Blog

  • Bedesten’de “Kutsal Emanetler Sergisi” Ziyarete Açılıyor

    Bedesten’de “Kutsal Emanetler Sergisi” Ziyarete Açılıyor

    Ramazan ayının en anlamlı buluşmalarından biri Çorum Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek. “Kutsal Emanetler Sergisi” Ramazan ayının manevi atmosferinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor.

    Sergi, 15–17 Mart tarihleri arasında Bedesten’de ziyarete açık olacak. 15 Mart Pazar günü 13.00’te kapılarını açacak olan sergi, üç gün boyunca iftardan önce 13.00-18.00, iftardan sonra 20.00-23.00 saatleri arasında vatandaşların ziyaretine sunulacak.

    “Kutsal Emanetler Sergisi”, ziyaretçilerini İslam tarihinin en kıymetli anlarına götürecek. Sergide, Peygamber Efendimize ait Sakal-ı Şerif, Saç-ı Şerif ve Nal-ı Şerif gibi önemli emanetlerin yanı sıra Mescid-i Nebevi ve Kâbe örtüleri, Kâbe’nin anahtarı, Osmanlı dönemine ait nişaneler ve daha birçok kıymetli eser yer alacak.

  • İhtiyaç Sahiplerine Bayramlık Desteği

    İhtiyaç Sahiplerine Bayramlık Desteği

    Çorum Belediyesi yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına bayramlık desteği sağlıyor.

    Çorum Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla örnek çalışmalara imza atmaya devam ediyor. İhtiyaç sahibi ailelere desteğini sürdüren Çorum Belediyesi, Ramazan bayramı öncesinde ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına bu yıl da bayramlık desteği sağlayacak. Bu kapsamda Çorum’da yaşayan 3.869 çocuğa toplam 7 milyon 738 bin TL tutarında bayramlık desteği ailelerin hesaplarına bugün itibariyle yatırılacak.

    Daha önce kıyafet olarak dağıtılan bayramlıklar, bu yıl farklı bir uygulamayla Sosyal Destek Kartı aracılığıyla sağlanacak. İhtiyaç sahibi aileler, çocukları için anlaşmaları mağazalardan istedikleri ürünleri kendileri seçerek alabilecek.

    Destekten yararlanan vatandaşlar, Çorum’da hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren 18 anlaşmalı mağazadan alışveriş yapabilecek. Anlaşmalı mağazaların bilgileri, Sosyal Destek Kartı kullanan vatandaşlara mesaj yoluyla bildirilecek.

    Bu uygulamayla hem ihtiyaç sahibi ailelerin çocukları bayramlıklarına kavuşacak hem de yerel esnafa destek sağlanmış olacak.

  • “ÇKS Ürün Değişikliği Başvuruları 15 Mart’ta Başlıyor”

    “ÇKS Ürün Değişikliği Başvuruları 15 Mart’ta Başlıyor”

    Çorum Ziraat Odası Başkanı Adem Özdemir, 2026 üretim yılına ait Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ürün değişikliği başvurularının 15 Mart – 15 Nisan 2026 tarihleri arasında yapılacağını duyurdu.

    Bitkisel üretimde önemli bir yere sahip olan ÇKS kapsamında ürün değişikliği işlemlerinin 15 Mart 2026 tarihinde başlayacağını hatırlatan Özdemir, başvuruların 15 Nisan 2026 tarihine kadar devam edeceğini belirtti. Özdemir, üreticilerin 2026 üretim yılına ilişkin ürün bilgilerini bu süre içinde güncelleyebileceğini ifade etti.

    Ürün değişikliklerinin belirtilen tarihler arasında sisteme işlenmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, üreticilerin bir aylık başvuru süresini kaçırmamaları gerektiğini söyledi. Aksi halde çiftçilerin Temel Destek ve Planlı Üretim Desteği gibi önemli desteklerden yararlanamayabileceğini dile getirdi.

    “Ürün değişikliği yapacak üreticilerimizin, e-Devlet üzerinden işlem yapabilecekleri gibi yada odamıza müracaat ederek B formunda gerekli ürün düzenlemelerini yaptırmaları ve ardından bu B formunu Tarım ve Orman Müdürlüğümüze teslim etmeleri gerekmektedir.”

