Etiket: Değil

  • Çorum’umuzun Değil, Ülkemizin de Gurur Kaynağı

    Çorum’umuzun Değil, Ülkemizin de Gurur Kaynağı

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı ve Sağlık-Sen Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Ahmet Saatcı, spor alanındaki başarılarıyla dikkat çeken sağlık çalışanı Murat Özsoy için tebrik mesajı yayımladı.

    Sağlık-Sen Çorum Şubesi tarafından yapılan açıklamada, çalışma hayatındaki özverisini spor alanındaki başarılarıyla taçlandıran Murat Özsoy’un, Çorum’un ve sağlık çalışanlarının adını ulusal ve uluslararası platformlarda gururla duyurduğu ifade edildi.

    Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Murat Özsoy’un, judo branşında elde ettiği derecelerle önemli başarılara imza attığı belirtildi. Özsoy, 12-14 Aralık 2025 tarihlerinde Zonguldak’ta düzenlenen 9. Uluslararası Madenci Judo Kupası Turnuvasında M1 73 kilogram kategorisinde Çorum’u temsil ederek üçüncülük elde etti ve bronz madalya kazandı.

    Başarılı sporcu, 9-10 Mayıs 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen Spor Toto Veteranlar Türkiye Judo Şampiyonasında da M2 73 kilogram kategorisinde Türkiye üçüncüsü olarak bir kez daha kürsüye çıktı.

    Elde ettiği derecelerle milli takım yolunu açan Murat Özsoy, 1-2 Ağustos 2026 tarihlerinde Arnavutluk’ta düzenlenecek Balkan Şampiyonası, 20-24 Eylül 2026 tarihlerinde Bosna Hersek’in Saraybosna kentinde yapılacak Dünya Şampiyonası ve 22-25 Ekim 2026 tarihlerinde Portekiz’in Portimão şehrinde gerçekleştirilecek Avrupa Şampiyonasında ay-yıldızlı forma ile Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı.

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı açıklamasında, Murat Özsoy’un azmi, disiplini ve mücadeleci ruhuyla örnek bir sporcu profili sergilediğini belirterek, milli sporcuya uluslararası şampiyonalarda başarı dileğinde bulundu.

    Saatcı, “Üyemiz Murat Özsoy’un Balkan, Dünya ve Avrupa Şampiyonalarında da bayrağımızı en iyi şekilde temsil edeceğine inanıyor, kendisine sağlık, mutluluk ve başarılarla dolu bir spor hayatı diliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • “Asgari Değil, İnsanca Yaşamayı Esas Alan Bir Ücret Sistemi”

    “Asgari Değil, İnsanca Yaşamayı Esas Alan Bir Ücret Sistemi”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çorum İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, CHP iktidarında asgari değil, insanca yaşamayı esas alan bir ücret sistemini hayata geçireceklerini bildirerek, sendikasızlaştırmaya ve toplu sözleşme hakkının gaspına son vereceklerinin altını çizdi.
    Solmaz, emek mücadelesi veren herkesin her zaman yanında olacaklarını vurguladı.
    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Solmaz, tüm dünyada işçilerin dayanışma ve mücadele ruhunu yücelttiği 1 Mayıs’ı kutladı.
    1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama günü değil, aynı zamanda hak, özgürlük ve adalet arayışının güçlü bir ifadesi olduğunu dile getiren Solmaz, “ya onurlu bir yaşam, ya bu kara düzen” diyerek, 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde tüm emek kesimini alanlara davet etti.
    Solmaz, “Emekçilerin hak ve özgürlüklerinin savunulması için tüm yol arkadaşlarımızı omuz omuza yürümeye çağırıyoruz” dedi.
    Ekonomik zorluklar, işçi hakları ve sosyal adalet konularına da dikkat çeken Solmaz, 1 Mayıs’ın bu sorunların yüksek sesle dile getirileceği önemli bir gün olduğunu vurguladı. Tüm Çorumlulara 1 Mayıs etkinliklerine davet eden Solmaz, dayanışma ruhunun büyütülmesi gerektiğini açıkladı.

    ERKEN SEÇİM ŞART
    Ülkenin; ekonomisi başta olmak üzere hukuk, adalet ve demokrasi bakımından can çekiştiğini ifade eden Solmaz, “Asgari ücretin açlık sınırı altında kaldığını hesaba katarsak korku dolu günler emekçileri bekliyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir an önce sandığın önümüze gelmesini ve erken seçimin acilen yapılmasını istiyoruz. Ülke bu adalet ve ekonomi krizinden ancak erken seçim ve yeni bir iktidar sayesinde kurtulur” dedi.
    Cumhuriyet Halk Partisi olarak dün olduğu gibi bugün de emekçilerin kazanılmış haklarını yok edecek, tırpanlayacak, esnetecek hiçbir harekete izin vermeyeceklerini ifade eden Dinçer Solmaz, her zaman emeğin yanında, emekçilerle birlikte olacaklarını kaydetti.

