Etiket: Kötü

  • “Yönetim Kötü, Hastalar Mağdur, Doktorlar Kaçıyor”

    “Yönetim Kötü, Hastalar Mağdur, Doktorlar Kaçıyor”

    CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Erdal Komut’un “Hastanemizde Randevu Sorunu Yok” açıklaması üzerine hastaneye giderek Başhekimin “sorun yok” iddiasını yerinde inceledi, sıra bekleyen ve randevu bulamayan hastalarla konuştu.

    Başhekimin açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını, makam odasından bakıp hastane içerisinde gezmeyince her şeyin güllük gülistanlık geldiğini ifade eden CHP Çorum Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Mehmet Tahtasız, “Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yeni atanan Başhekim Erdal Komut’un beceriksizliğinden dolayı hastanede hastalar da mağdur doktorlar da mağdur. Başhekim doktorlara ve sağlık çalışanlarına mobbing uyguladığı için şimdiden iki doktor ayrıldı. Hastalarımızın daha fazla mağdur olmaması için, Başhekimin beceremediğini Sayın Valimiz ve İl Sağlık Müdürümüzden rica ediyorum. Bir an önce gerekli önlemler alınsın” dedi.

    “MR SIRASI 40 GÜN SONRAYA VERİLİYOR”

    Hastanede 2 adet MR cihazı olduğunu ve en erken 40 gün sonraya MR randevusu verildiğini dile getiren Mehmet Tahtasız, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Sayın Başhekim geçen hafta bir açıklama yaptı ‘Hastanemizde randevu sorunu yok. Randevu taleplerinin yüzde 80 oranında olumlu sonuçlandığını’ söyledi. Sayın Başhekim hiçbir şey yapmasın, bu açıklamasının paylaşıldığı sosyal medya hesaplarındaki yorumları okusun yeterli. Başhekime ulaşamayan vatandaş randevu bulamadığını veya aylar sonraya randevu verildiğini sosyal medya hesaplarından dile getiriyor. Romatoloji bölümünde tek doktor olduğu ve o doktorumuzun da ayağı kırıldığı için randevulu hastalar dahi bekletiliyor. Yine Kulak Burun Boğaz doktorundan, göz doktorundan randevu bulunamıyor. Hastanede uzman doktor eksiği devam ediyor. Endokrin doktoru aylardır yok. Halen de atanmıyor.

    Hastanede 2 tane MR cihazı var. MR cihazı yetersiz olduğu ve ara sırada arızalandığı için hastalara 40 gün sonraya randevu veriliyor. Vatandaşlar ciddi anlamda mağduriyet yaşıyor.

    Yine Kanser Tanı ve Tedavi Merkezi’ndeki PET Cihazı eski olduğu için sürekli arıza yapıyor ve PET çektirmek isteyen vatandaşlarımız Ankara başta olmak üzere diğer illere gidiyor. Dolayısıyla Çorum hak ettiği sağlık hizmetlerini alamıyor. Başhekimin beceriksizliğinden dolayı bu hastane bu durumda.

    Hastalarımız daha fazla mağdur olmasın. Başhekimin beceremediğini Sayın Valimiz ve İl Sağlık Müdürümüzden rica ediyorum.”

