Etiket: Ücret

  • “Asgari Değil, İnsanca Yaşamayı Esas Alan Bir Ücret Sistemi”

    “Asgari Değil, İnsanca Yaşamayı Esas Alan Bir Ücret Sistemi”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çorum İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, CHP iktidarında asgari değil, insanca yaşamayı esas alan bir ücret sistemini hayata geçireceklerini bildirerek, sendikasızlaştırmaya ve toplu sözleşme hakkının gaspına son vereceklerinin altını çizdi.
    Solmaz, emek mücadelesi veren herkesin her zaman yanında olacaklarını vurguladı.
    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Solmaz, tüm dünyada işçilerin dayanışma ve mücadele ruhunu yücelttiği 1 Mayıs’ı kutladı.
    1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama günü değil, aynı zamanda hak, özgürlük ve adalet arayışının güçlü bir ifadesi olduğunu dile getiren Solmaz, “ya onurlu bir yaşam, ya bu kara düzen” diyerek, 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde tüm emek kesimini alanlara davet etti.
    Solmaz, “Emekçilerin hak ve özgürlüklerinin savunulması için tüm yol arkadaşlarımızı omuz omuza yürümeye çağırıyoruz” dedi.
    Ekonomik zorluklar, işçi hakları ve sosyal adalet konularına da dikkat çeken Solmaz, 1 Mayıs’ın bu sorunların yüksek sesle dile getirileceği önemli bir gün olduğunu vurguladı. Tüm Çorumlulara 1 Mayıs etkinliklerine davet eden Solmaz, dayanışma ruhunun büyütülmesi gerektiğini açıkladı.

    ERKEN SEÇİM ŞART
    Ülkenin; ekonomisi başta olmak üzere hukuk, adalet ve demokrasi bakımından can çekiştiğini ifade eden Solmaz, “Asgari ücretin açlık sınırı altında kaldığını hesaba katarsak korku dolu günler emekçileri bekliyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir an önce sandığın önümüze gelmesini ve erken seçimin acilen yapılmasını istiyoruz. Ülke bu adalet ve ekonomi krizinden ancak erken seçim ve yeni bir iktidar sayesinde kurtulur” dedi.
    Cumhuriyet Halk Partisi olarak dün olduğu gibi bugün de emekçilerin kazanılmış haklarını yok edecek, tırpanlayacak, esnetecek hiçbir harekete izin vermeyeceklerini ifade eden Dinçer Solmaz, her zaman emeğin yanında, emekçilerle birlikte olacaklarını kaydetti.

    “KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA,
    YA HEP BERABER, YA HİÇ BİRİMİZ”
    Dinçer Solmaz, “asgari değil, insanca yaşamayı esas alan bir ücret sistemi kuracağız. Asgari ücret açlık sınırının üzerine çıkacak, yoksullukla değil refahla yarışan bir ücret politikası inşa edeceğiz. Hiçbir emekçiyi açlık sınırının altında bir maaşa mahkum etmeyeceğiz. Ücretleri bilimsel veriler ışığında sendikalarla birlikte belirleyeceğiz” diye konuştu.
    Taşerona, güvensizliğe, kayıtdışılığa ve kamuda kayırmacılığa son vereceklerinin altını çizen Solmaz, “Kamuda ve özel sektörde kuralsız ve örgütsüz çalışmayı sona erdireceğiz” ifadesini kullandı.
    İnsanca koşullarda yaşanabilir bir emeklilik sistemi inşa edeceklerini bildiren Solmaz, emeklilik sistemini adaletli ve sürdürülebilir hale getireceklerini, emekli aylıklarını insanca yaşam düzeyine çıkartacaklarını vurguladı.
    Solmaz, sendikasızlaştırmaya ve toplu sözleşme hakkının gaspına son vereceklerini dile getirdi.
    “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiç birimiz” mesajı veren Solmaz, tüm emekçileri, sivil toplum kuruluşlarını ve siyasi partilileri 1 Mayıs kutlama etkinliklerine katılmaya, alanlarda omuz omuza mücadeleye destek vermeye davet etti.

  • ‘Asgari Ücret Geçinilebilir Düzeyde Olmalı’

    ‘Asgari Ücret Geçinilebilir Düzeyde Olmalı’

    Hak İş İl Temsilcisi ve Hizmet İş Şube Başkanı Mustafa Köroğlu, yaptığı açıklamada asgari ücret ile ilgili görüşlerini dile getirdi.

