Etiket: Değil

  • ‘Gayeleri Seçim Değil, Huzuru Bozmak’

    ‘Gayeleri Seçim Değil, Huzuru Bozmak’

    Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Agah Karapıçak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti meclisi toplantısının ardından yaptığı açıklamalara tepki göstererek, “Döviz kurunu bahane ederek erken seçim çığırtkanlığı yapıyor. Peki seçim olsa, adayları var mı? Bunların gayesi seçim değil, milleti algı operasyonları ile ayağa kaldırmak ve iç huzurumuzu bozmaktır” dedi.

    Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Agah Karapıçak, ilçe istişare toplantılarının ikincisini İskilip’te gerçekleştirdi.

    Atatürk Orman Çiftliği Çok Amaçlı Toplantı ve Düğün Salonundaki toplantıya Merkez İlçe Başkanı Reşit Büzkaya, İskilip Belediye Başkanı Ali Sülük, ilçe başkanları, il genel ve belediye meclis üyeleri, Kadın Kolları Başkanları, mahalle ve köy muhtarları, muhtarlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve şehit aileleri katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından başlayan programda İskilip İlçe Başkanı Ali Alıcı ve Belediye Başkanı Ali Sülük birer konuşma yaptı.

    Ardından da İl Başkanı Agah Karapıçak, kürsüye geldi. Karapıçak, istişare toplantılarının amacından bahsettiği toplantıda, ülkenin dünü, bugünü ve yarını ile ilgili düşüncelerini paylaşırken, güncel konularla ilgili de açıklamalar yaptı.

    HEDEFİMİZ 2023’TE YENİ BİR DESTAN YAZMAK

    Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türk milletinin sesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ise beka siperi olduğunun altını çizen Karapıçak, MHP’nin dünü unutmayan, bugünler için yaşayan, yarınlar için de hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan, Türklüğün son kalesi, ülkücülüğün ise tek adresi olduğunu vurguladı.

    Türkiye’nin tarihi dönüm noktalarından birinde olduğuna dikkat çeken İl Başkanı Karapıçak, “Milletin iradesi ile salimen çıkabilmek için çok çalışmamız, milletin gönlünü yeniden ve daha fazla kazanmak için çalışmamız gerekir. MHP’nin öncelikli hedefi 2023 seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak yeni bir destan yazmaktır. Vatan bilinci, millet inancı, bayrak sevdası ile yoğrulmuş her vatandaşımızı birliğe, beraberliğe ve 2023 lider ülke Türkiye yolunda Milliyetçi Hareket’e davet ediyoruz” dedi.

    SEÇİM OLSA ADAYLARI VAR MI?

    Hilal ile Haçın savaşının bitmediğini, ülkeyi içerden tuttukları maşalar ve dışardan salladıkları parmaklarla tehdit etmeyi sürdürdüklerini vurgulayan Karapıçak, son günlerde kur dalgalanmaları ile birlikte tencere-tavacıların kaos çığırtkanlığının ortaya çıktığını belirterek, “Zillet ittifakının paydaşı, emperyalizmin payandası haline gelmiş bir siyasi parti genel başkanı döviz kurunu bahane ederek partisinin genel merkez yönetimini topluyor. Toplantının ardından ülkemizin Cumhurbaşkanına şeytan benzetmesi, Cumhur İttifakını oluşturan partilere de gayri milli diyebilmek cüretinde bulunuyor. Döviz kurunu bahane ederek erken seçim çığırtkanlığı yapıyor. Peki seçim olsa, adayları var mı? Bunların gayesi seçim değil, milleti algı operasyonları ile ayağa kaldırmak ve iç huzurumuzu bozmaktır. Başka da gayeleri yoktur” diye konuştu.

