Toprak Sanayi İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri yapılan Okullararası küçükler ve yıldızlar MUAYTHAİ İl Şampiyonasına damgalarını vurdu.
Yapılan müsabakalar sonunda “Muaythai bizim işimiz” dediler ve kilolarında rakiplerini ezdi geçti.
Toprak Sanayi İmam Hatip Ortaokulu Spor Salonunda Antrenör Furkan Nebi Güler’in nezaretinde çalışan öğrenciler yapılan Okullararası küçükler ve yıldızlar MUAYTHAİ İl Şampiyonası müsabakalarına katılan 3 öğrenci kategorilerinde il şampiyonu oldu.
51 kg’da Emine Koçak , 33 kg’da B. Can Bilan, 36 kg’da S. Mert Ağdaş İl birincisi olarak, 20-24 Nisan 2020 tarihinde Gaziantep’ te yapılacak olan Türkiye Şampiyonasına katılmaya hak kazandı.
Okul müdürü Mustafa Düğenci öğrencilerini tebrik ederek başarılarının artarak devam etmesini diledi.
Çorum Belediyesi Gıda Bankası, adak kurbanı kesmek isteyenlerin kurbanlarını yardıma ihtiyacı olan vatandaşlara en iyi şekilde ulaştırıyor.
Dar gelirli ve yardıma muhtaç ailelere Gıda Bankasından düzenli olarak yardım yaptıklarını söyleyen Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, yeni başlattıkları bir çalışmayla da adak kurbanı kesmek isteyenlerin kurban paylarını doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını belirtti.
Adak kurbanı olan vatandaşların kurbanlarını Gıda Bankasına verdikten sonra bu kurbanların Çorum Belediyesi Mezbahasında kesilerek pay edildiğini dile getiren Başkan Aşgın, “Hemşehrilerimizin adak kurbanlarını Gıda Bankamızdan yararlanan ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Kurban sahiplerinden de hiçbir şekilde kesim veya ulaştırma ücreti talep etmiyoruz. Etleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz” dedi.
Çorum İl Özel İdaresi personeli olarak Türk Kızılayı’na kan bağışında bulunuldu.
Türk Kızılayı tarafından yapılan kan bağışı kampanyası çerçevesinde idare alanında kurulan kan aracı içerisinde, Pazartesi günü (bugün) 07.00-17.00 saatleri arasında kan bağışı yapıldı.
Çorum İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Recep Cıplak’ın da kan vererek destek olduğu Türk Kızılayı’nın kan bağışı kampanyasına idaremiz personeli büyük ilgi gösterdi.
Çorum Belediyesi kültür sanat etkinlikleri kapsamında Çorumlu sanatseverleri önemli etkinliklerle buluşturmaya devam ediyor.
Güzel Sanatlar Lisesi Çok Sesli Korosu, Çarşamba günü müzikseverler için sahne alacak.
Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü öğrencilerinin oluşturduğu 26 kişilik çok sesli koro, Müzik Bölümü öğretmenleri Sacide Önsöz ve Demet Başaran yönetiminde sahne alacak. Yaklaşık iki aydan beri çalışmalarını sürdüren koro, 15 parçadan oluşan güzel bir konser verecek.
Çorum Belediyesi’nden yapılan açıklamada Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından 26 Şubat Çarşamba günü saat:20.30’da Devlet Tiyatro Salonunda verilecek konsere tüm Çorum halkı davet edildi.
Çorum Belediyesi Gençlik Merkezi’nde eğitim gören öğrenciler İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı’yı ziyaret etti.
İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı’yı 17 Mart Salı günü Buhara Kültür Merkezi’nde gerçekleştirecekleri “Vatan ve Bayrak” adlı şiir dinletisine davet eden öğrenciler, yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi.
Çorum Belediyesi Gençlik Merkezleri Sosyal İşler Sorumlusu Volkan Avcı nezaretinde gerçekleşen ziyarette öğrenciler, kendilerine gösterdiği misafirperverlik nedeniyle Sarı’ya teşekkür etti.
Çorum Belediyesi, çalışanların motivasyonlarının artırılması ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunması amacıyla eğitim seminerleri düzenlemeye devam ediyor.
Belediye bu kez zabıta personeli ve güvenlik görevlilerine yönelik “Etkili İletişim ve Beden Dili” konulu seminer düzenledi.
