Kategori: SAĞLIK

  • “Seyyar Görev Tazminatları Ödenecek”

    “Seyyar Görev Tazminatları Ödenecek”

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, seyyar görev yapan personellerin seyyar görev tazminatları ile ilgili  yazılı açıklamada bulundu.

    Saatci, “Asli görevleri gereği, memuriyet mahalli dışında ve belirli bir görev bölgesi içinde fiilen gezici olarak görev yapan memur ve hizmetlilere yönelik seyyar görev tazminatı ödemelerine ilişkin düzenleme il sağlık müdürlüklerine gönderildi” dedi.

    Sağlık Bakanlığı’na il sağlık müdürlüklerinin daha önce bilgi vermemesi sebebiyle ilgili personellerin görevlerinin karşılığı olan seyyar görev tazminatını alamadıkları ve mağduriyet yaşadıkları gerekçesiyle Sağlık-Sen’in yazılı başvuruda bulunduğunu belirten Saatcı,”Sağlık-Sen’in başvurusunu dikkate alan Sağlık Bakanlığı il sağlık müdürlüklerine gönderdiği yazıyla fiilen gezici olarak görev yapan memur ve hizmetlilere gündelik ve yol giderleri yerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca vize edilen cetvellere göre seyyar görev tazminatı verileceğini açıkladı. Gönderilen yazının ekinde yer alan açıklamada adam/ gün sayısı cetvellerde belirtilerek bu yönde çalışanlara ödeme yapılması hususunda il sağlık müdürlüklerine talimat verildi. Konuya ilişkin ilgi yazılar Sağlık-Sen Web sayfasında mevcuttur” şeklinde açıklamalarda bulundu.

  • Sağlık Çalışanlarının Sesine Kulak Verildi

    Sağlık Çalışanlarının Sesine Kulak Verildi

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, diğer kurumlarda çalışanlara verilen ancak Sağlık Bakanlığında çalışanlara verilmeyen izinlerle ilgili olarak açıklamalarda bulundu.

    Saatci, “Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş ve beraberindeki heyetin dün Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet İslamoğlu’yla görüşmeleri neticesinde idari izinler yeniden düzenlendi” dedi.

    Yeni düzenleme ile bilikte hamile ve engelli sağlık çalışanları 12 gün idari izinli sayılacağını belirten Saatci, doğum sonrası analık izni süresi biten sağlık çalışanlarının talep etmeleri halinde ücretsiz izin alabileceğini söyledi.

    Çalışan eşlerin her ikisinin de Bakanlık personeli olması halinde, sağlık hizmetinin sürdürülebilirliğine yönelik gerekli tedbirler alınması kaydıyla okul öncesi ve ilköğretimde çocuğu bulunan kadın sağlık çalışanı öncelikli yıllık izin talepleri karşılanacak.

    İdari izinlerin yeniden düzenlenmesini değerlendiren Ahmet Saatcı,”, Koronavirüs’le mücadelede en ön safta yer alan sağlık çalışanları arasında riskli grupta yer alanların yeni yazıyla izinli olmaları sağlandı. Özellikle okul öncesi ve ilköğretimde çocuğu bulunan, her ikisi de çalışan anne-baba sağlık personelleri için yeni düzenlemenin önemli olduğu, hamile ve engelli sağlık çalışanlarının yeni düzenleme sonrası rahat bir nefes alacakları ortadadır. Engelli sağlık çalışanlarının izinli sayılmaları noktasında yöneticilerden beklentimiz vergi indiriminden faydalanan herkesin idari izinli sayılmasıdır. Engellilerle ilgili olarak verilecek idari izinde, kadrosu engelliydi, engelli değildi şeklinde çalışma barışını bozacak, ikilik çıkaracak hususlara fırsat verilmemesidir. Bu konuda yöneticilerimizin sağduyulu davranacağından eminiz. “Sağlık çalışanlarının hassasiyetlerine kulak verdikleri için başta Sayın Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca olmak üzere Sayın Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet İslamoğlu ve emeği geçen bakanlık teşkilatına teşekkür ediyoruz.”

  • Coronavirüs Hakkında Bilinmesi Gerekenler

    Coronavirüs Hakkında Bilinmesi Gerekenler

    Çorum Özel Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Tümer Güven gündemimizde yoğun bir şekilde yer alan Coronavirüs hakkında detaylı bilgiler verdi.

