Kategori: SAĞLIK

  • Şahin, “Gelen Bağışlarla Ayakta Duruyoruz”

    Şahin, “Gelen Bağışlarla Ayakta Duruyoruz”

    Kanserle Sağlıklı Yaşam Derneği Başkanı Bekir Şahin, 01- 31 Ekim Meme Kanseri Farkındalı Ayı nedeniyle dernek üyelerine gıda kolisi dağıttıklarını söyledi.

    Herkesin farklı şekillerde de olsa hayatına dahil olan, çağın vebası olarak nitelenen kanser hastalığının büyük mücadeleler ve maliyet getirdiğine dikkat çeken Şahin, “Bağışçılarımızdan Rabbim razı olsun, inşallah insanlar ne kadar çok bağış yaparsalar bizlerde hastalarımızın yüzlerini bir nebze olsada bu şekilde gülümsetiyoruz. İnsanlardan aldığımız bağışla hasta ve yakınları buğün çok mutlu oldular, bizler sizlerden gelen bağışlarla ayakta duruyoruz, derneğimize bağışta bulunan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Dünyada da ülkemizde de kadın kanserleri arasında en sık görülen kanser türü olduğunun altını çizen Şahin “Özellikle 40 yaş üzeri kadınlar, birinci derece yakınlarında meme kanseri, yumurtalık kanseri ve kalın bağırsak kanseri olanlar, hiç doğum yapmamış kadınlar, hiç bebeğini emzirmemiş kadınlar, erken menarş yani “ilk adet yaşı 12’nin altında olanlar”, 55 yaş ve üzerinde menopoza giren kadınlar, özellikle menopozdan sonra 5kg ve daha fazla kilo alan kadınlar, Alkol tüketen ve menapoz sonrası uzun süreli hormon tedavisi gören kadınlar yüksek risk grubundalar. Dolayısıyla herhangi bir şikayeti olmasa dahi her kadın, 40 yaşından sonra iki yılda bir kez mamografi çektirmeli” dedi.

    Kanser hastalığında erken tanı ve teşhisin önemine işaret eden Şahin, “Memeler vücudun dışında olduğundan, bu hastalık diğer bölgelerdeki hastalıklara göre göreceli olarak, bireyin kendisi ve/veya doktor tarafından muayene sonucu erken fark edilebiliyor. Ülkemizin gerek bu hastalığa ilişkin bilgi ve beceriye sahip hekimlerin sayısı ve dağılımının, gerekse hastane alt yapısı olarak meme kanseri tedavi olanakları konusunda son derece kuvvetli olduğunu söyleyebilirim. Dolayısıyla her kadın güvenle kontrollerini yaptırmalı” diye konuştu.

    Meme kanserinin birçok farklı türü olduğuna dikkat çeken Şahin, “Günümüzde özellikle erken tanı alan meme kanserlerinde sadece kanserli bölgenin temizlendiği uygulamalar yapılıyor. Eğer ileri evrede gelinmişse veya nadiren memede yaygın kanser varsa ancak o zaman hastanın memesi alınıyor” şeklinde konuştu.

  • İlk Ziyareti Başhekim Sezikli’ye Yaptılar

    İlk Ziyareti Başhekim Sezikli’ye Yaptılar

    Çorum Tabip Odası Covid-19 pandemisi ile mücadele eden sağlık çalışanlarına destek olmak için bir dizi ziyaretlerde bulundu.

    İlk olarak Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mesut Sezikli ile makamında görüşen heyette Başkan Dr. Mustafa Azak, Genel Sekreter Prof. Dr. Ayşegül Taylan Özkan ve Yönetim Kurulu Üyesi Uzm. Dr. Bekir Ozan Elverici yer aldı.

    Ziyaretlere Başhekim Yardımcıları Uzm. Dr. Murat Doğan ve Uzm. Dr. Mehmet Yalvaç ile Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Derya Yapar’da eşlik etti.

    Covid-19 pandemisi ve hastane hekimlerinin çalışma koşulları hakkında görüş alışverişinde bulunulan bu ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başhekim Dr. Sezikli ”Canla başla mücadele eden ve büyük özveriyle çalışan hekimlerimize Çorum Tabip Odası’nın gösterdiği bu ilgi ve destek için teşekkür ederiz” dedi.