    CUMHUR İTTİFAKI RUHUYLA YARINLARA YÜRÜYECEĞİZ

    15 Temmuz 2916 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin birlikte oluşturduğu cumhur ittifakı ruhuyla yarınlara yürüyeceklerini ifade eden Karapıçak, “İçerde ve dışarda vatan toprağına göz diken hain terör örgütlerinin başlarını eze eze yürüyeceğiz. Birliğini bozmak, dirliğini sarsmak isteyen ip cambazlarını ayar ede ede yürüyeceğiz. Helallik alma şovuna soyunan miras yedileri seçe seçe yürüyeceğiz. Cumhur ittifakının merkezinde Türklüğü bekası, vatanın ve milletin bölünmezliği ilkesi, Türk Milletinin muasır medeniyetler seviyesine taşınma hedefi vardır” şeklinde konuştu.

    YUVASININ ÖZLEMİNİ ÇEKEN HER DAVA ARKADAŞIMIZLA HELALLEŞMEYE HAZIRIZ

    Türkiye’nin Cumhur ittifakına, cumhur ittifakının ise daha da güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisi’ne ihtiyacının olduğunu söyleyen Karapıçak, parti teşkilatları olarak çalmadık kapı, adım atmadık sokak bırakmayacaklarını anlatarak, “Bizler Türkiye sevdalısıyız, biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz. Ortak inanç ve şuurla kenetlenmiş iman neferleriyiz. Bizim gönlümüzde herkese yer vardır. Bizim muhabbetimiz her insanımızı kavramaya ve kuşatmaya yetecektir. Nitekim Liderimiz, Devlet Bahçeli Bey’in iki yıl önce Adana’dan yapmış olduğu çağrıyı buradan bir kez daha hatırlatmak isterim; Bilge Liderimiz şöyle demişti; “Aramızdan bir şekilde kopup giden, samimi pişmanlık yaşayan, yuvasının özlemini çeken her dava arkadaşımla helalleşmeye hazırım. Onlara sadece kapımızı değil, gönlümüzü de açıyorum. Samimi çağrımı tekrarlıyorum. 9 Şubat 1969’dan 9 Şubat 2019’a kadar geçen 18 bin 262 günde herhangi bir sebepten dolayı küsen, kızan, kırılan kardeşlerime diyorum ki; kavuşmak için vazgeçilmez yeminle 50 yıllık emanet hepimize yetecek. Gelin millî bekamızın bu zamanki mücadelesine katılın. El birliği yapalım, ülkü birliği yapalım; ne kadar iş birlikçi ve terör sevici varsa yakalarından tutalım.

    ZİLLETİN NEFESİ KESİLECEK

    Ve… Bizde diyoruz ki; Kirli siyaset ve düşüncelerini açık etmişlerden, Teröriste özgürlük isteyen ve hasretle kahvaltı yapmayı bekleyenlerden, Burası Kürdistan diyen haine hak ettiği cevabı veremeyip, ağzında laf geveleyenlerden, Şehit yakınına sinkaflı kelimelerle küfredenlerden, küfredene sahip çıkanlardan, Terörle mücadele için gerekli olan oylamalara hayır diyenlerden, Türkiye Cumhuriyeti Devletine ayar vermek maksadıyla teröriste özgürlük isteyen büyükelçi müsveddeleri ile aynı dili konuşanlardan bıkmış olan şuuru açık her vatan evladına kapımızda gönlümüzde açıktır” açıklamasında bulundu.

    “Devlet Bahçeli’nin 30 yılı aşkın süre öncesinde haykıra haykıra söylediği 2023 Lider Ülke Türkiye Hedefinde, 2053, 2071 vizyonlarımız doğrultusunda el ele gönül gönüle birlikte yürüyelim” diyen Karapıçak, “Bu millet biziz, bu devlet biziz, bu vatan biziz, istikbalin mimarı da bizler olacağız. Derdimiz Devlet, Sevdamız Millet! Türk milleti ne istiyorsa bizim de istediğimiz odur. Türk milleti neyi özlüyorsa bizim de özlemimiz aynısıdır. Millet birdir, adı Türk’tür. Devlet tektir, adı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Zilletin nefesi kesilecek, düşmanın Ülkesi viran olacak Türkiye büyüyüp Turan olacak” ifadelerini dile getirdi.

    Karapıçak, İskilip’te ayrıca kaymakamlık, belediye başkanlığı, emniyet müdürlüğü ve ilçe başkanlığını da ziyaret etti. İlçe merkezinde esnafları dinleyerek hayırlı işler dileyen Karapıçak, sanayi sitesinde de esnaf ziyaretinde bulundu.

