Kategori: SAĞLIK

  • Belediye’de 7 Personelde Pozitif Vaka

    Belediye’de 7 Personelde Pozitif Vaka

    CHP Çorum İl Başkanı Tahtasız, son günlerde Çorum Belediyesi’nde görüldüğü iddia edilen koronavirüs vakaları hakkında bilgi almak, olayı teyit ettirmek ve kamuoyunun merakını gidermek amacıyla Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın’ı makamında ziyaret etti.

    Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, 7 personelde pozitif vaka görüldüğünü, personelin birlikte çalıştığı 27 kişinin de tedbir amaçlı karantinaya alındığını, toplam 34 personelin evinde karantinada bulunduğunu, belediye binasında ise gereken tüm tedbirleri aldıklarını söyledi.

    Başkan Aşkın ayrıca 37 personelin de 4 aydır kronik rahatsızlığından dolayı idari izinli olduğunu kaydetti.

    Ziyarete; CHP Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız’la birlikte Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz, İl Başkan Yardımcısı Ali Özgür ve Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Tuncay Yılmaz da katıldı.

    Belediye Başkan Yardımcısı Lemzi Çöplü de ziyarette hazır bulundu.

  • Bir Köy Daha Karantinaya Alındı

    Bir Köy Daha Karantinaya Alındı

    Çorum’un Alaca ilçesine bağlı İsmailli köyü karantinaya alındı.

    Edinilen bilgilere köyde yaşayan bazı kişilerin testlerinin pozitif çıkması sonucu köy karantinaya alındı. Köye giriş-çıkışlar kolluk kuvvetlerince sağlanıyor. İstisnai durumlar haricinde köyün giriş ve çıkışlara kapatıldığı öğrenildi.

  • İskilip’te Covid-19 Vaka Sayısı Artıyor

    İskilip’te Covid-19 Vaka Sayısı Artıyor

    İskilip’te geçtiğimiz hafta 30’a yakın pozitif Kovid19 vakasının bulunduğuna dikkat çekilmişti.

    Bu gün bu rakamın daha da arttığı, hastaneye Kovid19 şüphesi ile başvuranların devam ettiği öğrenildi.

    HASTANENİN 3 KATI KOVİD 19 HASTALARINA TAHSİS EDİLDİ

    Edinilen bilgiye göre vaka sayısında artışın devam ettiği, İskilip’te çok sayıda Kovid 19 hastasının bulunduğu, kronik hastalığı bulunan pozitif vakaların Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, diğerlerinin İskilip Devlet Hastanesinde izole altında bulundurulduğu, bazı hastaların evlerinde denetim altında tutulduğu, artan vakalar sonucu hastanenin üç katının bu hastalar için boşaltıldığı da iddialar arasında.

    BİREYSEL TEDBİRLER ÖNEMLİ

    Yeni normalle birlikte düğün, cenaze ve diğer toplu alanlarda tedbirlerden uzaklaşıldığına dikkat çekiliyor. Maske, hijyen ve sosyal mesafeye dikkat edilmemesi vaka artışında önemli etken olarak değerlendiriliyor.

  • İskilip’te Korona Vakası Hızla Artıyor

    İskilip’te Korona Vakası Hızla Artıyor

    İskilip’te yeni normalleşme süreci ile birlikte koronavirüste pozitif vaka sayısında artış gözlemleniyor.

    Edinilen bilgilere şu an İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesinde 30’a yakın pozitif vakanın tespit edildiği ve hastaların izolasyon altında tutulduğu öğrenildi.

    MASKE, MESAFE VE HİJYEN KONUSUNDA HASSAS OLUNMALI

    Düğün, cenaze, pazar ve kalabalık ortamlarda maske takılmadığı, sosyal mesafe kurallarına uyulmadığı da gözle görünen bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

    İSKİLİP HALKI HIFZISIHHA KURULU BAŞKANLIĞI’NDAN RESMİ AÇIKLAMA BEKLİYOR

    İskilip halkı arasında Covid 19 vaka sayısının dedikodu olarak daha fazla rakamlarla ifade edilmesinin önüne geçmek ve toplumda panik havası oluşmaması için İlçe Hıfzısıhha Kurulu Başkanlığının mevcut durum hakkında resmi açıklama yapması bekleniyor. (Kaynak:iskilipost)

  • Sağlık Sen’den ‘Döner Sermaye’ Tepkisi

    Sağlık Sen’den ‘Döner Sermaye’ Tepkisi

    Sağlık çalışanlarının temel sorununun döner sermaye (ek ödeme) sistemi olduğuna dikkat çeken Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, hakkaniyeti esas alan döner sermaye sisteminin oluşturulması gerektiğini söyledi.