    Başkan Dr. Mustafa Azak “Çorum Tabip Odası Yönetimi olarak odamızın asli görevi olan hekimlere destek olmak ve moral vermek amacıyla buradayız. Hekimlerimizin sürekli yanında olan ve çok önemli bir hizmeti yürüten siz idarecilerimize teşekkürü bir borç biliriz. Bu zorlu süreçten el birliği ile kurtulmayı ümit ediyoruz. Covid-19’a yakalanan tüm sağlık çalışanlarına acil şifalar diliyoruz. Halkımızı da pandemiyle mücadeleye etkin bir şekilde katılmaya ve panik yapmadan önlemlere uymaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    Daha sonra Covid-19 poliklinikleri, yatan hasta servisleri ve merkezi laboratuvara geçen heyet buradaki çalışanlarla görüştü. Çalışma şartları, hastalığa yakalanan personelin durumu ve çalışanların moral-motivasyonu hakkında bilgi alındıktan sonra kendilerine çikolata takdimi gerçekleştirildi.

    Son olarak pandemi ile mücadele eden ekibin başında yer alan Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Aysel Kocagül Çelikbaş’ı ziyaret eden heyet, görüş alışverişinde bulundu.

    Çorum Tabip Odası Yönetim Kurulu olarak, “Covid-19 pandemisiyle mücadele eden arkadaşlarımızla gurur duyduğumuzu belirtmek istiyoruz. Kendi sağlıklarını riske atıp özveriyle çalışan tüm sağlık çalışanlarımızı takdirle karşılıyoruz. Özellikle sadece hastanenin kendi personeline değil özel hastaneler yanı sıra ilçelerdekiler de dahil olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına hizmet veren “Covid-19 Personel Polikliniği” üyelerinin ve Uzm. Dr. Tuba Kayır’ın başarılı çalışmalarını görmekten mutlu olduk. Pandemiyle mücadelenin her alanında yer alan Başta Başhekimimiz Prof. Dr. Mesut Sezikli olmak üzere tüm idarecilerimize, büyük bir özveriyle, çok yoğun bir şekilde poliklinik, servis ve laboratuvarlarda görev yapan başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz” denildi.

  • Tabip Odası’ndan Covid-19 İçin Uyarı Geldi

    Tabip Odası’ndan Covid-19 İçin Uyarı Geldi

    Çorum Tabip Odası Başkanı Dr. Mustafa Azak, Covid-19 pandemisinin yükselişte olduğu, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının yükünün ağırlaştığı bugünlerde halkı uyarmak ve sağlık çalışanlarına destek olmak amacıyla yazılı açıklamada bulundu.

    Türk Tabipleri Birliği Kanunu’na göre halk sağlığını korumak, doktorlar arasında dayanışmayı sağlamak ve meslektaşlarımızın hak ve menfaatlerini korumak Tabip Odasının asli görevleri arasında olduğunu belirten Azak, “Covid-19 pandemisinin yükselişte olduğu, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının yükünün ağırlaştığı bugünlerde halkımızı uyarmak ve sağlık çalışanlarına destek olmak amacıyla Çorum Tabip Odası Yönetimi olarak bu açıklamayı yapıyoruz” dedi.

    Çorum’da Covid-19 enfeksiyonuna yakalanan, hastaneye yatan, yoğun bakıma alınan ve vefat eden kişi sayısının arttığını kaydeden Azak, “Son dönemde yaş ortalamasının oldukça düştüğünü, daha çok hareketli bir kesimin bu hastalığa yakalandığını, risk grubunda olan yaşlıların yanı sıra gençlerin de enfeksiyondan etkilendiğini görüyoruz. Bu kötü duruma ulaşılmasındaki en büyük sebep maske kullanımının tam ve düzgün yapılmaması, fiziksel mesafeye dikkat edilmemesi ve hijyen kurallarına uygun davranılmamasıdır” diye konuştu.