    Üreticilerin mağduriyet yaşamamaları için belirtilen tarihleri dikkate almaları gerektiğini sözlerine ekleyen Özdemir, 2026 üretim sezonunun başlaması dolayısıyla üreticilere bereketli ve kazançlı bir yıl temennisinde bulundu.

    Tarımın ülke ekonomisinin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Özdemir, alın teriyle toprağı işleyen çiftçilerin her zaman desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

    Üretimin sürdürülebilirliği için üreticilerin desteklenmesinin ve tarımsal planlamaların doğru yapılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Özdemir, “Toprağını emekle işleyen, ülkemizin gıda güvenliğini sağlayan tüm üreticilerimize 2026 üretim yılının sağlık, bereket ve bol kazanç getirmesini diliyorum.” dedi.

    Tarım sektörünün zorluklarına rağmen üreticilerin büyük bir özveriyle çalıştığını belirten Özdemir, çiftçilerin her koşulda üretmeye devam ederek hem ülke ekonomisine hem de toplumun gıda ihtiyacının karşılanmasına önemli katkı sağladığını söyledi.

    Çorum Ziraat Odası olarak üreticilerin yanında olmaya devam edeceklerini ifade eden Özdemir, çiftçilerin sorunlarının çözümü ve tarımsal faaliyetlerin daha verimli hale gelmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

    Özdemir, “Üreticilerimizin emeğinin karşılığını aldığı, afetlerden uzak, verimli ve bereketli bir üretim yılı geçirmelerini temenni ediyor, tüm çiftçilerimize kolaylıklar diliyorum” ifadelerini kullandı.

  • Yıldırım’ın 14. Kitabı “Dımılı” Yakında Okurlarla Buluşuyor

    Yıldırım’ın 14. Kitabı “Dımılı” Yakında Okurlarla Buluşuyor

    Gündoğdu Yıldırım’ın kaleme aldığı 14. kitabı “Dımılı”, çok yakında Alasya Yayınları etiketiyle okuyucularla buluşmaya hazırlanıyor.

    Toroslar’ın sert doğasında filizlenen bir hayat hikâyesini merkeze alan eser, Anadolu insanının mücadele dolu yaşamını ve bir gencin içsel dönüşümünü etkileyici bir anlatımla ele alıyor.

    Toroslar’dan Cephe Gölgesine Uzanan Bir Hikâye

    Roman, Toros dağ köylerinde yoksullukla büyüyen gençlerin erken olgunlaşan hayatlarını anlatırken, başkahraman Dımılı üzerinden Anadolu’nun değişen yüzünü gözler önüne seriyor. Kahvehanelerin dumanlı neşesi ile hayatın sert gerçekleri arasında sıkışan Dımılı, gençliğinin hoyrat özgürlüğü ile sorumlulukları arasında bir yol ayrımında kalır.

    Hikâye, World War II’nin gölgesinin Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar uzandığı yıllarda şekilleniyor. Askere çağrılması, Dımılı için yalnızca bir askerlik görevi değil; aynı zamanda kendi hayatıyla yüzleşmesinin başlangıcı olur.

    Aile, Gelenek ve Değişim Arasında

    Romanın önemli katmanlarından biri de kuşaklar arasındaki sessiz çatışma. Yedi yıl cephelerde savaşmış bir babanın ağır tecrübesi ile Dımılı’nın taşkın gençliği arasında kurulan denge, hikâyenin duygusal omurgasını oluşturuyor.

    Bir yanda Cumhuriyet’in getirdiği değişim, yeni harfler ve yeni bir dünya; diğer yanda köy yaşamının köklü alışkanlıkları ve yoksulluğun inadı… Dımılı’nın yolculuğu, yalnızca Eskişehir’e doğru değil, aynı zamanda kendi iç dünyasına doğru bir keşfe dönüşüyor.

    Okuru Derin Bir Yolculuğa Davet Ediyor

    “Dımılı”, bir gencin askere uğurlanırken ardında bıraktığı yarım kalmış sevdaları, ailesinin sessiz dualarını ve belirsiz bir geleceğe doğru attığı adımları anlatırken, okuyucuyu da insanın değişimle yüzleştiği bir yolculuğa davet ediyor.

