Etiket: Adalet

  • Milletvekili Ahlatcı’dan Adalet Bakanı Gürlek’e Ziyaret

    Milletvekili Ahlatcı’dan Adalet Bakanı Gürlek’e Ziyaret

    AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı, Adalet Bakanı Akın Gürlek’i makamında ziyaret ederek Çorum’a yönelik yatırım planlarını görüştü.

    Gündem: Çorum’un Projeleri ve Adalet Vizyonu

    Başkentte gerçekleşen ziyarette, Çorum’a yapılması planlanan adli yatırımlar ve Türkiye’nin genel adalet vizyonu üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milletvekili Ahlatcı, kentin her bir projesini Ankara’da titizlikle takip ettiklerini belirterek vatandaşların beklentilerini icraata dönüştürmek için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

    Görüşmenin sonunda Ahlatcı, nazik misafirperverliğinden ve Çorum’a gösterdiği yakın ilgiden dolayı Adalet Bakanı Akın Gürlek’e teşekkürlerini iletti.

  • “10 Ekim Ankara Katliamı İçin Adalet Mücadelesi Sürüyor”

    “10 Ekim Ankara Katliamı İçin Adalet Mücadelesi Sürüyor”

    Emek Partisi (EMEP) Çorum İl Başkanı Muharrem Özünel, 10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde gerçekleştirilen ve 104 kişinin hayatını kaybettiği katliamın 10. yılı dolayısıyla bir açıklama yaptı. Özünel, adalet mücadelesinin on yıldır sürdüğünü belirterek, “Bu katliamın tüm sorumluları yargılanana kadar mücadelemiz sürecek” dedi.

    Özünel, açıklamasında 10 Ekim mitinginin “savaşa karşı barış talebini yükseltmek için” düzenlendiğini hatırlatarak, “Emek ve demokrasi güçleri olarak Ankara’ya büyük bir inançla gitmiştik. Ancak ülkeyi yeniden çatışma ortamına sürükleyen politikaların sonucu olarak, Ankara Garı önünde büyük bir katliam yaşandı” ifadelerini kullandı.

    2015 yılında yaşanan siyasi atmosferin katliamla bağlantısına dikkat çeken Özünel, “Seçim süreci, kaos ve baskı ortamı içerisinde iktidar yeniden tesis edildi. 10 Ekim Katliamı, bu sürecin en karanlık dönemeçlerinden biri oldu” dedi.

    Açıklamasında, adalet arayışının yalnızca IŞİD mensuplarının yargılanmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Özünel, “Katliam göz göre göre gelmiştir. İstihbaratlar saklanmış, gerekli önlemler alınmamıştır. Sorumluluk zinciri çok geniştir ve kamu görevlilerini de kapsamaktadır” diye konuştu.

    Özünel, son on yılda yaşanan gelişmelerin 10 Ekim’in yarattığı kırılmanın bir devamı olduğunu kaydederek, “AKP iktidarı, seçim ve hukuk tanımazken; emekçilerin payına açlık, yoksulluk ve baskı düştü. Buna karşı işçilerin, kadınların, gençlerin barış ve demokrasi mücadelesi sürüyor” dedi.

    Emek Partisi İl Başkanı Özünel, açıklamasında ayrıca patlamada hayatını kaybeden partililerinden Emine Ercan’ın da anılacağını belirterek, “11 Ekim Cumartesi günü saat 11.00’de Büyükdivan Köyü’nde Emine Ercan yoldaşımızın mezarı başında anma töreni düzenleyeceğiz. Tüm emek ve demokrasi güçlerini anmaya bekliyoruz” çağrısında bulundu.

  • “Eğitimde Adalet, Atamada Liyakat”

    “Eğitimde Adalet, Atamada Liyakat”

    Eğitim-İş Çorum Şubesi tarafından proje okullarına yapılan atamalara tepki göstermek amacıyla Atatürk Anadolu Lisesi önünde basın açıklamalı eylem düzenlendi.

    CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz’ın da destek verdiği eylemde sendika üyeleri MEB’in proje okullarındaki öğretmen görevlendirilmelerinde haksızlık yaptığını belirterek, MEB’in proje okulu atamalarındaki kritere dayalı olmayan keyfi atamaları iptal etmesi için çağrıda bulundu.

    Eğitim İş Çorum Şube Başkanı Tuba Üreyen yaptığı açıklamada; “Bugün öğretmenler kıyıma uğruyor, sürgün ediliyor. Okulların yıllardır oluşan iklimi darmadağın ediliyor. Öğrencilerin sınava aylar kala alıştığı öğretmenlerinden koparılması, eğitimde istikrarı yok ediyor. Bu bir proje değil, bir tasfiye operasyonudur.” dedi

    Proje okulları uygulaması ile bakan, 80 bine yakın öğretmeni doğrudan kendisi seçme ve atama yetkisini elinde topladığını belirten Üreyen; “Yani artık öğretmenlerin bilgi birikimi, başarı belgesi, akademik unvanı ya da hizmet puanı değil; bakanın onayı belirleyicidir. Bu da açıkça, mülakat düzeninin öğretmen atamalarındaki yeni biçimidir. Bugün yüzlerce öğretmenimiz, yıllardır görev yaptığı, okulun kültürüne katkı sunduğu, öğrencileriyle aile gibi olduğu okullardan gerekçesiz ve ani bir şekilde sürülmektedir. İzmir Atatürk Lisesi gibi Cumhuriyet değerleriyle özdeşleşmiş köklü kurumlarda, bir gecede 60 öğretmen görevden alınmıştır. Norm kadro fazlası bahanesiyle, on yıllardır emek veren öğretmenler başka ilçelere, bazen 100 kilometre öteye gönderilmek istenmektedir. Bu sadece hukuka aykırı değil, aynı zamanda eğitimin ruhuna, okul kültürüne, öğrenci-öğretmen ilişkisine ihanettir.” şeklinde konuştu

    Eğitim-İş olarak, hiçbir öğretmenin yalnız olmadığını bir kez daha hatırlattıklarını aktaran Üreyen, “Bu hukuksuz atamalara karşı her türlü yasal mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Proje değil, adalet istiyoruz. Bu adaletsizliğe karşı yalnız biz değil, halk da sessiz kalmıyor. Ülkenin dört bir yanındaki birçok köklü okulda, öğrenciler ve mezunlar, yıllarını eğitime vermiş öğretmenlerine sahip çıkmak için eylemler başlatmıştır. Gençlerimiz, kendilerine ışık tutan öğretmenlerinin yanında durarak yalnızca bir hak ihlaline değil; Cumhuriyet’in eğitim anlayışına da sahip çıktıklarını haykırmaktadır. Bu dayanışma, karanlığa karşı yanan umut ateşidir. Ve biz o ateşi birlikte büyüteceğiz.” ifadelerini kullandı

  • Boyraz, “Adalet Tecelli Etmiştir”

    Boyraz, “Adalet Tecelli Etmiştir”

    İmam Hatipliler Derneği (ÇORİMDER) Çorum Başkanı Ayhan Boyraz, “28 Şubat’ın vesayetçi zihniyetine yönelik verilen müebbet hapis cezalarının Yargıtay tarafından onanmasıyla adalet tecelli etmiştir” dedi.

    Başkan Boyraz, 28 Şubat Postmodern Darbesi’yle başlayıp yakın geçmişe kadar sistematik bir şekilde uygulanan hukuksuzluklara ilişkin adli süreci yakından takip ettiklerini söyledi.

    28 Şubat 1997’de Müslümanlara ve İslam’a ait her tür değer ve sembollere saldıran vesayetçi zihniyetin imam hatipler üzerindeki olumsuz etkisinin görmezden gelinemeyeceğini ifade eden Boyraz, “Vesayetçi zihniyetin İmam Hatip Okullarımızın kapatılması, üniversiteye girişte katsayı uygulaması, kamusal alanda başörtüsü yasağı, iş adamlarına karşı baskı ve yıldırma politikaları, medya eliyle yürütülen operasyonlar ve mesnetsiz verilen mahkumiyetler gibi haksızlıklarla bin yıl sürdürmeyi düşündüğü süreç, milletimizin iradesiyle seçilen inanmış kadrolarca durdurulmuş ve sorumlular hukuk önünde hesap vermişlerdir” dedi. 

