AK Parti Çorum Milletvekilleri Ahmet Sami Ceylan, Oğuzhan Kaya ve beraberindeki Çorum heyeti Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’yi ziyaret etti.
Çorum heyetinde, TSO Başkanı Çetin Başaranhıncal, Ticaret Borsası Başkanı Naki Özkubat, Ziraat Odası Başkanı Mehmet Sayan ve Ticaret Borsası Meclis Başkanı ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya yer aldı.
Ziyarette, Çorum’da ki Tarım, Orman, Hayvancılık ve DSİ konularındaki yatırımları hakkında istişarelerde bulunuldu.
Ayrıca, Çorum heyeti kentteki hayvancılık ve besicilik sorunları, yem maliyetleri, tarım girdileri konularında Bakan Pakdemirli’ye bilgi verdi.
AK Parti Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan, Milletvekili Oğuzhan Kaya ve Çorum heyeti ile birlikte TC. Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’yi ziyaret ederek Çorum’un tarım faaliyetleri adına verimli istişarelerde bulunduklarını söyledi.
Yapımı devam eden barajlarının Çorum için önemine dikkati çeken Ceylan, Çorum’un tarım ve hayvancılıktaki potansiyelinin iyi değerlendirilmesi sulama imkanlarının geliştirilmesinin şehrin ve Türkiye’nin ekonomisine olumlu yansıyacağını bildirdi.
AK Parti Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya, Çorum heyeti olarak, bakan ile Çorum’un tarım faaliyetleri-ürünleri, tohumculuk ve hazırlanan projeler hakkında bilgi alışverişi yapıldığını açıkladı.
Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” nedeniyle Çorum Müftüsü Muharrem Biçer ve sendika temsilcilerini ziyaret etti.
Ziyaret esnasında din görevlilerinin Mart ayından bu yana pandemi konusundaki çalışmalarını dile getiren İl Müftüsü Muharrem Biçer, din görevlilerinin din gönüllüsü olduğunu vurguladı. Vefa Sosyal Destek Grubu olarak özveriyle çalışan din görevlilerinin şu anda da denetim ekiplerine yardımcı olduklarını söyledi.
Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ise Müftülük personeline çalışmalarından dolayı teşekkür ederek her zaman destek vereceklerini kaydetti. Başkan Aşgın, belediye olarak cami temizlik ve dezenfekte işlemlerinin sürekli olarak devam edeceğini belirterek, “Bundan sonraki süreçte de Müftülüğümüzün yanındayız. Yaptığımız camilerimiz var; yapacağımız camilerimiz var. Elimizden geldiğince sizin hizmetlerinize destek olmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Belediyemiz tarafından yapılan cami ve mahalle Kuran kurslarıyla gittiğimiz her yerde iftihar ediyor, buralardan övgüyle bahsediyoruz. Belediyemiz, temizlik ve dezenfekte konularında da her zaman yanımızda oldu ve olmaya devam ediyor. ” diyen Biçer, nazik ziyaretinden ve desteklerinden dolayı Başkan Aşgın’a teşekkür etti.
Başkan Aşgın, tüm cami ve din görevlileri adına İl Müftüsü Muharrem Biçer, Diyanet-Sen İl Temsilcisi Yardımcısı Mehmet Toprak, Türk Diyanet Vakıf-Sen İl Temsilcisi Tuygun Hoşnut ve Bağımsız Diyanet Vakıf Sen İl Temsilcisi Mustafa Uysal’a çiçek ve hediye takdim ederek Camiler ve Din Görevlileri Haftasını kutladı.
Çorum Belediyesi, şehirdeki tarihi yaşatmak ve bu yapıları turizme kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’de az sayıdaki ahşap handan biri olan Velipaşa Hanı’nın restorasyon çalışmaları tamamlandığında Çorum turizmine önemli katkılar sağlaması bekleniyor.
Velipaşa Hanı’nın işçiliği ve mimarisiyle özel bir yapı olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, “Yaklaşık 150 yıllık tarihi bir geçmişi bulunan Velipaşa Hanı’ndaki çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Bu tarihi yapının restorasyon çalışmalarında mimari özelliklerini de koruyoruz. Velipaşa Hanı, restorasyon sonrası muhteşem mimarisi ve eşsiz güzelliği ile Çorum’umuza uzun yıllar hizmet etmeye devam edecek.” Dedi.
Bezemeler yerleştirildi
Geleneksel Çorum mimarisinin en önemli öğelerinden olan “bezeme”ler orjinaline uygun olarak Velipaşa Hanı’nın giriş kısmına yerleştirildi.
Ülkemizde nadir rastlanan bu bezemelerin Çorum mimari kültürünü yansıtan çok önemli bir gösterge olduğunu söyleyen Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, bu geleneği yaşattıklarını ifade etti. “Ya Allah”, “Kelime-i Tevhid” “Bismillah” gibi ifadelerin yer aldığı bezemeleri aslına uygun olarak yerlerine monte ettiklerini kaydeden Aşgın, “Osmanlı evlerinin duvarlarında hem evi belalardan korumak hem de içerisindekilere nasihat etmek amacıyla hat levhaları asılırmış. Bu levhalar bezeme olarak adlandırılmış. Bunlar zarafetiyle aynı zamanda yapılara estetik hava katardı. Biz de Velipaşa Hanımızda bulunan bezemeleri aslına uygun olarak yerlerine yerleştirdik.” dedi.
Çorum’da ilk olarak “Yesevi Çocuk Akıl ve Zeka Oyunları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği” kuruldu.
