Blog

  • Rasim Kavlak’tan “Kalemin Sözyaşları”

    Rasim Kavlak’tan “Kalemin Sözyaşları”

    Çorumlu şair ve yazar Rasim Kavlak, ilk kişisel kitabı olan “Kalemin Sözyaşları” adlı eserini okuyucuları ile buluşturdu.

    Rasim Kavlak, ilk kitabı ile birlikte “Şiir Bahçesi” adlı şiir albümünü de çıkartı.

    İki eseri birden Türk edebiyatına kazandıran Rasim Kavlak, yeni eserlerinin hazırlığını da yaptığını müjdeledi.

    “Yaşamak… Hayata sarılmak, ruhen güçlü olmak, olaylar karşısında aciz kalmamak. Ne olursa olsun, hayatla mücadele etmektir” diyen Rasim Kavlak, “Kalemin Sözyaşları” adlı kitabında yıllardır emek vererek, gece-gündüz çaba göstererek, ilhamlarını, duygularını nakış nakış işlediği şiirlerini derlemiş.

    Birbirinden kıymetli şiirlerle süslediği 100 sayfalık kitabını okuyucunun beğenisine sunan Rasim Kavlak, doğa, sevgi, insan ilişkileri, toplum gibi birçok konuda eserler ortaya koymuş.

    Konya’da bulunan Aybil Yayınları tarafından bastırılan kitabın Genel Yayın Yönetmenliğini ise Selahaddin Tekin üstlendi.

    Şair-yazar Rasim Kavlak, kendi eserlerinden oluşan ve Selahaddin Tekin tarafından seslendirilen şiirlerin yer aldığı “Şiir Bahçesi” adli albümünü de piyasaya sürdü.

    Geçtiğimiz Mayıs ayında çıkartılan kitap ve albüm, Şampiyon Kırtasiye’den temin edilebilecek.

    RASİM KAVLAK KİMDİR?

    Rasim Kavlak, 1961 yılında Çorum Merkez Çobandivan Köyü’nde doğdu. Şiir yazmaya 1973 yılında başladı. Baş zamanlarında halk eğitimlerine katıldı. Karakalem, guaş boya, yağlıboya, suluboya, resim kurslarının yanı sıra emlak danışmanlığı, arıcılık, aromalı bitki yetiştiriciliği, ağaç oymacılığı kurslarına katıldı ve sertifikalar aldı. Unutma Beni ve Behsat Ç. adlı dizilerde figüranlık da yapan Rasim Kavlak, boş zamanlarını kitap okuyarak değerlendiriyor. Meyve budama, gül budama, aşılama gibi hobileri bulunan Kavlak, 1990 yılında Almanya – Strazburg’ta düzenlenen bir şiir yarışmasında derece aldı.

    Kavlak’ın 3 ayrı antolojide eserleri yayınlanırken, Çorumlu yazar Ali Akkaya’nın derlediği “Köylerimiz” adlı kitapta da yazı ve şiirleri yer aldı.

    Yılın bir bölümünde Ankara’da yaşayan, yaz aylarında da Çorum’da bir bağevinde yaşamını sürdüren Rasim Kavlak, bahçe ile, doğa ile, sanatla içice bulunuyor.

  • Mecitözü’nde Cennet Bülbülleri Yetişiyor

    Mecitözü’nde Cennet Bülbülleri Yetişiyor

    Mecitözü İlçe Müftülüğü, “Cennet Bülbülleri” projesi kapsamında 4-6 yaş çocuklara yönelik Kur’an Kursu’nun açılışını yaptı.

    Mecitözü Müftülüğü, çocukların küçük yaştan itibaren dini bilgileri doğru kaynaktan öğrenmesi, ahlaklı, bilinçli bir neslin yetiştirilmesini sağlamak amacıyla bir dizi çalışmalar yapıyor.

    Bu doğrultuda düzenlenen Kur’an Kursu’nun açılışı yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.

    Açılış törenine İl Müftü Yardımcısı Abdullah Pamuklu, Mecitözü İlçe Müftüsü İsmail Ersoy, ilçe daire amirleri, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, din görevlileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Açılış töreninde bir konuşma yapan İlçe Müftüsü İsmail Ersoy, yaptıkları çalışma ve projelerden bahsederek, katkıda bulunan herkese teşekkür etti.

    Müftü Ersoy, “2 Temmuz 2018 tarihinde başladığım Mecitözü İlçe Müftülüğü görevimde bir yıl gibi kısa bir süre içinde müftülüğümüze bağlı tüm camileri en az ikişer kez, Kur’an kurslarımızı üçer kez ziyaret edip teftiş ve rehberlik görevimi en iyi şekilde yapma gayretinde oldum. Gayret bizden tevfik Allah’tan. Ayrıca bu zaman zarfında hizmet aracımızı yenilemek, (2018 Toyota Corolla), Müftülük sitesinin mantolaması, makam odası ve memur odası, toplantı salonu, lojmanlar, yetişkinler Kur’an kursunun tadilat ve tamiratından sonra Mecitözü Cennet Bülbülleri projesi kapsamında 4-6 yaş Kur’an kursunun da açılışını hep birlikte yapmak nasip oldu. Bu mutlu anı yaşatan Rabbime sonsuz hamdü senalar, katkısı olan herkese teşekkürü bir borç bilir, hayırlı ömürler dilerim” şeklinde konuştu.