    Doç. Dr. GÜVEN Şunları söyledi;

    CORONAVİRUSLAR VE COVID-19 NEDİR?

    Coronavirus’lar soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS-CoV) ve Ağır Akut Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome,SARS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklara kadar çeşitli hastalıklara neden olan büyük bir virüs ailesidir. Coronavirus’ların insanlarda dolaşımda olan alt tipleri çoğunlukla soğuk algınlığına sebep olan virüslerdir.

    31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Çin Ülke Ofisi, Çin’in Hubei eyaletinin Vuhan şehrinde etiyolojisi bilinmeyen pnömoni (zatürre) vakaları bildirdi. 7 Ocak 2020’de ise daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni bir coronavirüs olarak tanımlandı ve hastalığın adı COVID-19 olarak kabul edildi.

    Mart 2020 başı itibariyle Çin’de salgının hızı yavaşlarken, İran, Kore Cumhuriyeti (Güney Kore) ve İtalya’da COVID-19 vakaları ve buna bağlı ölümler hızla artmaya başladı. Yine Mart 2020 başı itibariyle hastalık, insandan insana bulaşma özelliği nedeniyle hızla yayıldı. Dünya genelinde 100’ün üzerinde ülkeden hastalar bildirildi.

    BULAŞMA DURUMU NASIL OLUR?

    Hastalığın esas bulaşma yolu hasta bireylerden damlacık yoluyla olmaktadır. Hasta bireylerin öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçtıkları damlacıklara diğer kişilerin elleri ile temas etmesi sonrasında ellerini ağız, burun veya göz mukozasına götürmesi ve temas etmesi ile bulaşmaktadır.
    Çin’deki olguların epidemiyolojik özellikleri incelendiğinde ortalama inkübasyon süresinin 5-6 gün (2-14 gün) olduğu, bazı vakalarda 14 güne kadar uzayabileceği gözlenmiştir.

    Coronavirus’lar genel olarak dış ortama çok dayanıklı olmayan virüslerdir. Cansız yüzeylerde birkaç saat içerisinde aktivitesini kaybettiği kabul edilmektedir.

    KLİNİK GULGULARI NASILDIR?

    Hastalığın en yaygın belirtileri üst solunum sistemi semptomları; ateş ve öksürüktür. Daha ciddi vakalarda; pnömoni, ağır akut solunum yolu enfeksiyonu, böbrek yetmezliği ve hatta ölüm gelişebilir.

    KORUNMA YOLLARI NELERDİR?

    Hasta insanlarla temastan kaçınılmalıdır (mümkün ise en az 1 m uzakta bulunulmalı).

    Hastaların yoğun olarak bulunması nedeniyle mümkün ise sağlık merkezlerine gidilmemeli, sağlık kuruluşuna gidilmesi gereken durumlarda diğer hastalarla temas en aza indirmelidir.

    El hijyenine dikkat edilmelidir, sık aralıklarla eller temizlenmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanılmalıdır. Antiseptik içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir.

    Öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağzın tek kullanımlık kâğıt mendil ile kapatılmalı, kâğıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içinin kullanılmasına dikkat edilmelidir.

    Özellikle solunum bulguları (ateş, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, öksürme, boğaz ağrısı gibi) varlığında, öksürük ve hapşırma sırasında yukarıda belirtilen uygulamalara dikkat edilmesi, ellerin sık olarak yıkanması, mümkünse kalabalık yerlere girilmemesi, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve burnun kapatılması, mümkünse tıbbi maske kullanılması önerilmektedir.

    Hasta olmayan kişilerin maske takmasına gerek yoktur.

  • Özel Hastane Her Gün Dezenfekte Ediliyor

    Özel Hastane Her Gün Dezenfekte Ediliyor

    Çorum Özel Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gökhan Bilgili, hastanenin tüm alanlarının Koronavirüs kapsamında her gün dezenfekte edildiğini söyledi.

    Başhekim Bilgili “Hastanemizde tüm temas alanları, polikliniklerimiz, ortak kullanım alanları vb. onaylı kimyasallarla düzenli olarak temizlenmekte ve dezenfekte edilmektedir. Değerli hastalarımızın ve personellerimizin sağlığını önemsiyor, gerekli eğitimler ile bilinçlendiriliyor, tüm önlemleri değerli hastalarımız için hassasiyetle sunuyoruz.” diye konuştu.