Zihinsel gelişimin; bireylerin iş, eğitim ve sosyal hayattaki başarılarında etkili olması son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarla daha da açık şekilde ortaya çıkmaya başladı. Zihnin doğru yönlendirilmesi ve beyin fonksiyonlarının eğitilebilir olması bu alanda etkin çalışma yapacak eğitim kurumlarına da ihtiyaç olduğunu bizlere bir kez daha göstermiş oldu.
Bu amaç doğrultusunda bir araya gelen Gençlik Liderleri Sinan Avşar, Aslıhan Kaya ve Kübra Diç ile Gönüllü Gençlik Liderleri; Semih Dumlu ve Mustafa Keleş’in yanı sıra SMMM İhsan Eret ve Din Görevlisi Murat Arar Çorum’da ilk Yesevi Çocuk Akıl ve Zeka Oyunları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği’ni kurdular.
Kulübün Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Avşar bireylerin gelişiminde zeka oyunlarının önemini ve kulüp hakkında bilgileri şu şekilde aktardı; “Akıl ve zeka oyunları bireylerin IQ oranlarına olumlu yönde etki etmesinin yanı sıra mantıklı düşünme, problem çözebilme, strateji geliştirebilme, görsel algılama ve duygusal zeka gibi becerilerikazanmasına ve geliştirmesine etki ediyor. Bunun üzerinde bilimsel araştırmalar yapıldığını biliyoruz. Berkeley Üniversitesinde yapılmış bir araştırma ile çocukların haftada iki kere, bir saat on beş dakikalık çeşitli akıl ve zeka oyunları eğitimi almaları IQ puanlarında 13 puanlık bir artışa, mantıksal düşünme becerilerinde ise yüzde 32 değerinde bir artışa katkı sağladığı kanıtlanmıştır” dedi.
Zeka oyunları sayesinde çocukların beyin fonksiyonlarının yüksek performans göstermesinin mümkün olduğunu kaydeden Avşar, “Bu şekilde de daha mantıklı ve daha isabetli kararlar alabiliyorlar. Zeka oyunları sayesinde çocuklarda kavrama ve bilinçaltında erken tanıma ve anlama becerileri hızlanıyor. Bunu belirtirken şunu da söylemek gerekiyor. Zeka oyunları bazen tek başına, bazen de bir grupla oynanmalıdır. Her iki şekilde de zeka gelişimine etkisi son derece yüksektir. Tabi ki bazen bireysel bazen de grup şeklinde oynanması daha faydalıdır. Bu şekilde daha etkili olduğu gözlemlenmiştir” dedi.
“Günümüz dünyasına bakıldığında artık bireylerin bilgisayar, tablet ve akıllı telefon vasıtasıyla teknolojinin her alanına kolayca ulaşabildikleri bir yaşamları var” diyen Avşar, “Bu sebeple bireylerin zeka ve bilinç gelişimleri de çok hızlı oluyor. Her şeyi çok kısa zamanda algılıyor ve farklı değerlendirebiliyorlar. Buradan hareketle Akıl ve zeka oyunlarının, bireylerin özellikle de çocukların gelişimlerindeki etkileri de çok farklı oluyor. Bu konu ayrıca çocuk gelişiminde de çok önemli bir yer tutuyor” şeklinde konuştu.
Her aile çocuğunun en iyi şekilde eğitim görmesini istediğini belirten Avşar, “Ancak bazı çalışmalar sadece okulda yapıldığında yetersiz kalıyor. Çocuklarının mevcut kapasitesini ortaya çıkarmak isteyen ve farklı becerilerini geliştirmek isteyen ebeveynler çocuklarıyla ilgilenirken akıl ve zeka oyunlarından rahatlıkla yararlanabilirler. Böylece çocuklarının; hafıza, stratejik düşünme, görsel zeka, mantıksal düşünce, inovatif düşünce ve davranış becerilerini farklı akıl ve zeka oyunlarıyla güvenli bir şekilde geliştirebilirler. Tabi ki bunu yaparken mutlaka alanında uzman bu işin eğitimini almış bir eğitici tarafından destek almaları gerekir. İlimizdeki mevcut duruma baktığımız da,zekâ oyunları eğitimine yönelik ilimizde profesyonel bir çalışmanın yapılmasına ihtiyaç duyulduğunun tespitini yaparak arkadaşlarımızla birlikte bu alanda profesyonel bir çalışma yapmaya karar verdik.Ve “Yesevi Çocuk Akıl ve Zeka Oyunları Kulübü’nü” kurduk. Kulübümüz aralık ayında yapılacak genel kurul sonrasında tüm organlarını oluşturarak Alaca, Sungurlu ve Osmancık ilçelerimizde de açacağımız temsilciliklerimizle birlikte ilimize, bu alanda profesyonel bir eğitim veren Akıl ve Zeka Oyunları Kulübü kazandırmış olacağız. Akabinde akıl ve zeka oyunlarının ülke çapında gelişmesine vesile olan Tüm Akıl ve Zeka Oyunları Federasyonuna bağlanarak ilimizde federasyonumuzun temsilciliğini yürüteceğiz” diye konuştu.
Avşar, kendileriyle irtibata geçmek ve kulüp ve yapacakları eğitimler hakkında detaylı bilgi almak isteyen kişi ve kurumların 0(546) 735 0848 numaralı hattan kendilerine ulaşabileceklerini ve bu alan da yapılacak her türlü iş birliğine açık olduklarını kaydetti.
AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu Kanal5 Televizyonunda yayımlanan YekpaAhmed’in sunduğu ‘Merkez Ankara Gündemi’ programına konuk oldu.
AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu Gündemi Değerlendirdi. Sunucu YekpaAhmed’in sorularını yanıtlayan Kavuncu, “Çorum’da ne yere tükürülür, ne de sigara izmariti yere atılır. Aslında keşke herkes Çorumlunun yaptığını yapsa” dedi.
KAVUNCU, “İKİ MİLLET TEK DEVLETİZ”
Programda ilk olarak, Azerbaycan- Ermenistan savaşını değerlendiren Kavuncu, “Ermenistan hiçbir zaman tarihin hiçbir döneminde hakiki bir devlet olamamış, hep birilerinin kuklası maşası olmuş, Osmanlı Devleti döneminde de millet-i sadıka kabul ettiğimiz Ermeniler, Osmanlı’yı tabiri caizse sırtından hançerlemiştir. Son dönemde de dost, kardeş, can Azerbaycan’da özellikle Hocalı’da ve Karabağ’da katliamlar yapmıştı. En son 26 Eylül sabahı sivil yerleşim alanlarını bombalayarak yeniden tacizde bulunması neticesinde böyle bir olay meydana geldi. Biz de Türkiye olarak, millet olarak topyekûn, yani “iki millet tek devlet” düsturuyla en başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün kurum ve kuruluşlarımızla, her şeyimizle can Azerbaycan’ın yanındayız” dedi.
“ÇORUMLU CAN AZERBAYCAN’IN YANINDADIR”
Ermenistan ve Azerbaycan savaşında Azerbaycan’a destek konusunda Çorum’da nasıl bir dayanışma var sorusunu cevaplayan Kavuncu, “Çorum’da nasıl bir hissiyat var, nasıl bir dayanışma var? Çorum’da bütün Çorum’un tabiri caizse şu anda birinci gündem maddesi Azerbaycan. Azerbaycan’da meydana gelen bu mücadele, Azerbaycan’ın şanlı mücadelesi. Yani bütün Türkiye’deki o hassasiyet özellikle can Azerbaycan, kardeş Azerbaycan bayrağı ile Türk bayrağı Çorum’un en merkezi saat kulemizde. (Bu arada Çorum dünyanın merkezi kabul ediliyor biliyorsunuz.) Çorum’un merkezinde ve bütün önemli birimlerinde can Azerbaycan ile dayanışmayı ifade eden bayraklarla süslendi. Gerekli hassasiyet en üst noktada Çorum’da” diye konuştu.
“ÇORUM AYNI ZAMANDA SANAYİNİN BAŞKENTİDİR”
Program sunucusu YekpaAhmed’in Çorum’un sanayide bir merkez olduğunu ve bunu kimsenin bilmediği yönündeki sözlerine cevap veren Kavuncu, “Çorum’u şöyle ifade edebiliriz. Anadolu’nun bağrında Ankara başkente 230 kilometre, Karadeniz’e 160 kilometre, 300 bine yaklaşan merkez nüfusu, 550 bin civarında toplam nüfusuyla; Samsun hariç bölgemizdeki komşu illerimiz Amasya, Tokat, Yozgat, Kırıkkale, Çankırı, Kastamonu ve Sinop’tan daha büyük bir ilimiz. Karadeniz geçişinde. Çorum’ un önemi‘parayla alınıp satılamayan en önemli şey’ olan tecrübedir. 8000 yıllık Hitit medeniyetinin kurulduğu bir şehir. Sahabeler şehri. Belki çok bilinmeyen yönlerinden biri de Çorum’un 2019 yılında TÜİK rakamlarına göre ihracatı 1 milyar 541 milyon. Bölgemizle kıyasladığımız zaman bizim aşağı yukarı nüfusumuzun iki buçuk katı olan Samsun Büyükşehir dâhil çevremizdeki 7 ilden daha fazla ve Türkiye 15’incisi. Yani Çorum ihracatta Türkiye’ de 81 il içerisinde 15 inci. Bakın kıyaslama açısından bir iki rakam vermek istiyorum müsaadenizle. Örneğin Çorum’un ihracatı 1 milyar 541 milyon iken liman şehri Samsun’un ihracatı 724 milyon, Tokat’ın 18 milyon sadece 18, Yozgat 13 milyon, Çankırı 250 milyon, Amasya 113 milyon mesela. Çorum aynı zamanda bir sanayi başkenti, 16 farklı sektörde Toprak Sanayi’nden Makine Sanayine, metal sanayiden orman ürünlerine, gıda ve tekstile kadar Bölgesi’nin Yıldızı Çorum” şeklinde konuştu.
YekpaAhmed: Teşvikten ziyade iş yapılabilir, iş yapan şartlarını zorlayanlara daha mı çok destek olunmalı?
“ÇORUM’UN SANAYİDEKİ BAŞARISI DEVLET TEŞVİKLERİNE BAĞLI DEĞİL”
Çorum’un ekonomideki başarısının devletten aldığı teşviklere bağlı olmadığına işaret eden Kavuncu, “Çorum, istatistiklere ve geriye doğru baktığımız zaman ekonomideki ve sanayideki bütün bu başarısını devletten aldığı, birinci derece teşviklere bağlı değil, Anadolu Kaplanı diye ifade ettiğimiz Çorum’un, Çorumlunun girişimci ruhundan kaynaklanıyor. Yani kıyaslamalı veriler ortada. Matematik yalan söylemez ve dolayısıyla Çorum’daki Anadolu kaplanlarının girişimci ruhundan kaynaklanıyor. Tabii ki devlet desteği, marifet iltifata tabidir. Yani çok fazla bir şey istemiyoruz, ayrıcalık istemiyoruz. Ama en azından, Türkiye’de katma değer üreten, merkez- hükümetimize vergileriyle ve yeniden büyük Türkiye’nin ayağına pranga olmayan, üzerine düşeni yapan illerde olduğu gibi Çorum fazlasıyla bunu yapıyor. Tabii hak ettiğimizi de istiyoruz” diye konuştu.