    “KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA,
    YA HEP BERABER, YA HİÇ BİRİMİZ”
    Dinçer Solmaz, “asgari değil, insanca yaşamayı esas alan bir ücret sistemi kuracağız. Asgari ücret açlık sınırının üzerine çıkacak, yoksullukla değil refahla yarışan bir ücret politikası inşa edeceğiz. Hiçbir emekçiyi açlık sınırının altında bir maaşa mahkum etmeyeceğiz. Ücretleri bilimsel veriler ışığında sendikalarla birlikte belirleyeceğiz” diye konuştu.
    Taşerona, güvensizliğe, kayıtdışılığa ve kamuda kayırmacılığa son vereceklerinin altını çizen Solmaz, “Kamuda ve özel sektörde kuralsız ve örgütsüz çalışmayı sona erdireceğiz” ifadesini kullandı.
    İnsanca koşullarda yaşanabilir bir emeklilik sistemi inşa edeceklerini bildiren Solmaz, emeklilik sistemini adaletli ve sürdürülebilir hale getireceklerini, emekli aylıklarını insanca yaşam düzeyine çıkartacaklarını vurguladı.
    Solmaz, sendikasızlaştırmaya ve toplu sözleşme hakkının gaspına son vereceklerini dile getirdi.
    “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiç birimiz” mesajı veren Solmaz, tüm emekçileri, sivil toplum kuruluşlarını ve siyasi partilileri 1 Mayıs kutlama etkinliklerine katılmaya, alanlarda omuz omuza mücadeleye destek vermeye davet etti.

  • “Okullardaki Şiddet Münferit Değil, Politik Çürümenin Sonucu”

    “Okullardaki Şiddet Münferit Değil, Politik Çürümenin Sonucu”

    Emek Partisi (EMEP) Çorum İl Başkanı Muharrem Özünel, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının ardından yaptığı açıklamada, şiddetin “münferit” olmadığını vurgulayarak, yaşananları “politik çürümenin bir sonucu” olarak nitelendirdi.

    Çocuklar için en güvenli alanlar olması gereken yerlerin bir kere daha şiddet sahnesine dönüştüğünü ve iktidar sözcülerinden her seferinde ‘bireysel bir olay, suçlu çocuklar, suçlu sosyal medya’ cümlelerinin döküldüğünü kaydeden Özünel, “Hayır. Bu yaşadıklarımız, uzun süredir iktidar politikalarıyla inşa edilen toplumsal ve politik çürümenin sonucu. Bir yanda bireysel silahlanmanın önündeki her türlü engelin kaldırıldığı, suçun kolaylaştırıldığı, şiddetin yüceltildiği, adaletsizliğin derinleştiği bir düzen… Diğer yanda yoksulluğun, güvencesizliğin ve geleceksizliğin kuşattığı bir gençlik… Okulların içi boşaltılmış, eğitim piyasalaştırılmış, kamusal sorumluluk geri çekilmiş durumda. Güvenlik ise yalnızca turnikeye, kameraya, kapıya, çocukları daha fazla cezalandırmaya, hapsetmeye, basını sansürlemeye, sosyal medyayı yasaklamaya indirgeniyor” dedi.

    Geleceksizlik, yoksulluk ve güvencesizliğe dikkat çeken Özünel, “İktidar sözcüleri geleceksizliğin içine doğan, her yanından şiddetle kuşatılarak büyüyen kuşakların sorumluluğunu hiç üstlenmiyor. Geleceksizlik, yoksulluk ve güvencesizlikle kuşatılan gençlere mafyatik racon, güç, hızlı para, maço erkeklik ve suçtan başka ‘çıkış yolu’ bırakmadığını kabul etmiyor. Sabunsuz, yemeksiz, kitapsız, bilimsiz, hurafe dolu okullarda, çocuklara takke-torna- torbadan başka bir geleceği hayal bile ettirmeyen sermaye düzeninde, bu noktaya bir günde gelmediğimizi saklıyorlar! Varsa yoksa sahte gözyaşı, varsa yoksa hamaset, çarpıtma, toplumun haklı öfkesini yanlışa kanalize etme” ifadelerini kullandı.

    “KAMUSAL EĞİTİM POLİTİKASI YOKSA, ORAYI SUÇ DOLDURUR”

    İktidar temsilcilerinin yarattıkları karanlığı görünmez kılmak için suçu hep başka yerde aradığını, hatta çözüm diye bu karanlığı daha da derinleştiren politikaları toplumun önüne koyacaklarını belirten Özünel, “Bu nedenle şimdi, bu acının ortasında daha da dikkatli olmak zorundayız. Tekrar söyleyelim: Okulların şiddet yuvası olması tesadüf değil, AKP elinde perperişan hale getirilen eğitimin bir sonucu. Kamusal eğitim politikası yoksa, orayı piyasa doldurur. Sosyal politika yoksa, orayı suç doldurur. Kamusal koruma yoksa, orayı korku ve şiddet doldurur. Ve en ağır bedeli çocuklar, eğitim emekçileri öder” dedi.