  • Gastroenteroloji Ünitesine Yeni Uzman Hekim

    Gastroenteroloji Ünitesine Yeni Uzman Hekim

    Çorum Özel Hastanesi faaliyetlerine ve güçlü uzman hekim kadrosuna bir yenisini ekledi. Çorum Özel Hastanesi, Gastroenteroloji branşında kadrosuna Uzm. Dr. Hakan Akıncı’yı ekleyerek hekim kadrosunu daha da güçlendirdi.

    Gastroenteroloji bölümü hastanemiz ve Çorum için önemli branş olduğunu belirten Çorum Özel Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gökhan Bilgili; Çorum halkına kaliteli hizmet sunmayı ilke edindiklerini ve bu doğrultuda yoğunluğu ve ilimizin çok fazla ihtiyacı olan Gastroenteroloji bölümü için Uzm. Dr. Hakan Akıncı’yı kadrolarına kazandırdıklarını ifade etti.

    Çorum Özel Hastanesi’nin hızla büyüdüğünü dile getiren Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Gökhan Bilgili, “Çorum halkına hizmet vermekten onur ve gurur duymaktayız. Halkımıza sunduğumuz hizmetler gün geçtikçe kalitesini yükseltmektedir. Ayrıca hastanemiz yatak kapasitesini, hizmet çeşitliliğini ve modernizasyonunu arttırarak Çorum’a ihtiyacı olan güzel bir tesis sunmaktadır. Kadromuzu da deneyimli ve başarılı hekimlerle güçlendirerek halkımıza hizmette sınır tanımayacağız’’ diye konuştu.

    Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Hakan Akıncı, Çorum Özel Hastanesi’nde Çorum halkına hizmet vermekten gurur duyduğunu belirterek, Hastane’nin güçlü kadrosunda yer almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

    Akıncı, halkımızın taleplerine ve ihtiyaçlarına doğru şekilde cevap vereceklerini söyledi.

    Uzm. Dr. Hakan Akıncı ile anlaşarak Gastroenteroloji ünitesini güçlendiren Çorum Özel Hastanesi, 3 Hemşire, 1 Anestezi Teknikeri, 1 Görevli Personel ve 2 Tıbbi Sekreter ile ünitede hastalara hizmet vermektedir.

    1982 yılında İstanbul’da doğan Uzm. Dr. Hakan Akıncı, ilk-orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamlamıştır. 2000 yılında İstanbul Üniversitesi’nde Tıp Fakültesi eğitimine başlayan Akıncı,, 2006 yılında mezun olmuştur. 2006 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları bölümünü kazanmış ve 2011 yılında İhtisasını tamamlamıştır. 2013 yılında Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji yan dal ihtisasına başlamıştır. 2016 yılında mezun olmuştur. 2011-2013 yılları arasında Sivas Yıldızeli Devlet Hastanesinde İç Hastalıkları Uzmanı olarak, 2016-2020 yılları arasında da Sinop Atatürk Devlet Hastanesinde Gastroenteroloji Uzmanı olarak çalışmıştır. 2020 yılı Mart ayı itibariyle Çorum Özel Hastanesi’nde çalışmaya başlamıştır.

    Akıncı, evli ve iki çocuk sahibidir.

    Alanında oldukça deneyimli bir hekim olan Akıncı; Girişimsel işlemler olarak;
    • Anestezili Endoskopi,
    • Anestezili Kolonoskopi,
    • ERCP (Safra Yolu Hastalıklarının Endoskopik tanı ve tedavisi),
    • Hemoroidlerin ameliyatsız endoskopik tedavisi (Bant ligasyonu ve skleroterapi),
    • Polipektomi (Mide ve Bağırsak Polipleri Tedavisi),
    • Sindirim Sistemi Darlıklarında (Yemek borusu-Mide-bağırsak Darlıkları) Balon ve Buji ile genişletme
    • PEG (Mideye Endoskopik beslenme tüpü yerleştirilmesi),
    • Akalazya Balon Dilatasyonu ve Botoks Enjeksiyonu,
    • Özafagus ve Mide Varislerinin endoskopik tedavisi,
    • Karaciğer parankim biyopsileri işlemlerini başarı ile gerçekleştirmektedir.