    Hastalıkla mücadele konusunda halka çok önemli görevler düştüğünün altını çizen Azak, “Panik yapmadan tüm önlemlerin bir an önce alınması artık kaçınılmaz olmuştur. Biz hekimler tüm Çorum Halkını dikkatli olmaya, önümüzde uzun bir süreç olduğunun bilinciyle rehavete kapılmamaya, maskelerimizi kurallara uygun, etkin olarak kullanmaya ve fiziksel mesafeye dikkat ederek mümkün olduğunca kalabalıktan uzak durmaya davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

    üğün, taziye, toplantı ve alışveriş gibi riskli yerlere mümkünse gidilmemesini isteyen Azak, “Gerekli değil ise seyahat yapmayın. Doktorunuzun önerilerine uyup, onlara güvenin. İlla yakınımızdaki birinin hastalanmasını veya ölmesini beklemeden, halk sağlığını birlikte korumalıyız. Sağlık Bakanımızın direktiflerine harfiyen hepimizin uyması gerekiyor. Ancak toplum olarak birlikte mücadele edersek ve önlemlere uyarsak bu salgını yenebiliriz” dedi.

    “Halkımızın dikkat etmesi gereken bir diğer konu ise sağlık kuruluşlarımıza başvuru yaparken özen göstermeleridir” diyen Azak açıklamasının devamında şunları söyledi;

    “ Bazı hastalarımız durumu çok ağırlaşsa bile sonuna kadar evinde kalmaya devam ederken, bazıları ise çok basit sebeplerle sağlık kuruluşlarına müracaat ederek kendilerini risk altına sokmaktadır. Her iki yaklaşım da doğru değildir. Özellikle son günlerde grip ve zatürre (Pnömoni) aşıları için Aile Sağlığı Merkezlerine aşırı bir yığılma olduğunu görmekteyiz.

    Öncelikle bu aşıların Covid-19 enfeksiyonuna karşı herhangi bir koruyuculuğu olmadığı bilinmelidir. Bu aşılar grip ve zatüre yapan başka mikroorganizmalara karşı risk altındakileri korumak amacıyla üretilmiştir. Bu kapsamda diyabet, astım, kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlığı olanlar, dalağı alınmış olanlar ile 65 yaş üstü vatandaşlarımız Aile Hekimlerinden telofonla randevu aldıktan sonra aşı olmaya gitmelidir.Böylelikle Aile Sağlığı Merkezlerindeki yığılmaların önüne geçilebilir.

    İdarecilerimiz, siyasilerimiz ve Sivil Toplum Örgütleri ile toplumun tüm kesimleri bu pandemide ortak hareket etmelidir. Zor şartlarda çalışan ve salgını tam anlamıyla sırtlanmış durumdaki sağlık çalışanlarına her alanda destek olmamız, çalışmalarını kolaylaştırmamız, onların moral ve motivasyonunu artıracak eylem ve söylemlerde bulunmamız gerekiyor.

    Sungurlu Belediye Başkanı Abdulkadir Şahiner’in yaptığı talihsiz açıklama ve benzeri söylemlerin pandemiyle mücadeleye herhangi bir katkısı olmadığı gibi zarar verdiği de bilinmelidir. Sağlıkta şiddeti kınadığımız ve özellikle de olmasını hiç istemediğimiz şu günlerde sağlıkçılar ile ilgili fikir beyan ederken herkesi çok özenli davranmaya davet ediyoruz.

    Sadece kural koymak yetmez, kuralların uygulanıp uygulanmadığının da denetlenmesi gereklidir. Özellikle hastanede yatışına gerek görülmeyip evinde karantinaya alınan Covid-19 pozitif hastaların bir kısmının izolasyon kurallarına uymayarak halkın arasında gezindiğini duyuyoruz. Bu kişilere karşı çok katı önlemler alınmalıdır. Kurallara uymayanlar için yurt, otel veya misafirhane gibi yerlerde toplu izolasyon alanları oluşturulmalı, karantina dönemleri bitene kadar bu tür uyumsuz hastaların buralarda gözetim altında tutulması sağlanmalıdır. Bu kişiler diğer insanlara bulaştırma riski olduğunu bilmelerine karşın karantinaya uymamaları durumunda hem vicdani hem de kanuni sorumlulukları olduğunun farkına varmalıdır.