    Saatci, Memur-Sen’in hizmet binasında, sağlık çalışanlarına ödenen “döner sermaye sistemi” ile ilgili açıklama yaptı.

    Türk sağlık sisteminin Kovid-19 salgını sürecinde bir defa daha test edildiğini belirten Saatci, sistemin taraflı tarafsız herkesin takdirini kazandığını vurguladı.

    Sağlık çalışanlarına yönelik pandemi sebebiyle 3 aylık ek ödeme desteği ve döner sermaye sistemi hakkında açıklama yapan Başkan Saatci, “Sağlık, kamunun vatandaşlarına vermekle yükümlü olduğu hizmetlerin en önemlileri arasında yer almaktadır. ‘Sosyal devlet’ ilkesinin esas alındığı ülkelerde her bir vatandaş, sağlık çalışanları eliyle sunulan hizmetlerden eşit bir şekilde yararlanır. Bu manada ülkemiz, çok şükür dünyanın en kapsamlı ve en donanımlı sağlık sistemlerinden birine sahiptir. Pandemi sürecinde bir defa daha test edilen bu sistem, taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanmıştır. Elbette sistem ne kadar iyi olursa olsun ve ne kadar teknolojik donanıma sahip bulunursa bulunsun; onu işleten, ayakta tutan, memnuniyeti had safhaya yükselten, fedakar sağlık çalışanlarıdır. Bu manada sağlık çalışanları ordumuz, pandemi süreci öncesinde olduğu gibi salgına karşı canları pahasına yürüttükleri amansız mücadelede de bu hakikati tüm çıplaklığıyla ortaya koymuşlardır” dedi.

    Kronik bir sorun

    2004 yılında, sağlıkta yeni döneme geçiş sürecinde önemli sorunların çözümünde anahtar rol görmesi amacıyla tüm sağlık tesislerinde uygulanmaya başlanan döner sermaye sisteminin, ilk yıllarda başarıyla uygulanmışsa da gelinen noktada işlevini yitirip, kronik bir sorun halini aldığını belirten Başkan Saatci, sistemin gerek hekimler arasında gerekse hekim dışı sağlık çalışanları arasında dengeli ve hakkaniyetli bir paylaşıma imkan vermediğini savundu. Sorunun ne yazık ki her geçen gün daha da büyümekte ve içinden çıkılmaz hal almaya doğru ilerlemekte olduğunu öne sürdü.

    Saatci, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Sağlık-Sen olarak, sağlık çalışanlarının moral ve motivasyonlarını sarsan, iş barışını ve huzurunu olumsuz etkileyen, hak kayıplarına yol açan ve çalışanları meslekten soğutan döner sermaye sisteminin bir an önce düzeltilmesi gerektiğine inanıyoruz ve bu yöndeki çağrımızı bir defa daha tekrarlıyoruz. Hakkaniyeti esas alan döner sermaye sisteminin oluşturulması mümkündür ve bunu her platformda muhataplarımızla paylaştık. Yol yakınken, bu yanlıştan bir an önce dönülmeli; sağlık çalışanlarının yüzü güldürülmelidir. Mart ayı başında, yönetmelik değişikliğiyle kısmi çözüm bir yana, sorunun derinliği ve yakıcılığı daha da artmıştır. Şöyle ki; yapılan değişiklikle birkaç meslek grubunun lehine adım atılırken, sayıları yüz binleri bulan hekim dışı sağlık çalışanları tam bir hayal kırıklığına uğratılmıştır. Hakkaniyetle, adaletle ve vicdanla bağdaşmayan bu ve benzer düzenlemeleri kabul etmek mümkün değildir. Döner sermaye uygulamasındaki ana kurgu değişmeden, emek ve alın teri temelli dengeli ve adil bir paylaşım gözetilmeden, sistemin teşvik ediciliği her bir çalışanı kapsayacak şekilde genişletilmeden ortaya konacak her bir düzenleme, sorunun derinleşmesinden başka bir işe yaramayacaktır” diye konuştu.