    İmam Hatip Okullarının ve mensuplarının temel haklarının hiçe sayıldığını hatırlatan Boyraz,”Milyonlarca gencin idealini çalan ve hayatlarının en kıymetli bölümünün zayi olmasına neden olan bazı kişilerin hukuk önünde verdikleri hesap nihayete ermiş ve bu şer odakları hakkında verilen müebbet hapis cezalarının Yargıtay tarafından onanmasıyla adalet tecelli etmiştir” diye konuştu.

    Ülkenin geleceğini ipotek altına almaya çalışan şer odaklarının milletin vicdanında çoktan mahkûm olduğunu kaydeden Boyraz,”Milletimizin geleceği ve nesillerimizin yetişmesi için önemli hizmetleri ifa eden İmam Hatip Okullarımız tarih boyunca olduğu gibi bugün de hukukun yanında, haksızlığın karşısında olmaya devam edecek, hak ve hukuk mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürecektir.

    Bizler ÇORİMDER İmam Hatipliler Derneği olarak temel insan haklarını hiçe sayan vesayet odaklarının hak ettikleri cezayı hukuk önünde er ya da geç ama mutlaka alacaklarına inanıyoruz. Bu vesileyle 28 Şubat’ın baş aktörleri hakkında hukukun verdiği cezayı yerinde bulduğumuzu kamuoyuna saygılarımızla sunuyoruz” şeklinde konuştu.

  • ‘Gelirde Adalet İçin Seyyanen Zam Yapılmalı’

    ‘Gelirde Adalet İçin Seyyanen Zam Yapılmalı’

    Memur Sen İl Başkanı Tekin Çınar, memur maaşlarına ilişkin yapılan zamlarla ilgili bir açıklama yayınladı.

    Memur Sen İl Başkanı Tekin Çınar, “Dünyanın ve insanlığın bütününe yönelik etki ve tehdit üreten Koronavirüs ve ona dayalı pandeminin temel gündem olduğu 2020 yılı; kamu görevlileri açısından Hakem Kurulu kararı mağduriyetleri ile enflasyona dayalı kayıplar yaşadıkları bir yıl olarak da geride kaldı” dedi.

    Tekin Çınar açıklamalarına şu şekilde devam etti;

    Hakem Kurulu; kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerini yüzdelik olarak 2020 yılında 4+4, 2021 yılında 3+3 şeklinde oransal artış yapılması kararı vermişti. Oysa yetkili konfederasyon Memur-Sen olarak; bu oranların ülkenin, ekonominin ve kamu görevlilerinin gerçekleriyle, geçmiş dönem enflasyon verileriyle uyumlu olmadığını dile getirmiştik. Beraberinde İşverenin teklifine hayır demiş, Hakemin Kararına da tepki göstermiştik.

    2020 enflasyon rakamları incelendiğinde ortaya çıkan tablo özetle şudur. İşverenin/Hakemin reva gördüğü artış; I. altı aylık dönem için 4 üncü aydan, II. Altı aylık dönem için ise 3 üncü aydan sonra enflasyona yenilmiş ve kamu görevlilerini mağdur etmiştir. Somutlaştırdığımızda, kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine I. altı ay için %1,75 II. Altı ay için %4,33 enflasyon farkı yansıtılmış, 2020 yılı toplam artışı ise karara göre %8,16 iken hayata göre %14,82 olarak gerçekleşmiştir. Bir başka ifadeyle, Hakemin-İşvereninin karara yazdığı artıştan %80’lik bir sapma meydana gelmiştir.

    “GELİN BU TABLOYU DÜZELTELİM, ENFLASYONU YENEN MAAŞ VE ÜCRET HEDEFİ BELİRLEYELİM”

    Ekonominin makro ve mikro düzey rakamları, enflasyon ve faiz oranları, kur tarafının rakamları birlikte ele alındığında en az artış, en düşük yükseliş maaşlarda ve ücretlerdedir. Son 10 yıllık enflasyon ve enflasyon farkı tablosu, 2019-2021 faiz, kur tablosu, 2020 yılı aylık enflasyon tablosu özetle şunu söylüyor; kamu görevlilerinin maaşları ve ücretleri eriyor, bu erimeyi durdurmak için gecikmeden seyyanen zam yapılması gerekiyor.