    Gastroenteroloji olarak; şu alandaki hastalıkların teşhis ve tedavilerini yapmaktadır.
    • Yemek borusu hastalıkları ve belirtileri;

    • Yemek borusundan yabancı cisim çıkarılması,
    • Yemek borusu divertikülleri,
    • Yemek borusu kanserleri,
    • Boğazda takılma,
    • Reflü,
    • Ağız kokusu,
    • Göğüs ortasında yanma hissi,
    • Yutma zorlukları ve ağrılı yutkunma,
    • Koroziv Madde yutulması (Çamaşırsuyu, Yağ çözücü maddeler vb.),
    • Ağızdan kan gelmesi,
      • Mide Hastalıkları ve belirtileri;
    • Mide Ülserleri,
    • Mide Polipleri,
    • Mide kanserleri,
    • Gastrit,
    • Helicobakter plori,
    • Hazımsızlık (hazımsızlık, mide yanması),
    • Bulantı ve Kusma,
    • Mide ağrısı
    • Karın ağrısı,
    • Dirençli mide ağrıları,
    • Mide yanması,
    • Şişkinlik,
    • Geğirme,
    • Mideden delici-batıcı yabancı cisim çıkarılması,
    • Mide kanamaları,
      • İnce Bağırsak Hastalıkları ve belirtileri;
    • Ülser,
    • Çölyak hastalığı,
    • İnce bağırsak polipleri,
    • İnce bağırsak tümörleri,
    • İnce bağırsak darlıkları,
      • Kalın Bağırsak Hastalıkları ve Belirtileri;
    • Kabızlık,
    • İshal,
    • İrritable bağırsak sendromu (spastik kolon),
    • Rektal kanama (makattan kan gelmesi),
    • Kalın bağırsak polipleri,
    • Kalın bağırsak tümörleri,
    • Kalın bağırsak divertikülleri,
    • İltahaplar,
    • Ülseratif kolit,
    • Crohn hastalığı,
    • Kolit hastalığı,
    • Kansızlık (anemi),
    • Kilo kaybı,
    • Kalın bağırsak kanamaları,
      • Anüs hastalıkları ve belirtileri;
    • Hemoroid (Basur),
    • Fissür,
    • Fistül
      • Karaciğer, Safra Yolu ve Pankreas Hastalıkları ve belirtleri;
    • Sarılık,
    • Akut kronik hepatitler (Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C, Hepatit D),
    • Karaciğer sirozu,
    • Karaciğer test yüksekliği (AST-ALT-Billurubin yüksekliği)
    • Karın zarında sıvı toplanması (Asit),
    • Karaciğer koması,
    • Karaciğer kitle, kist ve kanserleri,
    • Karaciğer yağlanması,
    • Karaciğer enzim yükseklikleri,
    • Otoimmün karaciğer hastalıkları (primer biliyer siroz, otoimmün hepatit),
    • Gebelikte karaciğer hastalıkları,
    • Wilson hastalığı,
    • Hemokromatozis hastalığı,
    • Safra kesesi taşı,
    • Safra kesesi kanseri,
    • Safra kesesi polipleri,
    • Safra kanalı hastalıkları(darlık, taş, tümör),
    • Safra kanalı iltihabı (kolanjit),
    • Ameliyat durumu olmayan kanser hastalarına metal stent takılması,
    • Akut ve kronik pankreatitler,
    • Pankreas kistleri,
    • Pankreas kanser ve kitleleri,
    • Pankreas kistlerinin boşaltılması tanı ve tedavileri yapılmaktadır.
  • Virüs Taraması Bahanesiyle Hırsızlık Yapıyorlar

    Virüs Taraması Bahanesiyle Hırsızlık Yapıyorlar

    Çorum’da koronavirüs salgınını bahane ederek evlerde hırsızlık yapmaya çalışan kişiler olduğu yönünde gazetemize ihbarlar geldi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Emniyet Genel Müdürlüğü koronavirüs salgının bahane ederek evlerden hırsızlık yapıldığı yönünde vatandaşlara uyarılarda bulundu.

    Bu konuda halkı hassas olmaya davet eden Emniyet böyle bir durumla karşılaşıldığında 112 – 155 – 156 numaralarının aranmasını istedi.