    Asgari Ücret Tespit Komisyonunun, 2024 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek için 11 Aralık’ta ilk kez toplanacağını kaydeden Mustafa Köroğlu, “2024 yılı için belirlenecek olan asgari ücretin şimdiden tüm işçi camiasına hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Toplumun ve çalışanların önemli bir kesimini ilgilendiren asgari ücret işçinin ailesiyle beraber insanca yaşayabileceği bir ücrettir. Yapılacak olan asgari ücretin biz işçileri işçi olarak değil bir aile olarak esas alınmasını istiyoruz” dedi. 

    Asgari ücret belirlenirken ortalama evli 2 çocuğu olan 4 kişilik bir ailenin esas alınması gerektiğini ifade eden Köroğlu, Enflasyon artı ciddi bir iyileştirmeyle  2024 yılı asgari ücreti belirlemek gerekiyor. Günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre işçinin ve ailesinin insanca yaşamasını mümkün kılacak ve insanlık onuruyla bağdaşacak asgari ücret belirlenmelidir. İçinde yaşadığımız yüksek enflasyon  koşullarının yarattığı gelir kaybı ve gider artışları da dikkate alınmalıdır. 
    Asgari ücret, toplumun sosyal modelinin; asgari yaşam standardının ve gelir dağılımının önemli bir unsurudur. Asgari ücret, ücretlerin minimum düzeyi belirleme aracıdır. Ancak ülkemizde uygulanan asgari ücret,  emek piyasası için bir standart oluşturmaktan uzak bulunmaktadır. Yoksulluk araştırmalarında ortaya çıkan rakamlar dikkate alındığında yapılacak artışın asgari ücretli bir ailenin yaşam şartlarını daha iyi bir hale getirmesi gerekmektedir” diye belirtti.

    Hak İş İl Temsilcisi ve Hizmet İş Şube Başkanı Mustafa Köroğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

    “Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda yer alan işverenler için de şunu söylemek gerekiyor: İşverenlerimiz, bu ülkenin müteşebbisleri, dünyanın yaklaşık 150’den fazla ülkesine ihracat yapıyorlar. İşverenlerimizin asgari ücret tespit komisyonu süreci içerisinde insan onuruyla bağdaşacak asgari ücret belirlemeleri gerekmektedir. İşveren açısından rekabet gücünün zorlanacağı düşünülmeden geçinilebilir bir asgari ücretin belirlenmesi gerekmektedir. Bu gün dünyanın 17. büyük ekonomisine sahibiz ve bütün bu başarı öyküsünün içerisinde işçilerin ve emekçilerin önemli bir payı vardır. Bu paydan işçilerin de azami düzeyde yararlanma hakkı vardır.

    ‘VERGİ %10’DA SABİTLENMELİ’
    Enflasyonun yüksek olduğu bu dönemde verginin sabitlenmesini ve bu dönemde çalışanların, emekçilerin, ücretlilerin vergilerinin yüzde 10 ile sınırlandırılarak yüksek enflasyona karşı en az hasarla çıkılmasının sağlanması gerekmektedir. Bu yapılırken bir taraftan da köklü bir vergi reformuna ihtiyacımız olduğunu ifade etmek istiyoruz. Özellikle çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınan ve aile yükümlülüklerini de dikkate alan bir modelin ülkemize kazandırılmasını istiyoruz.

    ‘KAPSAM DIŞI BIRAKILAN TAŞERON EMEKÇİLERE KADRO VERİLMELİ’
    696 sayılı KHK ile taşeron işçilerin kadroya geçişi yapılırken kamuda çalışan taşeron emekçilerin bir kısmı farklı gerekçelerle kadro kapsamına alınmamıştır. Kapsam dışında tutulan emekçilerimizin halen alt işveren işçisi olarak çalışmaya devam etmesi bizim için büyük bir üzüntü kaynağıdır. KİT ve bağlı ortaklıkları yanında hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışan  emekçi kardeşlerimiz kadro kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu durum ne yazık ki uzun yıllardan bu yana işçilerin mağduriyetine neden olmuştur. HAK-İŞ olarak, kapsam dışı bırakılan taşeron işçilerin de bir an evvel kadroya geçirilmesi talebimizdir. 696 sayılı KHK ile kadro alan üyelerimizin nakil ve tayin konusunda yaşadıkları sorunların bir an evvel çözüme kavuşturulmasını ve becayiş hakkı verilmesini istiyoruz. Kamu kurum ve kuruluşlarında eskiden beri çalışan ve 696 sayılı KHK ile kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarına geçişleri yapılan bir kısım işçilere 6772 sayılı kanun gereği 52 yevmiye tutarında ilave tediye ödemesi yapılmaktadır. Ancak, mahalli idarelerin sürekli işçi kadrosunda çalışmakta olan işçilere ilave tediye ödemesi yapılmamaktadır. Kapsam dışında bırakılan mahalli idarelerin şirketlerinde çalışan işçilere de ilave tediye ödenmesini istiyoruz. Hak-İş olarak, ilave tediye ile ilgili sorunlar ve taleplerimiz, 696 sayılı KHK’nın yayınlandığı 24 Aralık 2017 tarihinden sonra, dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanına ve yetkililere iletilmiştir. Yaptığımız görüşmeler ve çözüm önerilerimiz neticesinde, dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından, mahalli idarelerin şirketlerinde çalışan işçilere de ilave tediye ödenmesi yönünde düzenleme yapılacağı bildirilmiştir.  Ancak, 696 sayılı KHK’nın üzerinden altı yıl geçmesine rağmen, sorunun çözümü için bir adım atılmamıştır.  6772 sayılı yasanın en kısa sürede ihtiyaca uygun şekilde yasal düzenlemesi gerekmekte ve mahalli idarelerde çalışan işçilerin ilave tediyeden faydalanması gerekmektedir.” 

