Kategori: SAĞLIK

  • Hastanelere Ziyaretçi Kısıtlaması Getirildi

    Hastanelere Ziyaretçi Kısıtlaması Getirildi

    Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında, hastanelere ziyaretçi kısıtlaması getirildiğini söyledi.

    Bakan Koca, Bilim Kurulu Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, hastanelere mesai saatleri içerisinde ziyaretçi kabul edilmeyeceğini mesai saatleri dışında ise sadece bir kişiye izin verileceğini bildirdi.

    İlaçlarını raporla alan yaşlıların rapor süresi dolduğunda hastaneye başvurmadan ilacını doğrudan alabileceğini belirten Koca, ”Kamu çalışanlarından kronik hastalığı olanlar kolaylıkla izne ayrılabilecek. Mart ve nisan aylarındaki ulusal yada uluslararası konferanslar ve etkinlikler geçici bir süre ertelendi. Bunun dışında vatandaşlar kendilerinde hastalık bulgusu bulduğunda veya şüpheye düştüklerine kolaylıkla Alo 184 koronavirüs danışma hattını arayabilecek.” dedi.

    Koca, şöyle devam etti:

    ”Vatandaşlar tereddüt altında kaldığında Alo 184’ü arayarak bilgi alabilecek ve yapması gerekenin ne olduğunu doktora gitmeden öğrenebilecek. Bu noktada şüphe taşıyan vatandaşlarımızın diğer vatandaşlarımıza tehlike oluşturmaması sağlanacak. Alo 184 danışma hattının bu pazar günü devreye girmesi planlanıyor. Sağlık kuruluşlarına gitmeden yurtdışından gelenlerin 14 gün izinli sayılmalarıyla ilgili bir karar çıktı. Vaka sayıları dünyada tırmanışa geçerken vatandaşlarımızdan bu noktada yurtdışına çıkmamalarını istiyoruz. Yurtdışında olanların ise dönmek için ısrarcı olmalarını yanlış buluyoruz, kendilerini bulundukları yerde 14 gün izole etmelerini öneriyoruz. Bu nedenle kapıları ve sınırları zorlamamız gerektiğini ifade etmek istiyoruz.”

    İlk 2 vakanın belli bir odağa bağlı olduğunu dile getiren Koca, şunları kaydetti:

    ”Aynı aile içinde 3 yeni tanı daha konuldu. Yeni vakaların da tanımlı çevre içinde olduğunu söylemek istiyoruz. Sonraki 4 vaka, ilk tespitin hemen ardından izole edilen kişilerdir. Bu somut bilginin ardından dünyadaki tabloya bakmalıyız. Dünya Sağlık Örgütü koronavirüsün 124 ülkeye yayıldığını duyurdu. Covid 19’u pandemik hastalık ve bir küresel tehdit olarak tanımladı. Biz de risk küresel derken hep buna dikkat çekiyorduk. Pandemiler dünyaya ekonomik yükler getirir ve bireysel yaşamı kısıtlar. Sağlığımız için bazı özgürlüklerden bir süreliğine vazgeçeceğiz, yurtdışına çıkmayacağız, kalabalık ortamlara karışmayacağız.
    ABD 54 ülkeye seyahat kısıtlaması koyarken, Türkiye konusunda kaygı taşımadığını gösterdi. Türkiye risk listesinde yok. Bunu gerektirecek düzeyde bir durum asla söz konusu değil. Tabii ki bu süreçte eskisi kadar konuksever olmayabiliriz. Kapımız dünyadan her gelene bu dönemde açık değil. Türkiye ise tüm dünyanın gözünde güven telkin eden ülkelerden biri.”(HHA)

  • Her 7 Kişiden Birisi Kronik Böbrek Hastasıdır!

    Her 7 Kişiden Birisi Kronik Böbrek Hastasıdır!

    Çorum Özel Hastanesi Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Özgür Sönmezer, 12 Mart Dünya Böbrek Günü sebebiyle Böbrek Sağlığı hakkında açıklamalar yaptı.

    Opr. Dr. Sönmezer; Tüm dünyada erişkinlerin yaklaşık % 10’nda böbrek hastalığı bulunduğu tahmin edilmekte olduğunu ve Türk Nefroloji Derneği’nin gerçekleştirdiği CREDIT çalışmasında, Türkiye’de erişkinlerin %15.7’sinde çeşitli evrelerde böbrek hastalığı bulunduğuna dikkat çekti.

    Sönmezer, her yıl mart ayının ikinci perşembe günü tüm dünyada kutlanan, Dünya Böbrek Günü’nün, Uluslararası Nefroloji Birliği ve Uluslararası Böbrek Vakıfları Federasyonu’nun ortaklaşa düzenlediği ve böbrek sağlığına dair dünyanın en geniş kapsamlı organizasyonu olan Dünya Böbrek Günü’nde bu yıl “Herkes İçin Böbrek Sağlığı” teması ele alındığını belirtti.

    Her yıl 80 ülkede 140’tan fazla yerel organizasyon tarafından kutlanan Dünya Böbrek Günü’nde kronik böbrek hastalıklarının önlenmesi ve hayat tarzı değişiklikleri açısından önemli adımlar atıldığını ve Dünya nüfusunun yüzde 10’unun böbreklerinde farklı düzeylerde hasar olduğu bilinirken, gelecek 10 yıl içinde bu oranın yüzde 17 artacağı öngörüldüğünü belirten,
    Opr. Dr. Özgür Sönmezer açıklamalarına şöyle devam etti;

    ÜLKEMİZDE HER 7 KİŞİDEN BİRİSİ KRONİK BÖBREK HASTASIDIR!

    Kronik böbrek hastalığı sıklıkla sinsi seyreder. Düzenli tarama yapılmadıkça erken evrelerde teşhisi zordur.