  • Kaya, ‘Askerlik 6 Aya Düştü’

    Kaya, ‘Askerlik 6 Aya Düştü’

    AK Parti Çorum Milletvekili, TBMM İçişleri Komisyonu Üyesi Av. Oğuzhan Kaya, yeni Askerlik Kanunu hakkında bilgiler vererek, askerlik süresinin 6 aya düştüğünü, celp döneminin ise her ay olacağını bildirdi.Milletvekili Kaya, bedelli askerliğin ise kalıcı hale geldiğini açıkladı. Kaya, konuyla ilgili olarak şu bilgileri verdi:

    “- Askerlik 6 aya düştü.
    – Yılda 12 ay celp dönemi olacak.
    – Yüksekokul mezunlarına yedek astsubay olarak vatani görevini yapma imkanı sağlandı.
    – Yedek subay ve yedek astsubay 2 ay eğitimin ardından, 10 ay kıta görevi yapacak.
    – Bedelli askerlik kalıcı hale geldi.
    – 1 ay temel eğitim herkes için zorunlu hale geldi.
    – Bedelli askerliğin ücreti, bir asteğmen maaşının 6 katıdır. (Yaklaşık 31.000 TL)
    Yurt dışındaki vatandaşlarımız için bu bedel 4.500 Euro olarak belirlendi.
    -Yurt dışındaki vatandaşlarımız uzaktan eğitim ile vatani görevlerini tamamlayacaklar.
    – Bedelliden faydalanabilmek için erteleme yaş sınırı, lise mezunlarında 22, meslek liselerinde 25, meslek yüksekokullarında ve lisans mezunlarında 28, yüksek lisansta 32, doktora, tıp ve sporcularda ise erteleme yaşı 35’dir.
    – ‪Mevcut durumda, yoklama kaçağı ve Bakaya durumunda olanlardan başvuru yapanların ‘Tamamı’ bedelli askerlikten faydalanabilecek. ‪Kontenjan yok. 1/11/2019 a kadar hakları var.
    – Bunlara yazılan para cezaları da, askere gelmeleri veya bedelli askerliğe müracaat etmeleri halinde, affedilecek.
    – 2. 6 ay da er ve erbaş olarak askeriye kalmak isteyenlere 2.000 lira harçlık verilecek.
    – 2. 6 ayında hudut bölgelerinde görev yapmayı tercih eden er ve erbaşlara, aldıkları harçlığa ek olarak 1000 lira tazminat ödenecek. Hudut tazminatı ile birlikte 3.300 lira harçlık alırlar.
    – Muvazzaf ve sözleşmeli uzman çavuş, astsubay ve subay alımlarında; ilk 6 aylık askerlik sonrasında devam etmek isteyenlere %5, 2. 6 aylık dönemini tamamlayanlara %15’e kadar; meslek lisesi mezunu ve meslek yüksekokulu mezunlarına ilk 6 aylık dönem sonrası %10,2., 6 aylık dönemin sonunda ise %20’ye kadar sınav tam notu üzerinden ilave puan verilebilir.
    – Yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte, (Salı günü tümünün oylaması ve Sayın Cumhurbaşkanımızın da Salı akşam yasayı onaylamasıyla birlikte resmî gazetede yayımlanarak yürürlüğe girecek) silah altındaki er ve erbaşlar için terhisler başlar. Yani Çarşamba sabahı 6 ayını dolduran herkes tezkeresini alarak terhis edilir.
    – Hudut birliklerindeki terhisler kademeli olarak yapılacak, bunun nedeni 1 helikopter hepsini birden alıp götüremez. O yüzden kademeli olarak terhisleri gerçekleştirecekler, bu da 3-5 gün sürer.
    – Öğretmenler ve doktorlar, bağlı bulundukları bakanlıkların ihtiyaçları göz ününde bulundurularak, 1 aylık temel askerlik eğitimlerinin ardından, kendi görevlerini yapıp, maaşlarını da kendi bakanlıklarından alarak vatani görevlerini tamamlamış olacaklar.”

  • Binlerce Çocuk Camileri Doldurdu

    Binlerce Çocuk Camileri Doldurdu

    Çorum’un Sungurlu ilçesinde 2019 Yılı Yaz Kur’an Kursları ‘Camiler Çocuk Dolsun, Ahlakı Kur’an Olsun’ sloganıyla başladı.