    “BU DÜZENİ DEĞİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ”

    Bu olayları “psikolojik vaka”lara indirgememek gerektiğini vurgulayan Özünel, “Yapılaması gereken tam tersine, bu düzenin nasıl şiddeti yeniden ürettiğini açıkça görmek ve göstermek. Okulları gerçekten güvenli ve kapsayıcı alanlara dönüştürmek. Rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını istisna ve lüks değil, sistemin omurgası haline getirmek. Bireysel silahlanmayı gerçekten durduracak politik iradeyi kurmak. Ama en önemlisi: geleceksizliği normalleştiren bu düzenle hesaplaşmak. Çünkü okullarda patlayan şiddet de, sokakta büyüyen suç ağları da, gençliğin içine çekildiği bu karanlık da münferit olaylar değil; bu düzenin ürettiği sonuçlar” ifadelerini kullandı. 

  • “Bağcıyı Dövmek Değil, Üzüm Yemek Esas Olmalıdır”

    “Bağcıyı Dövmek Değil, Üzüm Yemek Esas Olmalıdır”

    Sağlık-Sen Genel Merkez Disiplin Kurulu ve Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, Çorum’da verilen sağlık hizmetleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Sağlık İl Müdürünün halkın memnuniyeti için gece gündüz çalıştığına vurgu yapan Saatci, “Çorum’da sağlığın başında ilimizi tanıyan, ilimizin sağlıkla ilgili ihtiyaç ve sorunlarını yakinen bilen ve ilimizde uzun zamandan beri hem hekim olarak hem de idareci olarak hizmet veren, bilgi, birikim ve tecrübe noktasında sağlık hizmetlerine katma değer sağlayan ve göreve geldiği günden bu güne kadar özveri ile ilimizde verilen sağlık hizmetinde yaşanan sıkıntıların çözümü ve asgariye indirilebilmesi, verilen hizmet ağının genişletilmesi ve halkın memnuniyet katsayısının imkanlar ölçüsünde yükseltilebilmesi için gece gündüz demeden çalışan bir il müdürümüz var. Kendilerine sağlık hizmetlerine katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

    “Son günlerde Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi başhekimine karşı haksız ve hukuksuz bir şekilde saldırıldığını, olumsuz bir algı ve hava oluşturulmaya çalışıldığını gözlemlemekteyiz” diyen Saatci, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı ;

    “Sayın Başhekime yönelik suçlamaları haksız ve yersiz bulmaktayız. Öncelikle, herkesin fikirlerini özgürce ifade edebilmesi, kurum içinde gelişim ve değişimin sağlanabilmesi adına son derece kıymetlidir. Ancak bu süreçte, bir yöneticinin emeklerinin ve katkılarının göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyoruz.

    Başarı bir ekip işidir. Orta da bir başarı varsa bu başarıda diğer yönetim kademelerinde görev alan yöneticilerin ve bu çarkı döndüren çalışanların hakkını da teslim etmemiz gerekir. Yönetim kademelerinin takdir yetkileri vardır. Yönetim kademesinde olan tüm idarecilerimizden Sağlık-Sen olarak beklentimiz; Sağlık çalışanları tüm süreçlerde en özverili çalışılan, sıkıntının ve stresin had safhada olduğu alanlarda görev yapmaktadır. Bu nedenle yönetim kademesinde olan idarecilerden en büyük beklentimiz, çalışma barışını, moral ve  motivasyonunu artıracak uygulamalara, yöntemlere öncelik vermeleridir. Kraldan çok kralcı olmamalarıdır. Yöneticilerde neticede insandır. İnsanın olduğu yerde hatanın olmaması mümkün değildir. Önemli olan hatada ısrar etmemektir. Ayrıca idareciler dokunulmaz ve eleştirilemez kişiler de değillerdir. Ancak eleştiriler yapıcı olmalı, üzüm yeme amaçlı yapılmalıdır. İdareciler eleştirilirken yapabilecekleri imkan, devlet tarafından sağlandığı halde keyfi olarak yapmadıkları iyileştirmeler varsa, yetkileri olan ve yetkilerini aşmayan konularda inisiyatif almaktan kaçınırlarsa haklı olarak eleştirilebilirler. Ancak eleştirildikleri konular yetkilerinin ve imkanlarının dışında konularsa bu eleştirilerin iyi niyetle yapıldığı söylenemez ve kabul edilemez. İdarecilerin elinde sihirli değnek yoktur. Sadece sağlanan imkanlar ölçüsünde yapabilecekleri vardır.

    Hastalarımıza şifa dağıtan hekimlerimizden, onların tedavisini destekleyen hemşirelerimize, sağlık teknikerlerimizden, temizlik, güvenlik ve idari personelimize kadar herkes bu kutsal görevin bir parçasıdır. Sağlığın tüm çalışanları, hastanemizin başarıyla hizmet vermesini sağlayan büyük bir ekibin vazgeçilmez parçalarıdır.

    Özellikle son dönemlerde sağlık sektöründe yaşanan zorluklara rağmen, gösterilen sabır, gayret ve fedakârlık için tüm sağlık çalışanlarına en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Hastalarımıza en iyi sağlık hizmetini sunmak için gösterilen çaba, yalnızca onların değil, tüm toplumun takdirini kazanmıştır.