    Covid-19pozitif hastaların evlerinden ve ilçelerden hastaneye gelip-gitmesi başkalarına bulaşmayı önleyecek şekilde düzenlenmelidir.Bu hastaların istirahat raporlarının verilmesindeki karışıklık giderilerek kişilerin rapor almak için sağlık kurumlarına gitmelerinin önüne geçilmelidir.Ayrıca Bankalar, PTT, kahvehaneler, alışveriş merkezleri, restoranlar ve kamu kurumlarındaki kalabalığı önleyecek tedbirler alınmalı ve uymayanlar cezalandırılmalıdır.

    Bu zorlu süreçte sağlık çalışanlarının Covid-19 virüsü ile temas açısından en yüksek riskli grupta olduğu unutulmamalıdır. Sağlık çalışanlarının yükleri çok ağırlaşmıştır ve büyük sıkıntılar yaşamaktadırlar. Çoğu hekim tükenmişlik noktasına gelmiştir. Hepsinin moral ve desteğe gereksinim duyduğu aşikardır. Sağlıkçılarımızın çalışma şartları iyileştirilmeli ve onlara gereksiz angarya işler yüklenmemelidir. Hastane ve Aile Sağlığı Merkezlerinde kişisel koruyucu ekipman eksikleri herhangi bir zorlukla karşılaşmadan giderilmelidir. Covid-19 ile mücadele eden tüm birimler personel ve lojistik açıdan takviye edilmelidir.

    Covid-19 enfeksiyonu sağlık çalışanları için meslek hastalığı sayılmalı, hastalık ve ölüm durumları için gerekli yasal düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır. Ayrıca görevi başında hastalanan, vefat eden hekimler hak ve ücret kaybı yaşamamalıdır. Sağlık çalışanlarına karşı şiddetin önüne geçilmeli ve Covid-19 ile canı pahasına mücadele eden hekimlerin gereksiz şikayetler nedeniyle bürokratik işlerle uğraşmaması sağlanmalıdır.

    Sağlığın her şeyden ne denli önemli olduğunu anladığımız şu günlerde kendimizi emanet ettiğimiz başta meslektaşlarımız olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına gönülden teşekkür ediyoruz. Covid-19 enfeksiyonuna karşı elbirliği ile yapacağımız bu ortak mücadelenin bir an önce sonuca ulaşmasını ümit ediyor ve halkımıza sağlıklı günler diliyoruz” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

  • “Pandemi Döneminde Performans Kesintisiz Verilmelidir”

    “Pandemi Döneminde Performans Kesintisiz Verilmelidir”

    Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş ve Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Faruk Doğan Çorum İl Sağlık Müdürlüğünü ziyaret etti.

    Genel Başkanı Semih Durmuş ziyarette yaptığı konuşmada, “Her zaman sağlık çalışanlarının yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz. Sahada sağlık çalışanlarını sık sık ziyaret ediyor sorun ve taleplerinin çözümü için mücadele ediyoruz. Bu mücadelemiz sağlık çalışanlarının hak ettiklerinin karşılığını alıncaya kadar da devam edecektir. Türkiye’nin şartlarını biliyoruz. Bu nedenle Hiçbir zaman da Türkiye’nin şartlarını zorlayacak taleplerde bulunmuyoruz. Ancak haklı ve makul taleplerimize her defasında mazeret üretilmesini ve ötelenmesini kabul etmiyoruz ve adilde bulmuyoruz. Her zaman ifade ettiğimiz gibi kangren haline gelen, çalışma barışını bozan, adaletsiz ek ödeme yönetmeliği ivedilikle revize edilmeli, adil olmalı, çalışma motivasyonunu bozan değil, yükselten bir noktaya getirilmelidir” dedi.

    Sabit ödemelerin mutlaka emekliliğe yansıtılmasını isteyen Durmuş, “Kreş imkanı sağlanmalı, fiili hizmetten tüm sağlık çalışanları yararlanmalıdır. Ayrıca sağlıkta çalışma barışı için performans sistemine de mutlaka kalıcı çözümler üretilmelidir. Pandemi dolayısıyla Mart, Nisan ve Mayıs ayında verilen performans ücretleri, kesintili olarak değil, pandemi devam ettiği sürece verilmelidir” şeklinde konuştu.

