci, Çorum İmam-Hatip Liselerinin Okul Temsilcileri ve 900 imam hatip lisesinden bin genç katıldı.

    ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından Gençlik ve Spor Bakanlığı desteğiyle gerçekleştirilen organizasyon, 3-4 Mart 2020 tarihinde Ankara Kızılcahamam’da yapıldı. İki gün boyunca siyasetçiler, akademisyenler, eğitimciler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de katıldığı programda gençlik ve gönüllülük konusu tartışıldı.

    Dünya büyük bir söze muhtaç

    Lider Ülke Türkiye Genç Gönüllüler Buluşmasının ikinci gününde gençlere hitap eden Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi Selim Cerrah, “21. Yüzyılın Gönül Erleri” isimli bir konuşma yaptı. Gençlere, “Yeni bir dünya inşa edebilmek için siz mücadele edeceksiniz. Siz yarınlarsınız, siz umutsunuz, özlenen ve beklenen gençliksiniz” diye hitap eden Cerrah, sözlerini şöyle sürdürdü: Dünya büyük bir söze muhtaç. Bu büyük sözü söyleyecek insanlar arasında olmaktan dolayı kendimi dünyanın en şanslı insanlarından biri olarak görüyorum. Yeni bir dünyanın kapısını aralayıp ışığı göstermekle memuruz biz. Siz de kapıyı ardına kadar açıp bütün dünyaya adalet ve merhamet medeniyetini taşımakla memursunuz.

    Teknolojik devrimi gençlerle yapacağız

    Gençlere hitap eden Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır da Türkiye’nin sürdürdüğü milli ekonomi ve teknoloji hamlesinden bahsetti. Dünyanın 4. Sanayi devrimi olarak büyük bir teknolojik dönüşüm içinde olduğunu kaydeden Kacır, “Dünya 200 yıldır endüstri ve teknoloji devrimleriyle başbaşa. Bütün bu süreç belki refahı artırdı ama barışı ve adaleti getirmedi. Utançla hatırlanan sömürgecilik faaliyetleri bunların sonucu olarak ortaya çıktı. Bugün 4. Sanayi devrimi ile dünya, yapay zekayı, siber güvenliği konuşuyor. Bu evre belki üretimi artıracak ama bizlerin elinde gerçekleşmezse geçmişten çok daha ağır bedeller ödenecek” dedi. Önümüzdeki dönemde bu yolculukta ülke olarak sorumluluk üstlenmemiz gerektiğini belirten Kacır sözlerine şöyle devam etti: Türkiye’nin 4. sanayi devrimine adalet ve merhamet anlayışıyla şekil verebilmesi için büyük bir gayret göstermek zorundayız. Bu konuda en büyük ümidimiz sizler, genç kardeşlerimizsiniz. Teknolojik devrimi gençlerle birlikte yapabiliriz. Bunu iyi değerlendirebilirsek önümüzdeki yıllara hep birlikte imza atacağız.

    Durmak yok, birlikte çalışacağız

    Kapanış konuşmasını gerçekleştiren Genç ÖNDER Başkanı Resul Çiftci de, “İnşallah bugün olduğu gibi üniversite yıllarında, iş hayatınızda, aile hayatınızda sadece kendi şehriniz değil, Türkiye değil, dünya sizi bekliyor olacak. Biz imam hatip gençliğine güveniyoruz” dedi. Çiftci, Türkiye’de araştırma geliştirme faaliyetlerinde çalışanların yaş aralığının da 25-27 olduğunu hatırlatarak, “İki gün boyunca burada çok güzel konuşmalar, paylaşımlar oldu. Büyüklerimiz yapılan çalışmaları aktardılar. Bizler de oradan en güzel örneklikleri alıp devam edeceğiz yolumuza. Durmak yok, hep çalışacağız” diye konuştu.

    Afetlerden korunma metodunu öğrenmeliyiz

    Buluşmanın ilk gününde ise “Toplum İçin Gönüllülük Neyi İfade Ediyor?” başlıklı bir sunum yapan Türk Kızılayı Başkanı Kerem Kınık, konuşmasına gönüllülük tarifi yaparak başladı. Elazığ depreminde yaklaşık 9 bin gönüllü ile çalıştıklarını, her eve, her çadıra, her köye hizmet götürdüklerini belirten Kınık, “Gönüllülük alanında size destek olacak, yol açacak, yön verecek ciddi bir sivil toplum kültürümüz oluştu” dedi. Gençlere, “Şu anda 7 şiddetinde bir deprem olursa ne yaparsınız?” diye soran Kınık, konuşmasına şöyle devam etti: Hayatta kalma becerilerini okuma yazma öğrenir gibi öğrenmek zorundayız. Bunlar çok fazla lazım olmayabilir ama lazım olduğu zaman da hayati noktadadır. Türkiye’de 30’u aşkın afet türü var. Bunlardan her birinden korunma metodu farklı ve bunları öğrenmek zorundayız.