    Ek ödeme desteği bitti ama pandemi devam ediyor

    Döner sermayede olduğu gibi salgınla mücadele sürecindeki uygulamalarda da benzer olumsuzlukların görüldüğünü belirten Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, “Bakanlık, sürecin en başında, performansa bakmaksızın belirlemiş olduğu usul ve esaslar çerçevesinde; pandemiyle mücadelede direk yer alan hekimler için tavandan, diğer hekimler için ise kadro ve unvanlarına göre tavanın yüzde 45 ile 75 aralığında, hekim dışı sağlık çalışanları için ise tavandan ek ödeme verileceği yönünde karar aldı. Ancak performansa dayalı ek ödeme sisteminin adil ve hakkaniyetli olmadığı, mevcut sorunları çözücü özelliğinin kalmadığı, ihtiyaçları karşılamadığı gibi nedenlerle, zorlu salgın günlerinde sağlık çalışanlarında ciddi huzursuzluklara yol açmıştır.

    Daha vahimi, salgın süresince, hakkaniyetli olmasa da tüm sağlık çalışanlarının yararlanacağı açıklanan ek ödeme desteği, alınan yeni bir kararla, salgınla mücadele eden sağlık çalışanları ile sınırlandırıldı. Üç aylık dönemi kapsayan ek ödeme desteği uygulamasında da süre uzatımına dair yeni bir karar olmadığı için 15 Temmuz itibarıyla sona gelinmiştir. Bu yanlıştan acilen dönülmelidir.

    Neticede, sağlık çalışanlarının salgınla mücadelesi devam etmektedir. Sağlık çalışanları, hiç olmazsa salgınla mücadele süresince, uygulamadaki haksızlıkların giderilip ek ödeme desteğinin her bir çalışanı kapsayacak şekilde genişletilmesini beklerken, 15 Temmuz itibarıyla uygulama sona ermiştir.

    Salgınla mücadelede cephenin en ön safında yer tutan ve hatta canlarıyla bedel ödeyen sağlık çalışanlarının hiçbiri, bu tür haksızlıkları kabul etmemektedir; palyatif adımlar, sorun ve memnuniyetsizlik üretmeye devam etmektedir. Sistemi; çalışanların bir kesimini maksimum düzeyde memnun ederken, bir diğer kesimini daha az memnun ederek veyahut memnuniyetlerini sıfırlayarak sağlıklı bir şekilde sürdürmek mümkün değildir.

    Neticede her bir sağlık çalışanı aynı işi yapmasa da aynı sorumluluk bilinciyle hareket ediyor ve risklere karşı aynı göğsü geriyor. Salgın sürecinde de çok net bir şekilde görüldüğü gibi virüs – risk – tehdit cephede – sahada ayrım yapmıyor.

    Sağlık hariç hiçbir kamu hizmetinde; aynı işi yapmasına, aynı saat çalışmasına ve aynı statüde olmasına rağmen farklı ücret alan bir çalışana rastlamak mümkün değildir. Sonuç olarak; fedakar sağlık çalışanları arasında ayrım yapan, hak gasp eden, alın terini yok sayan, bu çarpık döner sermaye sistemine bir an önce son verilmelidir” diye konuştu.

  • ‘Ek Ödeme Desteği Devam Etmeli’

    ‘Ek Ödeme Desteği Devam Etmeli’

    Sağlık-Sen Çorum Şube başkanı Ahmet Saatcı gündeme ilişkin yaptığı yazılı açıklamada,Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş’un, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile görüşerek sağlık çalışanlarının çözüm bekleyen sorunlarını gündeme getirdiğini söyledi.

    Saatci,, “Sağlık Bakanlığı’nda gerçekleşen ziyarette başta pandemi sürecinde verilen ek ödeme desteğinin devam etmesi, sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi ve istihdam eksikliğinin giderilmesi gibi birçok sorun masaya yatırıldı” dedi.