    DOKTORLARA MOBBING İDDİASI

    Doktorlara mobbing yapıldığına dair iddiaların kendisine de ulaştığını belirten CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, “Başhekim atandıktan sonra doktorlara ve sağlık çalışanlarına mobbing uyguladığına dair iddialar var. Kısa bir süre önce hastaneden ayrılan Radyoloji Doktoru Doç. Dr. Altan Güneş ve Acil Doktoru Prof. Dr. Ali Kemal Erenler’in ayrılış sebebinin Başhekim tarafından kendilerine uygulanan mobbing olduğu iddia ediliyor. Yine yıllardır hastanede çalışan personel ve hemşirelerin Başhekim atandıktan sonra sık sık yerlerinin değiştirildiği, mesai saatleri içerisinde mobbing uygulandığı da tarafımıza ulaşan iddialar arasında. Birileri çıkıp bu başhekime dur demezse zaten doktor eksiği olan hastanede doktor kalmayacak. Hemşireler ve sağlık çalışanları mutsuz bir ortamda görev yapacak. Sağlık çalışanlarımızın hepsine şükranlarımı sunuyorum ancak kötü yönetimden dolayı vatandaşlarımız mağdur oluyor. Bir an önce gerekli cihazlar alınmalı, doktor atamaları yapılmalı, randevu sorunu gerçek anlamda çözüme kavuşturulmalıdır” diye konuştu.

  • “Gazetecilere Yönelik Kötü Muamele Kabul Edilemez”

    “Gazetecilere Yönelik Kötü Muamele Kabul Edilemez”

    Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Çorum İl Temsilcisi ve Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Hacı Odabaş, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun Çorum ziyareti sırasında gazetecilere yönelik sözlü ve fiziki saldırıyı sert bir dille kınadı.

    Yaşanan olayın basın özgürlüğüne doğrudan bir tehdit olduğunu vurgulayan Odabaş, sorumluların bir an önce hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

    Hacı Odabaş, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun ‘Çorum Buluşması’ kapsamında düzenlenen toplantıyı takip eden meslektaşlarımızın, sözlü ve fiziki saldırıya maruz kaldığını üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Halkın haber alma hakkını sağlayan, toplumun gözü kulağı olan gazetecilere yönelik böylesi bir muamele, asla kabul edilemez. Davetli oldukları bir programda meslektaşlarımızın bu şekilde hedef alınması, basın özgürlüğü açısından kaygı verici bir durumdur.”

    Odabaş, basın mensuplarının kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla görev yaptığını ve bu görev esnasında karşılaştıkları şiddet olaylarının asla normalleştirilemeyeceğini belirtti.

    Odabaş, “Basın mensuplarının sahada özgürce çalışması, demokrasinin sağlıklı işleyişinin temel taşlarından biridir. Bu tür saldırılar yalnızca gazetecilere değil, halkın doğru haber alma hakkına yapılmış bir saldırıdır. Korumaların gerçekleştirdiği bu çirkin saldırıda mağdur olan meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu ve olayın takipçisi olacağımızı belirtmek isterim” dedi.

    Olayda mağdur olan gazeteciler Volkan Sınayuç, Cuma Şahin, Erkan Karaca, Halil Can Özeker ve Engin Erenler’e geçmiş olsun dileklerini ileten Odabaş, saldırının faillerinin ve sorumlularının yargı önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı.

    Hacı Odabaş, ayrıca siyasi partilere ve yetkililere çağrıda bulunarak gazetecilere yönelik bu tür saldırıların tekrarlanmaması adına gereken önlemlerin alınması gerektiğini dile getirdi.

    Odabaş, tüm basın camiasını dayanışmaya davet ederek, gazetecilere yönelik tehdit ve şiddet olaylarına karşı sessiz kalınmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.

  • Öğrencilere Kötü Alışkanlıklar Anlatıldı

    Öğrencilere Kötü Alışkanlıklar Anlatıldı

    Çorum İl Müftülüğü tarafından Yaz Kur’an Kursu öğrencilerine yönelik bağımlılık seminerleri düzenlendi.

    “Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı” kapsamında ülke geneline Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı cami ve Kur’an kurslarında Çorum’da da İl Müftülüğü tarafından Yaz Kur’an Kursu öğrencilerine yönelik “Teknoloji ve Tütün Bağımlılığı” konulu seminerler düzenleniyor.

    Bu kapsamda Mimar Sinan Mahallesinde bulunan Fatih Sultan Mehmet Camii’nde gerçekleştirilen seminere, Çorum İl Müftüsü Muharrem Biçer, Yeşilay Çorum Şube Başkanı Dr. İsmail Türker Ejder ve Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinatörü İl Vaizi Kemal Demirden katıldı.