    Sayın Başhekim göreve geldiği günden bu yana hastanemizin gelişimi, hizmet kalitesinin artırılması ve çalışanların en iyi koşullarda görev yapabilmesi için büyük çaba sarf etmiştir. Hastanemizin kurumsal yapısını güçlendirmek, hastalarımıza daha iyi hizmet sunmak ve sağlık çalışanlarının haklarını korumak için attığı adımlar ortadadır.

    Elbette her yöneticinin kararları herkes tarafından aynı şekilde değerlendirilmeyebilir. Ancak eleştirilerin yapıcı olması, sürecin kişisel saldırılara dönüşmemesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Sağlık Sen Çorum şubesi olarak amacımız, yalnızca bir kişiye destek vermek değil, aynı zamanda adaletli bir değerlendirme sürecine katkı sunmaktır. Hepimiz sağlık alanında fedakârca çalışan bireyleriz ve birlikte hareket ederek hastanemizin başarısını sürdürmeye devam etmeliyiz. Sayın Başhekimin liyakatine ve çalışma azmine olan inancımızı koruyor, kendisine olan desteğimizi açıkça ifade ediyoruz”

  • “İsrail Devlet Değil, Terör Örgütü”

    “İsrail Devlet Değil, Terör Örgütü”

    AK Parti İl Başkanı Av. Murat Günay, İsrail’in Filistin’den sonra Lübnan ve Yemen’e yönelik vahşi saldırılarına tepki gösterdi.

    AK Parti İl Başkanı Av. Murat Günay, İsrail’in Filistin’den sonra Lübnan ve Yemen’e yönelik vahşi saldırılarına tepki gösterdi. Günay, “İsrail bir devlet gibi değil terör örgütü gibi hareket ediyor.” dedi.

    İşte Günay’ın o açıklaması:

    “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan,Geçen hafta New York’taki 79. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden dünyaya hitap etti. Konuşmasında uluslararası meseleler, barış ve güvenlik konularını dile getirerek,Türkiye’nin küresel sorunlara çözüm önerilerini sundu.

    BM KÜRSÜSÜNDEN HAKİKATİ SÖYLEDİ

    Dünya liderlerinin katılma gayesi elbette insanlığın ortak sorunlarına çareler bulmaktır. Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere kimi liderler BM kürsüsünden hakikati söylerken, kimi liderler sadece kendi konumlarını güçlendirmek için hakikate yüz çevirmeyi tercih etti.
    Bugün dünyanın gerçeklik ifade eden tek bir gündemi vardır. Katil İsrail’in bir devlet gibi değil, bir terör örgütü gibi davranması ve Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmesidir. Bu gerçeklik kabul edilmediği sürece, bu vahşet durdurulmadığı sürece, bütün toplantıların değeri şüphelidir. Yine bu hususa dikkat çekilmediği sürece yapılan bütün konuşmalar anlamsız ve değersizdir.

    GAZZE’DE İNSANLIK YOK EDİLDİ

    Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle Gazze’de sadece çocuklar değil, Birleşmiş Milletler sistemi, hakikat ve Batı’nın savunduğunu iddia ettiği değerler ölüyor ve bütün dünya ne yazık ki bu vahşeti seyretmeyi yeğliyor. 353 gündür süren İsrail saldırılarında, 41 bini aşkın masum can şehit oldu. Ne yazık ki yine aynı vahşi saldırılar nedeniyle 10 binden fazla Gazzelinin nerede olduğu hâlâ bilinmiyor ve 100 bine yakın insan ağır şekilde savaş yarasına çaresizlik içinde bırakılmış, sadece hayat kurtarmak için orada bulunan 500’den fazla sağlık görevlisi ve 172 gazeteci kasıtlı olarak öldürülmüş. Yani Gazze’de insanlık ve insana dair ne varsa hepsi yok edildi.

    DÜNYANIN EN BÜYÜK ÇOCUK MEZARLIĞI

    Dünyanın en büyük çocuk mezarlığına dönen Gazze’de çocukların yok oluşunu ne kadar daha seyredeceğiz? Ne kadar daha annelerin feryatlarını duymazdan, babaların çaresizlikle harmanlanmış öfke dolu bakışlarını görmezden geleceğiz? Kaç milyon insanın ölmesi bizlere “yeter artık” cümlesini kurdurmayı başaracak?

    ŞİMDİ SIRA LÜBNAN VE YEMEN’DE

    Bu olaylardan sonra kaos ve katliam daha da genişleyecek. Merak ediyoruz, kaçıncı BM toplantısında bütün dünya liderleri insanlar için, insanlık için bu vahşi katil devleti durdurma kararı alacak? Ne vakit dünya liderleri, tıpkı Cumhurbaşkanımız gibi, hakikati haykıracak, haktan yana duruş sergileyecek? Ayrıca İslam dünyası bu saldırılar karşısında ne kadar daha sessizliğini sürdürecektir.

    İsrail’in, Lübnan’a yönelik insanlık dışı saldırılarını bir kez daha lanetliyor; saldırılarda hayatını kaybeden tüm Lübnanlı kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.”