    Saatci. Ziyarette Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş’un, Sağlık Bakanı Fahrettin Kova’ya ilettiği talepler hakkında yaptığı açıklamalarda şunları söyledi;

    ” 3 ay tavandan verilen ek ödeme desteğinin Temmuz ayı dahil devam etmesi gerektiği, sağlık çalışanlarının ek ödeme gelirinin her yıl eriyerek sıfırlanmasına sebep olan, çalışma barışını bozan ve adaletsizliğe yol açan döner sermaye uygulamasının yeniden kurgulanarak çalışanların gelirinin artırılmasıyla ilgili hazırlamış olduğumuz ‘Döner Sermaye Yönetmeliği Teklif Dosyası’nı paylaşıldığı, Ayrıca COVID-19 ile mücadelede çalışanlara ilave ücret ödenirken ekibin bir parçası olan GİH ve YH sınıfı çalışanlarının göz ardı edildiğini ve ilave ücret verilmesi için bir düzenleme yapılması gerektiği, yaklaşık 11 bin 500 4\B sözleşmeli, 863 vekili ebe-hemşire, 3 bin kamu dışı aile sağlığı çalışanının kadroya alınarak kamuda mali, özlük ve sosyal haklar açısından tek tip ve kadrolu istihdam modelinin hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdiği, uzun süredir yapılmayan Görevde Yükselme Sınavının ilan edilmesi ve 2 bin kadro açılmasının bir kazanım olduğu, acak yaklaşık 9 bin kişi görevde yükselme beklediği, kadro kontenjanının artırılması ve her yıl düzenli olarak sınav yapılması gerektiği, sağlık çalışanlarının idare tarafından icap nöbetine çağrıldığı ancak icap nöbet ücretleri ödenmediğini, hak ihlali olan bu uygulamaya son verilmesi ve icap nöbet ücretlerinin ödenmesi gerektiği, pandemide aktif görev alan ASM çalışanlarına da ilave bir ödeme yapılması, son derece riskli bir iş yapan filyasyon ekiplerinin ek ödemelerinin de ‘riskli birim katsayısıyla’ ödenmesinin elzem olduğu, 3600 ek gösterge artışının hemşire, ebe, sağlık memuru vs. şeklinde unvan ayrımı yapılmadan lisans mezunu tüm çalışanları kapsaması gerektiği, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın organizasyonuyla tüm hastaneler ve özellikle şehir hastanelerinde gündüz bakım evleri ve 7/24 esaslı kreşler açılmasının gerektiği, her alanda eksik olan istihdam ihtiyacının giderilmesi ve yıllardır atama bekleyen mezunların istihdam edilmesi için yeteri düzeyde alım gerçekleştirilmesi gerektiği, görevi başında COVID-19’a yakalanarak vefat eden sağlık çalışanı ailelerinin vazife malullüğü haklarından faydalanması gibi çözüm bekleyen birçok konuyu gündeme getirerek çözüme yönelik tekliflerimiz iletilmiştir.”

  • Çorum’da Vaka Sayısı Artıyor

    Çorum’da Vaka Sayısı Artıyor

    1 Haziran itibarıyla başlayan normalleşme sürecinin ardından, açıklanan tedbirlere uyulmaması nedeniyle Çorum’da pozitif vaka sayısı yükselmeye başladı.

    Çorum’da 1 Haziran’da başlayan yeni normalleşme süreciyle birlikte vatandaşların sosyal mesafeyi hiçe sayması, maskenin doğru kullanılmaması ve pazar yerlerinde oluşan kalabalıklar vakaların yeniden artmasına neden oldu.

    Kalabalık aile ziyaretleri, gizli yapılan nişan törenleri koronavirüs kurallarına uymamanın bedeli ağır oldu. Gözardı edilen her tedbir, vaka sayısını arttırdı.

    Çorum’da Covid-19 görüldüğünden beri toplam 12 bin 161 kişiye test yapıldı. Kentte bugün itibarıyla pozitif vaka sayısı 88’e yükseldi. Koronavirüs nedeniyle 57 kişi hastanede normal serviste, 29 kişi ise evlerinde veya diğer özel alanlarda tedavi görüyor.

    2 hastanın yoğun bakımda tedavisi sürerken entübede hasta bulunmuyor. Çorum’da Covid-19’a yakalanan hasta sayısı bugüne kadar 374 kişi iken şifa ile taburcu edilenlerin sayısı ise 281 kişi oldu. Bugün itibari ile karantinada 4 hasta var, Çorum’da Covid-19’dan vefat edenlerin sayısı ise tabloda 5 kişi olarak görülüyor.

