Etiket: Büyük

  • Akar, “Biz Büyük Bir Teşkilatız”

    Akar, “Biz Büyük Bir Teşkilatız”

    AK Parti Buharaevler Mahalle teşkilatı, yeni göreve getirilen Mahalle Başkanı ve Yönetimi ,Milletvekili, Merkez İlçe Başkanı, Belediye Başkanın katılımıyla ilk toplantılarını görkemli bir şekilde gerçekleştirdi.

    Buharaevler Mahallesinde bir apartmanın bahçesinde gerçekleştirilen toplantıya; AK Parti Çorum Milletvekili ve MKYK Üyesi Ahmet Sami Ceylan, Merkez İlçe Başkanı Erhan AKAR,Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Muhammed Fatih Temur ve vatandaşlar katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan Buharaevler Mahalle Başkanı Cemal Bıyık, toplantılarını şereflendiren AK Parti Çorum Milletvekili ve MKYK Üyesi Ahmet Sami Ceylan, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Erhan Akar, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Muhammed Fatih Temur’a, teşekkür etti.

    Bıyık, kendisine mahalle başkanlığını layık gören, AK Parti Çorum Milletvekili ve MKYK Üyesi Ahmet Sami Ceylan ve AK Parti Merkez İlçe Başkanı Erhan Akar’a ayrıca teşekkür etti.

    Toplantıda; AK Parti Çorum Milletvekili ve MKYK Üyesi Ahmet Sami Ceylan, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Erhan Akar, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın’dabirer konuşma yaptı.

    Yoğun katılım nedeniyle mahalle yönetimine ve vatandaşlara teşekkür eden AK Parti Merkez İlçe Başkanı Erhan Akar, teşkilatlardan her zaman yarın seçim olacakmış gibi çalışma yapmalarını istedi.

    AKAR, “BİZİM DERDİMİZ MİLLET, BİZİM DERDİMİZ ÜLKE”

    AK Parti’nin güçlü teşkilat yapısını Buharaevler’de bir kez daha gösterdiğine dikkat çeken Akar, “Çorum’un her mahallesinde, her sokağında, her bölgesinde varız. Bu sayede milletimiz her sorununda yine bizlere başvuruyor, çözümün adresi olarak AK Parti’yi görüyor. Bizler çalıştıkça, milletimizle iç içe oldukça bu bağı koparmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Algıyla, göz boyamayla işimiz yok. Bizim derdimiz millet, bizim derdimiz ülke” dedi.

    “BİZ BÜYÜK BİR TEŞKİLATIZ”

    AK Parti döneminde ülkenin her köşesi gibi Çorum’un da çok önemli yatırım ve hizmetler aldığını belirten Akar, “AK Parti teşkilatları olarak bizler sadece seçimden seçime sahaya inen değil, her daim vatandaşının, esnafının, teşkilatının yanında halka hizmet, Hakk’a hizmettir düsturu ile hareket eden çok büyük bir teşkilatız” diye konuştu.

    Çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmayacaklarını belirten Akar, “Kapı kapı dolaşıp, icraatlarımızı anlatarak, yaparsa yine AK Parti Yapar diyeceğiz” şeklinde konuştu.

    AŞGIN, “TEŞKİLATLARIN GÜCÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖRDÜK”

    Bu kutlu yolu hep beraber birlik ve beraberlik içerisinde yürümeye devam edeceklerini belirten Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, bu soğuk havada bu kalabalığı gördükten sonra AK Parti’nin ne kadar güçlü olduğuna bir kez daha şahit olduklarını söyledi.

    Aşgın, AK Parti kadroları ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği istikamette yürümeye devam edeceklerinin altını çizdi.

    CEYLAN, “BİZİM DERDİMİZ SİZLERE HİZMET ETMEK”

    Buharaevler Mahallesinde büyük bir birlikteliğin oluştuğuna şahit olduklarını belirten Ceylan, “ AK Partinin geçmişte de Buharaevler’de büyük bir yol yürüyüşü vardı. Bu birlikteliği başkanımız Cemal Beyle de devam ettireceğiz. Bizim derdimiz Çorum’a ve sizlere hizmet etmek, bizim başka bir sevdamız ve derdimiz yok. Bizler yerel de de 2023 hedeflerimize birlik ve beraberlik içerisinde koşarak devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

  • İlköğretim Haftası Büyük Bir Coşkuyla Kutlandı

    İlköğretim Haftası Büyük Bir Coşkuyla Kutlandı

    2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı İlköğretim Haftası Çorum’da coşkuyla kutlandı. Kutlama Programı, Atatürk Anıtı’na Çelenk Sunma töreniyle başladı.

    İl Millî Eğitim Müdürü Abdullah Kodek, idari amirler, okul yöneticileri, öğretmen ve öğrencilerin katılımıyla düzenlenen törende Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağı öğrenciler tarafından göndere çekildi. 