  • Engel Fizikde Değil, Zihindedir

    Engel Fizikde Değil, Zihindedir

    AK Parti İl Başkanı Av. Yusuf Ahlatcı, Altı Nokta Körler Derneği tarafından düzenlenen piknik programına katılarak, dernek üyeleri ve aileleri ile bir araya geldi.

    Altı Nokta Körler Derneği Çorum Şubesi tarafından Laçin İlçesi’nde bulunan Yeşilgöl Tabiat Parkı’nda üyelere yönelik olarak bir piknik programı düzenlendi.

    Programa AK Parti İl Başkanı Yusuf Ahlatcı’nın yanısıra Laçin Belediye Başkanı İdris Görükmez, İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Bektaş, AK Parti Laçin İlçe Başkanı Selami Gaffar, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Emre Turan, İl Sivil Toplum Halkla İlişkiler İl Müdürü Mustafa Bayrak, Türkiye Zihinsel Özürlüler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Neslihan Hüsüllüoğlları ile Altı Nokta Körler Derneği Çorum Şube Başkanı Şaban Kabakçı ve çok sayıda dernek üyesi ile aileleri katıldı.

    Programa katılan engelliler ve aileleriyle yakından ilgilenen AK Parti İl Başkanı Yusuf Ahlatcı, tüm kamelyaları dolaşarak, hem hal-hatır sordu, hem de sorunlarını dinledi.

    Engelliliğin fizikte değil, zihinde olduğuna dikkat çeken Yusuf Ahlatcı, özellikle de görme engelli vatandaşların hayatını kolaylaştırmanın toplumsal bir mesele olduğuna vurgu yaptı.

    Görme engelli vatandaşların sorunlarına kalıcı çözümler üretmek, toplumsal yaşama katılımlarını sağlamanın herkesin görevi olduğunu ifade eden İl Başkanı Yusuf Ahlatcı, Engellerin engelliler için engel olmadığını, engelliler için en büyük engelin insanlar ve onların yaptıkları olduğunu dile getirerek, AK Parti iktidarı döneminde engellilerin hayatı kolaylaştıracak birçok hizmetin yapıldığını söyledi.

    Ahlatcı, böyle bir etkinliği düzenleyerek engellilerin bir nebze de olsa gülümsemelerine olanak sağlayan Altı Nokta Körler Derneği Çorum Şubesi başkanı ve yöneticileriyle emeği geçenlere de teşekkür etti.

  • Sinem’in “Bir Pati Değil Bin Pati” Projesi Hayata Geçti

    Sinem’in “Bir Pati Değil Bin Pati” Projesi Hayata Geçti

    Sokak kedileri için karton kutudan ev yapan çocuklar, karton kutunun kağıt toplayıcıları tarafından alınmasıyla birlikte bir proje geliştirdi.

    Sokak kedilerinin barınması için “Bir Pati Değil Bin Pati” projesini yapan ve Sinem Şevval Yağbat ve arkadaşları Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’dan yardım istedi. Yaptıkları proje kapsamında Başkan Aşgın’dan kedi evi isteyen çocuklar için, Çorum Belediyesi tarafından semt parkına kedi evi kondu.

    Bir köpeğin kediye saldırmasına şahit olduktan sonra başladı kocaman yürekli küçük Sinem’in hikayesi. Önce arkadaşlarıyla birlikte karton kutulardan yuvalar yaptılar. Bu yuvalar kağıt toplayıcıları tarafından alındı. Yenilerini yaptılar, onlar da alınınca Sinem bir proje geliştirdi ve bunu arkadaşlarıyla paylaştı.

    “Bir Pati Değil Bin Pati” adlı projenin amacı sokağın kedilerine barınacak bir yer, mama ve içecek su temin etmekti.

    Projesini Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’a göndermesinin hemen ardından Çorum Belediyesi tarafından kediler için estetik, kullanışlı, besleme kapları olan bir kedi evi yapılarak Sinem’in ve arkadaşlarının evinin yakınındaki Buhara 5. Cadde Parkına yerleştirildi.