Çorum Belediyesi İnsan Kaynakları Müdürlüğü tarafından Turgut Özal Konferans salonunda gerçekleştirilen eğitimde Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Medya ve İletişim Programı Öğretim Görevlisi Gökhan Şenyurt tarafından verilen seminerde, beden dili ve etkili iletişim konularının yanında hitabet ve empati konulularında da bilgiler verildi.
Aldıkları eğitim sayesinde iletişimde yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmayı hedeflediklerini belirten Belediye personeli, seminerin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Çorum Valiliği, kentte kuvvetli rüzgar ve fırtınanın beklendiğini açıklayarak, vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaları için uyardı.
Yapılan hava tahminlerine göre güneybatı lodos yönlerinden kuvvetli rüzgarın eseceği ve zamanla kuzeybatı yönlerinden etkisini artırarak kuvvetli fırtına şeklinde esmesinin beklendiği açıklandı. Fırtınanın yarın 25 Şubat Salı günü etkisini kaybedeceği çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi, soba ve baca gazi kaynaklı zehirlenmeler ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiği bildirildi.
Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen ‘Aile Danışmanlığı Temel Eğitimi’ Çorum’da gerçekleştiriliyor.
Aile Danışmanlığı Temel Eğitimi bugün Çorum’da Anitta Otel’de 81 ilden 180 Mesleki Personelin katılımıyla başladı.
Bugün yapılan açılış programına, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Yahya Çoban, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Ömer Tök ve İl Müdür Yardımcıları da katıldı.
Aile kurumunun korunması adına Bakanlığın üzerine düşen görevi daha etkin ve verimli yerine getirmek için düzenlenen “Aile Danışmanlığı Temel Eğitimi” programı başkanlığın Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü Meriç Ünver ile Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Ali Çevik’in açılış konuşmaları ile başlamış olup 1 hafta sürecektir.
Aile kurumu, toplumun en doğal ve temel birimi olup toplum ve devlet tarafından korunma hakkına sahip olduğu hususu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi başta olmak üzere evrensel düzeyde kabul gören birçok insan hakları metninde yer almaktadır. Toplumumuzda tarih boyunca kültürel değerlerin gelecek kuşaklara aktarmadaki doldurulamaz yeri çok iyi bilinmekte ve aile kurumun değeri her zaman bilinmektedir. Bu doğrultuda Bakanlığımız Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü birçok alanda çeşitli faaliyetler ve eğitimler düzenlemektedir.
Özgür-Der Çorum Şubesi 2019-2020 seminer programları kapsamında bu hafta “Cinsiyet Eşitliği Tartışmaları ve Aile Yaşamına Yansımaları” konusu değerlendirildi.
İstanbul Sözleşmesi Neyi İfade Ediyor?Aile Kurumunu Tehdit Eden Unsurlar ve Müslümanların Aile Yapısı Nasıl Olmalı?gibi başlıkların ele alındığı semineri Mustafa Kerim Üngörve Kerim Erkoçsundular…
Doğuştan gelen, biyolojik ve fiziksel olarak her kadın ve erkek için aynı olan özelliklere cinsiyet yada biyolojik cinsiyet olarak tanımlayarak sözlerine başlayan Mustafa Kerim Üngör, ToplumsalCinsiyet ise sonradan öğrenilen ve cinsiyete toplum tarafından biçilen rol, sorumluluk ve davranış beklentilerini kapsayan bir terim olarak kabul ediliyor dedi.Örneğin kadınların ev işleriyle ilgilenmesi ya da çocuk bakımını üstlenmesi gibi beklentiler, cinsiyet değil, toplumsal cinsiyetle bağdaştırılan kavram olarak gösteriliyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğiyse kadınların ve erkeklerin toplumsal yaşamın her alanına eşit katılımları olarak tanımlandığını söyledi.
Toplumsal cinsiyet eşitliği, BM tarafından artık bir insan hakkı olarak nitelendirildiğini hatırlatan konuşmacı, cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesi ve kadının güçlenmesi için üç kriter belirlendiğini belirterek, bunları ilk, orta ve yüksek öğretimde kız çocukların erkeklere oranı, tarım dışı ücretli işlerde çalışan kadınların oranı ve mecliste kadın üye oranı olarak sıraladı.