“ÇORUMLUNUN YAPTIĞINI HERKES YAPAMAZ” YekpaAhmed’in “Sayın Vekilim şu yanlış İmaj vardır:‘Senin yaptığını Çorumlu yapmaz’ derler. Ama Çorum’da ne yere tükürülür, ne de sigara izmariti yere atılır. Aslında keşke herkes Çorumlunun yaptığını yapsa, böyle bir sıkıntımız var. Türkiye çapında bunu lanse etmek, bunu bir Kamu Spotu gibi yurda dağıtmak için bir şeyler yapmak gerekiyor” sözlerine cevap veren Kavuncu, “Şüphesiz şimdi bir şeyin şüyuu vukuundan beterdir derler. Ama yani “Senin Yaptığını Çorumlu Yapmaz” ötesinde aslında Çorum bütün bu kazanımlarıyla, bütün bu ürettikleriyle, bütün bu unvanlarıyla (sizin de ifade ettiğimiz gibi) sloganı şöyle ifade etmek gerekiyor. “Çorumlunun yaptığını herkes yapamaz” yani az önce o kalkınmışlık, Sanayi ve Çorum Anadolu kaplanlarının gerçekleştirdikleri kalkınma hamlesininötesinde Çorum, Türkiye’de Tabii ki temizlik hele hele dünya tarihi açısından çok olağanüstü bir dönemden geçtiğimiz bu virüs konusunda bile yüzlerce tedbir sayabilirsiniz. İlk sıradaki nedir temizliktir. Çorum bunu fazlasıyla hak ediyor. Çorum temiz bir şehirdir. Sadece gönlü, kalbi temizin ötesinde şehir olarak da Çorum on yıllardır bu unvanı hak ediyor. Özellikle yerel yöneticilerimiz, belediye başkanlarımız, geçtiğimiz günlerde rahmeti Rahman’a kavuşanProfesör Doktor Arif Ersoy hocamız, bu vesileyle de rahmetle yâd etmek istiyoruz. Mekânı cennet olsun. Profesör Doktor Arif Ersoy hocamız, 90’lı yıllarda olağanüstü dönemlerde çok büyük hizmetler etti. Ondan başlayarak son 20- 25 yıldır AK Parti ve Refah Partisi geleneğinden gelen belediyelerimiz en son Dr. Halil İbrahim Aşgın başkanımızla birlikte Çorum’un temiz imajını devam ettiriyor” ifadelerini kullandı.
YekpaAhmed, “Sayın Vekilim Kırkdilim tünellerinin açılışına gittiniz. T3 tünelinde de ilk ışık göründü orayı bize bir anlatabilirmisiniz?”
“TÜNELLERİMİZİN BİR TANESİNİN DAHA AÇILIŞINI YAPTIK” Kırkdilim yolunun Türkiye Cumhuriyeti yollarının en tehlikeli birkaç yolundan birisi olarak kabul edildiğine dikkat çeken Kavuncu, “Yani Kırkdilim tünelini Osmancık yolu diye biliyoruz biz, yani öyle isimlendiriyoruz. Yani Çorum’un 13 ilçesinden 5 ilçesi Kargı, Osmancık, Dodurga, Oğuzlar ve Laçin’i Çorum’a bağlayan, bunun da ötesinde Sinop’tan başlayıp Kargı, Osmancık, Çorum, Yozgat, Kayseri, Nevşehir üzerinden Güney aksı Akdeniz’e bağlayan bir yolumuzun üzerindeki kırkdilim tüneli. Gerçekten öyle kırkdilim yaklaşık 10 kilometrelik bir mesafe ve Türkiye Cumhuriyeti yollarımızın en tehlikeli birkaç yollarından birisi olarak kabul ediliyor. Kırkdilim denmesinin sebebi de bu 10 kilometrelik, sağ tarafı uçurumdan oluşan yolun 40 tane virajdan oluşmasıdır. 2017 yılında yaklaşık 670 milyon Türk lirasına ihale edildi. T1, T2, T3 olarak isimlendirdiğimiz tünellerden oluşuyor. Aynı zamanda bu Osmancık yolu; Osmancık-Kırkdilim, Kırkdilim-Laçin ve Kırkdilim- Çorum üç aşamadan oluşuyor. Özellikle pandemi süreci ve beraberinde gelen ekonomik krizden dolayı bütün yatırımların dünyada dip yaptığı bir dönemde, geçtiğimiz Temmuz ayında tünellerden birinin “Işık Göründü” diyorlar onu yaptık ve bu Türkiye’nin hedeflerine emin adımlarla ilerlediğinin de bir göstergesidir. Milletvekillerimizle bölge milletvekilimiz Oğuzhan Kaya, Ahmet Sami Ceylan, Sn. Valimiz ve diğer il başkanımızla birlikte geçtiğimiz Ağustos ayının sonunda ikinci tünel “Işık Göründü” açılışını gerçekleştirdik. İnşallah Aralık ayı sonunda da diğer tünelimizin açılışıyla 2021 yılının sonunda az önce söylediğim Sinop’tan Akdeniz’e kadar ulaşan bu yol ağında bulunan ve devasa bir yapı olan bu yolumuzu ve tünellerimizi hizmete açacağız. Örneğin Cumhuriyet tarihi boyunca 2002 yılına kadar yapılmış tünel sayısı 83 tünel ve 50 kilometre uzunluğunda. Ama 18 yılda yapılan tünel sayısı 83 değil 283 ve 500 kilometre uzunluğunda. Gerçekten tünellerle Ferhat’ın Şirin için dağları deldiği gibi biz de tabiri caizse Cumhurbaşkanımızın da sık sık ifade ettiği gibi biz bu millete aşığız” diye konuştu.