    Yıllık enflasyon oranının bir önceki yıla göre %24 arttığı, gıda enflasyonunun %25 seviyesinde olduğu, 2020 yıl başı ve sonu itibariyle faiz tarafında %75’lik artışın gerçekleştiği, bütçede faiz giderlerinde son 3 yıllık dönem itibariyle %45-%70 artış oluştuğu, kur tarafında %40’a yakın artış rakamına ulaşıldığı gerçekleri artık göz ardı edilmemelidir.

    Hem gelir dağılımda adaleti sağlamak, hem de enflasyon kaynaklı kayıpları telafi etmek, beraberinde düşük maaş ve ücret grubunda bulunan kamu görevlilerine asgari ücretler için atılan doğru adıma benzer bir yaklaşımı uygulamak için kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine 1 0cak 2021’den geçerli olmak üzere “en düşük devlet memuru aylığının %10’na denk gelecek tutarda seyyanen zam” istiyoruz. Daha somut ifadeyle, kamu görevlilerinin mevcut maaşlarına/ücretlerine 1 Ocak’tan geçerli olacak şekilde 400 TL seyyanen zam istiyoruz. Böylece geçmiş yönüyle kayıpların giderilmesini, gelecek yönüyle de enflasyona yenilme riskinin bitirilmesini talep ediyoruz.

    Bizzat kamu işvereninin ve siyasi iktidarın öngörüleriyle 2021 yılı enflasyon tahmini, beklentisi %11 seviyesindedir. Bunun anlamı; Hakemin 2021 için kararlaştırdığı 3+3’lük artışın yetersiz kalacağının, enflasyon farkı oluşacağının itiraf edilmesidir. Biz bu itirafın gereğinin yapılarak; 400 TL’lik seyyanen zammın 1 Ocak’tan geçerli olmak üzere maaşlara yansıtılmasını talep ve teklif ediyor ve ivedilikle bekliyoruz. Bu adım, hem gelir dağılımında hem de sosyal kulvarda adaletin sağlanması, sosyal maliyet ihtimalinin de ortadan kaldırılması gibi önemli sonuçlar üretecektir.

    “ZAM İSTİYORUZ”

    Bizler alın terinin karşılığı kurumadan verilmesi hassasiyetine davet eden bir medeniyetin mensuplarının emeğin, alın terinin, kamu görevlilerinin hizmet üretme gayretlerinin karşılığı olacak değerin verilmesinde, ederin ödenmesinde hükümetin siyasi sorumluluk, devletin medeniyet perspektifimiz kaynaklı zorunluluk hassasiyetiyle sorunu çözümle, talep ve teklifimizi evetle buluşturması gerektiğine inanıyoruz.

    Emeğin karşılığını ödemek için akıtılan akıl terini ve bütün gayretleri, milletimiz ve kamu görevlilerimiz takdir etmek de her zaman olduğu gibi cömert olacaktır. Biz bu cömertliğin, kamu yönetimi ve devlet tarafında da temel bakış olarak benimsenmesini bekliyor, seyyanen zam istiyoruz.

  • “Adalet Duygusunu Sarsarsanız Başarılı Olamazsınız”

    “Adalet Duygusunu Sarsarsanız Başarılı Olamazsınız”

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci ve Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastane temsilcileri Ahmet Ceylan, Adnan Özbulut, Barış Hüneröz, Özlem Kenanbeyoğlu, Fahri Alacalı ile birlikte servisleri ziyaret etti.

    Sahada sağlık çalışanlarını ziyaret ederek, moral ve motivasyon desteği verebilmek için her zaman sağlık çalışanlarının yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirten Saatci, çalışanların haklı taleplerini sürekli gündemde tutacaklarını ve takipçisi olacaklarını söyledi.

    Sağlık çalışanları nezdinde döner sermaye sisteminin artık kabul görmediğini kaydeden Saatci, “Yeni yayınlanan döner sermaye yönetmelikleri de çözüm üretmemiştir. Daha önce yapılan 3 aylık tavandan ek ödeme yaşanan adaletsizliği derinleştirmişti. Yaptığımız tüm uyarılara rağmen yanlıştan dönülmemiştir. Yapılacak tavandan ek ödeme sistemi de mağduriyeti artıracaktır. Açıkça görülüyor ki bu sistem artık işlemiyor, alın terini yok sayıyor. Tüm yetkililere yeni sistemin inşası için çözüm reçetesini sunduk. Belli bir ücret dağıtılıyor ve adalet sağlanamıyorsa bizim buna itirazımız var. İnsanların vicdanlarındaki adalet duygusunu sarsarsanız başarılı olamazsınız” dedi.

    Sendika olarak döner sermaye ile ilgili çalışmalar yaptıklarının altını çizen Saatci, “Bütün yetkililerin önlerine bu çalışmaları koyduk. Döner sermaye yönetmeliğinde hekim ve hekim dışı personelin havuzu mutlaka ayrılmalı. Bir tarafta performans üreten bir kesim var, bir tarafta performans üretmeyen ama performans üreten doktorun üretmiş olduğu performansa göre ücret alan bir sağlık çalışanı grubu var. Sağlık çalışanları kamu adına hizmet veriyor. Kamu adına hizmet verdiğimiz bir yerde hastanenin gelirine bağlı olarak bir ücret politikasının belirlenmesi doğru bir şey değil. Bunu yaptığınız sürece çalışanların içerisinde adaleti sağlayamazsınız” diye konuştu.

    Döner sermaye sisteminin gövdesi çürümüş bir ağaca döndüğüne vurgu yapan Saatci, “Meyve vermesi mümkün değildir. Çürümüş bu sistemle adaletin sağlanması da mümkün değildir. Her platformda mevcut döner sermaye yönetmeliğiyle bu işin çözülemeyeceğini anlatıyor, somut ve gerçekçi projelerimizi yetkililerle paylaşıyoruz. Maliye’den milyarlarca lira alıp dağıttıktan sonra hiç kimseyi memnun edemiyorsanız dağıtımda ciddi bir hata olduğu apaçık ortadadır. Aynı hatada ısrar etmekle ne amaçlanmaktadır, anlamak mümkün değil. Esasında zor olan bu kadar büyük paraları dağıtıp, hiç kimseyi memnun edememektir. Bürokrasi zoru başarmıştır. Haziran ayından bugüne kadar 66 şiddet vakası yaşanmış, Sağlık çalışanlarının fedakârlığının dilden dile dolaştığı bir süreçte şiddet durmamış, 143 sağlık çalışanımız şiddetin kurbanı olmuştur. Hiç kimsenin o hastanenin camını çerçevesini kırmaya ve sağlık çalışanlarına saldırmaya, tehdit etmeye, zarar vermeye ve yaralamaya hakkı yoktur” şeklinde konuştu.

  • Çorum Adalet Derneği Kuruldu

    Çorum Adalet Derneği Kuruldu

    Çorum’da hukukçuların üye olabileceği “Çorum Adalet Derneği” adıyla yeni bir dernek kuruldu.

    Kuruculuğunu Av.Yakup Alar’ın yapmış olduğu derneğin kuruluş tüzüğünde dernek amacının “ Türk hukukunun gelişmesine, Türkiye’de hukuk devleti ilkesinin kurum ve kurallarıyla yerleşmesine, adaletin korunması ve geliştirilmesine, toplumsal ya da bireysel şiddet, terör, soykırım, işkence vs benzeri suçların bertaraf edilmesi, suç mağdurlarının korunması ve suçluların cezalandırılması maksadıyla hukukun izin verdiği ve mevzuatın çizdiği sınırlar dahilinde ulusal ve uluslararası mecrada mücadele etmek, toplumsal ve sosyal olaylar karşısında yerli ve milli bir anlayışla faaliyet, görüş, açıklama, toplantı, seminer, konferans gibi faaliyetlerde bulunmak ,sivil toplum faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak ve bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermek “ olduğu vurgulandı.

    Sivil toplum kuruluşu olarak faaliyet göstereceklerine vurgu yapan Alar, “Derneğimiz özellikle toplumsal ve sosyal olaylar karşısında yerli ve milli bir anlayışla hukuki görüş açıklamak, toplumun bilinçlenmesi konusunda katkıda bulunmak ve bu yönde faaliyette bulunmayı hedeflemektedir” şeklinde konuştu.