2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı Hedef Listesi’ne Toplumsal Cinsiyet Eşitliği dersi de eklendiğini belirten Üngör, gelen tepkiler üzerine bu kararın geri çekildiğini söyledi. İçinde cinsiyete dair hiç bir uyaranın bulunmadığı, her çocuğun aynı renk ve tarz giyinip aynı oyuncaklarla oynadıkları bir yaşam tarzı dayatan bu proje, aynı zaman anneliği, eşliği ve ev hanımlığını kadının özgürlük alanını kısıtlayan, geleneğin ve dinin de kadının sırtına yüklediği bir angarya gibi görmekte. Ayrıca; Toplumun nazarında farklı cinsel sapkınlıkları ve yönelimleri sıradanlaştırarak, normalleştirerek ve makul hale getirerek topluma sunmayı amaçladığını ifade etti.
Sözleşmede, kadını ve erkeği yalnızca biyolojik olarak dişi ve erkek olarak kabul eden anlayışın yanı sıra kadına ve erkeğe belirli roller atfeden toplum kategorilerinin devlet tarafından değiştirilmesi gerektiği yer alıyor.2016 yılında hayata geçiren Rusya, “erkekleri evden uzaklaştırılan ailelerin” devam etmediğini ve boşanma oranlarının hızla yükseldiğini fark edince 1,5 senelik bir uygulamanın ardından bu kanun tasarısını geri çektiğini hatırlatarak sözlerini tamamladı.
Aile kendisi hakkında çok şey söylenecek hususiyete sahip bir sosyal dünya olduğunu vurgulayarak sözlerine başlayan Kerim Erkoç, bazı sosyologların iddia ettiği gibi ilk aile, içgüdüsel ve rastlantı sonucu oluşmuş değil; tersine Yüce Allah’ın iradesiyle ilk insan, bir aileye sahip olarak yaratılmıştır dedi.
Modern toplum başına buyruk, itaati reddeden fertler yetiştiriyor… Rönesanslabirlikte aile dinin alanından çıkartılarak devletin üzerinde konuştuğu bir alan haline geldiğini belirterek, modern devlet birçok şeye olduğu gibi aileyi de sözüm ona kendi koruyucu kanatları ve hegemonyası altına alarak kontrol etmeye başlamıştır.
Freudcu aile paradigmasına atıfta bulunarak sözlerine devam eden Erkoç; “Oedipus Kompleksi’ni temel alan bu anlayış en başta baba otoritesine karşı açılmış bir mücadeleyi ifade ediyor. Buna göre erkek çocuğun babayı kendine rakip gördüğü bu hastalıklı paradigma, ebeveynin sorumluluğunu esas alan bir aile telakkisinin gelişim ve meşruiyetini ortadan kaldırdı.Modern toplumun bireyci kültürüyle birleşen bu anlayış, ailede her biri kendisi için ayrı bir gelecek, bir başına buyrukluk talep eden ve bu yüzden de en başta itaati reddeden fertlerin yetişmesine sebep olmakta. Bu zihniyet aynı zamanda kuşak çatışması gibi bugün Müslümanlara gayet tabii gelen yeni bir icat ortaya çıkardı. İslâm’a göre asla sahici temelleri olmayan bu kabul, bizi her defasında yeni sorunlarla karşı karşıya bırakan bir felaketi temsil etmektedir.” dedi.
Dinin öngördüğü insan modeli olan mümin/müminenin aksine yeni bir insan modeli olarak ortaya çıkan “birey”in özgürlüğünü yapısal olarak kısıtladığı varsayımından hareketle, aile yoğun eleştirinin konusu yapıldığını ifade eden Erkoç, dünya genelinde hüküm süren bu kültürel/ideolojik etkileşimden tabii olarak Müslümanlar da paylarını aldığını belirtti.
Aile Kurmak ve Sürdürmek Bir İmtihandır… Aile yapısal olarak her türlü anlamda insan için güvenlik üreten ve güvenlik sağlayan bir “dünya” olma hususiyetine sahip olduğunu belirten Erkoç, aileyi kadın ve erkek üzerinden konuşamayız ve konuşulmaması gerekir. Tersine kadın ve erkeği aile üzerinden, aile içinde üstlenmiş oldukları rolleriyle beraber konuşmamız daha ufuk açıcı olacaktır. Bu kadın ve erkeğe ilişkin her türlü meselede ailenin eksen alınması ve bu şekilde çözüme çalışılması demektir. Unutmamak lazım ki, aile bir cihetten kadın ve erkeği aşan bir anlamın ve rahmetin dünyasıdır.