  • “Bu Benim Meselem Değil”, Çorum’da Sahnelenecek

    “Bu Benim Meselem Değil”, Çorum’da Sahnelenecek

    İsrail destekçisi ürünlerin boykotunu konu alan “Bu Benim Meselem Değil! Parola Boykot” adlı tiyatro oyunu Çorumlularla buluşuyor.

    Gazze’deki dramın anlatıldığı ‘Bu Benim Meselem Değil’ adlı tiyatro gösterisi Çorum Belediyesi, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Çorum Filistin Platformu’nun destekleriyle 22 Şubat Perşembe günü saat 13.30’da Devlet Tiyatro Salonu’nda sahnelenecek.

    “Parola Boykot” sloganıyla hayata geçirilen oyunun yönetmenliğini Burak Kılıç üstlenirken, genel sanat yönetmenliğini ise Osman Doğan yapıyor. Seyfullah Şenel’in yapımcılığında komedi-dram türündeki tek perdelik oyunun kadrosunda Bekir Kalaycı, Burak Kılıç, Emre Berber, Furkan Selamoğlu ve Yunus Can rol alıyor.

  • “Tarım Arazilerinin Parçalanmasına Gönlümüz Razı Değil”

    “Tarım Arazilerinin Parçalanmasına Gönlümüz Razı Değil”

    Çorum Ziraat Odası Başkanı Adem Özdemir, bir tarım şehri olan Çorum’da tarım arazilerinin korunması gerektiğini söyledi.

    İlimizin bulunduğu bölgenin coğrafi açıdan bir tarım bölgesi olduğuna dikkat çeken Özdemir, “5403 sayılı toprak kanunu ile toprağın korunması tarım arazilerini sınıflandırılması amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi amaçlanmaktadır. Geçmişe baktığımızda atalarımızın köyleri ve yerleşik oturum alanları için daima yamaç bölgelerini tercih ederek vadileri de tarıma ayırmışlardır” dedi.

    “Çiftçiyi ve toprağı ihmal eden geleceğini ihmal etmiş demektir” diyen Özdemir, “ Atalarımız eski dönemlerde geçiş yollarını tarım arazilerini bölmeyerek kenarlarından götürmüşlerdir. Bu hareketleriyle tarımın kutsallığına değer vermişlerdir. Çiftçiyi ve toprağı ihmal eden geleceğini ihmal etmiş demektir” diye konuştu.

    Tarım arazilerinin parçalanmaması için Çorum Ziraat Odası olarak gerekli mücadeleyi vereceklerine vurgu yapan Özdemir, ”Birkaç gün önce yerel basınımızda Cemilbey ve Ortaköy eski karayolu iptal edilerek ve Cemilbey’e ve diğer köylere ait tarım arazileri bölünerek yeni Cemilbey ve Ortaköy yolunun yapımının tasarlandığını öğrendik, can biter birinci sınıf arazilerin parçalanmasına Çorum Ziraat Odası Başkanlığı olarak gönlümüzün razı olmayacağını belirtirken bu konuyu ilgili çözüm mercilerine ileteceğimiz konusunda kimsenin kuşkusu olmasın” şeklinde konuştu.

  • “Bölünmenin Değil, Birleşmenin Zamanı”

    “Bölünmenin Değil, Birleşmenin Zamanı”

    Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Ümit Er, AKP hükümetinin alt ve dar gelirlilere yönelik “Yeni Evim” projesinin müteahhitleri, konut zenginlerini koruyup ihya etmekten başka hiçbir işe yaramayacağını savundu.

    CHP İLÇE BAŞKANLARI TOPLANDI

    CHP İlçe Başkanları Toplantısı, İl Başkanı Ümit Er’in başkanlığında parti binasında yapıldı.

    Parti çalışmalarının değerlendirildiği toplantıda önümüzdeki Mayıs ayında yapılması beklenen genel seçimlerin de startı verildi.

    Toplantıya; İl Başkanı Ümit Er, Merkez  İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz, Parti Eğitim Sorumlusu ve Belediye Meclis Üyesi Nazik Bulut, İl ve Merkez İlçe yönetim kurulu üyeleri ile İlçe Başkanları katıldı.

    “KONUT PROJESİ ALDATMACADAN İBARET”

    Dar veya orta gelirli ailelere yönelik olduğu söylenen konut projesinin tamamen bir aldatmacadan ibaret olduğunu savunan Ümit Er, 20 yıldır yönettikleri ülkemizi uçurumun kenarına sürükleyen, ekonomik buhranı artıran bu hükümetten kurtulmanın tek yolunun birleşmekten, güçbirliği oluşturmaktan geçtiğini, her türlü bölünmelerin ülkemizin geleceğine zarar vereceğini ifade etti.

    Ümit Er, “Bu kampanyanın ‘orta gelir grubu’ aldatmacasıyla, üst gelir grubuna ucuz krediyle konut rantı sağlamak, elinde satamadığı konut stoku olan ya da artan maliyetlerle inşaatı yarım kalan müteahhitleri milyarlar aktararak kurtarıp, ihya etmek dışında bir amacı yok! İktidar, ülkede aylık 24 bin 500 TL kredi taksiti ödeyecek ‘orta gelirli’ aileler olduğunu sanıyor!” dedi.