    İlköğretim Haftası kutlama programı Ahmet Tevfik İleri Ortaokulunda düzenlenen etkinlikler ile devam etti. Programa Vali Yardımcısı Murat Çağrı Erdinç, AK Parti Çorum Milletvekili ve MKYK Üyesi Ahmet Sami Ceylan, Milli Eğitim Müdürü Abdullah Kodek, AK Parti İl Başkanı Yusuf Ahlatcı, MHP Çorum İl Başkanı Agah Karapıçak, protokol üyeleri, öğretmen, öğrenci ve veliler katıldı.

    Törende konuşma yapan İl Müdürü Abdullah Kodek “Eğitim, bir toplumun geleceğini belirleyen bir süreç, bir memleket meselesidir. İlk emri “Oku” olan bir dinin mensupları olarak, Türk Eğitim sistemimiz; tüm vatandaşlarımızı, Türk Milli Eğitiminin temel amaçlarından biri olan ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesillerin, dengeli ve düzgün bir karaktere sahip olmasını, aynı zamanda iyi insan ve iyi bir vatandaş olarak  yetiştirilmesi’ görevini üstlenmiştir. İlimiz genelinde Okul Öncesine 5.544, 1.Sınıfa 7.040 öğrenci olmak üzere İlkokullarımıza 27.462, Ortaokullarımıza 26.877, Ortaöğretim kurumlarımıza 28.858 olmak üzere 443 okulumuzda, toplam 88.741 öğrencimiz ile ders başı yapmış bulunmaktayız.” dedi.

    İl Milli Eğitim Müdürümüz Abdullah KODEK konuşmasını 2021-2022 Eğitim-öğretim yılının öğrencilere, öğretmenlere, velilere, ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ederek bitirdi.

    İlköğretim Haftası kutlama programı öğrencilerin şiirlerini okuması ve halk oyunları gösterisi ile devam etti.

    İlköğretim Haftası kutlama programı kapsamında günün son etkinliğinde Vali Mustafa Çiftçi ile birlikte İl Milli Eğitim Müdürü Abdullah Kodek ve protokol üyeleri Bozboğa Köyü İlkokulunu ziyaret ederek öğretmen ve öğrenciler ile bir araya geldiler.

  • Çerikci, ‘Açıklanan Destekler Büyük Moral Kaynağı Oldu’

    Çerikci, ‘Açıklanan Destekler Büyük Moral Kaynağı Oldu’

    Türkiye Terziler Konfeksiyoncular Federasyonu Genel Başkan Vekili, Hitit Esnaf Sanatkâr Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Erdoğan Çerikci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan kabine toplantısının ardından açıklanan esnafa ve sanatkara dönük destek paketini değerlendirdi.

    Çerikci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın esnaflar ve sanatkarlar için açıkladığı yeni destekleri memnuniyetler karşıladıklarını söyledi.

    Bu zor süreci hep birlikte dayanışma içerisinde aşacaklarını vurgulayan Çerikci, “Açıklanan bu yeni destekler geniş bir kesimi içerisine alıyor. Bu ortamda verilen her bir destek esnafımızı tutunmaya teşvik ediyor. Devletimizin ne kadar güçlü olduğunu bir kere daha gördük. Milletimiz adına Cumhurbaşkanımıza bir kere daha teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

    Esnafa can suyu sağlayacak nitelikte verilen hibe ödemelerini ve Nefes Kredisi’ni çok değerli bulduklarının altını çizen Çerikci, “Esnafımız ve sanatkarımız açısından büyük önem taşıyan bu kararı memnuniyetle karşılıyorum” diye konuştu.

    Hibe ve nefes kredisi adımlarının, tam kapanma sürecinde sıkıntı yaşayan girişimciler için çok önemli bir dayanak niteliği taşıdığını açıklayan Çerikci, “Ticari hayatın normalleşmesine ilişkin verilen tüm destekler, ekonomik hayatımızda yerini bulacak, topluma refah olarak geri dönecektir” dedi.

    Açıklanan destekleme paketi ile esnaf ve sanatkârın 2 ayrı grupta değerlendirildiğini belirten Çerikci, “ Ayrılan grupraki esnaflarımız 3 bin ve 5 bin TL hibe destek alacağı ifade edilmiştir. Öncelikle, uzun zamandır kapalı olan yâda işleri çok kötü giden esnaf ve sanatkârımıza verilen hibe ve Nefes Kredisi adımlarının atılmasını sağlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Ticaret Bakanı Mehmet Muş’a ve her platformda esnafın sorunlarını dile getiren Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürü Necmettin Erkan’a teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanının bir daha bu kadar kapsamlı bir kapanma olmayacağına ilişkin müjdesinin de sevindirici olduğuna vurgu yapan Çerikci, ayrıca detaylarının Hazine ve Maliye Bakanlığının açıklayacağı tüccar, sanayici ve büyük şirketler için de nefes kredisinde kolaylık sağlanacak adımlar atılacağına inandığını kaydetti.