    Seminerde, sosyal medyanın zararlarından korunma yolları, teknolojik bağımlılığın zararlı yönleri, bağımlılık yapan alkollü içecekler ve tütün mamullerinin zararları hakkında sunum yapıldı.

    Seminer sonrası öğrencilere ikramlarda bulunuldu.

  • “Kötü Söz Söyleme Küstahlığını Hiç Kimse Gösteremez”

    “Kötü Söz Söyleme Küstahlığını Hiç Kimse Gösteremez”

    Çorum Şehit Aileleri ve Vazife Malulleri Derneği Başkanı Adem Mert İYİ Parti Grup Başkanvekili Milletvekili Lütfü Türkkan’ın Şehit abisine küfür etmesine sert tepki gösterdi.

    Çorum Şehit Aileleri ve Vazife Malulleri Derneği Başkanı Adem Mert yaptığı yazılı açıklamada dernek olarak tüm şehit ailelerinin yanında olduklarını söyledi.

    İyi Parti Grup Başkanvekili Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın istifa etmesini isteyen Mert, “Hiç kimse şunu unutmasın ki şehit aileleri tüm siyasi partilerin üzerinde olup, şehitlerimizin bizlere emanetidir. Bizler Şehit yakını ve Gaziler olarak duymuş olduğumuz rahatsızlığı ifade etmek maksadıyla; İyi Parti Grup Başkanvekili Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan Şehit yakınının kız kardeşine iğrenç bir şekilde küfür etmiştir. Siz bir siyasi partinin temsilcisisiniz eleştirilebilirsiniz, o acıyla insanlar size tepki gösterebilir bunların hiçbiri size şehit yakınına ağza alınmayacak ağır küfürler etme hakkı vermez” dedi.

    Bu vatan ve bayrak uğruna gözlerini kırpmadan canlarını feda eden şehitlerin emanetlerine kimsenin hakaret etmek hakkının olmadığını belirten Mert, şehit yakınlarına kötü söz söyleme küstahlığını hiç kimsenin gösteremeyeceğini ifade etti.

    “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin birer ferdi olarak vatan, bayrak ve bizler için en önemli değerimiz olan namusumuz için her zaman şehit olmaya hazırız” diyen Mert açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “Şehit ailemize küfür eden, hakaret eden ve hatta darp eden kişi ve kişiler hakkında Yüce Türk Yargısının gereğini yapacağından hiç şüphemiz yoktur. Lütfü Türkkan’ı bu hareketi ve hakaretinden dolayı kınıyoruz. Bir özürle geçiştirilmeyecek bu olay sonrası Türkkan’ı istifaya davet ediyoruz. Bir kere daha bilinmesini isteriz ki başta konunun muhatabı şehit ailemiz olmak üzere tüm şehit ailelerimizin her zaman yanındayız.” Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur” şeklinde ifadelerde bulundu.

  • 2020 yılının en kötü parolaları belli oldu

    2020 yılının en kötü parolaları belli oldu

    En sık kullanılan parolalarla ilgili yıllık özetlere bakıldığında çoğunlukla güvenliğin değil, kolaylığın ön planda tutulduğu hemen dikkat çekiyor. Ancak bu durum dijital hesapların ve verilerin çalınma tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmasını beraberinde getiriyor.

    Parola yönetim hizmetleri sunan Nordpass’ın global düzeyde gerçekleştirdiği araştırması da bu durumu doğruluyor. Siber güvenlik kuruluşu ESET’in paylaştığı bilgiye göre Nordpass, 2020 yılında internette en yaygın olarak kulanılan 200 parolayı açıkladı. Görülen o ki, kolay tahmin edilebilir çeşitli sayı kombinasyonları her zamanki gibi yine popüler.