    İnsanların, iktidarın varsaydığı gelirlere, taksit ödeme gücüne sahip olmadığı için krediye başvuramayacağını dile getiren Ümit Er, “30 milyona dayanan icra dosyaları, kredi kartı borçlarına bankaların yasal takipleriyle milyonlarca kişi zaten kara listede, e-haciz altında ve kredi çekebilmesi söz konusu değil” ifadesini kullandı.

    “İŞE YARAMAYACAK BİR KAMPANYA YÜZÜNDEN

    KONUT FİYATLARI KATLANARAK ARTTI”

    Ümit Er’in konuyla ilgili değerlendirmesi şu şekilde:

    “İktidarın uyguladığı ekonomik politikalar halkın gerçeklerinden uzak. Dar gelirliye yönelik ‘Yeni Evim’ kampanyası, iktidarın ülke gerçeklerinden, toplumun gelir ve yaşam koşullarından, uygulanan yanlış politikalarla emlak ve konut piyasasında yaratılan olağanüstü tablodan habersiz olduğunu gösterdi.

    Kampanya sonrası konut fiyatları katlanarak artışa geçti.

    Alt ve dar gelir grupları için Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ile başlatılan ‘İlk Evim – İlk İşyerim’ kampanyasının kura çekimleri aylardır devam ederken, şimdi de orta gelir grupları için 100 bin kişiye ‘Yeni Evim’ kredi kampanyasını ilan eden iktidar, ülke ekonomisi ve toplumsal gerçeklikten habersiz, algıyla gündem yaratma çabasında olduğunu gösterdi.

    KİMLER KREDİ ÇEKEBİLİR, KİMLER TAKSİT ÖDEYEBİLİR?

    Üç bölge üzerinden 15 yıl vadeli (180 ay) kredilerde tavan tutar bölgelere göre 2-3-5 milyon TL, faizler yüzde 0.69 – 0.99 arasında ve asgari yüzde 10 peşinat ödemesi zorunlu. Kredi; yeni, yapımı devam eden ve yapımına başlanacak konut projeleri için kullandırılacak. Başvuranlara ilk 3 yıl ödeyecekleri aylık taksitin yarısını sonrasında taksitlere eklemek koşuluyla Hazine üstlenecek. Ancak yüzde 0.69 faizli 1 milyon TL kredi için bile aylık taksit 9.400 TL.! Yarısını Hazine üstlendiğinde aylık 4.700 TL. Asgari ücret 8.500 TL. 2-4 milyon kredinin faizi yüzde 0.79 ve 3 milyon TL’lik kredinin aylık ödemesi 30 bin TL. 

    İstanbul için çekilebilecek azami 4-5 milyon TL kredinin faizi yüzde 0.99, aylık taksiti ise 49 bin TL. Yarısını 3 yıl Hazine üstlense bile aylık 24 bin 500 TL.

    Taksitlerin hane gelirinin yüzde 40’ını aşmayacağı açıklandı. Bu durumda Hazine destekli 24 bin 500 TL taksit ödeyecek orta gelirli ailenin aylık gelir toplamının 61 bin 250 TL olması gerekiyor. 1 milyonluk kredi için gelirinin yüzde 40’ı kadar Hazine destekli 4.700 TL taksit ödeyecek ‘orta gelirli’ bir ailenin aylık gelirinin ise 12 bin TL olması gerek. Üstelik başvuru şartı evi olmamak. Yani kirada oturuyor olmak. Alınacak ev ya sıfır, ya inşaat halinde, ya da yeni başlayacak bir proje olacak. Evsiz yurttaş hem kira ödeyip evin bitmesini bekleyecek, hem de her ay gelirinin yüzde 40’ı kadar kredi taksiti ödeyecek.

    KAMPANYA, MÜTEAHHİTLERE, ZENGİNLERE YARAR

    Kampanya kapsamında müteahhitlere de 25 milyar TL ucuz kaynak aktarılacak.

    İnsanlar, iktidarın varsaydığı gelirlere, taksit ödeme gücüne sahip olmadığı için krediye başvuramıyor.

    30 milyona dayanan icra dosyaları, kredi kartı borçlarına bankaların yasal takipleriyle milyonlarca kişi zaten kara listede, e-haciz altında ve kredi çekebilmesi söz konusu değil.

    İktidarın yanlış ve temelsiz ekonomi politikalarıyla konut – gayrimenkul fiyatları olağanüstü artarken, söz konusu bölgelerde, büyük kentlerde 1-2 milyon TL’ye yeni-sıfır konut bulmak olanaksız.

    Kampanya sonrası konut fiyatları katlandı. Şimdi Çevre ve Şehircilik, Ticaret, Hazine, Maliye Bakanlıkları komite kurup fahiş konut fiyatlarını denetleyecekler! Serbest piyasada mal sahibinin talep ettiği fiyatı zorla, baskıyla mı indirtecekler? 

    Kanada, artan konut fiyatlarıyla kendi vatandaşlarının ev sahibi olamaması, yükselen kiralar üzerine yılbaşından itibaren 2 yıl süreyle yabancılara konut satışını yasakladı. Türkiye’de ise satılan konutların yüzde 5’ini yabancılar döviz üzerinden ve yüksek fiyatlardan satın alıyor.

    Bu kampanyanın ‘orta gelir grubu’ aldatmacasıyla, üst gelir grubuna ucuz krediyle konut rantı sağlamak, elinde satamadığı konut stoku olan ya da artan maliyetlerle inşaatı yarım kalan müteahhitleri milyarlar aktararak kurtarıp, ihya etmek dışında bir amacı yok! İktidar, ülkede aylık 24 bin 500 TL kredi taksiti ödeyecek ‘orta gelirli’ aileler olduğunu sanıyor!”

  • Zehra Benli,” Pes Etmek Bize Göre Değil”

    Zehra Benli,” Pes Etmek Bize Göre Değil”

    Deva Partisi Kadın Politikaları Karadeniz Bölge Koordinatörü Melek Keleş, Çorum da bir dizi ziyaretlerde bulundu.

    DEVA Partisi Çorum Kadın Çalışmaları Başkanı Zehra Benli ve il Kadın teşkilatı ile birlikte Çorum Merkezde esnafın ve vatandaşların dertlerini dinleyip, çözüm önerilerinde taksim escort bulundu.

    Daha sonra İş insanı Semra Şahin’in sahibi olduğu solucan gübresi üretim tesisi Heposal firmasını ziyaret ederek kadınların iş hayatındaki yeri ve yaşadıkları sıkıntılara dair istişarelerde bulundular ve DEVA partisinin yapmış olduğu çalıştalar ve kadınların her alanda yasadıkları sorunların çözümlerinden bahsettiler.

    Ziyaretlerine Mecitözü Çitli köyünde devam eden Bölge koordinatörü ve Çorum İl kadın çalışmaları ekibi, çiftçi kadınların sorunlarını dinleyerek DEVA Partisinin tarım eylem planından bahsettiler.

    Bölge koordinatörünün ziyaretiyle ilgili açıklama yapan Deva Partisi Çorum Kadın Çalışmaları Başkanı Zehra Benli, şunları söyledi: “İlimize gelen Bölge Koordinatörümüz Melek Keleş hanımefendi ile, esnafımızın, kadınlarımızın sorun ve sıkıntılarını dinledik, DEVA partisi olarak hazırladığımız eylem planlarından bahsettik. Kadınların istihdamdaki önemi ve verimliliğe olan etkisi konusunda hemfikir olurken artan maliyet, vergi ve giderlerin karşısında çaresizlik içindeki mücadelelerine şahit olduk. Çünkü kadın yaptığı her işte, kendini kanıtlamak zorunda olduğu psikolojisi ile başladığı için, pes etmek gibi bir seçeneğinin hiçbir zaman olmadığını biliyor. Bizler de Deva Partisinde tamda bu nedenle bulunuyoruz, pes etmek bize göre değil. Çünkü figüran değil, söz sahibiyiz, sandalyede yer kaplayan değil, itiraz hakkımızı kullanan kadınlarız. Sn. Genel Başkanımız Ali Babacan in söylediği güzel bir söz ile yola çıktık ” siyaset erkeklere bırakılmayacak kadar ciddî bir istir”. Biz bu ışığın pesinden gitmeye, kadınların sesi olmaya, sorunlarının çözümü olmaya ve Sn. Genel Başkanımızın güvenini boşa çıkartmamaya söz verdik. Yaptığımız çalışmalarda basta il başkanımız ve Çorum DEVA ekibimize desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz. İlimizi ziyarete gelen KPB Bölge koordinatörümüz Melek Keleş e ve ziyaretlerimizde güler yüzlerini bizden esirgemeyen Çorum halkına, Çorum Deva ailesi olarak çok teşekkür ediyoruz” dedi.

  • Ceylan, “AK Parti Çıkar Değil, Bir Gönül Harekatıdır”

    Ceylan, “AK Parti Çıkar Değil, Bir Gönül Harekatıdır”

    AK Parti Genel Merkez AR-GE ve Eğitim Başkanlığı tarafından Sivas’ta Teşkilat Akademisi Eğitim Programı düzenlendi.

    AK Parti Genel Merkez MKYK Üyesi Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan, Teşkilat Akademisi Eğitim Programı kapsamında Sivas teşkilatı ile bir araya geldi.Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa, AK Parti Genel Merkez MKYK Üyesi Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Ahmet Gündoğdu, AK Parti Sivas Milletvekili Semiha Ekinci, Sivas Belediye Başkanı Hilmi Bilgin, AK Parti İl Başkanı Hakan Aksu ve teşkilat üyeleri katıldı.