    Salgından zarar gören küçük işletmelere verilecek toplam 4 milyar 622 milyon liralık hibe desteğinin de katkı sağlayacağının altını çizen Çerikci, kapsamlı ve kısıtlayıcı tedbirlerin gündeme gelme ihtimalinin azalması da esnafa moral veren bir haber olduğunu söyledi.

  • ‘Ücret Adaletsizliği En Büyük Sorunumuzdur’

    ‘Ücret Adaletsizliği En Büyük Sorunumuzdur’

    Sağlık-Sen Çorum Şube başkanı Ahmet Saatci, ücret adaletsizliğinin sağlık çalışanlarının en temel sorunu olduğunu söyledi.

    Sağlık-Sen tarafından yapılan Türkiye Sağlık Çalışanları Raporuna ilişkin yazılı açıklamada bulunan Saatci, “Sorunlar bir türlü çözüme kavuşturulmuyor, haklı beklentiler karşılanmıyor, sadece zamana bırakılıyor. Şayet bu faydalı bir yöntem olsaydı, yıllara sari sorunların bir kısmını bugün konuşuyor olmazdık” dedi.

    Sağlık çalışanlarının can yakıcı pek çok soruna sahip olduğunu söyleyen Saatcı, “Biz istiyoruz ki sağlık çalışanlarının sorunları yerine fedakarlıklarını konuşalım, alın terleriyle hayata tutunan hastalarının yaşama sevincine ortak olalım. Ancak bu çok da mümkün olmuyor. Çünkü bu sorunlar, bir türlü çözüme kavuşturulmuyor, haklı beklentiler karşılanmıyor, sadece zamana bırakılıyor. Şayet bu faydalı bir yöntem olsaydı, yıllara sari sorunların bir kısmını bugün konuşuyor olmazdık. Zamana bırakılması, zamanın geçmesi sağlık çalışanlarının sorununu çözmediği gibi belini büküyor, sorunları kangrene dönüştürüyor, ümitsizliğe sevk ediyor. O nedenle, Sağlık-Sen olarak buradan bir defa daha çağrıda bulunuyoruz; değerli yetkililer, sağlık emekçilerinin sorunlarını görmezden gelmeyin, ötelemeyin, yok saymayın. Çözün! Çözün ki moral ve motivasyonları artsın. Çözün ki tükenmişlik sendromu yaşamasınlar. Çözün ki mesai arkadaşları arasında ve iş yerlerinde çalışma barışı sağlansın. Ve çözün ki aile saadetleri artsın, yüzleri gülsün”diye konuştu.

    Pandemi süreciyle sağlık çalışanlarının sorunlarına yeni sorunlar eklendiğini ve yüklerinin arttığını kaydeden Saatcı,” Mali ve özlük haklarındaki eksiklikler ile haklı talep ve beklentilerin karşılanması noktasında iyileştirmeye gidilmemiş, maaşlar enflasyon karşısında erimiştir. Ücret adaletsizliği sağlık çalışanlarının en temel sorunudur. Ücret adaletsizliği sorununun temelinde ”hakkaniyetsiz döner sermaye sistemi” yatmaktadır. Bu sistem nedeniyle aynı tarihte ve aynı statüde işe başlayıp da aynı işi yapan hekim dışı sağlık emekçilerinin bazılarının payına 1 TL düşerken bazılarının payına 2000 TL düşmektedir. 2000 TL alanların oranı ise yüzde 3’ü bulmamaktadır. Alın teri ise alın teri ama paylaşım hak getire. Böyle bir sistem olur mu? Çalışma barışı başta olmak üzere pek çok soruna kapı aralayan bu sistem, sağlık çalışanlarının hakkaniyetli kazanç paylaşımlarının önündeki en büyük engeldir. Sürekli sorun üreten bu sistem rötuşla düzelecek gibi değil, neşter vurmak lazımdır” şeklinde konuştu.

    Sağlık çalışanları merkezli yeni bir döner sermaye sisteminin kurulması gerektiğini belirten Saatcı,“Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), yapılan bir başvuru üzerine Covid-19 salgını ile mücadele çalışmalarında görev yapan sağlık emekçilerine ek ödeme yapılması yönünde tavsiye kararı verdi. Güzel bir gelişme bu. Ancak KDK tavsiye kararında, ‘salgınla mücadelede fiilen görev yaptıklarını kanıtlama’ şartını ise bizzat sağlık çalışanlarına yükledi. Bu kabul edilebilir bir durum olabilir mi? Çalışana çalıştığını ispat yükümlülüğü yüklenir mi? İdare ne güne duruyor. İdare kimin çalışıp kimin çalışmadığını bilmiyor mu? İşte bu nedenle, çalışan merkezli köklü bakış açısı değişikliği elzemdir diyoruz. Hem de tüm kurumlarda. Tabi bunun için de hakkaniyet de var. Alın teri söz konusu olduğunda hakkaniyetli olmayı asla elden bırakmamak lazım. Ama öyle olunmuyor maalesef. Bu konuda pek çok şey söylenebilir” dedi.

    Memur maaşlarına yapılan zam oranına da değinen Saatcı, “TÜİK’in açıkladığı 2020 Aralık ayı enflasyon verileri ile memur maaşlarına ve emekli aylıklarına yapılacak zam oranları yüzde 7.36, SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına da yüzde 8.36 olarak belirlendi. Tüm kamu çalışanları gibi sağlık çalışanları da bu duruma haklı olarak tepki gösterdi. Bu tepkiler karşılık bulmadı ama bir şey oldu. Olan şu; TÜİK’in açıklamasından bir hafta sonra, başta sağlık çalışanları olmak üzere kamu görevlilerini doğrudan ilgilendiren eğitim, dinlenme tesisleri, misafirhaneler, kreş ve çocuk bakım evlerine Hazine ve Maliye Bakanlığı yüzde 14 oranında zam yaptı. Olacak iş değil ama oldu. Her konuda hakkaniyetli olmak neden bu kadar önemli, sanırım bu çelişkili durumla çok daha iyi anlaşılmıştır” şeklinde konuştu.

    Ocak ayında yayınlanan ek ödeme yönetmeliklerine tepki gösteren Saatcı,”Kasım ve Aralık aylarına ilişkin ödemeler hususunda ‘geçmişten ders alınsın, adaletsizlik, hakkaniyetsizlik yapılmasın, zamanında ödeme yapılsın” çağrısında bulunduklarını hatırlatarak şunları ifade etti: “Ne yazık ki çağrımız karşılık bulmadı. Bakanlık, Kasım ve Aralık ayları ilave ek ödemeleri hususunda yine saha gerçekliğinden uzak, hakkaniyetsiz uygulama modelinde ısrar etti. Yani sağlık çalışanlarına bu kadar da olmaz dedirtti. Dahası, pandemiyle mücadele süreci devam etmesine rağmen ilave ek ödeme uygulaması yeni yılla birlikte askıya alındı. Daha vahimini ise üniversite hastanelerinde görev yapan sağlık çalışanları yaşadı. 2020 Ağustosundan beri ilave ek ödeme alamayan üniversite hastanesi çalışanlarına, Ocak 2021’de, sadece Kasım ve Aralık aylarına ait tavan ek ödeme yapılması öngörüldü. Yani Ağustos, Eylül, Ekim aylarına dönük ödemelerin üstü çizildi. Tüm bunlar olurken, yetkililerden her hangi bir açıklamanın gelmemesi ise ayrıca düşündürücüdür. Sağlık-Sen olarak bu durumu hiçbir zaman kabul etmedik, kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz de. Ocak ayı içerisinde COVID-19 nedeniyle 39 sağlık emekçisinin hayatını kaybetti” diye konuştu.

    “Tüm bunların yanı sıra Ocak ayında yüzleri güldüren en önemli gelişme sağlık çalışanlarının aşılanması olmuştur” diyen Saatcı, “Sayın Bakanın ifadesiyle sağlık çalışanları salgın karşısında daha ‘korunaklı’ olmuşlardır. Keşke sağlık çalışanları, mali ve özlük hakları noktasında da bir an önce ‘korunaklı’ hale gelseler. Sağlık-Sen olarak çabamız, gayretimiz ve mücadelemiz bunun içindir” şeklinde ifadelerde bulundu.

  • Belediyeden Esnafa Büyük Jest

    Belediyeden Esnafa Büyük Jest

    Çorum Belediyesi, koronavirüs salgını nedeniyle işleri olumsuz etkilenen kiracılarından faaliyet alanlarına göre ya hiç kira almayacak ya da önemli oranda kira % 75’e kadar kira indirimi uygulayacak.

    Hatırlanacağı üzere konu Ocak ayı Belediye Meclisinde oylanmış ve oylama sonucu Belediye Encümeni yetkili kılınmıştı. 28 Ocak’ta toplanan Belediye Encümeni de belediyenin kiracısı bulunan iş yerlerinden Haziran 2020 tarihinden Mart 2021’e kadar olan kiralarla ilgili önemli bir karar aldı.

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın başkanlığındaki Encümen Toplantısında belediyenin kiracısı bulunan iş yerlerinden farklı hizmet sektörlerine göre kira alınmaması ya da kira bedellerinin % 75 oranına kadar alınmaması kararlaştırıldı.

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, pandemi sürecinde alınan tedbirlerin devam etmesinden dolayı faaliyetleri durdurulan işletmelere ve faaliyete devam etmesine rağmen ekonomik olarak olumsuz etkilenen kiracılara destek olmak için böyle bir çalışma yaptıklarını kaydetti.

    Esnaf dostu bir belediye olarak pandeminin ilk görülmeye başladığı andan itibaren Çorum esnafına yönelik önemli çalışmalar yaptıklarının altını çizen Başkan Aşgın, “Belediyemizin taşınmazlarında kiracı olan hemşerilerimiz için kira alınmaması yönünde Belediye Meclisimizde konuyu gündeme getirmiştik. Son dönemde esnafımızın içinde bulunduğu durum ve pandemi tedbirlerinin devam etmesi nedeniyle, iş yeri kapanan, geliri pandemi sürecinde olumsuz etkilenen kiracılarımıza da Encümenimizde aldığımız kararla yüzde 75’e varan oranlarda indirim yapma kararı aldık. Esnafımız için hayırlı olsun.” dedi

    İndirimler 9 aylık süreyi kapsıyor
    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, aldıkları karar doğrultusunda kiracısı oldukları esnafın 19 Haziran 2020 tarihinden itibaren Mart 2021’ kadar olan 9 aylık süre içerisindeki kiraların indirime tabi olacağını belirtti.

    Başkan Aşgın, “Belediyemizin kiracısı bulunan esnafımızdan kira bedellerini farklı hizmet sektörlerine göre farklı oranlarda alacağız. Kiracılarımıza %75, %50 ve %25 oranlarında indirimler uygulayacağız. Ayrıca mücbir sebeplerden dolayı kiracının talebi halinde kira sözleşmelerini karşılıklı olarak cezai müeyyide olmadan feshedebileceğiz.” şeklinde konuştu.

    2021’de kira artışı yapılmayacak

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Belediye Encümeninin aldığı indirim kararının koronavirüs salgını boyunca alınan tedbirlerde bir değişiklik olmadığı sürece devam edeceğini vurguladı.

    Başkan Aşgın, 2021 yılı için de herhangi bir kira artışı yapılmaması kararını aldıklarını da belirterek yapılan bu çalışmayla birlikte kiracısı bulundukları esnafa yönelik yaklaşık 2 Milyon 200 bin TL kira yardımında bulunduklarını sözlerine ekledi.

  • ‘Nostalji temalı çalma listelerinde büyük artış var’

    ‘Nostalji temalı çalma listelerinde büyük artış var’

    Spotify’ın yeni servislerinden bahsedebilir misiniz?

    Bu yılın üçüncü çeyreğinde Lyrics Search yani Şarkı Sözü ile Arama özelliğini sunduk. Ek olarak, şu an 26 pazarda bulunan ve kullanıcılara hangi podcast’lerin daha çok ilgi uyandırdığını görme fırsatı sunan podcast tablolarını yeniledik, video podcast’leri ortaya çıkardık. Ayrıca, Top 50 şarkı ve Top 50 albümü haftalık olarak dinleyicilere ulaştıran Haftalık Top 50 listelerini de bugün itibariyle Türkiye’de kullanıma sunduk.

    Sanatçıların ve podcast yayıncılarının şarkıları, podcast’leri ya da kendi Spotify profilleri için paylaşılabilir sosyal medya tasarımları yapmalarını sağlayan yeni bir araç olarak Promo Cards’ları sunduk. Bu özellik Türkiye’deki sanatçı ve podcast yayıncıları tarafından da kullanılabiliyor.

    Türkiye’deki editoryal çalma listelerimizden birinde yeni bir markalama çalışması yaptık. Dünyadaki trendlere benzer şekilde rap müzik Türkiye’de de büyüyor. Rap müzik en yüksek büyümeye sahip müzik türlerinden biri ve bu büyüme yalnızca dinlenme sayıları ile sınırlı değil. Sanatçı ve sound  çeşitliliği de bu büyümeye eşlik ediyor. Türkçe Rap çalma listemizi, tasarım ve konsept açısından yeniden tasarladık ve adını NKVT olarak değiştirdik.

    Şu an kaç kullanıcı var? Kaçı premium, kaçı ücretsiz kullanıyor?

    Geçtiğimiz haftalarda 2020 yılının üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladık. Aylık total aktif kullanıcı sayımız geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 29 büyüdü ve 2020 yılının üçüncü çeyreğinde 320 milyona ulaştı. Bireysel, Aile, Duo ve Öğrenci paketlerini içeren Premium üye sayımız ise yine geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 27 büyüdü ve 144 milyon oldu.

    Türkiye’de kullanıcı sayısı bakımından Avrupa’nın neresindeyiz? İlgi nasıl?

    Spotify’ın büyümesi, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa’da devam ediyor. Türkiye pazarına 2013 yılında girdik ve büyük bir potansiyel görüyoruz.

    Spotify Güney ve Doğu Avrupa Yönetici Direktörü Federica Tremolada

    Pandemi sürecinde müzik dinleme alışkanlıkları nasıl değişti? Globalde ve Türkiye’de ayrı ayrı örnek verebilir misiniz?

    Karantina sürecinin dünyanın her yerinde herkes üzerinde oldukça dramatik bir etkisi oldu. İşe ve okula gidemedik, işe gidip gelme yolculuğumuz alışkın olduğumuz şekilde olmadı. Dışarı çıkamadık ve evde ailelerimizle daha fazla zaman geçirdik. Tüm bunlar bizim müzik dinleme alışkanlıklarımızı da etkiledi çünkü müzik tüm bu anlarımıza ve hatta burada sayamadığım daha pek çok ana eşlik eden bir şey. Müzik tüketiminde herhangi bir düşüş görmedik. Daha çok, sosyal mesafelendirmenin müzik dinlemelerini değiştirdiğini ve yeni trendlerin ortaya çıktığını söyleyebiliriz.