    Yeni romanın, Anadolu’nun ruhunu ve insan hikâyelerini güçlü bir anlatımla aktarmasıyla edebiyatseverlerin ilgisini çekmesi bekleniyor. “Dımılı” çok yakında raflardaki yerini alacak.

  • 120 Bin Kişilik Araştırmadan “Devam” Kararı

    120 Bin Kişilik Araştırmadan “Devam” Kararı

    Eğitim sisteminde son yılların en çok tartışılan başlıklarından biri olan ara tatil uygulamasıyla ilgili dikkat çeken bir araştırma sonucu açıklandı. Eğitim-Bir-Sen tarafından Türkiye genelinde 81 ilde gerçekleştirilen ve 119 bin 709 kişinin katıldığı geniş kapsamlı saha çalışması, ara tatillere yönelik güçlü bir destek olduğunu ortaya koydu.

    Araştırmanın sonuçlarını açıklayan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, ara tatillerin yalnızca takvimde yer alan kısa molalar olmadığını, eğitim sürecinin sağlıklı ilerlemesi açısından önemli bir ihtiyaç haline geldiğini belirtti.

    Öğretmen, Öğrenci ve Veliler Ara Tatilden Memnun

    Araştırma verilerine göre eğitim camiasının büyük çoğunluğu ara tatil uygulamasının devam etmesini istiyor.

    Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 88,2’si ara tatilin kaldırılmasına karşı çıkarken, okul yöneticilerinin yüzde 72,1’i de uygulamanın devam etmesi gerektiğini düşünüyor. Velilerde ise bu oran yüzde 70,5 seviyesinde.

    Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise öğrencilerden geldi. Lise öğrencilerinin yüzde 85,7’si, ortaokul öğrencilerinin ise yüzde 78,4’ü ara tatilin devam etmesini destekliyor. Böylece eğitim sürecinin en önemli paydaşı olan öğrencilerin de bu uygulamayı benimsediği ortaya çıktı.

    Çalışan Aileler de Destekliyor

    Ara tatillere yönelik en sık dile getirilen eleştirilerden biri çalışan anne ve babaların bu süreçte zorlandığı yönündeydi. Ancak araştırma sonuçları bu görüşün yaygın olmadığını gösterdi.

    Her iki ebeveynin de çalıştığı ailelerde ara tatilin kaldırılmasına karşı çıkanların oranı yüzde 76,2 olarak belirlendi. Bu sonuç, ailelerin çocuklarıyla vakit geçirebilme ve onların dinlenme fırsatı bulmasını önemsediklerini ortaya koydu.

    “Eğitim Maratonunda Bir Nefes”

    Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 87,3’ü mevcut ara tatil modelinin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli hale getirdiğini ifade etti.

    Eğitim-Bir-Sen Çorum 1 Nolu Şube Sekreteri ve Başkan Vekili Ali Doğan da değerlendirmesinde, eğitim sürecinin uzun bir maratona benzediğini belirterek ara tatillerin bu maratonda öğrenci ve öğretmenler için birer “nefes ve toparlanma durağı” işlevi gördüğünü vurguladı.

    “Sahadan Gelen Ses Devam Diyor”

    Ali Doğan, 120 bine yakın kişinin katılımıyla ortaya çıkan bu verilerin eğitim politikalarının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini ifade ederek, sahadan gelen güçlü mesajın ara tatil uygulamasının devam etmesi yönünde olduğunu söyledi.

    Araştırma sonuçları, ara tatilin bir “lüks” değil; eğitim sürecinin daha dengeli, verimli ve sağlıklı işlemesi için önemli bir ihtiyaç olarak görüldüğünü ortaya koydu.

  • Vali Çalgan’dan İstiklâl Marşı’nın Kabulünün Yıl Dönümü Mesajı

    Vali Çalgan’dan İstiklâl Marşı’nın Kabulünün Yıl Dönümü Mesajı

    Çorum Valisi Ali Çalgan, İstiklâl Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından milli marş olarak kabul edilişinin yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    Vali Çalgan, mesajında İstiklâl Marşı’nın milletimizin bağımsızlık mücadelesinin en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirterek, aziz milletin ortak hafızasında büyük bir gurur ve minnet duygusuyla anıldığını ifade etti.