    “Çorum’da son dönemde vaka sayılarının artması üzücü ve sağlık çalışanları içinde bir o kadar zor bir süreçtir” diyen Durmuş “Buradan tüm sağlık çalışanlarımıza kolaylık ve sağlıklı günler dilerken, vatandaşlarımızdan da sağlık çalışanlarına yardımcı olacağı en önemli kural olan; maske, mesafe ve hijyen konularında azami hassasiyeti göstermelerini diliyorum. Bu dönemlerde idarecilerden talebimiz; Büyük bir özveri ile çalışan sağlık çalışanlarımıza koruyucu kıyafetler ve çalışılan ortamlarla ilgili fiziki şartların uygun hale getirilmesi için gereğinin yapılmasıdır. Fiziki şartların uygun hale getirilmemesinden kaynaklı en ufak bir ihmal vebaldir. Buna fırsat verilmemelidir. Buradan Tüm sağlık çalışanlarımıza kolaylıklar ve sağlıklı yaşamlar dilerken, sağlık çalışanlarımıza her türlü konuda yardımcı olmaya çalışan ve çalışmaya devam eden ve misafirperverliğin en güzel örneklerini gösteren başta il sağlık müdürümüz ve başkanlarımız başta olmak üzere tüm idarecilerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    İl Sağlık Müdürü Uzn.Dr. Ömer Sobacı’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek teşekkür etti.

  • Belediye’de 7 Personelde Pozitif Vaka

    Belediye’de 7 Personelde Pozitif Vaka

    CHP Çorum İl Başkanı Tahtasız, son günlerde Çorum Belediyesi’nde görüldüğü iddia edilen koronavirüs vakaları hakkında bilgi almak, olayı teyit ettirmek ve kamuoyunun merakını gidermek amacıyla Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın’ı makamında ziyaret etti.

    Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, 7 personelde pozitif vaka görüldüğünü, personelin birlikte çalıştığı 27 kişinin de tedbir amaçlı karantinaya alındığını, toplam 34 personelin evinde karantinada bulunduğunu, belediye binasında ise gereken tüm tedbirleri aldıklarını söyledi.

    Başkan Aşkın ayrıca 37 personelin de 4 aydır kronik rahatsızlığından dolayı idari izinli olduğunu kaydetti.

    Ziyarete; CHP Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız’la birlikte Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz, İl Başkan Yardımcısı Ali Özgür ve Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Tuncay Yılmaz da katıldı.

    Belediye Başkan Yardımcısı Lemzi Çöplü de ziyarette hazır bulundu.

  • Bir Köy Daha Karantinaya Alındı

    Bir Köy Daha Karantinaya Alındı

    Çorum’un Alaca ilçesine bağlı İsmailli köyü karantinaya alındı.

    Edinilen bilgilere köyde yaşayan bazı kişilerin testlerinin pozitif çıkması sonucu köy karantinaya alındı. Köye giriş-çıkışlar kolluk kuvvetlerince sağlanıyor. İstisnai durumlar haricinde köyün giriş ve çıkışlara kapatıldığı öğrenildi.

  • İskilip’te Covid-19 Vaka Sayısı Artıyor

    İskilip’te Covid-19 Vaka Sayısı Artıyor

    İskilip’te geçtiğimiz hafta 30’a yakın pozitif Kovid19 vakasının bulunduğuna dikkat çekilmişti.

    Bu gün bu rakamın daha da arttığı, hastaneye Kovid19 şüphesi ile başvuranların devam ettiği öğrenildi.

    HASTANENİN 3 KATI KOVİD 19 HASTALARINA TAHSİS EDİLDİ

    Edinilen bilgiye göre vaka sayısında artışın devam ettiği, İskilip’te çok sayıda Kovid 19 hastasının bulunduğu, kronik hastalığı bulunan pozitif vakaların Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, diğerlerinin İskilip Devlet Hastanesinde izole altında bulundurulduğu, bazı hastaların evlerinde denetim altında tutulduğu, artan vakalar sonucu hastanenin üç katının bu hastalar için boşaltıldığı da iddialar arasında.

    BİREYSEL TEDBİRLER ÖNEMLİ

    Yeni normalle birlikte düğün, cenaze ve diğer toplu alanlarda tedbirlerden uzaklaşıldığına dikkat çekiliyor. Maske, hijyen ve sosyal mesafeye dikkat edilmemesi vaka artışında önemli etken olarak değerlendiriliyor.