“Çorum’da ulaşım sorununun halledilmesi lazım” diyen YekpaAhmed, “Çorum’da hali hazırda ulaşım nasıldır? Neler yapılıyor bize bir anlatabilirmisiniz?
Tarihin her döneminde yolun bir medeniyet olarak kabul edildiğinin altını çizen Kavuncu, “Tarihin her döneminde yol; medeniyettir, gelişmedir, kalkınmadır. Yol olmadan hiç bir şeyin olması mümkün değildir. Ak Parti iktidarımızda Cumhurbaşkanımızın ilk icraatlarından, ilk vaatlerinden en önemlisi duble yoldur. Rakamlarla ifade etmek gerekirse 2002 yılına kadar bütün cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye’de yapılmış duble yol 6.100 kilometre ama 18 yıllık AK Parti iktidarı döneminde yapılan 21.400 kilometre yani 27.500 kilometreye ulaşmış. Evet 3 katı yani, bütün Cumhuriyet döneminde 6.100 kilometre 18 yılda 21.500 kilometre. Diğer taraftan yani duble yollar, otoyollar, köprüler, tüneller yani Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden Osmangazi, 1915 Çanakkale Köprüsü’nden son dönemde Cumhurbaşkanımız açtığı otoyollara kadar yol gerçekten önemli” dedi.
“HAVAALANI TALEBİMİZİ SÜREKLİ DİLLENDİRİYORUZ” Çorum’daki bütün paydaşlarla havaalanı talebinin dillendirildiğini kaydeden Kavuncu, “Havalimanı gene rakamlarla konuşmamız gerekirse AK Parti iktidarından önce 24 havaalanı var. AK Parti bunu 56’ya çıkarıyor. Yaklaşık 2 katından daha fazla. 30 milyon yolcu taşınırken 18 yılda bu 210 milyona çıkıyor. Gene Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile ve gene hayırla yad etmiş olalım hem de Ulaştırma Bakanlığı döneminden dolayı hem de son Başbakanımız Binali Yıldırım beyefendi “Havayolu halkın yolu olmuştur.”Yani 24’ten 56’ya çıkmıştır ve Türkiye bu hızla giderse zaten 10-15 yıl içerisinde Türkiye’de Havaalanı olmayan tek bir il kalmayacak. Çorum ekonomisiyle, sanayisi ile ve coğrafi konumuyla, Anadolu Kaplanı halkıyla havaalanını hak ettiğini düşünüyoruz. Havaalanı Çorum’un öncelikleri arasındadır. Şu anda da halkımızın kamuoyumuzun da gündemindedir. Siyasilerimizin, biz milletvekillerinin de gündemindedir. Zaten geçtiğimiz 31 Mart seçimlerinde son Ulaştırma Bakanımız görevden alınmadan kısa bir süre önce Çorum’a gelmişti. 90’lı yıllarda başlanıp da o dönemde proje iptal edilen bu havaalanı projesini, havaalanı talebimizi bu yasama yılından itibaren milletvekillerimizle, Çorum’daki bütün paydaşlarımızla birlikte havaalanı talebimizi dillendireceğiz. Cumhurbaşkanımızın da bunu bu talebimize olumlu yanıt vereceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“HAVAYOLU VAZGEÇİLMEZİMİZ, DEMİRYOLU ÖNCELİĞİMİZ” Çorum’un havayolu talebinin yanında hızlı tren ve yük treni talebininde bulunduğunu hatırlatan Kavuncu, “çift hatlı hızlı tren ve yük treni”. Yani bunu talep ederken biz sanayi ürünleri ile diğer tekstil ürünleri ile makine sanayi ile Türkiye’de veya dünyada rekabet edebilmemiz için bu üretimlerdeki en önemli girdilerden bir tanesi ulaşımdır, ulaşım girdileridir, nakliye girdileridir, lojistik girdilerdir. Dolayısıyla biz şu anda şöyle bir slogan geliştirdik “Havayolu vazgeçilmezimiz, demiryolu önceliğimiz.” DolayısıylaAnkara’dan Samsun’a gidecek ve şu anda Kırıkkale Çelikli civarında da güneye giden hatta bağlanacak olan demiryolu yolumuz Samsun limanına 296 kilometre civarında ve 3 yıl önce karar verildi. Proje ihalesi yapıldı bu sene. Yani Kırıkkale Çelikli’denyola çıkan tren Sungurlu, Çorum, Merzifon, Havza ve Samsun’a ulaşacak. Nerede viyadük olacak, nerede tünel, nerede istasyon olacak bunun projesi bitmek üzere.Bu bizim Çorum olarak Çorumlular olarak bütün siyasilerimiz, sadece Çorum değil Amasya siyasilerimiz bütün paydaşlarımız, milletvekillerimiz, Samsunve Karadeniz Milletvekillerimizle birlikte Çorum’u Samsun’u Ankara’yı Türkiye ile buluşturacağız. Yeni Yeniden büyük Türkiye’de üzerine düşen sorumluluğu ekonomik alanda da yerine getirmek için bu projeyi önemsiyoruz” dedi.
YekpaAhmed, “Sayın Vekilim turizmde medeniyet önemlidir, Çorum Hititlerin başkenti olarak bu konuda öncülük alacak mı? Çorum’un ören yerleri, müzeleri ile ilgili çalışmalarınız var mı?