    İstiklâl Marşı’nın bağımsızlık uğruna verilen destansı mücadelenin, sarsılmaz imanın ve vatan sevgisinin en güçlü ifadesi olduğunu vurgulayan Çalgan, marşın milletimizin diriliş destanını yansıttığını söyledi. Çalgan, marşın zorluklar karşısında gösterilen kahramanlık ve azimle verilen kurtuluş mücadelesinin mısralara dökülmüş hali olduğunu dile getirdi.

    Vali Çalgan açıklamasında, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı bu ölümsüz eserin milletimizin ortak vicdanını ve yüksek karakterini en anlamlı şekilde dile getirdiğini belirtti. Ersoy’un kaleminden çıkan mısraların; vatan sevgisini, bağımsızlık tutkusunu ve millet olma bilincini nesilden nesile aktaran güçlü bir miras olarak yaşamaya devam ettiğini kaydetti.

    İstiklâl Marşı’nın ifade ettiği değerlere sahip çıkmanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Çalgan, ecdadın canı pahasına emanet ettiği vatanın aynı inanç ve kararlılıkla korunarak gelecek nesillere aktarılması gerektiğini ifade etti.

    Vali Çalgan mesajının sonunda, “Bu duygu ve düşüncelerle; başta Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, İstiklâl Mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum.” ifadelerine yer verdi.

  • “İktidar Fırtınayı Yine Göremedi”

    “İktidar Fırtınayı Yine Göremedi”

    Anahtar Parti ÇORUM İl Başkanı Nurullah Müstet, İran’da başlayan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından petrol fiyatlarında yaşanan sert yükselişin, Türkiye ekonomisindeki kırılganlıkları yeniden görünür hale getirdiğini belirterek, iktidarın bu süreci öngöremediğini ve gerekli hazırlıkları zamanında yapamadığını ifade etti.

    İl Başkanı Müstet, TCMB’nin 12 Şubat 2026 tarihli enflasyon raporunda Brent petrol için, jeopolitik risklerin azalması öngörüsüyle 2026 yılı için 60.9 dolar, Eylül 2025’de açıklanan 2026 yılı Orta Vadeli Program projeksiyonları çerçevesinde ise 65 dolar olarak esas alındığının görüldüğünü, oysa 28 Şubat 2026’da İran’da başlayan ABD ve İsrail destekli askeri operasyon ile 2 Mart 2026’da İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından petrol fiyatlarının 91 dolara yükseldiğini hatırlatarak “Bu tablo, TCMB enflasyon raporunda baz alınan varsayımla karşılaştırıldığında yüzde 49.42 oranında ciddi bir sapmaya işaret etmektedir. Kaldı ki TCMB ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bile öngörülerinin uyuşmadığı net olarak görülmektedir. Enerjide yüksek oranda dışa bağımlı bir ülke için bu büyüklükteki sapma, basit bir tahmin hatası değil, doğrudan makroekonomik dengeyi sarsan stratejik bir kırılmadır.” uyarısında bulundu.

    Nurullah Müstet, “Enerjide yüksek oranda dışa bağımlı bir ekonomi için bu düzeyde bir sapma teknik bir ayrıntı değil, doğrudan makroekonomik dengeleri sarsan ağır bir şoktur” dedi.

    Nurullah Müstet, yılın ilk üç ayında oluşan bileşik enflasyonun yüzde 11,18 seviyesine ulaştığını, bu tablo karşısında yıl sonu enflasyon hedefinin fiilen ulaşılamaz hale geldiğini savundu. İktidarın hedef aralığını revize etmesine rağmen nokta hedefi korumasının çelişkili bir yaklaşım olduğunu belirten İl Başkanı Nurullah Müstet, “Bir yandan piyasalara ‘hedefimize güveniyoruz’ mesajı verilirken, diğer yandan üst bandın yükseltilmesiyle aslında mevcut hedefe güvenilmediği itiraf edilmektedir. Bu yaklaşım güven vermez, güven aşındırır” ifadelerini kullandı.