  • 2024 Yılı Ücret Tarifesi Kabul Edildi

    2024 Yılı Ücret Tarifesi Kabul Edildi

    Çorum Belediyesinin 2024 yılı ücret tarifesi Belediye Meclisinin dün yapılan Aralık ayı toplantısında görüşüldü.

    Belediye Meclisine Tarife Komisyonu tarafından gönderilen, 2024 yılı ücret tarifesi dünki meclis toplantısında kabul edildi.

    Yeni ücret tarifesinde, ekmek, su, toplu taşıma ve ÇORBİS ücretlerine zam yapılmadı. 

  • Asgari Ücret Yarın Açıklanıyor

    Asgari Ücret Yarın Açıklanıyor

    AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, milyonlarca çalışanın heyecanla beklediği asgari ücretle ilgili konuştu. Önümüzdeki aylarda enflasyonun tepetaklak düşeceğini ifade eden Erdoğan, “Büyük ihtimalle yarın asgari ücret konusunu da bakanımla bugün görüşmeleri yapmak suretiyle inşallah açıklayıp onu da yoluna koymuş olacağız.” dedi.

    Enflasyon konusunda mesajlar veren Erdoğan, “Yüksek enflasyonun ve hayat pahalığının maliyet artışları dışındaki fırsatçılığa dayalı sebeplerini ortadan kaldırmak için yoğun çaba harcadık. Yılbaşından itibaren işçi, memur ve emekli maaşlarına yapılacak artışların, fırsatçıların aç gözlülüğü sebebiyle erimesine rıza gösteremeyiz. Ülkemizin hedeflerine ulaşmasının önünde enflasyonu belirlediğimiz seviyelere düşürme dışında bir engel kalmamıştır. İnşallah önümüzdeki aylarda enflasyonun adeta tepetaklak aşağıya ineceğine beraberce şahit olacağız. 2023 yılını diğer sevinçler yanında hayat pahalılığı belasından kurtuluşumuzun da dönüm noktası haline getirelim istiyoruz. Geçmişte ertelemek zorunda kaldığımız hayallerle aramıza bu defa kimseyi sokmayacağız.” ifadelerini kullandı.

    “YARIN ASGARİ ÜCRETİ AÇIKLAYACAĞIZ”

    Milyonların merakla beklediği asgari ücret hakkında konuşan Erdoğan, “Asgari ücretten emeklilik düzenlemesine kadar gündemimizdeki diğer başlıkları da kısa sürede hal yoluna koyacağız. Büyük ihtimalle yarın asgari ücret konusunu da bakanımla bugün görüşmeleri yapmak suretiyle inşallah açıklayıp onu da yoluna koymuş olacağız. Aynı şekilde süreci devam eden konuları da sonuçlandıracak adımları atmaya devam edeceğiz.” dedi.

  • “Asgari Ücret İnsanca Yaşamaya Yetecek Ücret Olmalıdır”

    “Asgari Ücret İnsanca Yaşamaya Yetecek Ücret Olmalıdır”

    Hak-İş Konfederasyonu Çorum İl Başkanı ve Hizmet-İş Sendikası Çorum Şube Başkanı Mustafa Köroğlu, asgari ücretin insanca yaşamaya yetecek ücret olması gerektiğini söyledi.