    Her sene milyonlarca çocuğun Kur’an-ı Kerim ve dini bilgiler öğrendiği “Yaz Kur’an Kursları”, 90 bini aşkın cami ile binlerce Kur’an kursunda açıldı. Sungurlu’da da açılan Kur’an kurslarına başvuru yapan çocuklar camilere akın etti.

    Diyanet İşleri Başkanlığı, cami ve Kur’an kurslarında görev yapan personel marifetiyle Yaz Kur’an Kurslarına gelen çocuklara tecvitli Kur’an-ı Kerim eğitimi veriyor, kısa sure ve dualarla birlikte beş vakit namazın nasıl kılındığını öğretiyor.

    Başkanlık her yıl camiye gelen öğrencilere ücretsiz ‘Dinimi Öğreniyorum’ ders kitabı ve ‘Etkinlik Kitabı’ dağıtıyor.

    Yaz Kur’an Kurslarına gelen öğrencilere yönelik her yıl ihtiyaca göre yeni programlar geliştiren Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü, ‘2019 Yılı Yaz Kur’an Kursları Uygula Esasları’nı yayınladı.

    Buna göre 2019 Yaz Kur’an Kursları 17 Haziran Pazartesi günü başladı ve 8 hafta boyunca devam edecek. Çocuklarını Yaz Kur’an Kurslarına kaydettirmek isteyen veliler, camiler ve müftülüklere başvurabilecek.

  • “Hayatımızdan Değerlerin Çıkarılmasını İstiyorlar”

    “Hayatımızdan Değerlerin Çıkarılmasını İstiyorlar”

    Çorum Diyanet-Sen Şube Başkanı Ali Yıldız, Eğitim-İş Sendikası’nın bilimsellik ve laiklik adı altında milletin dini değerlerini aşağıladığını söyledi.Diyanet-Sen Şube Başkanı Ali Yıldız, Eğitim-İş Sendikası’nın bilimsellik ve laiklik adı altında milletin dini değerlerini aşağıladığını belirterek, “Mezkur sendikanın esas hedefi eğitim de dahil toplumsal hayattan inanç ve değerlerin tümüyle çıkarılmasıdır” dedi.

    Eğitim İş Sendikası tarafından 4-6 yaş grubu çocuklar için Kur’an Kursu eğitim programının yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay’a dava açılmasına, Diyanet-Sen Çorum Şubesi düzenlediği basın toplantısı ile sert tepki gösterdi.

    Diyanet-Sen Şube Başkanı Ali Yıldız, konuşmasında Eğitim-İş’in gerçekleri saptırdığını, hakikati çarpıttığını ve kamuoyunu yanılttığını söyledi.

    ‘PROGRAM 2013 YILINDAN BERİ YÜRÜTÜLÜYOR’

    Söz konusu eğitim programının 2013 yılından beri yürütüldüğünü ifade eden Ali Yıldız,  bu programın Milli Eğitim Bakanlığının Diyanet İşleri Başkanlığı ile imzaladığı bir protokol çerçevesinde ve denetime açık olarak uygulanmakta olduğunu kaydetti.

    “Milli Eğitim Bakanlığı nasıl ki devletin bir kurumu ise Diyanet İşleri Başkanlığı’ da devletin kurumudur” diyen Yıldız, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Milli Eğitim   Bakanlığı,  velilerin  talep  ve tercihlerine  göre  çeşitli  eğitim  programları düzenlemektedir. Çarpıtma iddialarla yargıya taşınan söz konusu program, değerler eğitimi ile ilgili veli talebini karşılamak üzere hazırlanmıştır. Bu eğitim programı için Diyanet işleri Başkanlığı ile yapılan protokol, mezkur sendikanın iddia ve çarpıtmalarının aksine eğitimin teşere edilmesi değil, o alanda devletin bir başka kurumundan uzman eğitim/eğitimci desteği alınmasıdır. Bakanlık velilerin diğer konularla ilgili eğitim taleplerini de aynı şekilde ve aynı yöntemle karşılamaktadır.   O   nedenle   bu   protokoller   sadece   Diyanet   işleri   Başkanlığı   ile yapılmamakta, bakanlık uyguladığı çeşitli eğitim programlarında, ilgili alanda uzmanlaşmış ve temayüz etmiş çeşitli kamu ya da özel kuruluşlarla de benzer şekilde protokoller imzalamaktadır. Protokol kapsamında verilecek eğitimden bir öğrencinin faydalanabilmesi için okul öncesi eğitim kurumuna kayıtlı olması şartı aranmaktadır. Eğitim süresince Okul Öncesi öğretmenleri ve Kur’ an Kursu öğreticileri birlikte hareket etmektedir. Bu programda görev alabilmek için Kur’an Kursu öğreticisi olmak için aranan şartları taşımanın yanı sıra ayrıca Halk Eğitim Merkezlerinden 936 saatlik (6 ay) çocuk gelişimi sertifikasına sahip olma şartı da aranmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığımın kontrol ve denetiminde gerçekleşen Kur’an Kursu eğitimi dernek ve vakıflar tarafından değil, bizzat Diyanet işleri Başkanlığı’na bağlı il ve ilçe müftülükleri marifetiyle yürütülmektedir. Program, anayasanın Din ve Vicdan Hürriyeti başlıklı 24. Maddesinde ifade edilen “Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.” ve “Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.” hükümlerinden dayanak almaktadır. Aynı maddede; “Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır.” denmek suretiyle ailelerin çocuklarına zorunlu din eğitimi dışında din eğitim ve öğretimi verebileceğini ifade etmektedir. 4-6 yaş grubu çocuklara Kur’an Kursu eğitimi de ailelerin bu anlamdaki talebine MEB’in verdiği karşılıktır. Mezkur sendikanın kaygısının Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir başka kurumla işbirliği yapması olmadığı, bilakis çocuklara din eğitimi verilmesi olduğu yaptığı açıklamadan ve diğer kurumlarla yapılan işbirliklerine itiraz etmemesinden açıkça anlaşılmaktadır.