“ÇORUM KÜLTÜR TURİZMİNİN MERKEZİDİR” Çorum’u turizmin başkenti yapmak için projeler hazırlandığını kaydeden Kavuncu, Şüphesiz biz Çorum’un önceliklerini sayarken tabii ki Çorum’un kadirşinas, vatanına milletine bayrağına bağlı Çorumumuzun öncelikleri bizi şekillendiriyor. Çorum’un öncelikleri tabiiki havayolu, tabii ki demiryolu, tabii ki sanayi ancak 100 önemli konuyu peş peşe saysanız ilk üç beş taneden bir tanesini de turizmdir. İlk üç beş tane önemli konudan biri kültür turizminin merkezi Çorum. Tarihi ve bilimsel gerçeklere göre dünyanın en köklü medeniyetlerinden bir tanesi de Hititlerdir. Anadolu ve Türkiye’nin birçok yerinde Hititler yaşamıştır. En uzun süre ve ilk Hitit medeniyeti 8000 yıl önce Çorum’dadır. Alacahöyük, Boğazkale, Şapinova ve o bölgedeki, yurt dışından gelen bilim adamlarının yaptığı kazılardan bu gerçek ortaya çıkmıştır. Şu anda destinasyon çalışmaları ve Türkiye’deki turizm ağına entegre olması, özellikle Boğazkale, Ortaköy, Şapinuva, Alacahöyük yollarımızın konfor kalitesinin artırılması ile mümkün. Onun dışında paydaşlarımızla birlikte Çorum’daki bütün paydaşlarımız sivil toplum örgütleri, Valimiz, Milletvekillerimiz, siyasilerimizle birlikte Çorum’u turizmin başkenti yapmak için projelerimiz hazır” diye konuştu. YekpaAhmed, “Sayın Vekilim son olarak ta büyük resme bakarak, Çorum meselelerinden çıkarak, İslam dünyası her yerde sıkıntılar içerisinde ve şunu çok iyi başarmışlar, dış istihbarat güçleri İslam dünyasında mezhep kavgaları çıkartarak, birbirlerine vurdurmuşlar. Sizde bir ilahiyatçı kimliğiniz ile Çorum bu konuda bir öncülük yapabilir mi? Mezhep kavgalarının son bulmasında Çorum öncü olabilir mi?
“İSLAM DÜNYASI İSLAM BİRLİĞİNE MUHTAÇ” İslam dünyasının en büyük sıkıntısının mezhep savaşları olduğuna işaret eden Kavuncu, “Şu anda dünyadaki en büyük sıkıntı, dünyada müstezaf olarak kabul edilen hâkim güçler emperyalist güçlerin örneğin Amerika tabiri caizse 72 milletten oluşuyor. Amerika’da Amerikan diye bir ırk yok. Kendi ülkesinde birliği savunurken dünyanın dört bir tarafındaki ülkeleri daha kolay lokma yapmak ve onları vekâlet savaşları ile başlarına getirdikleri kukla idarecilerle yönetmek için türlü entrikalara başvuruyorlar. Gönül coğrafyamızın ve dünyanın başına ne geldiyse onların en başında gelen de mezhep savaşlarıdır. Gönül coğrafyamız bugün maalesef kan revan içerisinde, İslam coğrafyası kan revan içerisinde. En büyük sıkıntı bu tefrikalardır, bu mezhep savaşlarıdır. Büyük İslam âlimlerinden merhum Allah rahmet eylesin, Hasan El-Benna Hazretleri diyor ki; kardeşlerinizle, İslam kardeşlerinizle, Müslüman kardeşlerinizle ittifak ettiğiniz konularda ortak paydalarda işbirliği yapınız. Ama İtilaf ettiğiniz konularda da mağzur görünüz. Onu normal karşılayınız. Tevhid konusunda, Nübüvvet konusunda, Allah’ın birliği, Peygamberin hak olduğu konularda, Kur’an noktasında, Sünnet-i Nebevi noktasında, ortak paydalarda birleştikten sonra diğer konuları teferruatı konunun merkezine koymamak gerekiyor. Bu konuda Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığımız, ilahiyat fakültelerimiz, imam hatip okullarımız dünyaya, ahirete, ekonomiye, siyasete özgün orijinal,ehli sünnet, orta yol bakış açısı olan İmam Hatip okullarımız doğrultusunda yetişen, yeni neslin bu birlik beraberliği bu ittihadı sağlayacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“İSKİLİP YOLUNU 2021 YILI SONUNDA BİTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ” İskilip yolu ve diğer ilçe yollarındaki çalışmalara da değinen Kavuncu, “Konumuz ana hatlarıyla ulaşımdı. Tabii ki Osmancık Kırkdilim yolu önemliydi. Fakat diğer ilçelerimizle ilgili de çalışmalarımız AK Parti hükümetleri döneminde başlayıp, biten ve devam eden yatırımlarımız var. Bunlardan bir tanesi de İskilip yolu. İhale edilmiş ama 3 tane müteahhit değişmiş maalesef, sonrasında Kızılcahamam’daki toplantıda Cumhurbaşkanımıza konunun önemini ifade ettik. O bölge yaklaşık Çorum’un üçte birlik coğrafyasına ve nüfusuna hitap eden İskilip yolumuzda çalışmalarımız büyük bir hızla devam ediyor. 2021 yılının sonunda bu çalışmaları bitirmeyi hedefliyoruz. Yine Mecitözü Amasya Yolumuz, Ortaköy Yolumuz, Hititlerin başkenti Turizm yolu olarak kabul ettiğiniz Alaca Boğazkale yolumuzda çalışmalarımız devam ediyor. Bu Önümüzdeki dönemde yani 1 Ekim yeni yasama yılı ile birlikte ilgili muhataplarımızla bu konuları görüşeceğiz gündemimizdeki konuları takip etmeye devam edeceğiz” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Çorum’da berber ve kuaför esnafının Salı gününden itibaren kış saati uygulamasına geçtiği bildirildi.