    123456 birinci sırada

    En kötü on paroladan yedisi çeşitli sayı kombinasyonlarından oluşuyor. “123456” birinci sırada, “123456789” ise ikinci sırada yer alıyor. “12345678” ise beşinci sırada yer alıyor. Üçüncü sırada “picture1” ve dördüncü sırada da “password” kelimeleri geliyor.

    Bu parolalar bir saniyeden kısa sürede kırılabilir

    Basit parolaların oluşturduğu risk ise endişe verici: En yaygın beş parola 4,5 milyon kullanıcı tarafından kullanılıyor ve bu da 38 milyondan fazla veri ihlalini açıklıyor. Ayrıca “picture1” dışındaki tüm bu parolalar bir saniyeden kısa bir sürede kırılabilir.

    İşte yılın en kötü 10 parolası:

    1. 123456

    2. 123456789

    3. picture1

    4. password

    5. 12345678

    6. 111111

    7. 123123

    8. 12345

    9. 1234567890

    10. senha (Portekizce’de parola anlamına geliyor)

    Benim parolam da listede! Ne yapmalıyım?

    Listede yer alanlardan biri de sizin parolanız ise, hesaplarınızı güvende tutmak için derhal değiştirmelisiniz. Ayrı ayrı tüm online hesaplarınız için benzeri olmayan bir metin dizisi belirleyin; doğru oluşturursanız parolanızı kırmak oldukça zor hale gelir. Bunu yaparken geçmişte kullandığınız parolaları tekrar kullanmaktan kaçının.

  • “Kötü Gidişatı Kabul Ettiler”

    “Kötü Gidişatı Kabul Ettiler”

    İYİ Parti Çorum İl Başkanı Bekir Özsaçmacı, ülke gündeminin her gün bir felaketle sarsıldığını belirterek, deprem, çığ ve uçak kazasının herkesi derinden üzdüğünü söyledi.

    Buna karşın ekonomik krizinde artarak devam ettiğini ifade eden Özsaçmacı, 2020 yılının 2. yarısında ekonominin küçüleceğini belirterek, “Son günlerde çok sayıda iflas, işten çıkarma, iflas erteleme, üretime ara verme haberleri geliyor. Kriz gittikçe derinleşiyor. Firmalar zor durumda, esnaf ve reel kesim zor durumda. Saray ve Damatsa, yaklaşan büyük krizin faturasını milletimize kesmeye hazırlanıyor” dedi.

    Artık ekonomik krizin derin bir şekilde varlığını hissettirdiğini vurgulayan Bekir Özsaçmacı, yerel yönetimlerin de bunu kabul ettiğini ve Belediye Meclisi’nde ‘giderlerini karşılayamayan vatandaşların faturalarının belediye tarafından ödenmesi’ yönünde karar alınmasının çok vahim bir malumun ilanı olduğunu kaydetti.

    İYİ Parti Çorum İl Başkanı Bekir Özsaçmacı, yaptığı yazılı açıklamasında şöyle konuştu: “AK Parti’nin ekonomik programı; Büyüme ve istihdam artışını hedeflemeyen, borçları nasıl ödeyeceğini söyleyemeyen, tarımı, hayvancılığı, imalat sanayini, topyekûn milleti, krizin yıkıcı etkilerinden nasıl kurtaracağını ortaya koyamayan, dış borca dayalı beton ekonomisine devam edeceğini ilan eden bir politika metni olarak bugünden kadük kalmış; Saray ve Damadının, ekonomiyi yönetme işini beceremediğini ilan eden bir programdır!

    Bu yönetim anlayışının düzeleceği yoktur. ‘Taşıma suyu ile değirmen dönmez’ diye bir tabir vardır. Milletimiz faturasını ödeyememektedir doğrudur neden ödeyemediğini görmezlikten gelmek nasıl bir yönetim şeklidir? Milletimiz zaruri giderlerini dahi karşılayamaz hale gelmiş iken sosyal devlet, sosyal belediyeciliği, ‘oy veren ile vermeyen’ diye ayıran, kafalarındaki çirkin fikirleri belirli dönemlerde toplumu germekle birlikte gündemi değiştirmeye yönelik politik algı yapmaktadırlar.