Aile kurmak sürdürmek, birinin hanımı/kocası olmak bir imtihandır. Bu imtihan olma durumu, şen şakrak görüntülerle değişmez. Tabii ki lezzeti de var ama buna rağmen evliliğin birinci gününde de otuzuncu senesinde de İblis’in hedef tahtasında olmak hiçbir yuva için geçersiz değildir. Hiç kimse mezara girmeden önce İblis’in hedefinden düşmez.Şeytan, evinde bunalttığı insanların camiye gitseler bile huzur bulamayacaklarını bildiğinden evlerimizle uğraşmaktadır. Küsmüş bir kadının kocasının yüzünü paranın da güldüremeyeceğini şeytan iyi bilir. Kaba bir erkeğin hanımının yüzünün bu dünyada gülmeyeceğini şeytan çok iyi bilir. İncir çekirdeğini bile doldurmayacak kadar küçük bir sebebin ailenin dağılma nedeni olmasının altında bu yatmaktadır; bize göre küçük, İblis’e göreyse mükemmel ve kullanışlı bir nedenden söz ediliyor olabilir. On sene sonra asla hatırlamayacağımızı düşündüğümüz bir ayrıntıyı şeytan elli sene sonra bile devasa bir hadiseymiş gibi büyütüp ailenin dağılma nedeni hâline getirebilir.
Son dönem evliliklerde kriz yönetiminin zaaflı olduğunu hatırlatan Erkoç, alttan alma anlayışı kaybolmuş, üslup sorunları arttığını belirterek, oysa dil, duaya dönüşmelidir, hürmet, samimiyet vetevazuya uygun bir tarz olmalı ve popüler kodlarla dil geliştirilmemelidir dedi.
Aileyi Tehdit Eden Unsurlar… Müslüman aile modeli yaşadığımız zamanlarda birbirini besleyen iki taraflı bir tehdit altında bulunduğuna değinerek şöyle devam etti.“Bunlardan biri aşırı bireyciliktir ve akrabalık bağlarını esas alan dayanışmacı/cemaatçi ilişkilerinin dokusunu hızla çözmesidir. İkincisi de ilkiyle alakalı olarak insanın kendisini birçok şeye karşı sorumlu tutan, bu yüzden de insana vazife yükleyen İslâm’ın dayanışmacı/ cemaatçi değerlerinin Müslüman’ın eliyle içlerinin boşaltılması, anlamsız ve işlevsizliğe terk edilmesidir.
Aile bireylerinin kendilerini manevi açıdan yenilememeleri, o aileyi tehdit eden iç unsurlardandır. Düşünün bir aile reisinin ibadetten yoksun olması, o aileyi tehdit eden bir unsurdur. Yine çocuklar terbiye edilmediğinde, bu da aileyi kendi içinden tehdit eder.Bir de aileyi dışarıdan tehdit eden unsurlar var. Bunlar da tabi ki zararlı yayınlar, özellikle de her aileye musallat olan televizyon dizileri.Yine ailenin çevresi, arkadaş çevreleri, iş çevreleri vs. eğer sağlıksız ise, ya da problemli ise, aileyi dışarıdan tehdit eden unsurlardır. Yine günümüzdeki modernite, özellikle dünyayı ve maddeyi önceleyen seküler anlayışlar ve batı tarzı yaşam biçimleri ve ya devletin bu anlamda ciddi bir politika üretememesi, eğitim kurumlarında aileyi destekleyecek müfredatın olmaması ya da yetersiz oluşu da, aileyi dışarıdan tehdit eden unsurlar arasındadır diyerek sözlerini tamamladı.
Program soru, cevap ve katkıların ardından sona erdi…
Çorum Valiliği bazı şahısların valilik adını kullanarak, “yardım” adı altında para topladığı ve vatandaşların bunlara itibar etmemeleri konusunda uyardı.
Çorum Valiliğinden yapılan açıklamada; “Son günlerde deprem felaketleri, İdlib hadisesinde mağdur olan insanlara yardım ya da amansız hastalıkların tedavisini bahane ederek, vali, vali yardımcısı gibi üst düzey kamu görevlilerinin isimlerini kullanarak, yardım bahanesi ile iş adamları ve hayırsever vatandaşlarımızı dolandırmaya çalışan kişilerin olduğu öğrenilmiştir.
Gerek görüldüğü zamanlarda yardım kampanyaları devletimizin resmi görevlilerinin koordinesinde Gönüllü Kuruluşlar vasıtasıyla yapılmaktadır. Bu kampanyalar resmi olarak kamuoyuna duyurulmaktadır.
Bu nedenle vatandaşlarımızın; bazı üst düzey kamu görevlilerinin isimlerinin kullanılarak yapılan yardım taleplerine itibar etmemelerini ve derhal Emniyet Müdürlüğümüze bildirmelerini rica ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi.