Etiket: çorum

  • Zabıtadan Marketlere Sıkı Denetim

    Zabıtadan Marketlere Sıkı Denetim

    Çorum Belediyesi zabıta ekipleri, şehir genelinde faaliyet gösteren marketlere Güvenli Gıda denetimleri kapsamında kontroller gerçekleştirdi. Denetimlerde hijyen kuralları, ürünlerin son tüketim tarihleri ile reyon ve kasa fiyatları arasındaki uyum titizlikle incelendi.

    Yapılan kontroller sonucunda; 2 adet ambalajı bozulmuş ürün, 4 adet son tüketim tarihi geçmiş ürün, 32 adet reyon ile kasa fiyatı arasında farklılık bulunan ürün ve 3 adet görünümü itibarıyla bozulan ve küflendiği belirlenen ürün olmak üzere toplam 41 ürün tespit edildi.

    Kurallara aykırı durumlar nedeniyle işletmelere, Çorum Belediyesi Emir ve Yasaklar Uygulama Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri gereğince toplam 151 bin 905 TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca bir marketin ikinci kez son tüketim tarihi geçmiş ürün bulundurduğunun belirlenmesi üzerine, söz konusu işletme süreli kapatma onayı için Belediye Encümeni’ne sevk edildi.

    Zabıta ekipleri, vatandaşlara alışveriş sırasında ürünlerin son tüketim tarihlerini kontrol etmeleri ve fiyat farklılıklarına karşı dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulunurken, denetimlerin il genelinde aralıksız devam edeceğini bildirdi.

  • Engelsiz Tarım Atölyesi Çorum’da Hayata Geçiyor

    Engelsiz Tarım Atölyesi Çorum’da Hayata Geçiyor

    Çorum’da, özel gereksinimli bireylerin üretime katılımını ve istihdamını desteklemeye yönelik örnek bir proje hayata geçiriliyor. “Engelsiz Tarım Atölyesi” adıyla başlatılan proje, Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı teşkilatı bünyesinde uygulanan ilk çalışma olma özelliğini taşıyor.

    Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Çorum Anadolu Özel Eğitim Meslek Okulu iş birliğinde yürütülecek proje kapsamında, özel gereksinimli öğrencilerin tarımsal üretim süreçlerine aktif katılımı hedefleniyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından kurulacak atölye bünyesinde rehabilitasyon bahçesi ve tarımsal üretim serası oluşturulacak.

    Projeyle özel gereksinimli öğrenciler; bitki yetiştirme, bakım ve üretim faaliyetlerini uygulamalı olarak öğrenme fırsatı bulacak. Böylece öğrencilerin hem sosyal gelişimlerinin desteklenmesi hem de mesleki beceriler kazanarak istihdama hazırlanması amaçlanıyor.

    Engelsiz Tarım Atölyesi, yalnızca bir eğitim projesi olmanın ötesinde, tarımın sosyal yönünü güçlendiren kapsayıcı ve üretim odaklı bir model olarak öne çıkıyor. Proje sayesinde özel gereksinimli bireylerin özgüven kazanmaları ve toplumsal hayata daha aktif katılım sağlamaları hedefleniyor.

    Proje kapsamında, Çorum Anadolu Özel Eğitim Meslek Okulu öğrencileri, öğretmenleri ve Okul Müdüresi Sabriye Esen, Çorum İl Tarım ve Orman Müdürü Hasan Taş’ı ziyaret etti. Gerçekleştirilen görüşmede proje detayları ele alınırken, taraflar arasında iş birliği protokolü imzalandı.

    İlerleyen süreçte tarım, seracılık ve peyzaj başta olmak üzere sektör paydaşlarıyla iş birliklerinin artırılması ve özel gereksinimli bireylerin tarım sektöründe istihdam edilebilirliğinin güçlendirilmesi planlanıyor.

    Çorum’da başlatılan Engelsiz Tarım Atölyesi, sosyal sorumluluk, üretim ve istihdamı bir araya getiren yapısıyla Türkiye genelinde yaygınlaştırılabilecek örnek bir model olma potansiyeli taşıyor.

  • Koyuncu, “Çorum’da Süper Lig Yakışır”

    Koyuncu, “Çorum’da Süper Lig Yakışır”

    Çorumspor’un 1992-1993 sezonunda şampiyon olarak 2. Lig’e çıkan efsane kadrosunun efsane kaptanlarından Namık Koyuncu, Çorum Futbol Kulübü’nün başarısı karşısında gururlandıklarını sezon sonu Süper Lig’e çıkacaklarınıa yürekten inandığını söyledi.

    34 yıl önce forma giydiği Çorumspor’da taraftarın sevgilisi olan ve geçen süreçte Çorum ile bağlarını koparmayan Namık Koyuncu, Çorum’un kalbinde çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.

    Yıllardır gerek Çorumspor’u gerekse Çorum FK’yı takip ettiğini, Çorum’un şehir olarak artık Süper Ligi’i görmesi gerektiğini vurgulayan Koyuncu; ” Yıllar geçse de Çorum benim için çok şey ifade ediyor. Çorumspor’un tarih olmasına ne kadar üzülüyorsam Çorum FK’nın başarısı karşısında bir o kadar gururlanıyorum. Güçlü bir yapılanma ve iyi yönetim anlayışını ortaya koyan ARCA Çorum için büyük şans. Bu şehre kattıkları değer ve heyecan için yürekten teşekkür ediyorum. İnşallah bütün bu emekler zayii olmayacak ve sezon sonuna da Çorum FK hak ettiği Süper Lig’e çıkacaktır. Taraftarımız son düdüğe kadar destek olsunlar, takımlarına sahip çıksınlar” diye konuştu.

  • Selçuklu Motifli Eser Başsavcı Bektaş’a Takdim Edildi

    Selçuklu Motifli Eser Başsavcı Bektaş’a Takdim Edildi

    Çorum’da düzenlenen programda, İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş’a Türk kültürünün izlerini taşıyan özel bir sanat eseri takdim etti.

    Selçuklu Ruhunu Yansıtan Eser

    Halk Eğitimi Merkezi usta öğreticileri tarafından büyük bir titizlikle hazırlanan tabloda, Türk-İslam sanatının en köklü sembollerinden biri olan çift başlı Selçuklu kartalı işlendi. Güç ve adaletin simgesi olarak bilinen bu figür, geleneksel el sanatları teknikleriyle yeniden hayat buldu.

    Eserin merkezinde yer alan sekiz köşeli yıldız formu ise Türk estetik anlayışının önemli unsurlarından biri olarak dikkat çekti. “Sabır, doğruluk ve şükür” gibi manevi değerleri temsil eden bu motif, çalışmaya derin bir anlam kazandırdı.

    Turkuaz zemin üzerine siyah ve altın yaldız detaylarla hazırlanan tablo, “Türk Mavisi”nin asaletiyle geçmişe bir saygı duruşu niteliği taşıdı.

    “Halk Eğitim Merkezleri Kültür Taşıyıcısıdır”

    Takdim sırasında konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar, Halk Eğitimi Merkezlerinin yalnızca eğitim verilen kurumlar olmadığını belirterek, bu merkezlerin aynı zamanda kültürel mirasın yaşatıldığı önemli sanat atölyeleri olduğunu vurguladı.

    Başsavcı Bektaş’tan Teşekkür

    Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş ise usta öğreticilerin el emeği ve göz nuruyla hazırlanan bu anlamlı hediyenin kendisi için büyük değer taşıdığını ifade ederek, Çorum Milli Eğitim camiasına ve emeği geçen sanatçılara teşekkür etti.

  • Vali Çalgan, Tecrübelerini Öğrencilerle Paylaştı

    Vali Çalgan, Tecrübelerini Öğrencilerle Paylaştı

    Çorum Valisi Ali Çalgan, Hitit Üniversitesi Yönetim ve Organizasyon Bölümü Yerel Yönetimler Programı öğrencilerini makamında kabul ederek; kamu yönetimi, devlet geleneği ve kariyer planlaması üzerine tecrübelerini aktardı.

     Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Yerel Yönetimler Programı öğrencileri, “Kamu Yönetimi” dersi kapsamında Vali Ali Çalgan’ı makamında ziyaret etti. Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu öğretim görevlileri Serhat Saatçi ve Gülistan Başçı’nın da hazır bulunduğu ziyarette gençlerle yakından ilgilenen Vali Çalgan, öğrencilerin sorularını yanıtladı.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü devlet yapısına dikkat çeken Vali Çalgan, başarının anahtarının azim ve gayret olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: “Çok köklü bir devletin ve milletin mensuplarıyız. Azimle çalışan her birey; yeteneği, emeği ve gayreti doğrultusunda her alanda önemli başarılara imza atacaktır. Kamu yönetimi eğitimi alıyorsunuz ve gelecekte bu sorumluluğu sizler devralacaksınız. Bu nedenle her zaman adaletli ve vatandaş odaklı olmayı temel ilke edinmelisiniz.”

    Yerel yönetimler alanında kariyer hedefleyen gençlere lisans eğitimlerini tamamlamalarını öneren Vali Çalgan, sözlerine şöyle devam etti: “Öncelikle bir hedefiniz ve iddianız olmalı. İnsan kendini, yeteneklerini bazen geç keşfedebilir. Aldığınız eğitim sizin için büyük bir değerdir ancak bununla yetinmeyin; üzerine sürekli yeni bilgiler ekleyin. Çalışma hayatında fark yaratmak için değişen dünyaya uyum sağlamalısınız. Bu sayede önünüzdeki engelleri rahatlıkla aşarsınız.”

    Kamu hizmetinde sorumluluk bilinci, liyakat ve etik değerlerin öneminin altını çizen Vali Çalgan, yerel yönetimlerin vatandaşla temas kurulan ilk nokta olduğunu hatırlatarak, bu alanda görev alacak öğrencilerden kendilerini her alanda geliştirmeleri gerektiğini belirtti.

    Ziyaretin sonunda öğretim görevlileri Serhat Saatçi ve Gülistan Başçı, değerli paylaşımları ve nazik kabullerinden dolayı Vali Ali Çalgan’a teşekkürlerini sundu.

  • Alaca’da Uyuşturucu Operasyonu

    Alaca’da Uyuşturucu Operasyonu

    Alaca İlçe Jandarma Komutanlığı ile Çorum İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında uyuşturucu ile mücadeleye yönelik önemli bir operasyon gerçekleştirildi.

    Edinilen bilgilere göre, 30 Mart 2026 tarihinde yürütülen takipli PİF çalışması kapsamında Alaca İlçe Jandarma Komutanlığı ile müşterek operasyon düzenlendi. Çorum–Alaca karayolu üzerinde takibe alınan bir araç durdurularak araçta bulunan şüpheliler üzerinde kaba üst araması ve adli makamdan alınan karar doğrultusunda araçta detaylı arama yapıldı.

    Yapılan aramalarda 224 adet Galara marka sentetik ecza maddesi ele geçirildi.

    Olayla ilgili olarak araçta bulunan şahıslar hakkında “Kullanmak Amacıyla Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek ve Bulundurmak” suçundan işlem başlatıldı.

    Alaca Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatı doğrultusunda yürütülen tahkikat kapsamında şüpheliler ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

    Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.

  • Osmancık’ta Zafer Coşkusu!

    Osmancık’ta Zafer Coşkusu!

    Çorum’un Osmancık ilçesinde, A Milli Futbol Takımı’nın karşılaşması belediye tarafından Kapalı Pazar Alanı’na kurulan dev ekranda vatandaşlarla birlikte izlendi. Alanı dolduran yüzlerce kişi, milli maç heyecanını hep birlikte yaşadı.

    Osmancık Belediyesi tarafından organize edilen etkinlikte, vatandaşlar ellerinde Türk bayraklarıyla takımlarına destek verirken, maç boyunca büyük coşku yaşandı. Karşılaşmanın kazanılmasıyla birlikte alandaki sevinç doruğa ulaştı.

    Osmancık Belediye Başkanı Ahmet Gelgör, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, milli birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Gelgör, “Heyecanla hep birlikte izlediğimiz maçta Milli Takımımız büyük bir zafer kazandı. Alanı doldurup tek yürek olan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz. Bu gece Osmancık’ın coşkusu da, milli ruhu da yine zirvedeydi. Tebrikler Türkiye, teşekkürler Osmancık. Birlik olduk, inandık ve bu zaferi hep birlikte yaşadık. ” ifadelerini kullandı.

    Maçın ardından vatandaşlar uzun süre tezahürat yaparak zaferi kutladı.

  • Öğrenciler Ve Sağlık Çalışanları Ağaç Dikti

    Öğrenciler Ve Sağlık Çalışanları Ağaç Dikti

    İl Sağlık müdürlüğü personeli ile Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin katılımıyla doğa ve sağlığa dikkat çekmek amacıyla ağaç dikme etkinliği gerçekleştirildi.

    Program kapsamında gerçekleştirilen ağaç dikimi ile hem doğaya katkı sağlandı hem de toplumda çevre bilincinin artırılması hedeflendi. Etkinlikte özellikle astım başta olmak üzere solunum yolu hastalıklarının önlenmesinde temiz havanın önemine dikkat çekildi. 🌱

    Yetkililer, hava kirliliği, çevresel alerjenler ve olumsuz çevre koşullarının kronik solunum yolu hastalıklarıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek temiz çevrenin yalnızca ekolojik değil aynı zamanda önemli bir sağlık gerekliliği olduğunu vurguladı. Ayrıca pulmoner rehabilitasyonun kronik solunum hastalıklarında yaşam kalitesini artırmadaki rolüne dikkat çekildi.

    Etkinlikte, hava kirliliğinin azaltılması, yeşil alanların artırılması, tütün ve diğer zararlı alışkanlıklardan uzak durulması, düzenli fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi ve periyodik sağlık kontrollerinin önemi de vurgulandı.

    Müdürlük tarafından gerçekleştirilen etkinlik ile çevre duyarlılığının artırılmasına katkı sağlanırken, toplum sağlığının korunmasına yönelik güçlü bir farkındalık mesajı verildi.

  • Çorum MHP’den Meclis’e Çıkarma

    Çorum MHP’den Meclis’e Çıkarma

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Çorum Teşkilatları, Genel Başkan Dr. Devlet Bahçeli’nin TBMM Grup toplantısına geniş bir katılım sağladı.

    TBMM Grup Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Çorum’dan İl Başkanı M. İhsan Çıplak, Ülkü Ocakları İl Başkanı Abdullah Dalyan, Alaca Belediye Başkanı Şerif Arslan, Dodurga Belediye Başkanı İsmail Çetinkaya, Osmancık Belediye Başkanı Ahmet Gelgör, Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere ile birlikte ilçe başkanları, KAÇEP birimleri, İl Genel Meclisi üyeleri, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Çorum şube başkanları ve il temsilcileri ile il ve ilçe teşkilatları ve Ülkü Ocakları yönetim kurulu üyeleri katıldı.

    Toplantıda konuşan Devlet Bahçeli’nin mesajlarının dikkatle takip edildiği belirtilirken, liderin her satırı adeta ders niteliği taşıyan konuşmasından yerel ve ulusal gündeme ilişkin önemli kazanımlar elde edildiği ifade edildi.

  • Soykırımı Mümkün Kılan, Modern Akıldır!

    Soykırımı Mümkün Kılan, Modern Akıldır!

    Özgür-Der Çorum temsilciliğinin seminerler dizisinde bu hafta “Siyonizmin Dünü, Bugünü ve Yarını” konusu, Necat Yazıcı ve Bülent Gökgöz tarafından ele alındı.

    Dernek seminer salonunda gerçekleşen programda ilk sunumu gerçekleştiren Bülent Gökgöz, Siyonizmin en temelde modernitenin sömürge ve işgal karakterinden beslendiğini dile getirdi. Siyonizmin yalnızca İsrail ve toplumuyla ilgili bir olgu olmadığını, modern dünyanın ürettiği bir ideoloji, barbar haçlı ordularının ve zihniyetinin modern dönemdeki karşılığı olarak var edildiğini söyleyerek Batı dünyasının sömürgeci, kapitalizm temelinde kurduğu askeri, siyasi, ekonomik aygıtlarının seküler ulus devlet halinin İsrail çetesi olduğunu vurguladı.

    Gökgöz sunumunun devamında şunları kaydetti: “Sadece Aksa Tufanından sonra Gazze’de tanık olageldiğimiz soykırım değil, son yüzyıl içerisinde yaşanmış tüm soykırımlar, dünyaya uygarlık olarak sunulan modern düşünce ve onun ürettiği seküler ulus devletleri veya kurumları eliyle işlendi. Modern devletin ürettiği hiyerarşi ve bürokratik devasa mekanizma, çoğu insanın doğrudan fail olmadığı ama sorumlu olduğu katliamları organize etti, etmeye de devam etmekte. Eylemin uzak olması, ortaya çıkan sonuçların insanlarda sorumluluk duygusunu yahut ahlaki, vicdani sorumluluk hissetmesini perdeleyen ahlak yoksunluğunu ortaya çıkarmakta. Modern aklı ulusal çıkarlar, uluslararası ilişkilerde ahlaka ve duygulara yer yoktur aforizması ile beslerseniz, toplumların davranışlarında ahlaki sorumluk hissetmelerini engellemiş olursunuz. Modern devlet tam olarak bunu başardı. Kitlelerin büyük bir kısmı bu şekilde ikna edilirken az bir kısmı ise vicdanlarında çakan kıvılcımlarla itirazlar geliştirebildiler.

    Ne sosyoloji ne de modern tarih yahut uluslararası ilişkiler gibi disiplinler holokostun nedenlerine ilişkin modern batı düşüncesine veya onun kurumları olan seküler ulus devlet yapılanmalarına köklü itirazlar geliştirdiler. Yahudilere karşı işlenen soykırımı modernitenin bir ürünü olarak değil, bir hatası olarak işlediler. Holokost yalnızca Yahudilere karşı işlenmiş bir suç olarak özelleştirilip siyonizmin propaganda aracına dönüştürüldü. Böylelikle holokost yahut tekrar eden soykırımların modernlikle ilişkisi kesilmiş oldu. Gazze’de yaşanan soykırım, üstü örtülen modernitenin kültüründe var olan katliam potansiyelini tekrar gün yüzüne çıkarmış oldu. Jurgen Habermas ve benzer düşünürlerin Gazze’deki soykırım karşısında nasıl ikiyüzlü tutum sergilediklerine şahit olduk. Buna elbette Türkiye’deki bilumum zerzevat tarihçi, siyasetçi tipolojilerden de örnekler verilebilir.

    Dolayısıyla soykırım potansiyeli modern toplumların içinde daima olacaktır. Uygun zamanı bulduğunda, ihtiyaç hissettiğinde yahut kendisini tehdit altında hissettiğinde kendini gösterir. Soykırımı mümkün kılan modern akıldır. Bir başka örnek olarak Kemalizmin paradigma olarak siyonizmden ne farkı var? Kemalizm, nasıl Anadolu toplumu üzerinde uygulamaya konulan bir toplum mühendisliği idiyse Siyonizm de Yahudi toplumu için üretilmiş, tahrif edilmiş din anlayışını da kullanarak ırkçı temelde seküler ulus devlet eliyle uygulanan bir toplum mühendisliği olarak bugünlere geldi. Siyonizm eliyle köleci Yahudi toplumu, seçilmiş/vaad edilmiş toplum anlayışına ikna edildi.

    Aynı şekilde Batı’da ve Almanya’da toplama kamplarında soykırımı ortaya çıkaran toplumsal zemin ve sosyoloji de bugün varlığını halen devam ettiriyor. Suriye’de mücrim Esed rejimi kendi halkına soykırım uyguladı 15 yıl boyunca. Hangi uluslararası kurum yaptırım uyguladı? Egemen devletin kendi halkına uyguladığı soykırımı görmezden gelindi. Nazi Almanyası 2.dünya savaşını kaybetmeseydi toplama kamplarında yaşanan soykırım nasıl bir tarih kurgusuyla anlatılırdı şimdi?”

    Necat Yazıcı ise sunumuna Müslümanların ve kurumlarının Siyonizme karşı mücadelede sorumluluklarına vurgularla başladı. Siyonizmin hayatın birçok alanında hegemonyasını tahkim ettiğini dile getiren Yazıcı, Müslümanlar ve hatta tüm insanlık için tehdit oluşturan siyonizme karşı örgütlü karşı hegemonyanın üretilmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Edebiyattan sinemaya birçok eserin holokost maskesiyle Siyonizmin suçlarını maskelemek amacıyla kullanıldığının altını çizen Yazıcı devamında şunları belirtti:

    “Ülkemizde uyuyan hücrelerin manipülasyonundan İran’ın Suriye’deki cinayetleri nedeniyle söz söylemekte zorlanmamız ve daha birçok sebep bir araya geldiğinde, evet, bir şeyler söylemek biraz da riskli. Üstelik ne hikmetse yeniden keşfedilen şii-sünni ayrılığı, meseleyi sağlıklı bir zeminde ele almayı zorlaştırıyor; bir de buna şehid Şeriati gibilerini dâhil etmeye çalışan yeni yetmelerin herzeleri de eklenince doğrusu işimiz kolay değil.

    7 Ekim Aksa Tufanı herkesin maskesini düşürdü ve bu sayede Holokost efsanesi üzerinden tüm insanlığa ayar veren zihniyet açığa düştü. Bugüne kadar görülmemiş şekilde dünyanın her yerinden insanlarda artık siyonizme karşı geri dönülmez bir nefret oluştu. Holokost çöktü, Siyonistler ahlaki üstünlüklerini kaybettiler. Kalıcı üstünlüğün ahlaki zeminde olacağını umut ediyoruz. Bunun için çaba göstermemiz lazım. Sadece seyirci olarak kalmamalıyız.

    Gazze örneğinden hareketle küresel vicdanın uyanması belki de en büyük kazanımımız; ama bu kazanımın devam etmesi küresel işbirlikleri kurulmasına bağlı. Her yerde ve her durumda kolektif aklın işlerliğini sağlayabilmeliyiz. Küresel hegemonyanın karşısına kendi aydınlarımız ve âlimlerimizin üretecekleri bir hegemonya ile çıkmak zorundayız. Kendi karşı hegemonyamızı inşa etmenin yollarını aramalı ve enerjimizi buna yoğunlaştırmalıyız. Aksi takdirde tarihin akışında seyirci olmaktan öte bir anlam kazanamayacağız. Bu bağlamda devletlere, sivil topluma ve bireylere ayrı ayrı görevler düşüyor.

    Siyonizmin dünü ile ancak kendi ürettiğimiz bilgi vasıtasıyla yüzleşebilir ve onun meşruiyetini sorgulatabiliriz, aksi takdirde akademik camiadaki kuşatılmışlıkla Siyonist iddialara gereğince cevap vermemiz oldukça güç olacaktır. Siyonizmin bugününe dair de sağlam bir bilinç kuşanmak ve ilkeli bir duruş sergilememiz gerekiyor. Bunun en güzel örneği olarak boykot önümüzdedir.

    Siyonizmin geleceği açısından ise şunu dikkate almak lazım. Evet, Siyonizm ahlaki olarak kaybetti ve bu açıdan bir geleceği yok; hatta film endüstrisi ile dahi artık bir şey yapma şansı yok. Ancak Siyonizm küresel dengeler noktasında fiziki varlığını sürdürüyor; bu varlığa da son vermek ancak kendi hegemonyamızı inşa çabalarımızla söz konusu olacaktır.

    Bu yönüyle bizi ilgilendirdiği kadarıyla sivil toplumun kendi planlamalarına kültürel iktidarımızı mümkün ve kalıcı kılacak çalışmaları eklemeleri, mevcut yardım ağırlıklı sivil toplum anlayışından fikir ve düşünce üreten bir sivil toplum yapılanmasına geçiş yapmaları gerekiyor. Keza toplumsal baskı unsuru olmaları açısından sivil toplumun siyasetle artık daha sert bir talepkarlık ilişkisine geçmeleri, siyasete eklemlenmekten vazgeçmeleri de bir zorunluluk.”

    Program, soru cevap katkılarının ardından sona erdi.