  • Yıldız Bek Anjiyo Oldu

    Yıldız Bek Anjiyo Oldu

    CHP Çorum İl Genel Meclisi Grup Başkan Vekili Yıldız Bek anjiyo oldu.

    Göğüs ağrısı şikayetiyle Elit Park Hastanesine giden Yıldız Bek, Uzman Doktor Ali Şimşek tarafından tetkikleri yapıldıktan sonra damarında tıkanıklık görülmesi üzerine Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

    Profesör Doktor Yusuf Karavelioğlu tarafından Anjiyo Yapılan Yıldız Bek’in sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    Heri haber olarak Yıldız Bek ve ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.



  • Çorum’da Vaka Sayısı Yükseliyor

    Çorum’da Vaka Sayısı Yükseliyor

    Koronavirüs salgını nedeniyle 5 kişinin hayatını kaybettiği Çorum’da alınan tedbir ve uyarılara rağmen pozitif vaka sayısı bugün itibariyle 75’e yükseldi.

    Normalleşme döneminde vatandaşların memleketlerine dönmesi ve tedbirden yoksun, sosyal mesafeyi dikkate almayan davranışlarından dolayı Çorum’da koronavirüs vakaları yeniden fırladı.

    Vaka sayısının 75’e yükseldiği kentte, yetkililer vatandaşları maske, dezenfektan ve sosyal mesafe kurallarına uymaları yönünde uyardı. Edinilen bilgiye göre, Çorum’da Covid-19 görüldüğünden beri toplamda 11 bin 866 kişiye test yapıldı.

    Vaka sayısının bugün itibariyle 75’e yükseldiği, 54 kişinin hastanede normal serviste, 18 kişinin ise evlerinde veya diğer özel alanlarda tedavi gördüğü öğrenildi. Covid-19 nedeniyle 3 hastanın yoğun bakımda tedavisi sürerken entübede hasta bulunmuyor. Çorum’da koronavirüse yakalanan hasta sayısı toplam 331 kişi iken şifa ile taburcu edilenlerin sayısı ise 251 kişi oldu. Bugün itibari ile karantinada 5 hasta bulunurken, Çorum’da Covid-19’dan dolayı hayatını kaybedenlerin sayısı tabloda 5 kişi olarak görülüyor.

  • Sağlıkta Şiddet Raporu Açıklandı

    Sağlıkta Şiddet Raporu Açıklandı

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, sağlıkta şiddet raporuyla ilgili yazılı açıklamada bulundu.

    Saatci, “Ülkemizde gerek kamu gerekse özel sektörde alın teri döken 1 milyondan fazla sağlık çalışanı; vatandaşlarımızın sıhhati, mutluluğu ve yaşam kalitesi standartlarını artırmak için gece gündüz çalışmaktadır” dedi.

    Hemşiresinden doktoruna, teknikerinden hizmetlisine vefakar sağlık çalışanlarının tamamı, vazifelerini büyük bir sorumluluk ve yüce bir kutsiyetle yerine getirdiklerini belirten Saatcı,”Sağlık çalışanları; olağan koşulların yanında savaş, afet, salgın hastalık gibi her türlü olağanüstü koşulda da canları pahasına insanımızın imdadına yetişerek, müşfik yardım ellerini uzatmaktadırlar. COVID-19 ile mücadele süreci bu durumun en güncel ve en bilinen örneğini oluşturmaktadır. Bu nedenle de tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sağlık çalışanları öteden beri toplum nezdinde çok saygın bir yere sahiptirler. Bu hakikate rağmen, sağlık çalışanları, sözlü ve fiili şiddetin kurbanı olmaya devam etmektedirler. Yaygınlığı ve tehdit boyutu göz önüne alındığında, sağlıkta şiddetin kronik bir soruna dönüştüğü, tüm sağlık çalışanlarının ortak kanaatini oluşturmaktadır. Sorun o denli büyük ve yakıcı bir hal almış ki sağlık çalışanları hariç herkesin evine kapanmak mecburiyetinde kaldığı COVİD-19’la mücadele sürecinde dahi hızından bir şey kaybetmemiştir” diye konuştu.