    ‘AYNI ZİHNİYET TÜRKİYE’NİN MÜTEDEYYİN HALKINI KAMUSAL ALANDAN DIŞLADI’

    Her ne kadar bu izahatları, çarpıtılarak ve saptırılarak yargıya taşınan meselenin hakikatini Türkiye kamuoyu bilsin diye yapıyorsakda, biliyoruz ki mezkur sendikanın esas hedefi eğitim de dahil toplumsal hayattan inanç ve değerlerin tümüyle çıkarılmasıdır. Bu nedenle de adı geçen sendika saydığımız bu gerçekleri bilinçli bir şekilde göz ardı etmekte, sözde bilimsellik ve laiklik adı altında milletin dini değerlerini aşağılamaktadır. Nitekim, milletin değerlerine ve inancına saldırmayı misyon edinmiş bu bağnaz STK’nın amacının üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu yaptığı açıklamada da görülmektedir. Milletin inançlarına gericilik ve irtica söylemiyle saldırmayı marifet sanan 18. Yüzyıldan kalma bu aydınlanmacı pozitivist zihniyet, bütün dünyada fosilleştiği halde kimi odaklarca Türkiye’de çeşitli isim ve biçimlerde yaşatılmaya devam etmektedir. Aynı zihniyet on yıllarca siyasi alanı tekelleştirmek, bürokrasiyi elinde tutmak için Türkiye’nin mütedeyyin halkını kamusal alandan dışlamıştır. Halka rağmen halk için saçmalığını erdem, dinsizliği bilimsellik, batı düşüncesinin ilkelerini evrensellik diye yutturan bu jakoben faşist anlayış mütedeyyin halkın inanç ve değerlerine saldırmak için yalan haberler üretmekte, gerçekleri saptırmakta ve sebepler uydurmakta beis görmemektedir.

    28 Şubat’ta da darbeci kimliğiyle halkın değerlerine saldıran yine bu zihniyetti. O gün darbe sürecini yalanlarıyla hazırlayanlarda darbeyi yapanlarda, darbeyi destekleyenler de bu köhne kafanın çeşitli alanlarda tebarüz etmiş formlarıydı. Apoletli sendikacılığın en çirkin örneklerini de yine bu zihniyet 5’li çete içinde postal yalayıcılığı yaprak vermişti. Marjinalleştiği oranda saldırganlaşan 28 Şubat artığı bu zihniyetin en bariz özelliği toplum düşmanlığıdır. Bu nedenle her fırsatta ilerici-gerici söylemini kullanarak toplumu ve değerlerini aşağılamaktadır. Mütedeyyin kesimin her iş ve organizasyonuna gerici damgası vurmakta, 100 yıldır değişmeyen aşağılayıcı ve bir o kadar da irrasyonel bu iğrenç retoriği sürdürmektedir.

    ‘NE ATTIKLARI ÇAMUR TUTUYOR NE DE SÖYLEMLERİ VİCDANDA AKİS BULUYOR’

    Bu köhne zihniyet, toplumun göz bebeği Diyanet işleri Başkanlığı’nı, bu yapıya bağlı kamu görevlilerini, DİB’e bağlı kurum ve kuruluşlar ile her türlü faaliyeti karalamak için karakterine uygun her türlü yalan ve iftiraya başvurmayı mücadele addetmektedir. Dünyada savunucusu kalmayan, sadece bir sömürü ve baskı aparatı olarak İslam dünyasına saldırı amacıyla kullanılan bir ilkel epistemolojiden beslenen bu zihniyet esasen Diyanet işleri Başkanlığı üzerinden toplumun inanç ve değerleriyle kavga etmekte, Batılı efendilerinin sömürü düzenine zemin hazırlamaktadır. Milletimiz, bu zihniyete bugüne kadar prim vermediği gibi bugünden sonra da prim vermeyecektir. Çünkü milletimiz bu zihniyeti, zulümlerine bizzat maruz kalarak tanımıştır. Ancak bu jakoben zihniyetin borusunun öttüğü zamanlar eski Türkiye’nin ibretlik sayfalarında kalmıştır. O nedenle ne attıkları çamur tutmaktadır ne de söylemleri maşeri vicdanda akis bulmaktadır.