    Belediye olarak sokak hayvanlarına ve yaban hayvanlarına yönelik besleme programları uyguladıkları ve rutin bir çalışmayla bunu devam ettirdiklerini belirten Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, “ Böyle duyarlı yavrularımızı gördükçe insan duygulanıyor. Ecdadımızın sokağın hayvanı bakış açısını bu yavrularımızda görüyorum. Ecdat kuşlar ve sokak hayvanları için suluklar ve besleme yerleri yaparak onların aç kalmamasını sağlamış bugün de Sinem gibi yavrularımızın sokağın hayvanları için bir proje yapması ve onlarla dertlenmesi aynı şeyi ifade ediyor. O minik bedeninde kocaman yürek olan yavrularımıza çok teşekkür ediyorum” dedi ve sokağın hayvanları için talepte bulunan herkesin Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından gerekli çalışmanın yapılacağını kaydetti.

  • Genç girişimci Serhat Sapcı: ‘Kişisel verileriniz güvende değil’

    Genç girişimci Serhat Sapcı: ‘Kişisel verileriniz güvende değil’

    Cep telefonlarına gelen bilinmeyen numaraları açmak istemeyenlerin indirdiği uygulamalardan olan GBT numara sorgulama, Kişisel Verileri Koruma Kanunu nedeniyle sanal marketlerden kaldırıldı. Servet Sapcı ve Kerem Bekman ile birlikte bu uygulamayı geliştiren genç girişimci Serhat Sapcı, her yaştan telefon kullanıcılarına telefon uygulamalarıyla ilgili önemli tüyolar verdi. Mobil oyun sektöründe yoluna devam eden Sapcı, GBT numara sorgulama uygulaması ile edindiği tecrübeleri paylaştı. Uygulamanın farklı platformlarda on milyonlarca kişi tarafından indirildiğini söyleyen Sapcı, “Eskiden bulunan 118’li hatlarda bilmediğimiz numaraları sorgulayıp kim olduğunu öğrenebiliyorduk. Bu sistemin daha detaylı halini uygulamaya taşıyıp bu programı geliştirdik. Algoritmamız sayesinde merak ettiğiniz numarayı yazdığınızda kaç çeşit farklı kayıt varsa hepsini adetleriyle beraber liste şeklinde görebiliyoruz. Bu uygulama ile devletin birçok suçluya ulaşmasına da yardımcı olduk” ifadelerini kullandı.

  • Bunlar İnsan Değil!

    Bunlar İnsan Değil!

    Çorum Belediyesi tarafından geçtiğimiz hafta hizmete sunulan Çorum Akıllı Bisiklet Uygulaması (ÇORBİS), Çorum halkı tarafından büyük beğeni topladı.

    Genç-yaşlı, kadın-erkek herkes bisikletlere yoğun ilgi gösterirken, bazı kendini bilmezler ise maalesef böylesine güzel bir projeye zarar vermekten geri durmuyor.

    Belediye Başkan Yardımcısı Lemzi Çöplü, sağlıklı bir yaşam ve şehir içi trafiğini rahatlatmaya yönelik hizmete sunulan böyle bir projeye zarar verenleri bir türlü anlayamadıklarını söyledi. Tüyü bitmemiş yetimin hakkının bulunduğu kamu malına verilen zararın yine Çorumlu vatandaşların cebinden çıkığının altını çizen Lemzi Çöplü, “Belediye Başkanımızın seçim taahhütleri arasında yer alan ÇORBİS projemiz hizmete sunulduğu ilk günden beri hemşehrilerimizin beğenisini kazandı. Genç yaşlı, kadın erkek her yaştan hemşehrimiz bisikletleri büyük bir memnuniyetle kullanmaktadırlar. Bir haftada abone sayısı 3681’e ulaştı.” dedi.