    Emniyet COVID-19 salgınını (Coronavirüs) bahane etmek sureti ile Sağlık Bakanlığı tarafından tarama yapmak için geldiklerini söyleyip evlere girerek hırsızlık girişiminde bulunan şahısların olduğu ile ilgili çeşitli ihbarlar alıyordu.

    RİSK TARAMASI, ALO 184 SİZİ ARADIKTAN SONRA GERÇEKLEŞİYOR

    Bununla ilgili harekete geçen Emniyet vatandaşları uyardı: Koronavirüs risk taraması ALO 184’ün sizi araması sonrası geçekleşmektedir.

    BAKAN KOCA SOSYAL MEDYADAN UYARDI

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Sağlık Bakanlığı, Corona virüs risk taramasını çat kapı değil, planlayarak yapmaktadır. Sizi 184’ten arayıp bilgilendiriyor, ondan sonra geliyoruz. SABİM-184’ten size TELEFON GELMEMİŞSE, test amacıyla geldiğini söyleyenleri içeri almayın. KÖTÜ NİYETLİLERE KARŞI DA TEDBİRLİ OLALIM!” dedi.

  • Kolon Maketiyle Kanser Farkındalığı Oluşturdular

    Kolon Maketiyle Kanser Farkındalığı Oluşturdular

    Kanserle Sağlıklı Yaşam Derneği(KA-DER), Kolon Kanseri ayı nedeniyle PTT önünde farkındalık stantı açtı.

    Stantta koridor şeklindeki bağırsak maketi aracılığıyla vatandaşlara, kolon kanseri hakkında bilgi verildi.

    Kanserle Sağlıklı Yaşam Derneği (KA-DER) Başkanı Bekir Şahin yaptığı konuşmada, “İl Sağlık Müdürlüğümüz ile beraber kit dağıtımı yapıyoruz. bu bağırsak maket balonunu derneğimize kazandırılmasında yardımcı olan başta Çorum Valisi Sayın Mustafa Çiftçi ve Çorum milletvekillerine teşekkür ederim” dedi.

    Standın açılmasında yardımcı olan Belediye Başkanı Dr Halil İbrahim Aşgın’a teşekkür eden Şahin, ” Ayrıca Belediye Başkan Yardımcısı Sayın İsmail Yağbat’a teşekkür ediyorum. Projemizde her zaman yanımızda olan il Sivil Toplum ile İlişkiler Müdürü Mustafa Bayrak’a ve ekibine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • ‘Panik Yapmayın Önlem Alın’

    ‘Panik Yapmayın Önlem Alın’

    Çorum Tabip Odası, toplum ve şehir sağlığını ilgilendiren koronavirüs ve virüse karşı alınacak tedbirlerle ilgili bilgiler verdi.

    Enfeksiyonun nasıl başladığı, nasıl bulaştığı, korunma yolları, tedavisi vb. konularda bilgi veren Tabip Odası, vatandaşları panik olmamaları ve önlem almaları konusunda uyardı. İşte o açıklama:

    KORONAVİRÜS ENFEKSİYONU NASIL BAŞLADI?

    Çin’in Hubei Eyaleti, Vuhan şehrinde, 31 Aralık 2019’da nedeni bilinmeyen zatürre vakaları bildirilmiştir. Özellikle Vuhan’ın güneyindeki Vuhan Güney Çin Deniz Ürünleri Şehir Pazarı (farklı hayvan türleri satan bir toptan balık ve canlı hayvan pazarı) çalışanlarında kümelenme olduğu belirtilmiştir. Hastalardan alınan örneklerin incelenmesi sonucunda 7 Ocak’ta, hastalığa neden olan virusun SARS (2002) ve MERS (2012) gibi Koronavirus ailesinden olduğu anlaşılmış ve virüse ‘Yeni Koronavirus 2019’ (2019-nCoV) adı verilmiştir. Yeni Koronavirüs bu iki virüse göre çok daha az öldürücüdür. DSÖ’nün Çin Halk Cumhuriyetine ait COVID-19 raporuna göre ölüm vakaları genellikle ileri yaştaki ya da eşlik eden sistemik hastalığı (hipertansiyon, diyabet, kalp damar sistemi hastalıkları, kanser, kronik akciğer hastalıkları, vücut savunma sistemini zayıflatan durumlar) olan bireyler olmuştur.