    Biz Diyanet-Sen olarak, inancımızı ve medeniyet değerlerimizi öğrenme ve öğretme azmini ifade eden söz konusu eğitimleri çok önemli görüyor ve destekliyoruz. Diyanet kurumunu ve diyanet çalışanlarını töhmet altında bırakan, her fırsatta saldırganca tutumlar takınan ve buna sendikacılık faaliyeti diyen mezkur sendikanın yargıya taşıdığı söz konusu Kur’an Kursu programını hem anayasaya, hem yasalara hem de temel insan haklarına uygun; toplumsal bir talebin karşılanması olarak uygulandığı için meşru; inancını bilen, medeniyet değerlerini tanıyan ve taşıyan nesillerin yetişmesi için de elzem gördüğümüzü ilan ediyoruz. Ayrıca bu konuda meydanı fosilleşmiş pozitivist aydınlanmacı kafaya bırakmayacağımızın da bilinmesini istiyoruz.”

    ‘SİSİ CUNTASI VE DESTEKÇİLERİNİ LANETLİYORUZ’

    Konuşmasında geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Mısır’ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi’yi de anan Yıldız, “Kabil’in karşısında Habil neyse, Firavun’un karşısında Musa neyse, Yezid’in karşısında Hüseyin neyse Rus zulmü karşısında Şeyh Şamil neyse sende osun. Şahidiz. Siyonizm’in uşağı Sisi cuntası ve arkasındaki destekçilerini lanetliyoruz” diye konuştu.

    Turgut Özal Konferans Salonu’nda gerçekleşen basın toplantısında Memur-Sen İl Temsilcisi Ahmet Saatcı, Memur-Sen’e bağlı sendikaların temsilcileri ve Diyanet-Sen üyeleri de hazır bulundu.

    Basın toplantısında Abdibey Cami Müezzini Celal Göker tarafından da Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu.

  • Sosyal Bilimler MYO’da İstiklal Marşı Rahatsızlığı

    Sosyal Bilimler MYO’da İstiklal Marşı Rahatsızlığı

    Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Selim Aydın, Sosyal medyada, Hitit Üniversitesi’nde mezuniyet töreninde “İstiklal marşı okutulmadı” şeklindeki ithamların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

    Hitit Üniversitesi’nin mezuniyet töreninin tek birimde değil, farklı birimlerde de yapıldığını hatırlatan Aydın, “İstiklal Marşımız sadece, Meslek yüksekokulları koordinatörü ve aynı zamanda Sosyal Bilimler MYO Müdürü Doç Dr. Zekeriya lşık’ın müdürlüğünü yaptığı Sosyal Bilimler MYO tarafından organize edilen ve meslek yüksekokulları kampüsünde gerçekleştirilen mezuniyet töreninde okunmamış, Saygı duruşunda bulunulmamıştır” dedi.

    Bu zaafiyetin sadece MYO’ da gösterildiğine işaret eden Aydın, “İstiklal Marşını es geçen, şehitlerimize saygı duruşunda bulunmayan bir şahsın, bir yöneticinin konuşmasında Çanakkale ruhundan, 15 Temmuz ruhundan bahsetmesi ne derece inandırıcı olabilir? Diğer birimlerimizde İstiklal marşımız coşkulu bir şekilde, öğrencisinden velisine, akademisyeninden misafirine kadar herkesin katılımı ile okunmuştur. Üniversitemizin de itibarını zedelemeye yönelik, art niyetli bir tavır olarak değerlendirdiğimiz bu ihmalin (!) derhal hesabı sorulmalıdır” diye konuştu.

    Meslek Yüksek Okullarının organizatörü olan Doç. Dr. Zekeriya Işık hakkında işlem yapılmasını talep eden Aydın, “Ağzından insani değerleri, eski Türkiye ifadelerini hiç düşürmeyen bu şahsa soruyorum ; İstiklal marşından neden rahatsız oldun? İstiklal marşımızın okunmamasındaki gerekçeniz nedir? Yoksa sözde “açılım” tortularını tazelemek mi istiyorsunuz? Sayın Organizatör, unutma ki bu eşsiz eser; Bilge Kağan’ın Orhun Yazıtlarında, Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’unda dillendirdiği gibi Türk milletine, umutsuzluğa kapılmamayı, nihai zaferin mutlak surette “Hakk’a tapan” Türk milletinin olacağını müjdelemektedir. Özellikle günümüzde, milli şairimizin bu haykıran seslenişinin, yürekten tekrarlamak hepimizin milli görevidir. Hassasiyetimiz, milletimizi asırlarca ayakta tutmaya yetecek olan İstiklal Marşımızın ruhunun kavranmasıdır. Bu duyguların, genç nesillere yeniden diriltilmesi ve mensubu olduğumuz Büyük Türk Milleti’nin öz değerlerinin yaşatılmasıdır. Bugün MYO da yaşanan bu olayı kabullenmemiz ve görmezden gelmemiz mümkün değildir. Milletimizin ortak sesi ve ortak vicdanı olan İstiklal Marşımızın MYO da okunmaması nedeniyle, ilgili organizatör Doç. Dr. Zekeriya Işık hakkında, Üniversite Yönetimimizin gereğini yapacağına inancımız tamdır” diye konuştu.