    Günümüzün genel bir tanımlamasını yapacak olursak; korku siyasetinin paronayaklaştırdığı ve korkunun sürekli teyakkuzda tuttuğu bir toplumu yönetmek kolaydır. Korku insanları birey olmaktan çıkartır. Korkunun hâkim olduğu toplum aynılaşır. Farklı olanı düşman olarak görür. Korkunun olduğu yerde akıl devrede değildir. Sorgulamaz, düşünmez. Bugün dost gördüğünü çok kolaylıkla yarın düşman olarak tanımlayabilir. Korkunun hakim olduğu yerde insan özne olmaktan çıkar.

    Korku, insana ‘ben’ olarak kendisini yenemeyeceği korkusunu verir. Kolektif korku ne kadar güçlü olduysa devlete bağlılık da o kadar güçlü olur ve korku unsuru ilan edilen öteki, yabancı, düşman olan unsurlara karşı tepki ve cezalandırma biçimi de o denli şiddetli oldu. Korku birliğin, siyasal iktidar da dirliğin teminatı oldu. Böylece iktidar, hem korkunun hem de toplumun hem de insanın doğasını bozdu.

    İşte bu yüzden bizim gibi birey olamayan toplumlarda siyasal iktidarlar kendilerini destekleyen tabanlarını ‘korkular’ üzerinden hayatta tutmaya çalışırlar. Çünkü korku, kitleleri motive eder, istenilen şekilde biçimlendirir ve siyasal iktidarların yaptığı hataları meşrulaştırma işlevi görür.

    Karşı karşıya olduğumuz gerçek, başlamış olan ve ağırlaşacağı açık seçik görülen ekonomik çöküştür.

    Bak bakalım kriz var mı? Bak bakalım kaç kepenk kalkmamak üzere iniyor? Kaç evde çocuklar aç yatıyor? Ekonomi buz kesti, yaptığın doğalgaz zammıyla ocaklar da buz kesiyor.

    Gemiye ‘gemicik’ diyorsunuz takaya dönüyor. Saraya ‘külliye’ diyorsunuz, israf bitiyor. Zamma ‘güncelleme’ diyorsunuz, fiyatlar normale dönüyor.”

  • Kötü İnsanların Türküleri Yoktur

    Kötü İnsanların Türküleri Yoktur

    Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi (TDED) ‘Bizim Türkülerimiz’ adıyla yeni bir programa daha imza atıyor.

    Program hakkında açıklama yapan Kazım Sekili, türküler bir toplumun kimliğidir. İnsanların acılarını, sevinçlerini yansıtan en önemli araçtır. Rahmetli Neşat Ertaş’ın da dediği gibi ‘ Nerede bir türkü söyleyen görürsen korkma yanına otur… Çünkü kötü insanların türküleri yoktur.’ İşte türkülerimiz içinde bizleri barındırır. Türkülerimize karşı farkındalığı artırmak amacıyla bu programı düzenliyoruz. Programımız her ay düzenli olarak tekrarlanacak. Türkülerimizi hikayeleriyle birlikte derneğimizde dinleyeceğiz, üzerlerin de konuşacağız”diye söyledi.

    Bizim Türkülerimiz adlı programın ilk konuğu Adem Özbek oldu. Adem Özbek bazı türkülerin hikayelerini anlatarak ve türküleri seslendirerek katılımcılara çok güzel bir program sundu. Gecede Ümmüm, Payton Geldi, Şerifem, Bahçe Duvarından Aştım, Bahçede Yeşil Pınar, Bir Fırtına Tuttu Bizi ve Ayletme Beni türküleri seslendirildi.