  • İskilip’te Korona Vakası Hızla Artıyor

    İskilip’te Korona Vakası Hızla Artıyor

    İskilip’te yeni normalleşme süreci ile birlikte koronavirüste pozitif vaka sayısında artış gözlemleniyor.

    Edinilen bilgilere şu an İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesinde 30’a yakın pozitif vakanın tespit edildiği ve hastaların izolasyon altında tutulduğu öğrenildi.

    MASKE, MESAFE VE HİJYEN KONUSUNDA HASSAS OLUNMALI

    Düğün, cenaze, pazar ve kalabalık ortamlarda maske takılmadığı, sosyal mesafe kurallarına uyulmadığı da gözle görünen bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

    İSKİLİP HALKI HIFZISIHHA KURULU BAŞKANLIĞI’NDAN RESMİ AÇIKLAMA BEKLİYOR

    İskilip halkı arasında Covid 19 vaka sayısının dedikodu olarak daha fazla rakamlarla ifade edilmesinin önüne geçmek ve toplumda panik havası oluşmaması için İlçe Hıfzısıhha Kurulu Başkanlığının mevcut durum hakkında resmi açıklama yapması bekleniyor. (Kaynak:iskilipost)

  • Sağlık Sen’den ‘Döner Sermaye’ Tepkisi

    Sağlık Sen’den ‘Döner Sermaye’ Tepkisi

    Sağlık çalışanlarının temel sorununun döner sermaye (ek ödeme) sistemi olduğuna dikkat çeken Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, hakkaniyeti esas alan döner sermaye sisteminin oluşturulması gerektiğini söyledi.

    Saatci, Memur-Sen’in hizmet binasında, sağlık çalışanlarına ödenen “döner sermaye sistemi” ile ilgili açıklama yaptı.

    Türk sağlık sisteminin Kovid-19 salgını sürecinde bir defa daha test edildiğini belirten Saatci, sistemin taraflı tarafsız herkesin takdirini kazandığını vurguladı.

    Sağlık çalışanlarına yönelik pandemi sebebiyle 3 aylık ek ödeme desteği ve döner sermaye sistemi hakkında açıklama yapan Başkan Saatci, “Sağlık, kamunun vatandaşlarına vermekle yükümlü olduğu hizmetlerin en önemlileri arasında yer almaktadır. ‘Sosyal devlet’ ilkesinin esas alındığı ülkelerde her bir vatandaş, sağlık çalışanları eliyle sunulan hizmetlerden eşit bir şekilde yararlanır. Bu manada ülkemiz, çok şükür dünyanın en kapsamlı ve en donanımlı sağlık sistemlerinden birine sahiptir. Pandemi sürecinde bir defa daha test edilen bu sistem, taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanmıştır. Elbette sistem ne kadar iyi olursa olsun ve ne kadar teknolojik donanıma sahip bulunursa bulunsun; onu işleten, ayakta tutan, memnuniyeti had safhaya yükselten, fedakar sağlık çalışanlarıdır. Bu manada sağlık çalışanları ordumuz, pandemi süreci öncesinde olduğu gibi salgına karşı canları pahasına yürüttükleri amansız mücadelede de bu hakikati tüm çıplaklığıyla ortaya koymuşlardır” dedi.

    Kronik bir sorun

    2004 yılında, sağlıkta yeni döneme geçiş sürecinde önemli sorunların çözümünde anahtar rol görmesi amacıyla tüm sağlık tesislerinde uygulanmaya başlanan döner sermaye sisteminin, ilk yıllarda başarıyla uygulanmışsa da gelinen noktada işlevini yitirip, kronik bir sorun halini aldığını belirten Başkan Saatci, sistemin gerek hekimler arasında gerekse hekim dışı sağlık çalışanları arasında dengeli ve hakkaniyetli bir paylaşıma imkan vermediğini savundu. Sorunun ne yazık ki her geçen gün daha da büyümekte ve içinden çıkılmaz hal almaya doğru ilerlemekte olduğunu öne sürdü.