    2022 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlenmesi için ilk toplantının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının çağrısıyla yarın sosyal tarafların katılımıyla yapılacağını belirten Köroğlu, “ Asgari ücret, işçi ve ailesinin günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını mümkün kılacak, insanlık onuruyla bağdaşacak bir ücrettir. Bu yönüyle asgari ücret, insanın yaşaması ve varlığını sürdürebilmesi için gerekli olan asgari gelir kaynağıdır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Anayasası’nın girişinde, “işçinin ve ailesinin yalnızca geçimini temin eden ücret, insanca yaşamaya yeterli bir ücret değildir. Hâlbuki işçinin insanca yaşaması için yeterli ücrete sahip olması gerekir” ifadesine yer verilmiştir. Üç İşçi Konfederasyonu “insan onuruna yaraşır bir asgari ücret” belirlenmesi taleplerini bir araya gelerek ortaklaştırmıştır. Özellikle sendikasız işçilerin önemli bir bölümünün temel sorunu olan asgari ücretin, belirlediğimiz ve savunduğumuz ilkeler doğrultusunda karara bağlanması büyük önem taşımaktadır. Ücretli çalışanların yarıya yakını asgari ücret ve civarında bir gelir elde etmektedir. Sosyal güvenlik primine esas ortalama kazanç da asgari ücretin biraz üzerindedir” dedi.

    “Asgari ücret belirleme çalışmaları sadece ücretli kesimi değil toplumun tümünü yakından ve doğrudan ilgilendirmektedir” diyen Köroğlu, “Sadece asgari ücret alanlar değil; asgari geçim indirimi, işsizlik ödeneği, kısa çalışma ödeneği, engelli ve yaşlılık aylığı ile bakım yardımı, genel sağlık sigortası, bireysel emeklilik, sosyal güvenlik borçlanması, sosyal güvenlik alt ve üst primlerinin belirlenmesi gibi çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Ekonomide özellikle son dönemde döviz kurlarında yaşanan olağanüstü dalgalanma ve başta gıda ve kira olmak üzere temel mal ve hizmet fiyatlarında görülen artışlar, emeğinden başka hiçbir geliri olmayan ücretli çalışanların satın alma gücünü geriletmiştir. Bu nedenle, 2022 yılında geçerli olacak asgari ücretin, ekonomide yaşanan gelişmeler de dikkate alınarak, insana yakışır bir yaşam düzeyini sağlayacak şekilde tespit edilmesi gereği ortak düşüncemizdir. Asgari ücret, emeğe gösterilen saygının bir ölçüsüdür. Sosyal devlet anlayışı çerçevesinde, gelir dağılımında adaleti ve iyileştirmeyi temel alan, refahın geniş kitlelere yayılmasını amaçlayan bir yaklaşımla tespit edilmesi toplumsal huzur ve iş barışının sağlanması için gereklidir. Üç İşçi Konfederasyonu “aileleri ile birlikte insan onuruna yaraşır bir asgari ücret” belirlenmesi taleplerini yineleyerek bir kez daha bir araya gelmiştir” ifadelerini kullandı.

    “Asgari ücret bir pazarlık ücreti değildir”