    Örneğin, oyun konsolu, TV’ler, akıllı hoparlörler, masa üstü bilgisayarlar gibi evde bulunan hoparlörlerden dinlenen müzikte artış gözlemledik. Diğer yandan dinleyiciler, nostalji duygusunun içine girdi – zor zamanlarda tanıdık bir şeyler dinlemek sanırım bir rahatlama sağladı. Kullanıcıların oluşturduğu nostalji temalı çalma listelerinde yüzde 54’lük bir artış yaşandı. Yeni podcast’lere ilgi arttı, ebeveynler çocukları için müzik ve podcast yayınlarını açtılar, dinleyiciler daha çok chill müzik moduna yöneldi, kullanıcılar karantinadan önceki aya göre daha çok spor odaklı çalma listesi oluşturdu ve takip etmeye başladı. Koşu, yoga, doğa sesleri ve meditasyon çalma listelerinin dinlenmeleri arttı. Dahası, Spotify’da global olarak (30 Temmuz itibariyle) 1,3 milyondan fazla karantina temalı çalma listesi yer aldı ve “sıkılmak” ya da “sıkıntı” başlığı altında 127,000’den fazla çalma listesi oluşturuldu.

    Pandemi döneminde ortaya çıkan ilginç veriler aşağıdaki gibi:

    17 Nisan – 17 Mayıs tarihleri arasında

    5 Mayıs –  30 Temmuz tarihleri arasında

    Spotify kişiselleştirme konusunda neler yapıyor?

    Spotify’da 4 milyarın üzerinde çalma listesi var ve ister algoritmalar ister Spotify ekibi ister kullanıcılar tarafından oluşturulmuş olsun, çalma listeleri yeni müzikler keşfetmek için bir araç. Kişiselleştirilmiş çalma listeleri; Haftalık Keşif, Yeni Müzik Radarı gibi haftalık ya da Yaz Hatıraların gibi belirli dönemlerde yayınlanan çalma listelerinden oluşuyor. Her sene dinleyicilerin beklediği ve tüm yıl en çok dinledikleri şarkıları ve podcast içeriklerini bir araya getiren Yılın Özeti bir diğer kişiselleştirilmiş çalma listesi. Tüm bu çalma listelerinin ortak noktası, her kullanıcı için farklı içerikte olması ve tamamen dinleyicilerin bireysel müzik zevklerine dayanması. Aslında tam da bu nedenle Spotify’ın 320 milyon farklı versiyonu var diyebiliriz. Bunu bu ölçekte yapabilmenin tek yolu makina öğrenmesi (machine learning).

    Algoritmalar, dün ne dinlediğinize dayanarak şu anda tam olarak ne dinlemek istediğinizi tahmin etmede gerçekten iyi. Ancak biz kullanıcılara sadece dün dinlediklerini sunmak istemiyoruz, aynı zamanda şu anda bilmedikleri ancak sevebilecekleri yeni müzik ve podcast’leri keşfetmelerine yardımcı olmak istiyoruz.

    Kişiselleştirmenin önemi her geçen gün artıyor. Siz kişiselleştirme konusunda geleceği nasıl görüyorsunuz?

    Yıllar içinde bizim iş alanımız büyüdükçe ve makina öğrenmesi ile yapay zeka teknolojisi daha da ilerledikçe, kullanıcılarımız ile sanatçılar ve podcast yayıncıları arasında anlamlı bağlar yaratmak için  bu iki teknolojiyi kullanmanın farklı yollarını bulmaya odaklandık. Gelişmiş bir algoritma, yalnızca kullanıcılara doğru içeriği doğru zamanda sunduğu sürece işlevsel olabilir.

    “Makinamızı” daha akıllı hale getirmek için çalışmalarımıza sürekli devam ediyoruz. Aslında, algoritmamızın mümkün olduğu kadar çok sinyal toplayabilmesi için öneri sistemlerimize yıllar içerisinde daha fazla göz ve kulak sağladık. Yakın gelecekte, dinleyicilerimiz farklı içeriklere tepki verdikçe, sistemimizin gerçek zamanlı olarak bunu öğrenmesini sağlayacak yeni çalışmalara odaklanacağız.

  • Biyolojinin büyük gizemini yapay zeka çözdü

    Biyolojinin büyük gizemini yapay zeka çözdü

    Proteinlerin üç boyutlu bir şekilde nasıl katlandığını hesaplayabilmek yarım yüzyıldır bilim insanlarının hedeflerinden biriydi.

    Bilimsel bir yarışma düzenleyen organizatörler, Londra merkezli yapay zeka laboratuvarı DeepMind’ın bu gizemi büyük oranda çözdüğünü duyurdu.

    Proteinlerin şekillerini anlamak, hastalıkları tedavi eden ilaçlar üretmek için kritik öneme sahip.

    DeepMind’ın bu buluşunun çok sayıda hastalığa dair araştırmayı hızlandırması bekleniyor. Bunlara Covid-19 da dahil.