    Saatci, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Sağlık-Sen olarak, sağlık çalışanlarının moral ve motivasyonlarını sarsan, iş barışını ve huzurunu olumsuz etkileyen, hak kayıplarına yol açan ve çalışanları meslekten soğutan döner sermaye sisteminin bir an önce düzeltilmesi gerektiğine inanıyoruz ve bu yöndeki çağrımızı bir defa daha tekrarlıyoruz. Hakkaniyeti esas alan döner sermaye sisteminin oluşturulması mümkündür ve bunu her platformda muhataplarımızla paylaştık. Yol yakınken, bu yanlıştan bir an önce dönülmeli; sağlık çalışanlarının yüzü güldürülmelidir. Mart ayı başında, yönetmelik değişikliğiyle kısmi çözüm bir yana, sorunun derinliği ve yakıcılığı daha da artmıştır. Şöyle ki; yapılan değişiklikle birkaç meslek grubunun lehine adım atılırken, sayıları yüz binleri bulan hekim dışı sağlık çalışanları tam bir hayal kırıklığına uğratılmıştır. Hakkaniyetle, adaletle ve vicdanla bağdaşmayan bu ve benzer düzenlemeleri kabul etmek mümkün değildir. Döner sermaye uygulamasındaki ana kurgu değişmeden, emek ve alın teri temelli dengeli ve adil bir paylaşım gözetilmeden, sistemin teşvik ediciliği her bir çalışanı kapsayacak şekilde genişletilmeden ortaya konacak her bir düzenleme, sorunun derinleşmesinden başka bir işe yaramayacaktır” diye konuştu.

    Ek ödeme desteği bitti ama pandemi devam ediyor

    Döner sermayede olduğu gibi salgınla mücadele sürecindeki uygulamalarda da benzer olumsuzlukların görüldüğünü belirten Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, “Bakanlık, sürecin en başında, performansa bakmaksızın belirlemiş olduğu usul ve esaslar çerçevesinde; pandemiyle mücadelede direk yer alan hekimler için tavandan, diğer hekimler için ise kadro ve unvanlarına göre tavanın yüzde 45 ile 75 aralığında, hekim dışı sağlık çalışanları için ise tavandan ek ödeme verileceği yönünde karar aldı. Ancak performansa dayalı ek ödeme sisteminin adil ve hakkaniyetli olmadığı, mevcut sorunları çözücü özelliğinin kalmadığı, ihtiyaçları karşılamadığı gibi nedenlerle, zorlu salgın günlerinde sağlık çalışanlarında ciddi huzursuzluklara yol açmıştır.

    Daha vahimi, salgın süresince, hakkaniyetli olmasa da tüm sağlık çalışanlarının yararlanacağı açıklanan ek ödeme desteği, alınan yeni bir kararla, salgınla mücadele eden sağlık çalışanları ile sınırlandırıldı. Üç aylık dönemi kapsayan ek ödeme desteği uygulamasında da süre uzatımına dair yeni bir karar olmadığı için 15 Temmuz itibarıyla sona gelinmiştir. Bu yanlıştan acilen dönülmelidir.

    Neticede, sağlık çalışanlarının salgınla mücadelesi devam etmektedir. Sağlık çalışanları, hiç olmazsa salgınla mücadele süresince, uygulamadaki haksızlıkların giderilip ek ödeme desteğinin her bir çalışanı kapsayacak şekilde genişletilmesini beklerken, 15 Temmuz itibarıyla uygulama sona ermiştir.

    Salgınla mücadelede cephenin en ön safında yer tutan ve hatta canlarıyla bedel ödeyen sağlık çalışanlarının hiçbiri, bu tür haksızlıkları kabul etmemektedir; palyatif adımlar, sorun ve memnuniyetsizlik üretmeye devam etmektedir. Sistemi; çalışanların bir kesimini maksimum düzeyde memnun ederken, bir diğer kesimini daha az memnun ederek veyahut memnuniyetlerini sıfırlayarak sağlıklı bir şekilde sürdürmek mümkün değildir.

    Neticede her bir sağlık çalışanı aynı işi yapmasa da aynı sorumluluk bilinciyle hareket ediyor ve risklere karşı aynı göğsü geriyor. Salgın sürecinde de çok net bir şekilde görüldüğü gibi virüs – risk – tehdit cephede – sahada ayrım yapmıyor.