    Saygı duruşu ve okunan İstiklal Marşı ile başlayan programda Sivas teşkilatına hitap eden Ceylan, “Ülkemizi 2023 hedeflerine götürecek vizyonumuzla geleceğimizi bugünden inşaa ediyoruz. Her daim, milyonlarla beraber buradayız. Yanındayız her bir kardeşimizin 2023’e kadar gece gündüz demeden gönüller kazanmak için gayret göstereceğine inanıyoruz. Hiçbir güç Türkiye’yi eski karanlık günlerine geri döndüremeyecektir. Tek vaatleri Recep Tayyip Erdoğan’ı indirmek olanlara bu millet iktidarı vermez” dedi.

    Konuşması sık sık salonu dolduran partililerin sloganları ile kesilen Milletvekili Ceylan, AK Parti’nin çıkar değil bir gönül harekâtı olduğunu söyledi.Milletinin teveccühünü kazanmış bir parti olduklarına vurgu yapan Milletvekili Ceylan, AK Parti’nin milletine hizmet yolunda gitgide büyüyen bir sevda olduğunu ifade etti.

    “Ülkemizi geriye değil ileriye doğru götürecek her hizmetin başımızın üzerinde yeri vardır” diyen Milletvekili Ceylan,  “Dik durduğumuz sürece, bu ülkede her daim hak hakim olacaktır, dik duracağız eğilmeyeceğiz ve aynı kararlılıkla bu kutlu yolda devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Bosna’da sevgiyle Somali’de coşkuyla karşılanıyor, Amerika’da sevenleri yolları kapatıyor, Avrupa’da miting yapıyor, dünyanın hangi ülkesine giderse gitsin yer yerinden oynuyor. 20 yıldır tüm samimiyetimizle ve imkanlarımızla çalışıyoruz. Ülkemizi geriye değil ileriye doğru götürecek her hizmetin başımızın üzerinde yeri vardır” diye konuştu.

    Güçlü ve Büyük Türkiye için millete hizmet yolunda durmadan çalışmaya devam edeceklerine işaret eden Milletvekili Ceylan, ”Milletimizin refahı ve huzuru adına gerçekleştirdiğimiz Yeni Ekonomi Modelimizi, Teşkilatlarımızın tüm kademeleri ile gecemizi gündüzümüze katarak durmadan, yorulmadan, sokak sokak dolaşıp, hane hane ziyaret ederek vatandaşlarımıza anlatmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde; hiçbir zaman, hiç kimseye “Nerede Bu Devlet” dedirtmeden her alanda, her daim aziz milletimizin yanında olduk” şeklinde konuştu.

    Ülkenin kaderini tayin etmek için yapılan bütün planları bozacaklarını belirten Milletvekili Ceylan, Büyük ve Güçlü Türkiye yolunda azimle çalışmaktan asla vazgeçmeyeceklerini kaydetti.

    Türkiye’nin ekonomisi üzerinde oynanan oyunların farkında olduklarını açıklayan Milletvekili Ceylan, “Dün vesayetle mücadele ederken, darbecilere karşı koyarken, terör örgütlerinin başını ezerken nasıl kimsenin gözünün yaşına bakmadıysak, şimdi de ekonomide aynı yöntemi izleyeceğiz. Biz bu 104 amiralin son dönemde Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Ege’ye, Kıbrıs’tan Karabağ’a kadar verdiğimiz mücadelelerin hiçbirinde bir araya gelerek ülkeleri için destek bildirisi yayınladıklarını görmedik. Şerde birleşenleri hep birlikte görüyoruz” dedi.

    2023 yılında yapılacak seçimlerin tam bağımsızlık yılı olacağını kaydeden Milletvekili Ceylan, “Dün de bugün de yarın da kutlu davamızdan ve yolumuzdan ödün vermeden Büyük ve Güçlü Türkiye’nin sağlam bir zemine kavuşmasını hep birlikte başaracağız. Bizler milletin kapısını seçimden seçime çalan, hâlini-hatırını seçimden seçime soran bir parti asla olmadık, olmayacağız. Sert ve yıpratıcı küresel koşullara karşı lafını esirgemeyen, her zaman dik duran, dünya 5’ten büyüktür diyerek mazlumların hakkını savunan Erdoğan, bir Dünya Lideridir” şeklinde konuştu.

    Konuşması partililer tarafından büyük bir alkış tufanı ile kesilen Ceylan, “Bizim davamız bağımsız, güçlü ve Büyük Türkiye davasıdır. Milletimizi yeniden bağımlılık tuzağına çekmeye çalışanlara izin vermeyeceğiz. 2023 Seçimleri tam bağımsızlık yılı olacaktır” dedi.

    Konuşmasının sonunda Sivas AK Parti teşkilatına ve partililere kendisine gösterdikleri yakın ilgiden dolayı teşekkür eden Milletvekili Ceylan, “İl Başkanı Hakan Aksu nezdinde bizlere gösterdikleri samimiyet ve içtenlik içerisinde müstesna gönüllerinde yer alan tüm teşkilat mensuplarına teşekkürü bir borç biliyorum. Allah sizlerde razı olsun” diyerek konuşmasını tamamladı.Konuşmasının ardından salonu doldurun partililerin sevgi seline uğrayan Milletvekili Ceylan, onlarla sohbet ederek, bol bol fotoğraf çektirdi.