    Yapay zeka programının pahalı ve uzun zaman alan laboratuvar yöntemleriyle kıyaslanabilecek bir başarıyla proteinlerin şekillerini ortaya koyabileceği belirtiliyor.

    Yarışmanın panelinde yer alan California Üniversitesi’nden Dr. Andriy Kryshtafovych, bu gelişmenin “dikkate değer” olduğunu söylüyor:

    “Proteinlerin şekillerini bu kadar hızlı ve isabetli bir şekilde belirleyebilmek bilimde bir devrim yaratma potansiyeline sahip.”

    Bütün canlılarda bulunan proteinler yaşam için gerekli olan kimyasal süreçlerde temel bir rol oynar.

    Aminoasit zincirlerinden oluşan proteinler sonsuz sayıda farklı türde katlanarak değişik şekiller alabilir.

    Bu şekiller, proteinlerin işlevlerini nasıl yerine getireceği konusunda belirleyicidir.

    Pek çok hastalık proteinlerin kimyasal reaksiyonlardaki katalizör rolleri (enzimler), hastalıklarla mücadeledeki rolleri (antikorlar) veya kimyasal bilgi iletimindeki rolleri (insülin gibi hormonlar) ile ilişkilidir.

    Yarışmanın paneline başkanlık eden Maryland Üniversitesi’nden Dr. John Moult “Bu hayati moleküllerin şekillerindeki en ufak değişiklik bile sağlığımızda felaket etkilere yol açabilir” diyor ve ekliyor:

    “Bu yüzden bir hastalığı anlamak ve tedavi yöntemi bulmak için en etkili yollardan biri, bu sürece dahil olan proteinleri anlamaktır.

    “İnsanlarda on binlerce protein vardır. Diğer türlerde ise milyonlarca. Bunlara virüsler ve bakteriler de dahil.

    “Fakat bu proteinlerden yalnızca birinin şeklini anlayabilmek pahalı ekipmanlarla yıllarca süren çalışmalar gerektiriyordu.”

    1972’de Christian Anfinsen aminoasitlerin dizilimini bildikten sonra proteinlerin şekillerinin hesaplanabileceğini gösteren çalışmasıyla Nobel Ödülü kazandı.

    Bunu başarabilmek için her yıl 20’den fazla ülkeden bilim insanlarından oluşan ekipler, aminoasit dizilimleri bilinen yaklaşık 100 proteinin şekillerini bilgisayar programlarıyla hesaplamaya çalışıyor.

    Aynı anda biyologlar laboratuvarlarda x-ray kristalografi ve NMR spektroskopi gibi geleneksel yöntemlerle proteindeki her atomun konumlarını ortaya çıkarıyor.

    Sonrasında Protein Yapısı Tahmini Tekniklerinin Eleştirel Değerlendirilmesi Üzerine Topluluk Genelinde Deney adlı ekipten bilim insanları tahminler ile gerçekleri karşılaştırıyor.

    Deney ekibi tahminlerin doğruluğuna göre 0-100 arasında notlar veriyor. DeepMind’ın AlphaFold adlı programıyla ulaştığı 90 skoru, laboratuvarda kullanılan tekniklere denk olarak görülüyor.

    AlphaFold programı makine öğrenmesi denilen bir süreçle, Kamusal Protein Veri Tabanı’nda bulunan proteinleri ve şekillerini inceledi.

    Yapay zeka, oradan edindiği bilgilerle yola çıkarak yeni proteinlerin şekillerini yüzde 90 oranında doğrulukla hesaplamayı başardı.

    Proteinlerin yapısını bu şekilde hesaplayabilmek kanser, demans, bulaşıcı hastalıklar gibi hastalıkları anlamak ve bunlara yönelik ilaç geliştirmek için kritik öneme sahip.

    Bunun örneklerinden biri SARS-Cov-2. Bilim insanları Covid-19 hastalığına yol açan bu virüsün insan hücreleriyle etkileşime girmesini sağlayan taç şeklindeki proteinleri inceliyor.

    Deney ekibinin eski katılımcısı ve denetleyicisi olan University College London’dan Prof. Andrew Martin “Proteinin nasıl katlandığı, fonksiyonu açısından belirleyici” diyor ve ekliyor:

    “Bunu bilmek sağlık için de hastalık için de önemli. Yalnızca enfeksiyonları değil, kalıtımsal bazı hastalıkları da çözebiliriz.”

    İngiltere’deki Avrupa Biyoenformatik Enstitüsü’nden Prof. Dam Janet Thornton bunu öğrenmenin evrimi anlamayı da kolaylaştıracağını söylüyor.

    Diğer bilim insanları yapay zekanın ürettiği verileri detaylıca inceleyecek ve testlere tabi tutacak.

    Bu konu etrafında hâlâ bilinmeyen başka şeyler de var. Birden fazla proteinin nasıl bir araya geldiği, proteinlerin DNA ve RNA gibi moleküllerle nasıl etkileştiği gibi konular bunlar arasında.