    Yetkili Sendika olarak, bu şahıs hakkında idari ve adli soruşturma açılması için gerekli girişimlerde bulunulacaklarını kaydeden Aydın, “Bu işin Takipçisiyiz. Türk Eğitim-Sen olarak bir kez daha milli şairimizi, vatani görevini yaparken ebediyete intikal eden şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Kamuoyuna duyurulur” ifadelerini kullandı.

  • Çorumlu Genç Kartallar Finalde

    Çorumlu Genç Kartallar Finalde

    Çorum Beşiktaş Spor Okulu takımı Afyon’da düzenlenen seçme turnuvasında final grubuna kaldı.

    Çorum Beşiktaşlılar Derneği Başkanı İsmail Ateş’in öncülüğünde faaliyetlerini sürdüren Futbol Okulu’ndan 11-14 yaş grubundan 20 sporcu Beşiktaş Kulübü tarafından düzenlenen seçmelere katıldı.

    Çorum’dan giden sporcular Türkiye genelinden futbol okullarının katıldığı seçmelerde kulüp altyapı seçicilerinin karşısına çıktılar.

    Beşiktaş Altyapısına sporcu kazandırmak amacıyla yapılan seçmelerde başarılı performans sergileyen Çorum Futbol okulu, final grubuna yükselme başarısı gösterdi.

    Bazı sporcuların da performanslarıyla altyapı antrenörlerinin dikkatini çektiği öğrenilirken, minik sporcuların elde ettiği başarından dolayı mutluluk duyduğunu anlatan Dernek Başkanı İsmail Ateş, tüm sporcuları ve antrenörleri tebrik etti.

    Başarılı antrenörler nezaretinde oldukça planlı bir şekilde çalışmaların yaz boyunca devam edeceğini kaydeden Başkan Ateş, yaz dönemi için kayıtların başladığı dile getirdi.

    Spor okuluna gösterilen yoğun ilgiden dolayı da tüm Çorumlu Beşiktaşlılara ve geleceğin futbolcu adaylarına teşekkür eden İsmail Ateş, yoğunluktan dolayı kayıtların dolduğunu, ancak talep üzerine ek kontenjan açtıklarını ifade etti.

  • “Bazı Basın Kuruluşları Olayı Saptırdı”

    “Bazı Basın Kuruluşları Olayı Saptırdı”

    Üyük Köyü Muhtarı Ali Yalvaç, köy halkının içme suyu yakınlarında faaliyete başlayan taş ocağının işletmesinin durdurulması için Çorum Valiliği önünde yaptıkları eylemi sırasında yaşananların ulusal basında yalış haber olarak verildiğini söyledi.

    Yalvaç, “Köyümüz içme suyu yakınlarında faaliyete başlayan taç ocağı işletmesiyle ilgili taleplerimizi iletmek üzere gittiğimiz Valilik ziyareti ile ilgili haberler, ne yazık ki kimi basın kuruluşlarında kastı aşan şekilde ifade edilmiştir” dedi.

    Söz konusu haberlerde, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Çorum Valisinin yuhalandığı gibi algılar oluşturulduğunu kaydeden Yalvaç, konunun siyasi malzeme yapılarak AK Parti aleyhtarlığına vardırıldığını ifade etti.

    Köy halkının valilik ziyaretinde herhangi bir olumsuzlukla karşılaşılmadığının altını çizen Yalvaç, “ Hatta Sayın Vali yardımcımız tarafından istememiz durumunda içeride misafir edilebileceğimiz dahi söylendi” şeklinde konuştu.