Konu hakkında açıklamada bulunan Berberler, Kuaförler ve Güzellik Salonu İşletmecileri Odası Başkanı Mustafa Köse, 6 Ekim Salı gününden itibaren berber esnafının kapanış saatlerinin saat 21.00’den saat 20.00’ye çekildiğini bildirdi.
Oda Başkanı Köse, berber esnafına yeni saat uygulamasına uymalarını tavsiye ederek,hayırlı, bereketli ve bol kazanç diledi.
Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, esnaf sorunlarının daha etkili çözülmesi için “Esnaf Bakanlığı” kurulması gerektiğini söyledi.
Tahtasız, “Esnafı koruyacak bir kanun mutlaka çıkartılmalıdır. Esnafın sosyal güvenlik primlerini devlet ödemelidir. Zincir mağazalar, haftada bir gün kapatılmalıdır. Esnafa insafsızca ceza yazılmasından vazgeçilmelidir. Esnaf, derdini anlatacağı bir yetkili bulamıyor. CHP iktidarında sorunların daha etkili bir şekilde çözülmesi için Esnaf Bakanlığı kurulacak” dedi. Tahtasız, pandemi döneminde esnafın rahat bir nefes alması için 17 maddelik bir çözüm önerisinde bulundu.
SİCİL AFFI ÇIKARTILMALI Sicil affının çıkartılması, kredilerin faizsiz bir şekilde ertelenmesi, kahvehanelerde oyunların serbest bırakılmalı gibi önerilerde bulunan Tahtasız, alın teri ile gelirini elde edip çoluğuna çocuğuna nafaka götürenlerin her zaman yanında olacaklarını vurguladı. Tahtasız’ın talepleri şu şekilde: 1- Esnaf Bakanlığı kurulmalı. 2- Sicil affı çıkarılmalı. 3- Krediler, faizsiz taksitlendirilmeli. 4- Kiralarda stopaj kaldırılmalı. 5- AVM’ler haftanın bir günü kapanmalı. 6- Sosyal güvenlik primleri, işyerlerinin kapalı olduğu dönemde Hazine tarafından karşılanmalı. 7- Haksız-insafsız ceza yazılmamalı. 8- Devlet esnafa olan borçlarını ödemeli. 9- Kahvehanelerde oyunlara izin verilmeli. 10- Küçük esnafımızın yanında çalışanların, kısa çalışma ödeneği sorunları giderilmeli. 11- Kamu kurumları kiracısı olan esnafımızdan kira almamalı. 12- Ertelenen vergi ve sigorta primleri için yeniden yapılandırma olanağı getirilmeli. 13- İcra işlemleri durdurulmalı. 14- Okul kantinlerinden bir yıl kira alınmamalı. 15- Servis işletmecilerinin teminat mektupları iptal edilmeli. 16- Altı milyon sokak esnafımız kayıt içine alınmalı. 17- Zarara uğrayan esnafa kira desteği sağlanmalı.
Çorum’un yoğun trafiğe sahip caddelerinden Varinli Caddesi’nin asfaltı yeniledi. Çorum Belediyesi’ne bağlı asfalt ekipleri, Ulukavak Mahallesi sınırları içerisinde yer alan cadde yeni asfaltıyla birlikte hizmete sunuldu.
Çorum Belediyesi, “Her yerdeyiz” sloganıyla sürdürdüğü çalışmalarına her geçen gün bir yenisini daha ekliyor. Şehrin tüm mahallelerinde altyapı ve asfalt çalışmalarını büyük bir hızla devam eden Belediye, bu çalışmalar kapsamında araç ve yaya trafiği bakımından hayli yoğun olan Varinli Caddesi’nin asfaltını da yeniledi.
Başkan Yardımcısı Alper Zahir ile birlikte asfalt çalışmasını inceleyen Başkan Aşgın, “Tüm mahallelerimizde asfalt sezonunu sona ermeden program dahilinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hemşehrilerimizin daha kaliteli, daha konforlu yolları kullanmaları için gece-gündüz demeden yoğun bir tempo ile çalışıyoruz.” dedi.
350 metre uzunluğundaki Varinli Caddesi’nde 635 ton sıcak asfalt serimi gerçekleştirildi.
Türk Büro-Sen Çorum Şube Başkanı Sami Çam, 27 Eylül 2020 tarihinde Ermenilerin Azerbaycan topraklarına yaptıkları saldırıyı kınamak ve Azerbaycan’a destek vermek amacıyla basın açıklamasında bulundu.
Geçmişte yaşanan tüm ayrımcılıkların hala hafızalarda yer ettiğini kaydeden Çam, Azerbaycan’a yapılan saldırının karşısında olduklarını ve Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığını söyledi.
Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığını ifade eden Çam, “ya Karabağ ya Ölüm başka yolu yok” dedi.
“Türkiye’nin Kızıl Elma’sı bugün için Karabağ’dır” diyen şube başkanı Sami Çam, Türk Büro- SEN mensupları olarak Azerbaycan’ın yanında olduklarını göstermek için binalarına Türk ve Azerbaycan bayrakları asacaklarını belirtti.