    Tüm Çorum halkının cebinden çıkan paralarla yapılan bu hizmete daha bir hafta bile geçmeden binlerce liralık zarar veren magandaları güvenlik kameralarının tespit ettiğini ve bu magandalarla ilgili hukuki süreci başlattıklarını ifade eden Lemzi Çöplü, “Çorum Belediyesi olarak kırılan bisikletleri, zorla yerinden sökülen bisiklet duraklarını, pedalları, dijital ekranları en yenileriyle değiştireceğiz. Hemşehrilerimizin mağduriyet yaşamamaları, onlara kesintisiz hizmet vermek için kırılan ve yerinden kopartılan malzemeleri en kısa zamanda tamir ederek yerlerine monte edeceğiz. Lakin, bu görüntüler Çorum’a ve Çorum halkına yakışmıyor.” dedi.

    Lemzi Çöplü, ÇORBİS duraklarında güvenlik önlemlerinin en üst düzeyde olduğunu hatırlatarak magandaların yaptıklarının yanlarına kar kalmayacağını sözlerine ekledi.

  • Bu mu Sizin Doğa Sevginiz

    Bu mu Sizin Doğa Sevginiz

    Çorum’da havaların ısınması piknikçileri Çomar barajı kenarına akın etmesine vesile oluyor.

    Güzel bir tatil gününü Çorum’da nerde geçirebilirim diye düşünenlerin yarıdan fazlasının ilk aklına gelen yer Çomar barajının kenarıdır.

    Şehirden bunalan insanlar doğaya kaçarak adeta hafta sonları nefes almaya çalışıyor. Ancak bu doğa harikası yerlerde vakit geçirmeyi hak etmeyen insanlar da yok değil. İşte o kıymet bilmez insanlar yiyor içiyor bütün pisliğini barajın kenarında bırakıp kalkıp gidiyor.

    Gerek manzarası, gerek ise sakinliği, balık tutma gibi hobileri gerçekleştirebilecek tek yer ‘’Çomar Baraj’’ güzel bir piknik sefasından sonra nahoş olmayan görüntülere sahne oldu.

    Çomar barajında piknik yapan bazı kendini bilmez kişiler, pisliklerini olduğu gibi bırakarak, rezil bir görüntü ile insanları karşı karşıya gelmesine sebep oldular. Piknik yapanlar çevreyi bıraktıkları artıkları ile rezil ediyorlar ve ayrıca alkol alanlar şişelerini öylece bırakarak, çevreyi kirletiyorlar.

    Bu görüntülere isyan eden vatandaşlar, “Bu bizim memleketimiz, birde temizliği ile övünen bir şehirde bu görüntülere resmen utandık. Bu insanları daha duyarlı olmaya davet ediyoruz” dediler.

  • Yeter, Her Şey Sendika Değil Bilin Artık!

    Yeter, Her Şey Sendika Değil Bilin Artık!

    Türk Tarım Orman Sen Şube Başkanı Necati Gül, yeni göreve başlayan kişilere bir sendikanın üyelik formunun göreve başlamak için mecburi evrak diye imzalatıldığını söyledi.

    Tarım ve Orman Bakanlığı  taşra teşkilatlarında çalıştırmak üzere 657 sayılı Kanunun  4/b statüsünde personel alımı yaptığını hatırlatan Gül, “Bu personellerin yaklaşık 5.000 kişisini orman işkoluna,  2.300 civarındaki kişisini  ise tarım işkoluna olmak üzere taşra teşkilatlarında göreve başladı” dedi.

    Göreve başlayan bu şahıslara hayırlı olması temennisinde bulunmak için ziyaretlerde bulunduğunu ifade eden Gül, “Tabii ki hepsine ulaşamıyoruz. Hızlı bir şekilde sahaya indiler.  Ulaştığımız arkadaşlarla hasbihal ediyoruz. Sivil hayattan ve mevcut durumlarını ortaya koyuyorlar. Sevinçlerini, umutlarını, geleceğe bakışlarını, sıkıntılarını ve dertlerini paylaşıyorlar. Yurdum insanı, içten ve samimiler. Kolay değil yeni bir hayata başlamışlar. Aslanın ağzında olan işe  kavuşmuşlar. Anadan ve babadan harçlık almayacaklar. Tabiri caizse ağızları kulaklarında. Bir süre sonra konuyu sendika ve sendikacılığa getiriyoruz. Sonuçta ise büyük çoğunluğunun bir sendikaya üye yapılmış olduğunu öğreniyoruz. Bizlerin ulaşamadığı, fakat o sendikanın nasıl ulaştığını öğrenmek istediğimizde, iki işkolunda da ne yazık ki cevap aynı” diye konuştu.