    Sağlık hariç hiçbir kamu hizmetinde; aynı işi yapmasına, aynı saat çalışmasına ve aynı statüde olmasına rağmen farklı ücret alan bir çalışana rastlamak mümkün değildir. Sonuç olarak; fedakar sağlık çalışanları arasında ayrım yapan, hak gasp eden, alın terini yok sayan, bu çarpık döner sermaye sistemine bir an önce son verilmelidir” diye konuştu.

  • ‘Ek Ödeme Desteği Devam Etmeli’

    ‘Ek Ödeme Desteği Devam Etmeli’

    Sağlık-Sen Çorum Şube başkanı Ahmet Saatcı gündeme ilişkin yaptığı yazılı açıklamada,Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş’un, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile görüşerek sağlık çalışanlarının çözüm bekleyen sorunlarını gündeme getirdiğini söyledi.

    Saatci,, “Sağlık Bakanlığı’nda gerçekleşen ziyarette başta pandemi sürecinde verilen ek ödeme desteğinin devam etmesi, sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi ve istihdam eksikliğinin giderilmesi gibi birçok sorun masaya yatırıldı” dedi.

    Saatci. Ziyarette Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş’un, Sağlık Bakanı Fahrettin Kova’ya ilettiği talepler hakkında yaptığı açıklamalarda şunları söyledi;

    ” 3 ay tavandan verilen ek ödeme desteğinin Temmuz ayı dahil devam etmesi gerektiği, sağlık çalışanlarının ek ödeme gelirinin her yıl eriyerek sıfırlanmasına sebep olan, çalışma barışını bozan ve adaletsizliğe yol açan döner sermaye uygulamasının yeniden kurgulanarak çalışanların gelirinin artırılmasıyla ilgili hazırlamış olduğumuz ‘Döner Sermaye Yönetmeliği Teklif Dosyası’nı paylaşıldığı, Ayrıca COVID-19 ile mücadelede çalışanlara ilave ücret ödenirken ekibin bir parçası olan GİH ve YH sınıfı çalışanlarının göz ardı edildiğini ve ilave ücret verilmesi için bir düzenleme yapılması gerektiği, yaklaşık 11 bin 500 4\B sözleşmeli, 863 vekili ebe-hemşire, 3 bin kamu dışı aile sağlığı çalışanının kadroya alınarak kamuda mali, özlük ve sosyal haklar açısından tek tip ve kadrolu istihdam modelinin hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdiği, uzun süredir yapılmayan Görevde Yükselme Sınavının ilan edilmesi ve 2 bin kadro açılmasının bir kazanım olduğu, acak yaklaşık 9 bin kişi görevde yükselme beklediği, kadro kontenjanının artırılması ve her yıl düzenli olarak sınav yapılması gerektiği, sağlık çalışanlarının idare tarafından icap nöbetine çağrıldığı ancak icap nöbet ücretleri ödenmediğini, hak ihlali olan bu uygulamaya son verilmesi ve icap nöbet ücretlerinin ödenmesi gerektiği, pandemide aktif görev alan ASM çalışanlarına da ilave bir ödeme yapılması, son derece riskli bir iş yapan filyasyon ekiplerinin ek ödemelerinin de ‘riskli birim katsayısıyla’ ödenmesinin elzem olduğu, 3600 ek gösterge artışının hemşire, ebe, sağlık memuru vs. şeklinde unvan ayrımı yapılmadan lisans mezunu tüm çalışanları kapsaması gerektiği, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın organizasyonuyla tüm hastaneler ve özellikle şehir hastanelerinde gündüz bakım evleri ve 7/24 esaslı kreşler açılmasının gerektiği, her alanda eksik olan istihdam ihtiyacının giderilmesi ve yıllardır atama bekleyen mezunların istihdam edilmesi için yeteri düzeyde alım gerçekleştirilmesi gerektiği, görevi başında COVID-19’a yakalanarak vefat eden sağlık çalışanı ailelerinin vazife malullüğü haklarından faydalanması gibi çözüm bekleyen birçok konuyu gündeme getirerek çözüme yönelik tekliflerimiz iletilmiştir.”