    Yalvaç, konu ile ilgili yaptığı açıklamasını şöyle sürdürdü; “Orada tek olmaması gereken konu, Sayın Vali Yardımcımız’ın aracına binerek ayrılacağı sırada, bir yuhalama söz konusu olmuştur. Bunu da üzüntüyle ifade ediyoruz ki, ne bize ne de köylümüze yakışmamıştır. Burada tek konu, toplum psikolojisinden ve su kaybı yaşamak gibi bir riskle karşı karşıya olmamızın verdiği gerginliktir.
    Bahsedildiği gibi Valimizi ya da Bakanımız’ı yuhalamak asla söz konusu olmamıştır. Bizim tek kaygımız suyumuzun kesilmemesidir. Halimizi anlatmak için Sayın Valimiz’e yaptığımız ziyarette, kendisi Ortaköy’de bulunduğu için görüşemedik. Sayın Valimiz devletin şefkatini ve büyüklüğünü göstererek, Ortaköy programı dönüşü köyümüze uğramış ve tüm taleplerimizi samimiyetle dinlemiştir. Köyümüzün problemlerine gösterdiği ilgisi ve insani duruşu için teşekkür ediyorum.
    Son bahisle, konunun Valimiz ve İç İşleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun yuhalandığı, AK Parti’ye tavır konulduğu gibi yansıtılması bizleri derinden üzmüştür. Bizim meselemiz siyasi değil, hukuki ve idari bir meseledir. Bu sebeple konumuzun siyasi malzeme olarak lanse edilmesi ve yapılmayan şeylerin yapılmış gibi gösterilmesi kabul edilemez.
    Kamuoyu bilgilendirir, saygıyla selamlarım” şeklinde açıklamalarda bulundu.

  • Aşırı Yağışlarla Mücadele Ediliyor

    Aşırı Yağışlarla Mücadele Ediliyor

    Mevsim ve iklim şartlarının üzerinde gerçekleşen yağışta Çorum Belediyesi ilgili birim personelleri oluşabilecek aksaklıklara karşı tam kadro seferber oldu.

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü resmi web sitesinde yer alan verilere göre Çorum’da 20.06.2019 tarihinde saat 09.00-13.30 arasında metre kareye 32,2Lt yağış düştü. Çorum’un bulunduğu iklim kuşağına göre bu yağış ortalama verilerin çok üzerinde.

    Tüm personellerin görev başında olduğunu belirten Belediye Başkan Vekili İsmail Yağbat, “Belediyemiz Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü, Fen İşleri Müdürlüğü ve İtfaiye Müdürlüğü ekiplerimiz tam kadro iş başında olup ivedilikle şehrin ihtiyaç duyulan her noktasında aşırı yağışlarla mücadele etti. Belediye olarak bundan sonra oluşabilecek aşırı yağışlardan hemşehrilerimizin gördüğü zararı en aza indirmek amacıyla gerekli tedbirleri almaya devam ediyoruz. Şehrimizde ihtiyaç duyulan noktalarda yağmur suyu tahliye hattında tadilat ve eksikliklerin giderilmesi için yaptığımız ihale imza aşamasında” dedi.

    Kotun düşük olduğu yerlerdeki mesken sahipleri aşırı yağışlardan kaynaklı geri tepmelere karşı önlemlerini almaları gerektiğini belirten Yağbat, “kanalizasyon hatlarında oluşabilecek aşırı yüklenmeyi ve bu sebeple oluşabilecek geri tepmelerin önüne geçilebilmesi için bina sahiplerinin ve apartman yöneticilerinin çatı yağmur sularını bahçeye ve kanalizasyon hattına vermek yerine acil bir şekilde yola vermeleri gerekmekte” dedi.

    Belediye Başkan Vekili İsmail Yağbat, yapılan incelemeler sonucu uyarılara aldırmayan ve çatı yağmur sularını yola vermeyen mesken sahipleri hakkında işlem yapılacağını belirtti.

  • Ceylan, TKDK Çağrılarını Değerlendirdi

    Ceylan, TKDK Çağrılarını Değerlendirdi

    AK Parti Çorum Milletvekili ve MKYK Üyesi Ahmet Sami Ceylan, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun (TKDK), 16 Şubat 2019 tarihinde çıktığı IPARD II-5. Başvuru Çağrı İlanı döneminde hayvancılık ile işleme ve pazarlama sektörlerine yönelik proje başvuru kabullerinin 13 Haziran 2019 Perşembe günü itibariyle tamamlandığını bildirdi.

    38,5 milyon liralıkyatırım başvurusu alındı
    Milletvekili Ceylan, bu çağrı döneminde TKDK Çorum İl Koordinatörlüğünce hayvancılık yatırımları için 21 milyon lira yatırım tutarına sahip 14 proje, işleme ve pazarlama yatırımları için 17,5 milyon lira yatırım tutarlı 7proje olmak üzere toplam 38,5 milyon lira yatırım tutarına sahip 21 proje başvurusu yapıldığını, söyledi.