    Anahtar Parti ÇORUM İl Başkanı Nurullah Müstet, iktidarın petrol fiyatı varsayımını oluştururken yalnızca arz-talep dengelerine odaklandığını, jeopolitik risk primini ise neredeyse yok saydığını söyledi. ABD-İran geriliminin uzun süredir tırmandığını, İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyon ihtimalinin uluslararası çevrelerde açık biçimde tartışıldığını ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması senaryosunun yıllardır bilinen bir risk olduğunu dile getiren İl Başkanı MÜSTET, “Türkiye gibi İran’la sınırı bulunan, enerji maliyetlerine son derece duyarlı bir ülkenin bu gelişmeleri hesaba katmaması kabul edilemez. Bu durum basit bir tahmin hatası değil, kurumsal körlüktür” dedi.

    Açıklamasında yaşanan gelişmelerin “siyah kuğu” olarak sunulamayacağını da belirten Nurullah Müstet, “Siyah kuğu, öngörülemez olaydır. Oysa burada aylar öncesinden sinyalleri verilen, uluslararası güvenlik ve enerji çevrelerinde tartışılan, yüksek etkili ama bilinen bir riskten söz ediyoruz. Bu nedenle yaşananları ‘beklenmedik şok’ diye sunmak, kurumsal sorumluluktan kaçmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

    Müstet, petrol fiyatlarındaki artışın pompaya tam olarak yansıtılmasını önlemek amacıyla akaryakıtta Eşel Mobil Sistemi üzerinden sağlanan %75’lik ÖTV desteğinin vatandaş açısından kısa vadede doğru bir müdahale olduğunu da ifade etti. Bu uygulamanın, ulaşım ve lojistik maliyetleri üzerinden tüm fiyatlara yayılabilecek yeni bir enflasyon dalgasını geçici olarak sınırladığını söyleyen İl Başkanı Nurullah Müstet, “Vatandaşın satın alma gücünü korumaya dönük her adımın hakkını teslim etmek gerekir. Ancak kısa vadede doğru bir müdahalenin, bütçe açıklarının telafisi anlamında orta vadede vatandaşa ağır bir maliyeti de ortaya çıkacaktır” dedi.

    Bu noktada bütçe dengelerine dikkat çeken İl Başkanı Müstet, akaryakıttan alınan ÖTV’nin bütçenin en önemli dolaylı vergi kalemlerinden biri olduğunu, bu gelirden yapılacak yüksek oranlı fedakârlığın kamu maliyesi üzerinde ciddi baskı oluşturacağını ifade etti. Nurullah Müstet, “Bugün pompada fiyat artışının bir kısmı vatandaşa yansıtılmıyor olabilir; fakat bu yük bütçeye, dolayısıyla dolaylı biçimde yine millete taşınmaktadır. Gelir kaybı büyüdükçe bütçe açığı genişleyecek, borçlanma ihtiyacı artacak ve mali disiplin söylemi zedelenecektir” diye konuştu.

    Açıklamasında en kritik sorunun, bu jeopolitik riskin karar alıcı kurumlar tarafından dikkate alınıp alınmadığı olduğunu vurgulayan Müstet, üç ihtimal bulunduğunu söyledi: Risk hiç dikkate alınmamış olabilir; risk biliniyor ama bir B planı hazırlanmamış olabilir; ya da risk dikkate alınmış ve plan yapılmış olmasına rağmen kamuoyu şeffaf

    biçimde bilgilendirilmemiş olabilir. İl Başkanı Nurullah Müstet, “Hangi senaryoya bakarsanız bakın, sonuç değişmiyor: Ortada kurumsal yetkinlik, stratejik planlama ve şeffaflık bakımından ciddi bir zafiyet vardır” dedi.