    Yeni işe başlayan kişilere sendika seçiminde yönlendirme yapıldığını kaydeden Gül, konu ile ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “Üç arkadaşın verdiği cevap çok ilginçti. Bir arkadaş ” sendika üyelik formu,  sözleşme yapıp göreve başlamak için mecburi evrak” dedi.

    İkinci arkadaş, ”  kesinlikle o sendikaya üye olmama nasihatı almış ve kendisine söz vermiştim, benim fikrim de belli zikrim de, lakin hiçbir organik ve inorganik bağım olmayan o sendikaya  üye olmak zorunda kaldım. Form  doldurulmuştu, sadece imza attım, kendisine verdiğim sözü tutamadım” dedi.

    Üçüncü arkadaş, ” abi sendikaya üye olduğumu sonradan öğrendim, bana bir çok evrak imzalattılar, meğer imzaladığım evraklardan biri de sendika üyelik formuymuş” dedi. 

    Diğer bir çok arkadaşın söylediklerini burada tek tek yazsam sayfalar dolusu yazmam gerekir. Şimdi söz konusu malum sendika çalışma yaptı  tarım ve orman işkolundaki arkadaşlarımız bu sendikaya üye oldu değil mi? Malum sendikaya sorsak,  tabii ki bu anlatılanları kabul etmeyecek, belki de bize iftira atıyorsunuz diyecekler. Hadi  biz size inandık, Allah bunları görmüyor mu? O’ nu nasıl kandıracaksınız. Devletin makamını ve imkanını kullanıp,  “sözleşme”  ön kabulünden kaynaklı mağduriyetten  yararlanıp   heyecan ve umutla başlayan ilk adımı, korku ve ümitsizliğe sevk etmeye hakkınız var mı?

    Bütün personel sizin üyeniz olsun. Batsın bu mantıkla yürüyen  sendikacılık, yerle yeksan olsun yetkinlik. Yeter ki devlete ve milletimin insanlarına zeval gelmesin. Devlet memuru imajı yok olmasın; memurun onuru kırılmasın.  İnsanlarımızın kamu kurum ve kuruluşlarına olan güveni, geleceğe olan inancı, memurlara ve kendisine olan saygısı sarsılmasın; hayallerine, ilkelerine, fikirlerine, ülkülerine  ve azimlerine ket vurulmasın.Yeter, her şey sendika değil bilin artık” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

  • “Laf Değil Hizmet Yapıyoruz”

    “Laf Değil Hizmet Yapıyoruz”

    Dodurga Belediye Başkanı Mustafa Aydın Dodurga’yı 2023 vizyonuna uygun hale getirmek için hiç durmadan çalıştıklarını söyledi.

    31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimlerinden bugüne kadar gece gündüz demeden Dodurga’nın her alanda gelişimi ve değişimi için çalıştıklarını ifade eden Dodurga Belediye Başkanı Mustafa Aydın, “Hoşgörünün, paylaşımın, dostluğun ve kardeşliğin üst seviyede olduğu Anadolu’nun en şirin yerleşim yerlerinden olan bu güzel ilçeye ne kadar hizmet etsek azdır” dedi.

    Hiç kimseyi ötekileştirmeden, merkez-kırsal ayrımı yapmadan ilçenin her noktasına aynı seviyede hizmet götürdüklerini belirten Aydın, “Sabahın ilk ışıklarıyla mesaimize başlayarak geç saatlere kadar hiç durmadan çalıştık. Sürekli sahada halkımızla iç içe olmaya özen gösterdik. Gönüllere dokunmayı, yüreklerde iz bırakmayı kendimize prensip edindik” diye konuştu.