    Gönüllülük bir sorumluluk

    Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdullah Eren de gençlere yurtdışındaki faaliyetlerinden ve gönüllü çalışmalarından bahsetti. “Gönüllülük bizim için istesek de istemesek de bir sorumluluk aslında. Bunlar, özgür irademizle Allah rızası için yapmayı kabul ettiğimiz işlerdir” diyen Eren, gençlere bazı tavsiyelerde bulundu: Sizler önemli yerlere geleceksiniz, kaymakam, vali. doktor, avukat olacaksınız. Ama ortaokulda, lisede hangi hassasiyetlere sahipseniz ömür boyu aynı hassasiyetleri taşıyacaksınız. Gönüllülük faaliyetlerine bu anlamda çok ciddi asılalım. Kendimizi geliştirmeye bakalım.

    İnanmak ve ideali olmak önemli

    ÖNDER eski Genel Başkanı Halit Bekiroğlu ise gençlere gönüllülük alanında bir yol haritası sundu. Gönüllüğün inanmak ve idealist olmak üzerine kurulu olduğunu anlatan Bekiroğlu, “İnanırsanız ve bir idealiniz varsa, bu uğurda heyecan sahibi olursanız ve gayret ederseniz Allah’ın izniyle yapamayacağınız şey yoktur” dedi. Konunun bir püf noktasının da karşılık beklemeden iş yapmak olduğunu belirterek, “Bu dünyada karşılık beklemeyin ama karşılığı gelecektir” ifadelerini kullandı. Gönüllülüğün aynı zamanda geniş bir yüreğe sahip olmak anlamına geldiğini belirten Bekiroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: Gönlünüz Yunus Emre, Hz. Mevlana, rahmetli Erbakan hoca gibi geniş olsun. Yaptığınız işe gönlünüzü katın, gönlünüzü katarsanız yaptığınız iş güzel olur.

    42 başlıkta 138 eylem planladık

    Gençlik ve Spor Bakanlığı Gönüllülük Çalışmaları Daire Başkanı Cemal Sofuoğlu da bakanlık olarak 2019 yılını gönüllülük yılı olarak ilan ettiklerini hatırlatarak, bazı rakamsal bilgiler verdi. Sofuoğlu, “Çalışmalarımızda 6 ana strateji belirledik. 42 ana başlık altında 138 eylem planladık ve bunları büyük oranda gerçekleştirdik. 21 Ocak 2020’de Gönüllülük Çalışmaları Daire Başkanlığımız kuruldu, ilk başkanı da benim Rabbime hamdolsun” diye konuştu. Gençlerin tüm gönüllülük çalışmalarına açık olduklarını belirten Sofuoğlu onları bakanlığa davet etti: Benim odam bakanlıkta 10. katta. Kapım hiçbir zaman kapalı değil. Randevu almanıza da gerek yok, her zaman görüşebiliriz.

    İmam hatipler öncü okullar

    MEB Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz da konuşmasında, imam hatip okullarının medeniyetimizin yapı taşlarını bir sonraki nesle taşımada öncü olan okullar olduğunu söyledi. “Bizim için dini ilimler ve dünyevi ilimler diye bir ayrım yok” diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: Sizin eğitim gördüğünüz okullarda yüzde 25 temel İslami bilimler, yüzde 75 de fen ve sosyal bilimler derslerini görürsünüz. Bizim için Kuran-ı Kerim dersi ne kadar önemliyse matematik dersi o kadar, fıkıh ne kadar önemliyse felsefe de o kadar önemlidir.

    Söz asıl sahibinde

    Buluşmanın ikinci gününde ise gençler iki grup halinde sivil toplum ve gönüllülük, gönüllü olmak ne demektir ve gönüllülük faaliyetlerinde ekip çalışması konularını tartıştı. İlk grupta Nevşehir Avanos Anadolu İHL öğrencisi Ali Çiftci, Sakarya Akyazı Anadolu İHL öğrencisi Kaşif İslam Dedecan ve İstanbul Sarıyer Ayazağa Anadolu İHL öğrencisi Muhammed Emin Düğün konuşmacı oldu. İkinci grupta ise Adana Seyhan Tepebağ Anadolu İHL’den Mervenur Güneri, Balıkesir Karesi Şule Yüksel Şenler Kız Anadolu İHL’den Nisa Neris Akkaya ve İstanbul Üsküdar Tenzile Erdoğan Kız Anadolu İHL’den Esma Ceyda Erdoğan konuştu.

    İmam hatip korosu konser verdi

    Programda ayrıca bir Kardeşlik Gecesi düzenlendi. Gecede, musiki programı uygulayan Ulus İlk Meclis Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden oluşan Gençlik Korosu, ezgiler ve ilahilerden oluşan bir konser verdi. Salavatı şerife ve “Adı güzel kendi güzel Muhammed” isimli ilahiyle konserine başlayan koro, Şehit Tahtında, Yemen Türküsü, Sevdim Seni Mabuduma, Çanakkale Türküsü, Bil Oğul Vatanına Göz Dikeni Ez Oğul, Selam İmam Hatiplim isimli parçaları icra etti.