    KORONAVİRÜS VÜCUTTA NELERE SEBEP OLUR?

    Enfeksiyonun yaygın belirtileri solunum şikayetleri, yüksek ateş, öksürük ve nefes almada zorluktur. Boğaz ağrısı eşlik edebilir. Daha ciddi vakalarda, zatürre, ağır akut solunum yolu enfeksiyonu, böbrek yetmezliği ve hatta ölüm gelişebilir. Gençler ve genç erişkinler hastalığı hafif seyretmektedir. Çoğu insan hastalığı geçirirken fark etmeyebilir. İnsanlarda Koronavirusun sebep olduğu hastalık basit soğuk algınlığından ağır akut solunum hastalığına kadar değişkenlik gösterebilmektedir. Ayrıca hastalığın ileri dönemlerinde çeşitli derecelerde solunum, barsak, karaciğer, böbrek ve sinir sistemlerinde bozukluklara yol açabilmektedir.

    KORONAVİRÜS NASIL BULAŞIR?

    Hastalık esas olarak damlacık yoluyla bulaşmaktadır. Hasta bireylerin öksürme, hapşırma, konuşma bağırma, gülme yoluyla ortaya saçtıkları damlacıklar 1 metreye kadar yayılabilirler. Hastalığın bu şekilde insandan insana bulaşması için yakın temas (1 metreden yakın) gereklidir. Bu damlacık içindeki virüsler yakındaki insanların burun, ağız, göz mukozalarına (bu organların en dış kısmı) yapışıp ilerlemeye başlarlar. İkinci bir bulaşma yolu ise bu damlacıkların yüzeylere (asansör/elektrik düğmesi, kapı kolu, masa) bulaşması ve diğer kişilerin bunlara elleri ile temas etmesi sonrasında ellerini ağız, burun veya göz mukozasına götürmesi ve bu temas sonucu kendisine bulaştırmasıdır. Hastalık bu organlardan aşağı inerek akciğer enfeksiyonuna neden olabiir. Virüs bulaştıktan sonra ortalama 5-6 gün (bu süre 2 gün kadar kısa, 14 gün kadar uzun olabilir) sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar. COVID-19’un bulaştırıcılık süresi ise şu an için kesin olarak bilinmemektedir. Belirtiler başlamadan 1-2 gün önce başlayıp, belirtilerin kaybolmasıyla sona erdiği düşünülmektedir. Çoğu insan hastalığı hafif geçirdiği için virüsü fark etmeden başkalarına bulaştırır. Bundan dolayı bu virüs çok hızlı yayılmaktadır.

    HASTALIKTAN NASIL KORUNULUR?

    Grip, nezle gibi tüm solunum yolu enfeksiyonlarının bulaşma riskini azaltmak için yapılan öneriler yeni koronavirüs hastalığı için de geçerlidir. Hasta insanlarla temastan kaçınılmalıdır (mümkün ise en az 1 m uzakta bulunulmalı). İnsanlar arasındaki ‘Sosyal Mesafe’ 1 metrede tutulmalıdır. Hafif şikayetleri olan hastaların virüsün başka insanlara bulaşmasını engellemek için hastalık geçene kadar evde kalması uygundur. Bu hastalar ciddi şikayetleri olmadıkça hastane, AVM gibi kalabalık ortamlara girmemelidirler. Zorunlu hallerde dışarıya çıkacaklarsa maske takmaları gerekmektedir. Yurtdışından, salgının olduğu ülkelerden gelen insanların 14 gün evlerinde kalması, insanlarla temastan kaçınması, kalabalık ortamlara girmemesi ve hastaneye gitme zorunluluğu olduğunda maske takması gerekmektedir. İnsanlarla öpüşme, sarılma, tokalaşma bu süreçte yapılmamalıdır. Özellikle hasta insanlarla veya çevreleriyle doğrudan temas ettikten sonra eller sık sık yıkanmalıdır. Eller yıkanmadan ağız, burun ve gözlerle temas edilmemelidir. Eller, en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı sonrasında kurulanmalıdır. Eller yıkanırken el sırtı, başparmak, parmak araları ve uçları ve bilekler yıkanmalıdır. Antiseptik veya antibakteriyel içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir. Sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği veya kolonya kullanılmalıdır. Dengeli beslenmek, uyku düzeni ve düzenli egzersiz bağışıklık sistemini güçlendirerek tüm hastalıklara karşı direnci arttırmaktadır. Bu salgınla nedeniyle paniğe kapılma hem kendimize hem çevremize virüsten daha fazla zarar verebilir. İnsan zihni “Ya olursa…” düşüncesine “Oldu/olduk” şeklinde tepki verir. Bunun için sağlıklı kaynaklardan bilgi almaya devam etmek, panik ve endişe etmemek ve hepsinden önemlisi “Bu paniği hissetmeseydim şuan ne yapıyor olurdum deyip?” onu yapmaya ve tedbirli bir şekilde hayata devam etmek gerekmektedir.