    Dodurga’yı Türkiye’nin parlayan yıldızı yapmaya kararlı olduklarının altını çize Aydın, Çünkü bizler çalışmayı seven, şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarına hizmet etmeyi kendine şiar edinmiş insanlarız. Yorulma ve dinlenme bilmeden, gece gündüz demeden milletimize en güzel hizmetlerin gelmesi için halkımızla el ele vererek modern, nezih ve kaliteli yarınlara el birliğiyle ulaşmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Esentepe Mahallesi 2. nci etap TOKİ 60 evler civarındaki tüm su şebekesini yenileme çalışmalarına başladıklarını açıklayan Aydın, “İlçemizde doğalgaz çalışmalarında kazılan ve bozulan yolları tekrar asfalt ve kilitparke taşı yapmadan önce 2 nci etap TOKİ 60 evler civarındaki tüm su şebekesi çalışmalarımıza başladık. Biz ilçemiz için üzerimize düşenin en güzelini yaptığımıza inanıyoruz. İlçemiz için herkes konuşmaktan ziyade üzerine düşeni yaparsa daha verimli olunacağına inanıyorum” dedi.

    Dodurgalıyım diyen herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesini isteyen Aydın, “Bizler İlçemizde ne yapmamız gereken işleri biliyoruz ve bu zamana kadarda yaptığımıza inanıyoruz. İlçe dışında yaşayan ve ben Dodurgalıyım diyen herkesin konuşmaktan ziyade elini taşın altına koyup, bazı sorumlulukları alması gerektiğine inanıyoruz. Bizler dedikodulara kulağımızı tıkayıp, Dodurga’ya daha nasıl fazla hizmet yapabilirizin hesabını yapıyoruz” diye konuştu.

    Hakkında yapılan göndermelere kulak asmadığına değinen Aydın, “Birileri gibi laf değil hizmet yapıyoruz. Amacımız bireysel değil, güç birliği içerisinde çalışmaktır. Birlikten kuvvet doğar. Bizim derdimiz tüketmek değil üretmek, bizim bu sorumluluğu almamızdaki sebep oyunbozanlık değil, birlik ve beraberlik içinde iş yapmaktır, üretmektir” ifadelerini kullandı.

  • “Gün Siyaset Günü Değil, El Ele Verme Günüdür”

    “Gün Siyaset Günü Değil, El Ele Verme Günüdür”

    Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, koronavirüs salgını nedeniyle bir aydır evlerine kapanmak zorunda kalan, işyerini kapatan, işine ara veren veya işten çıkartılan herkese devletin eşit, adil ve hızlı bir şekilde yardım yapması gerektiğini söyledi.

    CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, beraberinde Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz ve bazı il-ilçe yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi’ni ziyaret etti.

    Vakıf Başkanı Dede Nurettin Aksoy ve yönetiminden vakfın çalışmaları hakkında bilgi alan Mehmet Tahtasız, devletin ihtiyacı olan tüm vatandaşlara eşit ve zamanında yardım yapması gerektiğini ifade ederek, bu zor günlerde işini-aşını kaybeden herkesin yanında olmanın devletin temel görevi olduğunu kaydetti.

    Bu sıkıntılı süreçte Çorum’da dernek, vakıf, sendika gibi tüm sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin, muhtarların, iş insanlarının, kanaat önderlerinin bir araya gelerek halkla el ele verip gönül birlikteliği oluşturarak sorunlara çözüm bulması gerektiğini dile getiren Tahtasız, “içinde bulunduğumuz şu zor günlerden millet olarak el birliği ile çıkacağız. Bu süreç içerisinde CHP Çorum İl Başkanlığı olarak bizler de her türlü görev ve sorumluluğu almaya hazırız” dedi.

    Mehmet Tahtasız, “Gün siyaset günü olmaktan öte elbirliği ile sağlıklı ve mutlu yarınlara ulaşma çabası ve samimiyeti içinde olma günüdür. Yapacağımız tüm açıklama ve çabaların tek anlam ve amacı Çorum’a ve Çorumluya hizmet amaçlıdır” ifadesini kullandı.

    Tahtasız, bu süreçte zor durumdaki ailelere yardımcı olan, alan el ile veren eli buluşturma gayreti içerisinde olan Hacı Bektaş Veli Vakfı Başkanı Nurettin Aksoy ve yönetimine de teşekkür etti.