    Anahtar Parti ÇORUM İl Başkanı Nurullah Müstet, iktidarın savaş sonrası gündeme getirdiği mali tedbirlerin de bu hazırlıksızlığın bir başka göstergesi olduğunu savundu. Kripto varlıklara işlem vergisi getirilmesi, kripto kazançlarının vergi kapsamına alınması, bazı muafiyetlerin kaldırılması, kıymetli taşlara ÖTV uygulanması, bedelli askerlik tutarının artırılması ve kamu taşınmazlarının satışına izin verilmesi gibi adımların bütçe gelirlerini artırma amacı taşıdığını belirten İl Başkanı Müstet, bu önlemlerin zamanlamasına dikkat çekti. Nurullah Müstet, “Tedbirlerin savaş sonrasında gündeme gelmesi, krizin önceden öngörülemediğini ya da maliyetler görünür hale geldikten sonra müdahaleye başlandığını göstermektedir” ifadelerini kullandı.

    Açıklamasının sonunda Türkiye’nin makroekonomik yönetim anlayışında köklü bir değişime ihtiyaç bulunduğunu belirten Müstet, kurumlar üstü ve uzun vadeli planlama yapabilecek güçlü bir yapının yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyledi. İl Başkanı Nurullah Müstet, “Makroekonomik politika yapımı, güneşli havada iyimser senaryolar yazmak değildir. Asıl mesele, fırtınayı önceden görmek ve geminin rotasını daha kriz çıkmadan ayarlamaktır. Türkiye’nin bugün yaşadığı sorun tam olarak budur: Risk yönetemeyen, kriz öngöremeyen ve olaylar olduktan sonra tedbir almaya çalışan bir ekonomi yönetimiyle karşı karşıyayız” dedi.

    Son olarak Nurullah Müstet, “Ülke riskini artıran ana bileşen, yönetilemeyen ekonomilerdir. Türkiye’nin ihtiyacı, günü kurtaran geçici müdahaleler değil; öngörü kapasitesi yüksek, kurumsal hafızası güçlü, şeffaf ve planlı bir ekonomi yönetimidir. Onun için kurumlar üstü ana şemsiye niteliğinde DPT acilen yeniden kurulmalıdır” açıklamasında bulundu.

  • Toplu Ulaşım Kartı Yükleme Noktası 13’e Ulaştı

    Toplu Ulaşım Kartı Yükleme Noktası 13’e Ulaştı

    Çorum Belediyesi, toplu ulaşımda vatandaşların işlemlerini daha hızlı ve pratik şekilde yapabilmesi amacıyla şehir genelinde kurduğu kiosk sistemini genişletmeye devam ediyor. Belediye tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, toplu ulaşım kartlarına nakit para ile bakiye yükleme imkânı sunan kiosk cihazlarının sayısı artırıldı.

    Yeni kurulan cihazlarla birlikte şehir genelindeki kiosk sayısı 13’e yükseldi. Vatandaşlar bu kiosklardan günün istedikleri saatinde toplu ulaşım kartlarına kolaylıkla bakiye yükleyebiliyor.

    Belediyeden yapılan açıklamaya göre, 2024 yılından bugüne kadar kiosk cihazlarında toplam 1 milyon 348 bin 765 işlem gerçekleştirildiği belirtilirken, sistemin hem vatandaşlara zaman kazandırdığı hem de yükleme noktalarındaki yoğunluğu önemli ölçüde azalttığı ifade edildi.

    Açıklamada, kiosk cihazlarının şehir genelinde birçok noktaya yerleştirildiği belirtilerek şu bilgilere yer verildi:

    “Gazi Caddesi Valilik Durağı, İnönü Caddesi Kubbeli Cami Durağı, İnönü Caddesi Orman İşletme Müdürlüğü Durağı, Cemilbey Caddesi Göğüs Hastanesi Durağı, Recep Tayyip Erdoğan Caddesi Merkez Durak, Gazi Caddesi Meslek Yüksekokulu Durağı, Ata Caddesi Kafkasevler Camii Durağı, Cemilbey Caddesi Kuruköprü Bağcılar Durağı, Osmancık Caddesi İkizler Benzinlik karşısı durağı, Eşref Hoca Caddesi Kerebi Gazi Yurt Durağı ve Buharaevler Mahallesi Kadın Kültür Merkezi Durağı ve Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde ve arka tarafında iki adet kiosk cihazı yer almaktadır.”

    Açıklamada ayrıca vatandaşların toplu ulaşım hizmetlerinden daha rahat yararlanabilmesi için kiosk ağının ilerleyen süreçte genişletilmesinin planlandığı da kaydedildi.