    MASKE NE ZAMAN KULLANILMALI?

    Sağlıklı kişilerin maske kullanmasına gerek yoktur. Herhangi bir viral solunum yolu enfeksiyonu geçirmekte olan kişinin öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağzını tek kullanımlık kağıt mendil ile örtmesi, kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içini kullanması gereklidir. Hasta kişilerin mümkünse kalabalık yerlere girmemesi, eğer girmek zorunda kalınıyorsa tıbbi maske kullanması önerilmektedir. Maskeyi çıkarıldığında hemen çöpe atılmalı ve eller yıkanmalı veya antiseptikle temizlenmelidir. Hasta olmayan kişilerin maske kullanmasına normalde gerek yoktur. Sadece yeni koronavirüs hastalığını geçirenlerle temas edenlerin (sağlık çalışanları, hasta ile aynı evde yaşayanlar) maske takması gerekmektedir. Bu durumlarda kullanılacak maskelerin cerrahi/basit/tıbbi maske olması yeterlidir. N95 veya FFP2 türü maskeler sağlık çalışanları tarafından sadece özel koşullarda (hastanın solunum cihazına bağlanması gerektiğinde..vb) kullanılmalıdır. Bu tür maskeleri halkın kullanmasına gerek yoktur.

    ELDİVEN GİYMELİ Mİ?

    Hayır. Eldiven, sadece sağlık çalışanları tarafından hastanın bakımı ve muayenesi sırasında kullanılır. Sağlık çalışanları dışındaki kişiler eldiven kullanmamalıdır. Bunun en önemli nedeni, eldivenlerin uygun şekilde kullanılmadığı durumda hastalığın daha çok yayılmasına neden olmasıdır. Eldivenlerin uygun kullanımı, sağlık çalışanlarına verilen eğitimlerle sağlanmaktadır. Sağlık çalışanları dışındaki kişilerin eldiven kullanması uygun değildir. Eller, hastalığın bulaşmasında çok önemlidir ve bulaşı azaltmanın yolu ellerin su ve sabun ile yıkanmasıdır. Sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği veya kolonya kullanılmalıdır.

    HASTALIĞIN TEDAVİSİ VAR MI?

    Bugün için Koronavirüslere tam olarak etkili olduğu gösterilmiş ilaç yoktur. Genel olarak hastalara şikayetlerini azaltacak ve varsa bozulan organ fonksiyonlarını destekleyecek tedaviler verilmektedir. Bazı ileri olgularda antibiyotik ve antiviral tedaviler kullanılmaktadır.”

  • Tıp Bayramı Kutlandı

    Tıp Bayramı Kutlandı

    14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle Atatürk Anıtı’nda tören düzenlendi.

    Törene İl Sağlık Müdürü Ömer Sobacı, Çorum Tabipler Odası Başkanı Dr. İsmail Çağatay Çağlar ve sağlık personeli katıldı.