    Dr. Kryshtafovych, “Tekil proteinler için problemin büyük bir kısmı çözüldüğüne göre kompleks proteinlerin şekillerini tespit etmeye giden yol da açıldı. Bunlar yaşamın makineleri” diyor.

  • Dünyanın en büyük radyo teleskobu çöktü

    Dünyanın en büyük radyo teleskobu çöktü

    Porto Riko’nun Arecibo kentinde bulunan ve yakın zamana kadar dünyanın en büyük radyo teleskobu olarak bilinen Arecibo teleskobu çöktü. Teleskop, yakın ve uzak uzayın incelenmesinde, Dünya’ya yaklaşan cisimlerin takibinde kullanılıyordu. Çöken teleskop, daha önce hasar nedeniyle hizmet dışı bırakılmıştı. 300 metrelik çanak ise James Bond’un Goldeneye adlı filminde yer almıştı.

    GÜMBÜRTÜYE BENZER BİR SES GELDİ

    Gözlem evinde 26 yıldır görev yapan Jonathan Friedman, Gümbürtüye benzer bir ses geldi. Ne olduğunu tam olarak biliyordum” dedi. Sesin ardından yüksek bir yere çıktığını ifade eden Friedman, çanağın bulunduğu yerde bir toz bulutunun oluştuğunu ifade etti.

  • iPhone’ları yavaşlatan Apple’a büyük şok

    iPhone’ları yavaşlatan Apple’a büyük şok

    Apple, Mart’ta ABD’de açılan bir davada davacılarla uzlaşmaya gitmiş ve 500 milyon dolar ödemeyi kabul etmişti. Şirket geçen ay da benzer bir davada 113 milyon dolar tazminat ödemişti.

    Euroconsumers adlı tüketici derneği, dünkü açıklamasında Belçika ve İspanya’daki dava başvurularının ardından birkaç hafta içinde İtalya ve Portekiz’de de dava açılacağını duyurdu.

    Dernek 2014-2020 yılları arasında satılan toplam üç milyon adet iPhone 6, 6 Plus, 6 S ve 6 S Plus’un her biri için 60’ar euro ödeme yapılmasını istiyor.

    İngiltere’de yayımlanan Financial Times gazetesine göre Euroconsumers yöneticilerinden Els Bruggeman, “ABD’deki tüketicilere gösterilen saygıyı Avrupa’daki tüketiciler de görmek istiyor” dedi.

    Bruggeman, “Apple telefonları yavaşlatacağını bilmesine rağmen bataryayla ilgili sorunları perdelemek için yazılım güncellemeleri yaptı” diye konuştu.

    Apple 2017’de eski iPhone’ların bataryalarının aniden bitmesini engellemek için yapılan güncellemelerin cihazları yavaşlattığını kabul etmişti.

    Apple’dan yeni davalarla ilgili olarak yapılan açıklamada ise “Müşterilerimizi yeni modellere teşvik için asla herhangi bir Apple ürününün ömrünü kısaltmayız ya da kullanıcı deneyimini zayıflatmayız” denildi.

    Belçika’daki davacıları temsil eden avukatlardan Bart Volders, Avrupa’da ABD’dekine benzer tüm kıtayı kapsayan bir toplu dava sistemi olmadığını, fakat ayrı davaların “kartopu etkisi” yapabileceğini söyledi.

  • “Bizim Davamız Çok Büyük Bir Dava”

    “Bizim Davamız Çok Büyük Bir Dava”

    Saadet Partisi Çorum İl Başkan Yardımcısı İbrahim Zorlu, ” Bizim kapımız herkese açık. Biz herkesle bir araya gelebiliriz, birlikte çalışabiliriz ” dedi.

    Davada istikametini hiç bozmadıklerını ifade eden Zorlu, “Bizim kapımız herkese açık. Geçmişte bizim hakkımızda çok ciddi iftiralarda bulunanlar, yalan söyleyenler de bunu bilsin. Elbette bunu ihtiyatla ele alınmasında da fayda var. İnandığımız 51 yıllık davada istikametimizi hiç bozmadık. Bu yoldan ayrılmadık ve teşkilatlarımız bu istikamette çalışmaya devam ediyor. Biz herkese kucağımızı açtık. Davetimiz herkesedir. Biz herkesle bir araya gelebiliriz, birlikte çalışabiliriz. Çünkü bizim davamız büyük bir dava” diye konuştu.

    Kutuplaşmaya dikkat çeken Zorlu, “Biz, insanları düşünmeye davet ediyoruz. Bizim prensiplerimiz çok net. Biz, şahsiyetlerle uğraşmaya önem vermiyoruz. Birinci mesele, Türkiye’nin normalleşmesi için kutuplaşmadan kurtulması icab eder. İkinci mesele adalet olmadan bir ülkede huzur olmaz. Üçüncü mesele, siz devlette belirli bir makamlara gelecek insanların liyakatini gözeterek o makamlara getirirseniz problemleri çözemezsiniz” Şeklinde konuştu.