  • “Sevap Avcıları” Ödül Töreni Düzenlenecek

    “Sevap Avcıları” Ödül Töreni Düzenlenecek

    Çorum Belediyesi tarafından çocuklara yönelik düzenlenen “Sevap Avcıları” yarışması tamamlandı. Yarışma kapsamında, 228 takım ve 684 çocuk “Sevap Avcısı” olarak iyiliğin, paylaşmanın ve güzel ahlakın izini sürdü.

    Yarışmaya katılan çocuklar, Ramazan’ın 19’uncu gününe kadar her gün verilen farklı görevleri yerine getirerek sevap topladı. Büyük ilgi gören yarışmanın ardından şimdi gözler ödül törenine çevrildi.

    “Sevap Avcıları Ödül Töreni”, 14 Mart 2026 Cumartesi günü saat 14.00’te Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek. Programda yarışmanın kazananları açıklanacak.

    Ödül töreninde, çocukların büyük ilgiyle takip ettiği TRT Çocuk ekranlarının sevilen yapımı Aslan ve arkadaşları da sahne alarak miniklerle buluşacak.

    Törende 12 bisiklet, 12 tablet ve 12 akıllı kol saati sahiplerini bulacak. Ayrıca program kapsamında yapılacak çekilişle katılımcılara çeşitli sürpriz hediyeler de verilecek.

  • “Görev Başında Hayatını Kaybedenler Şehit Sayılsın”

    “Görev Başında Hayatını Kaybedenler Şehit Sayılsın”

    Memur-Sen Çorum İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Çorum 1 Nolu Şube Başkanı Fatih Okumuş, kamu görevlilerine yönelik artan şiddet olaylarına ilişkin yazılı bir açıklama yaparak önemli bir düzenleme talebinde bulunduklarını duyurdu.

    Okumuş, devletin sürekliliği ve bütünlüğü açısından kamu hizmetinin büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, bu hizmeti sunan kamu görevlilerinin vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurguladı. Kamu görevlilerine yönelik saldırıların yalnızca bireylere değil, doğrudan devlete yapılmış sayılması gerektiğini ifade eden Okumuş, son dönemde yaşanan olayların toplumda derin üzüntüye neden olduğunu belirtti.

    Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da bir lisede yaşanan saldırıyı hatırlatan Okumuş, bir öğrencinin gerçekleştirdiği saldırı sonucu iki öğretmen ve bir öğrencinin yaralandığını, öğretmen Fatma Nur’un ise hayatını kaybettiğini anımsattı. Bu olayın kamu görevlilerine yönelik şiddetin ne denli ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdiğini dile getirdi.

    Kamu görevlilerinin yalnızca eğitim alanında değil, sağlık, güvenlik ve kamu hizmetinin birçok farklı alanında benzer risklerle karşı karşıya kaldığını belirten Okumuş, “Öğretmenden hemşireye, doktordan veznedara, veteriner hekimden memura, mühendisten teknik personele, güvenlik görevlisinden imama kadar pek çok kamu görevlisi geçmişte de şiddet olaylarının hedefi olmuş, bu saldırılarda hayatını kaybeden veya ağır yaralanan memurlarımız olmuştur” dedi.

    Devlet adına görev yapan kamu görevlilerinin korunmasının devletin asli sorumluluklarından biri olduğunu ifade eden Okumuş, şiddetin önlenmesi ve görev başında hayatını kaybeden kamu görevlilerinin haklarının korunması adına yeni bir düzenleme talebinde bulunduklarını açıkladı.

    Bu kapsamda Memur-Sen olarak, görev başında veya görevine bağlı olarak görev yeri dışında saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden kamu görevlilerinin şehit sayılması ve buna bağlı haklardan yararlandırılması için bir düzenleme yapılması talebini TBMM ile Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne ilettiklerini belirten Okumuş, kamu görevlilerinin güvenliğinin sağlanması için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı.

    Okumuş, açıklamasının sonunda kamu görevlilerine yönelik şiddetin son bulması için toplumsal duyarlılığın artırılması ve hukuki düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.