    Vakıf Başkanı Aksoy da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, CHP İl Başkanı Tahtasız, Merkez İlçe Başkanı Tokgöz ve yönetimine teşekkür etti, başarılar diledi.

  • “Halktan Bağış Değil, Servetten Vergi”

    “Halktan Bağış Değil, Servetten Vergi”

    Emek Partisi (EMEP) İl Başkanı Cafer Gökmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan, korona virüs tedbirleri kapsamında halktan bağış istenmesine tepki gösterdi.

    Korona virüs salgını tedbirleri kapsamında, faaliyeti zorunlu olanlar dışındaki işletmelerde çalışanların ücretli izne çıkarılması, işten atılmaların yasaklanması ve fatura ödemelerinin ertelenmesi beklenirken Cumhurbaşkanı’nın “Ulusa Sesleniş”inden emekçilere, salgının yükünü omuzlamak çıktığını belirten Gökmen, “Her fırsatta Türkiye’nin bir kabile devleti veya çadır devleti olmadığını vurgulayan iktidar tıpkı bir kabile devleti gibi halka avucunu açmaktadır” dedi.

    Salgının ilk günlerinden beri iktidarın; meslek örgütlerinin, sendikaların, siyasi partilerin ve uzmanların önerilerini dikkate almadığını, alınacak önlemler konusunda bu toplumsal kesimlerin önerilerine ve işbirliğine açık olmadığı gibi çözümü herkesin kendi OHAL’ini ilan etmesinde bulduğunu kaydeden Gökmen, “Bu süreçteki emekçi mağduriyetlerinin üstünden atlanırken sermaye gruplarına olağanüstü ayrıcalıklar tanınarak kaynaklar aktarılmaya devam etti, taahhütler verildi. Halkın tasarruflarından oluşturulan fonlar, devletin ihtiyat akçası, toplanan vergiler şimdiye kadar her kritik dönemde tekellerin ve yandaş sermayenin rahatlatılmasına kullanılmıştı aynı çizgi istikrarlı bir biçimde şimdi de takip ediliyor” ifadelerini kullandı.

    “SALGINLA MÜCADELE SORUMLULUĞU HALKA YIKILDI”

    Halktan aldıklarını tekellere ve yandaş sermaye gruplarına dağıtarak gelinen noktanın Erdoğan’ın ilan ettiği yaygın bağış kampanyası olduğunu söyleyen EMEP İl Başkanı Gökmen, şunları söyledi:

    “Böylece bir kez daha halkın sırtına ağır bir yük bırakılmaktadır. Karar alma sorumluluğunu kimseyle paylaşmayan, halkın taleplerine kulağını tıkayan tek adam yönetiminin yeni dayatması salgınla mücadele sorumluluğunu halka yıkmaktır.

    Yeniden hatırlatıyoruz, bugün salgın nedeniyle çalışma hayatında yaşanan sorunların çözümü kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin, zorunlu yıllık izin değildir. Bu badire halka gönüllü salma çıkarmayla da atlatılamaz. Türkiye’nin bir çadır devleti ya da kabile devleti olmadığını iddia eden iktidar mensupları bugün tam da kabile devleti yöneticileri gibi davranmakta ve halka avucunu açmaktadır.

    “KAYNAKLAR DOĞRU TERCİHLERLE, HALKIN İHTİYAÇLARI İÇİN KULLANILMALIDIR”

    Kaynak aranıyorsa; halkın çıkarlarıyla, ihtiyaçlarıyla hiçbir ilgisi olmayan Kanal İstanbul gibi israf ve yıkım projelerinden vazgeçilmelidir. Sarayın ve bürokrasinin şatafat israfı açıktır ve bu israfa son verilmelidir. Gerekli kaynak için halkın sırtından beslenen; milyonlarca liralık vergi ödemeleri affedilen, teşvik, destek vb adlar altında sürekli beslenen sermaye elini taşın altına koymalı; üretim ve hizmetler çalışanların hak kaybı olmadan durdurulmalıdır. Halk nasıl kazandığı ve harcadığı her kuruş için vergi ödüyorsa bu kesimler de halka olan borcunu ödemelidir.”