    Törende İl Sağlık Müdürlüğü, Elit Park Hastanesi ve Tabipler Odası anıta çelenk sundu. Günün anlam ve önemine binaen İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

    “İnsanın sağlık çalışanı olabilmesi için yüreğinin, sevgilerin en güzeli en anlamlısı olan insan sevgisiyle dolu olması gerekir. Ancak bu şekilde hoşgorü ve özveriyle insanlara hizmet edilebilir, sorunlarını, dertlerini paylaşabilir ve çareler üretebilirler. Böylesine zor bir görevi yerine getiren çalışanlarımızın sağlık sistemimizin bu günlere gelmesinde büyük katkısı bulunmaktadır. Gelişmişliğin en önemli göstergelerinden biri sağlıktır. Ülkemiz, sağlık alanında elde ettiği başarılarla takdir toplamış ve birçok ülkeye örnek gösterilmiştir. “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz” sözüyle Atatürk’ün güven ve takdirini kazanmış değerli hekimlerimizi ve her düzeydeki sağlık çalışanlarının, yaşama hakkının korunmasında gösterdiği titiz ve insanüstü gayretleri, her türlü övgünün üzerindedir. İnsanı yaşatmayı ve insanın acısını azaltmayı, insanlığa daha nitelikli bir yaşam sunmayı amaç edinen, bu kutsal saygın ve onurlu mesleği yerine getiren hekimlerimizin ve tüm sağlık çalışanlarımızın insan yaşamına saygıyı ifade eden 14 Mart Tıp Bayramını kutlar ve başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim.”

  • Pastil Kullanırken Bunlara Dikkat

    Pastil Kullanırken Bunlara Dikkat

    Tüm dünyayı etkileyen Covid 19 virüsüne karşı koruyucu önlemler tartışılırken, uzmanlar halkı yanlış pastil kullanımına karşı uyardı.

    Dünya Sağlık Örgütü’nün küresel salgın ilan ettiği coronavirüsün (COVİD 19) Türkiye’de de görülmesi virüse karşı alınacak önlemleri de artırdı.

    Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, coronavirüsten korunmak için nar, zerdeçal ve zencefil özütleri içeren pastilleri önerdi.

    Pastillerin doğru kullanılmadığı için etkisinin azaldığına dikkat çeken Prof. Dr. Yeşilada, boğazımızı Çanakkale Boğazı’na benzeterek, “doğru pastil kullanımı ile virüslerin akciğerlerinize inmesini önleyebilir ve virüsü boğazınızda hapsedebilirsiniz” dedi.

    Yeşilada, doğru pastil kullanımı ile ilgili şu bilgileri verdi:

    1- Pastil kullanımından sonra üzerine bir saat süreyle su içilmemeli.
    2- Pastilin üzerine bir saat süreyle yemek yenmemeli.
    3- Pastil ağızda çiğneyerek kısa sürede tüketmeye çalışmamalısınız, yavaş yavaş ağzınızın içinde çevirerek tüketmelisiniz.
    4- Çocuklar pastil tadı keskin, acı geldiği için hemen yutmaya kalkabilirler. Bu nedenle dört yaşından büyük çocuklara pastili ikiye bölüp, yarım pastil verebilirsiniz.
    5- Şekerli pastiller mikroorganizmaların gelişmesi için ortam yaratırlar. Bu nedenle “şekersiz” pastiller tercih edilmeli.
    6- Nar, zencefil ve zerdeçal özütünden hazırlanmış şekersiz pastillerin virüsleri yüzde 85 oranında bloke ettiği klinik çalışmalarla ispatlanmıştır. Bu pastillerden günde 6 taneye kadar kullanabilirsiniz.
    7- Özellikle kalabalık ortamlara girmeniz gerektiğinde, havaalanlarında, toplu taşıma araçlarında koruyucu önlem olarak pastil kullanabilirsiniz.
    8- İyileştirici özelliği olduğuna inanılan tavuk suyu çorba ya da şekerli pastiller boğazda virüslerin yerleşimini kolaylaştırır ve onları besleyen bir ortam oluşturur. Tüketmeyin!
    9- Virüsler arasında bizim kullandığımız mesajlaşma uygulamalarına benzeyen bir haberleşme sistemi vardır. Şekerli pastil ya da tavuk suyu çorba bu sistemi besler ve güçlendirir,virüslerin vücuda yerleşmesine sebep olur. Ancak bu nar, zerdeçal ve zencefil özütleri içeren fitoterapötik pastillerin bu ortamı bloke ederek mesajlaşma sistemini yok ettiği klinik çalışmalarda gösterilmiştir.
    10- Bu kombinasyonun bir diğer özelliği de tükürükteki doğal mikrop öldürücü madde olan lizozimi 5 misli artırarak vücudun kendi savunma mekanizmalarını devreye sokmasıdır. Bu etki klinik araştırma ile kanıtlanmıştır.