    Bu projelere 16,6 milyon lira hibe ödemesi yapılacağını bildiren Ceylan, başvurulan sektörlere göre proje dağılımının7 büyükbaş süt işletmesi, 6 büyükbaş besi işletmesi, 1 yumurta tavukçuluğu işletmesi, 2 süt ve süt ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması, 5 meyve ve sebzelerin işlenmesi ve pazarlanması şeklinde olduğunu belirtti. Proje başvurularında süt ve besi hayvancılığı yatırımlarının yanı sıra, özellikle çeşitlilik açısından önem verdiği yumurta üretimi, süt toplama, soğan deposu kurulumu ve meyve kurutma tesislerine yönelik başvurulardan da oldukça memnuniyet duyduğunu belirten Milletvekili Ceylan bütün başvuruların sözleşmeye bağlanması ve hayat bulmasını dilediğini ifade ederek, Çorum’umuza hayırlı olsun, dedi.

    TKDK’dan Yeni Hibe Paketi

    Milletvekili Ahmet Sami Ceylan, TKDK’nınverdiği hibelerin artarak devam ettiğini, IPARD II-6. Başvuru Çağrı İlanıyla da 400 milyon liralıkyeni bir hibe paketi daha açıkladığını, “Kırsal Ekonomik Faaliyetlerin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme Tedbirine” yönelik olarak çıkılan hibe çağrısıyla kırsal alanlarda yapılacak yatırımların %55 hibe oranıyla destekleneceğini, söyledi.

    Bu çağrı döneminde; bitkisel üretimin çeşitlendirilmesi ve bitkisel ürünlerin işlenmesi ve paketlenmesi kapsamında; süs bitkileri, tıbbi ve aromatik bitkiler, mantar, fide ve fidan ile çiçek soğanı üretim yatırımları, arıcılık ve arı ürünlerinin üretimi, işlenmesi ve paketlenmesi yatırımları, zanaatkârlık, yöresel tarım ve gıda ürünlerinin üretimi, kırsal turizm ve rekreasyon faaliyetleri, kültür balıkçılığı, yenilebilir enerji tesisleri ile kooperatif ve üretici örgütleri için makine parkları kurulumlarının destekleneceğini ifade eden Ceylan, bu sektörlerde yapılacak yatırımlar için belirlenmiş olan proje tutarlarının alt limiti 5 bin avro, üst limiti ise 500 bin avro olacak, dedi. Projelerde yapım işleri, makine-ekipman alımları, danışmanlık hizmetleri ve görünürlük harcamalarının yanı sıra kendi tüketimini karşılamak amacıyla yenilenebilir enerji sistemlerinin de destek kapsamında olduğunu ve yatırımlardaki tüm harcamaların KDV ve diğer vergilerden muaf olacağını belirtti.

    Hibeler Artarak Devam Ediyor
    Milletvekili Ceylan açıklamasında şu bilgileri verdi. “Bugüne kadarahır, sağımhane, gübre ve silaj çukuru, samanlık ve yem deposu, makine ekipman garajı, soğuk hava deposu, işletme binaları gibi inşaat işleriyle birlikte, pulluktan mibzere, balya makinesinden silaj makinesine, buzağı kulübesinden sağım sistemine, ultrason cihazından sağım robotuna, traktöründen karavanına, güvenlik sisteminden iklimlendirme sistemine, bilgisayarından güneş paneline kadar birçok makine-ekipman alımına destek verildi.

    Tamamlanan IPARD I ve IPARD II dönemlerinde 73 milyon lira tutarındaki 30 bin adedi aşan makine ekipmana destek verildi. Bugüne kadar toplamda 175 milyon liraya yaklaşan yatırım tutarına sahip636 adet projeye 83 milyon lirayı aşan hibe ödendi. Bu hibelerden faydalanan vatandaşlarımızı tebrik ediyorum.Yeni çağrıdan da hemşerilerimizi faydalanmaya davet ediyorum.”

    Her yatırımın ülke ekonomisine yaptığı katkıyı çok önemsediğini ve yatırım tutarına bakmaksızın her vatandaşın projesini ayrı ayrı değerli bulduğunu belirten Ahmet Sami Ceylan, TKDK’nın tarımı ve kırsalı desteklemeye devam edeceğini, söyledi.

    Yatırım Yapacaklar TKDK İle İrtibat Kurmalı
    Milletvekili Ceylan, bazı kişilerin TKDK adını kullanmak suretiyle çeşitli iletişim araçlarıyla vatandaşlarımızla irtibata geçerek dolandırıcılık girişimlerinde bulunabileceklerine dikkat çekerek, vatandaşların bu tür girişimlere itibar etmemelerini ve dikkate almamalarını, yatırım yapmak isteyen tüm vatandaşların il koordinatörlüğüyle irtibat kurarak, en doğru bilgiyi il koordinatörlüğü yetkililerinden ve uzman personelinden almaları gerektiğini, söyledi.

    TKDK uzmanları tarafından tüm bilgilendirmelerin ücretsiz yapıldığını, projelerde yer alması gereken dokümanlar için herhangi bir ücret talep edilmediğini ve gerekli tüm evrak örneklerinin TKDK resmi internet sitesinde kamuoyunun bilgisine sunulduğunu dile getirdi.