    Asgari ücretin bir pazarlık ücreti olmadığına vurgu yapan Köroğlu, “Anayasamız devlete “çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alma” görevi vermektedir. Ayrıca, asgari ücretin tespitinde “çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da göz önünde bulundurulur” denilmektedir. Asgari ücret bir pazarlık ücreti değildir. İşçinin ailesiyle birlikte insanca yaşamasını sağlayacak gelirdir. Asgari ücretin belirlenmesi müzakerelerinde göz önünde tutulması gereken öncelikli husus, çalışanların karşı karşıya bulundukları geçim koşullarıdır. Çalışanlar, yaşanılan ekonomik sıkıntıların nedeni değil mağdurudur ve “ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum” gerekçesiyle asgari ücretin düşük belirlenmesi kabul edilemez. Ülkemizdeki asgari ücret düzeyi AB üyesi tüm ülkelerin gerisine düşmüştür. Küresel pazarlar ile rekabet edebilmek adına emek kesiminin talepleri görmezden gelinmemelidir. Türkiye’nin rekabet şartlarını düşük ücret politikasıyla sağlamak doğrultusunda bir anlayışı olmamalıdır. Bugün ücretliler üzerinde dayanılmaz boyutlarda vergi yükleri bulunmaktadır. Türkiye’de gelir vergisi mükelleflerinin büyük çoğunluğu ücret geliri elde edenlerdir. Kaldı ki, hem doğrudan gelir ve kazanç üzerinden hem dolaylı olarak mal ve hizmet alımında yapılan zorunlu ihtiyaç harcamalarından dolayı günlük yaşantısının her aşamasında vergiye maruz kalınmaktadır. Ücretli çalışanların net ücreti, vergi dilimlerindeki artışlar nedeniyle ilerleyen aylarda düşmektedir. Asgari ücret alan işçiler bile yılın son dört ayında eksik ücret almak durumunda kalmaktadır. Asgari ücrette gelir vergisi nedeniyle meydana gelen gerilemenin telafi edilmesi uygulaması, sadece asgari ücretle çalışan bekâr işçiler için geçerlidir. Evli, üç çocuklu ve eşi çalışmayan bir işçi yılbaşında elde ettiği ücret düzeyini yılsonunda alamamaktadır. Bu işçinin yılın toplamı itibariyle kaybı devam etmektedir. Mevcut bu uygulamayla aile korunmamaktadır. Ücretli çalışanlar için vergi matrahı farklılaştırılmalıdır. 2002 yılında gelir vergisi tarifesi brüt asgari ücretin 17,1 katı iken, günümüzde 6,7 katına gerilemiştir. Tüm ücret gelirlerinde, asgari ücrete denk gelen kısmına kadar olan tutarın vergi dışı bırakılması yönünde sosyal taraflar arasında görüş birliği oluşmasına rağmen şimdiye kadar herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. İşverenin sosyal güvenlik primi düşürülmesine ve buradan doğan milyarlarca liralık gelir kaybı Hazine tarafından karşılanmaktadır. Ancak işçilerin sosyal güvenlik priminde bir indirim yapılmamıştır. Sosyal devletin koruyucu vasfı öncelikle düşük gelirli olan ücretli çalışanlar için olmalıdır” diye konuştu.

    Hak-İş Konfederasyonu Çorum İl Başkanı ve Hizmet-İş Sendikası Çorum Şube Başkanı Mustafa Köroğlu, işçi temsilcileri, insan onuruna yakışır bir düzeyde asgari ücret belirlenebilmesi için komisyon çalışmaları sırasında temel alınması gereken ilkeleri şu şekilde sıraladı:


    “Asgari ücretin saptanmasında Anayasa’da yer alan “geçim şartları” yaklaşımına öncelikle uyulmalıdır. Günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre işçinin ve ailesinin insanca yaşamasını mümkün kılacak ve insanlık onuruyla bağdaşacak asgari ücret belirlenmelidir. Asgari ücret net olarak açıklanmalıdır. Bu ücretten yapılacak vergi, sosyal güvenlik vb. kesintiler net tutarın üzerine ilave edilmeli ve yıl boyunca asgari ücret açıklanan bu net ücretin altına düşmemelidir. Asgari Geçim İndirimi (AGİ) işçinin medeni durumuna göre ayrıca ilave edilmelidir. Tüm ücretlerin asgari ücrete tekabül eden kısmı vergiden muaf olmalıdır. Gelir vergisi tarifesi en az yeniden değerleme oranında artırılmalıdır. Ayrıca ücretliler için damga vergisi uygulaması kaldırılmalıdır. Asgari ücret sonrası ilk vergi basamağı için uygulanacak oran da yüzde 10 olmalıdır. Asgari ücret, herhangi bir ayırım yapılmadan yine ulusal düzeyde tek olarak ve yıllık belirlenmelidir. İşçilerin arasında nitelik, kıdem, işin mahiyeti gibi ekonomik amaçlı değerlendirmelerin tümünden bağımsız olarak ele alınmalıdır. Asgari ücret, ekonomik ölçülerin ötesinde sosyal bir ücret olarak kabul edilmeli ve bu özelliği temel alınarak belirlenmelidir. Devlet çalışanlar arasında ayrım yapmamalı, kamuda geçerli en düşük aylık tutarını asgari ücret belirlenirken de dikkate almalıdır. Asgari ücret ile bağlantılı olarak ve günümüz ekonomik koşullarını da dikkate alarak; işverenlere sağlanan sosyal güvenlik prim desteğinin benzeri bir destek işçilere de verilmeli ve işçilerin sosyal güvenlik haklarında bir kayıp yaratmayacak şekilde işçi SGK prim payı 5 puan düşürülerek bütçeden karşılanmalıdır. “Sosyal Devlet” ilkesi gereği memurlara çalışmayan eş için ödenen “aile yardımı” işçiler için de uygulamaya konulmalıdır. Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalı ve asgari ücret teşviki sadece sendikal örgütlenmenin olduğu işyerleri için uygulanmalıdır.”