    Sağlık-Sen olarak, Haziran ayında yaşanan ve kamuoyuna yansıyan sağlıkta şiddet olaylarını bir rapor haline getirdiklerin ifade eden Saatcı, “Amacımız, sorunun büyüklüğünü ortaya koyup, toplumun her bir ferdi nezdinde farkındalık oluşturmaktır. Elbette farkındalık oluşturmanın yeterli olmadığını, kanun uygulayıcılarına da önemli sorumluluklar düştüğünün bilincindeyiz. Yasaların eksiksiz ve katı bir şekilde uygulanmasının caydırıcılık noktasında önemli bir işlev göreceği kesindir. Sağlıkta şiddet hususunda göz ardı edilmemesi gereken bir husus da sağlık çalışanları üzerinden tüm toplumu hedef almasıdır. Şöyle ki sağlıkta şiddet, maruz kalan sağlık çalışanını doğrudan etkilediği gibi tüm vatandaşlarımıza sunulan hizmet kalitesini de olumsuz yönde etkilemektedir. Herhangi bir sağlık çalışanının, ‘şiddet görürüm’ korku ve endişesiyle hareket etmesinden daha kötü bir durumun olmadığı açıktır. Sonuç olarak; sağlıkta şiddetin mazereti olmadığı gibi küçüğü-büyüğü, hafifi-ağırı ya da sözlüsü fiilisi de olamaz, olmamalıdır. Şiddet şiddettir kınanmayı, üzerine gitmeyi ve yapanın yanına bırakmamayı gerektirir. Bunlar yeterince yapılmadığı için de sağlık çalışanlarına yönelik şiddet kapanmayan bir yara olarak varlığını sürdürmektedir. Bunun için de başta kamu olmak üzere toplumumuzun tüm fertlerine büyük görevler düşmektedir. Susmak, sessiz kalmak, görmezden gelmek, önemsememek bir anlamda şiddeti onaylamak anlamı taşıyacaktır ki bu durum geleceğimiz açısından çok daha büyük sorun demektir” şeklinde konuştu.

    Sağlık-Sen olarak, şiddetle mücadelenin, yasal ve kurumsal mekanizmalardan önce, ahlaki ve vicdani zeminlerde kendine yer bulması gerektiği belirten Saatcı,” Sağlık çalışanının her şeyden önce insan olduğunu, can taşıdıklarını, onur ve izzet sahibi olduklarının asla ve kata unutulmaması gerektiğini her fırsatta tekrarlıyoruz. Tüm bunlar ışığında Haziran ayına baktığımızda, 16 şiddet olayının yaşandığını görüyoruz. Bu olaylarda 19 saldırgan yer alırken, 27 sağlık çalışanı mağdur olmuştur. Bu olayların; 8’i fiili, 5’i hem fiili hem sözlü, 2’si sözlü, 1’i de taciz şeklinde gerçekleşmiştir. Şiddet uygulayanların kimler olduğuna baktığımızdaysa; 11’i bizzat hastalar, 7’sini hasta yakını, 1’ini de yönetici oluşturuyor. Saldırganlar hakkında ne tür işlem yapıldığına baktığımızda ise iç karartıcı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Saldırganların 4’ü ifadesi alınmadan serbest bırakılırken, 5’i ifade işlemleri sonrası serbest bırakılmıştır. Bir saldırgan kamu çalışanı olduğu için görevden el çektirilirken, 9 fail de tutuklanmıştır. Şiddet olaylarının yaşandığı yerlere baktığımızdaysa; 8 vakanın hastanelerde gerçekleştiğini, 4 olayın aile sağlığı merkezlerinde yaşandığını, 4 saldırının da sahada vuku bulduğunu görüyoruz. Mağdurların kimliğine baktığımızdaysa, şiddetin adres/kimlik ayırt etmediğine tanık oluyoruz; 8 hekim, 6 acil tıp teknisyeni, 5 güvenlik görevlisi, 4 hemşire, 4 de diğer sağlık çalışanı. Haziran ayı içerisinde, geçmiş dönemlerde yaşanan bir hakaret olayında da mahkeme, hasta yakını saldırgana önce 304 gün hapis cezası vermiş, daha sonra da bu cezayı 6 bin 80 TL’ye çevirerek saldırganı adeta ödüllendirmiştir. Rapor, kamuoyuna yansıyan verilerden derlenmiştir” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.