“Biz Türk Milleti ve Devleti olarak, geçmişte ayrılıkçı Ermeniler tarafından yapılanları hiç unutmadık ve unutmayacağız” diyen Sami Çam, “1.dünya savaşı yıllarında Erzurum’da, Van ‘ da, Ağrı ‘da, Muş’ta ve hatta Adana da yaptığı katliamlar daha dün gibi Türk milletinin hafızasındadır. ASALA terör örgütünün dünyanın çeşitli yerlerinde diplomatlarımızı ve sivil vatandaşlarımızı nasıl katlettiğini biz hiç unutmadık. 90’lı yılların başında Ağdam ’da ve Hocalı’ da yapılan soykırımları benliğimize kazıdık. Ayrılıkçı, katil Ermenilerin yaptığı zulümleri, dünya bilmese de, görmezden gelse de biz dünde çok iyi biliyorduk, bugün de çok iyi biliyoruz” ifadelerine yer verdi.
“KARDEŞ AZERBAYCAN YALNIZ DEĞİLDİR“ Çam, “Geçmişte yapılan ve bugün de Azerbaycan’da yapılmaya devam eden vahşet ve katliamlar, bize sadece Türk’ün, Türk’ten başka dostu olmadığını bir kez daha hatırlamamıza vesile olmuştur. Bugün de Türk’ün başına bir hal gelse yine bize bizden başka dost olmadığı bilinmesi lazım. Karabağ’da olan savaş Azerbaycan için ne anlam ifade ediyorsa Türkiye Cumhuriyeti içinde aynı anlam ifade etmektedir. Kardeş Azerbaycan yalnız olmadığını Türk Devleti dünyaya bir kez daha beyan etmiştir. Neticede ya Karabağ ya ölüm başka yolu yoktur denilmiştir. Geçmişte, Enver Paşa’nın talimatıyla, kardeşi Nuri Paşa komutasında ki “Kafkas İslam Ordusu” nasıl Bakü’yü Ermenilerden ve Bolşeviklerden kurtarıp, bağımsızlığını ilan edip, şanlı Azerbaycan Bayrağını göndere çektiyse, Mehmed Emin Resulzade’nin deyişiyle “bir kere yükselen bayrak, bir daha inmeyecektir Bugün Türk milleti düne göre daha güçlüdür. Dolayısıyla hem Türkiye Cumhuriyeti, hem Azerbaycan hiçbir düşmana aman vermeyecek kadar güçlüdür. Tek Millet, İki Devlet anlayışı bugün gelinen noktada çok daha büyük bir anlam ifade etmektedir. Türk milletinin Kızıl Elması bugün için Karabağ ’dır. Hepinizin malumu olduğu üzere, Ermenistan, uluslararası hukuku hiçe sayarak 30 yılı aşkın bir süredir Karabağ’da işgalci olarak bulunmaktadır. Bu yetmezmiş gibi yine uluslararası hukuku hiçe sayarak yine Azerbaycan topraklarına saldırmış ve bu saldırılarına yenilerini eklemeye devam etmiştir. Diğer taraftan Türkiye’miz Suriye, Doğu Akdeniz, Libya başta olmak üzere dört bir yandan kuşatma altına alınmaya çalışılmaktadır. Söz konusu kuşatmalar, yine geçmişte olduğu gibi bugün de Türk Milleti tarafından bertaraf edilecektir. Bunun için içerde ve dışarda Türk Devletinin ve Milletinin bakası adına bir olacağız iri olacağız diri olacağız kardeş olacağız büyüyüp Turan olacağız” açıklamalarında bulundu.
“TANRI TÜRK’Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN” “Bizler Türk Büro-Sen mensupları olarak yüreğimizle Kardeş Azerbaycan’ın yanında olduğumuzun nişanesi olarak Bu şanlı büyük Türk Bayraklarını huzurlarınızda binamıza asıyoruz” diyen Sami Çam, Ancak şunun da bilinmesini isteriz ki, bütün Türk Devletlerinin bayrakları, her bir mensubumuzun gönlünde daima dalgalanacak, bu şuur nesilden nesile aktarılacaktır. Bu vesile ile dâhilde ve hariçte, bayrak inmesin, vatan bölünmesin diye şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize de hayırlı ve uzun ömürler diliyoruz. Allah hepsinden razı olsun. Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin” dedi.
Öz Diyarbakır Baklava, Kadayıf ve Dondurma pandemi nedeniyle insanların dışarı çıkmaya çekindiği şu günlerde tatlı hizmetini Çorumluların ayağına götürüyor.
Öz Diyarbakır Baklava, Kadayıf ve Dondurma İşletmecisi Mustafa Bulanık, 1996 yılından beri Çorum’da 9 yıldır da Bahabey Caddesi üzerinde hizmet verdiklerini belirterek, Diyarbakır ‘a özel burma kadayıf, Antep usulü baklava çeşitleri ve yeni sütlü kaymaklı soğuk baklavanın büyük beğeni gördüğünü söyleyen Bulanık, bunların yanı sıra Kahramanmaraş Dondurması, peyniri Hatay’dan getirilen künefeyi de tatlı severlerin beğenisine sunduklarını belirtti.
Tatlı çeşitlerinin tamamında tereyağ ve pancar şekeri kullandıklarını anlatan Mustafa Bulanık, sabah 9.00’dan gece 24.00’a kadar açık olduklarını söyledi.
Pandemi nedeniyle kimsenin sokağa çıkmak istemediğini söyleyen Bulanık, bu dönemde tatlı yemek isteyenler için alo sipariş hattı oluşturduklarını 223 00 06 nolu telefonu arayanların istedikleri tatlıyı evlerine kadar bıraktıklarını söyledi.