    10 KRONİK BÖBREK HASTASINDAN SADECE BİRİ HASTALIĞIN FARKINDADIR!

    Farkındalığının ve erken tanısının düşük olması nedeniyle, hastalık sıklıkla son dönem böbrek yetmezliği evresine ilerler.

    KRONİK BÖBREK HASTALIĞI İLERLEYİCİDİR!

    Son dönem böbrek yetmezliği gelişen hastaların yaşamını sürdürebilmesi için diyaliz ve böbrek nakli tedavilerinin uygulanması gerekir. Bu tedavilerin global maliyeti 1 trilyon doların üzerindedir. Ülkemizde diyaliz uygulanan veya böbrek nakli yapılmış 60.000’i aşkın hasta bulunmakta ve sağlık bütçesinin % 5’den fazlası bu hastalar için harcanmaktadır.

    KRONİK BÖBREK HASTALIĞI ÖNLENEBİLİR!

    Kronik böbrek hastalığının giderek artan tıbbi, sosyal ve ekonomik yükünü azaltmak için;

    NELER YAPMALIYIZ?
    • Düzenli egzersiz yapmalı,
    • Sağlıklı beslenmeli ve ideal vücut ağırlığımızı korumalı,
    • Tuzu azaltmalı,
    • Yeterli su içmeli,
    • Sigaradan ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmalıyız.
    Kronik böbrek hastalığı için risk altındaki kişilere yönelik düzenli tarama ve etkin tedavi ile hastalığın gelişimi önlenebilir veya ilerlemesi engellenebilir. Kronik böbrek hastalığı için en yüksek risk faktörleri;
    • Şeker hastalığı
    • Tansiyon yüksekliği
    • Kalp-damar hastalıkları
    • Obezite
    • İleri yaş
    • Ailede böbrek hastalığı varlığıdır dedi.
    Çorum Özel Hastanesi Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Özgür Sönmezer, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de koruyucu hekimlik uygulamalarındaki artışa ve son dönem kronik böbrek yetmezliği görülme sıklığının yüzde 1-1,5 düzeyine düşmesine rağmen Türkiye’de böbrek nakillerinde henüz istenilen düzeye ulaşılamadığını da belirten Sönmezer, şu bilgileri paylaştı:

    “Böbrek hastalıklarının önlenmesi konusunda yapılacak çalışmalar da en az organ bağışı kadar önemli. Beslenme ve hayat tarzı değişiklikleri de şüphesiz bu anlamda büyük yer tutuyor. Bilinçsiz ağrı kesici kullanımı da buna bir örnek. Bilinçsizce kullanılan ilaçlar böbreklere en büyük hasarı veren etken olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle kadınların çantalarından ayırmadıkları ve gerekli-gereksiz her durumda kullandıkları ağrı kesicilerin bilinçsizce kullanımı böbreklerin en büyük düşmanlarından biridir”dedi.

  • Özel Hastaneye Yeni Gastroenteroloji Uzmanı

    Özel Hastaneye Yeni Gastroenteroloji Uzmanı

    Çorum Özel Hastanesi faaliyetlerine ve güçlü uzman hekim kadrosuna bir yenisini ekledi. Çorum Özel Hastanesi, Gastroenteroloji branşında kadrosuna Uzm. Dr. Hakan Akıncı’yı ekleyerek hekim kadrosunu daha da güçlendirdi.

    Gastroenteroloji bölümü hastanemiz ve Çorum için önemli branş olduğunu belirten Çorum Özel Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gökhan Bilgili; Çorum halkına kaliteli hizmet sunmayı ilke edindiklerini ve bu doğrultuda yoğunluğu ve ilimizin çok fazla ihtiyacı olan Gastroenteroloji bölümü için Uzm. Dr. Hakan Akıncı’yı kadrolarına kazandırdıklarını ifade etti.

    Çorum Özel Hastanesi’nin hızla büyüdüğünü dile getiren Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Gökhan Bilgili, “Çorum halkına hizmet vermekten onur ve gurur duymaktayız. Halkımıza sunduğumuz hizmetler gün geçtikçe kalitesini yükseltmektedir. Ayrıca hastanemiz yatak kapasitesini, hizmet çeşitliliğini ve modernizasyonunu arttırarak Çorum’a ihtiyacı olan güzel bir tesis sunmaktadır. Kadromuzu da deneyimli ve başarılı hekimlerle güçlendirerek halkımıza hizmette sınır tanımayacağız’’ diye konuştu.

    Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Hakan Akıncı, Çorum Özel Hastanesi’nde Çorum halkına hizmet vermekten gurur duyduğunu belirterek, Hastane’nin güçlü kadrosunda yer almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

    Akıncı, halkımızın taleplerine ve ihtiyaçlarına doğru şekilde cevap vereceklerini söyledi.

    Uzm. Dr. Hakan Akıncı ile anlaşarak Gastroenteroloji ünitesini güçlendiren Çorum Özel Hastanesi, 3 Hemşire, 1 Anestezi Teknikeri, 1 Görevli Personel ve 2 Tıbbi Sekreter ile ünitede hastalara hizmet vermektedir.

    1982 yılında İstanbul’da doğan Uzm. Dr. Hakan Akıncı, ilk-orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamlamıştır. 2000 yılında İstanbul Üniversitesi’nde Tıp Fakültesi eğitimine başlayan Akıncı,, 2006 yılında mezun olmuştur. 2006 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları bölümünü kazanmış ve 2011 yılında İhtisasını tamamlamıştır. 2013 yılında Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji yan dal ihtisasına başlamıştır. 2016 yılında mezun olmuştur. 2011-2013 yılları arasında Sivas Yıldızeli Devlet Hastanesinde İç Hastalıkları Uzmanı olarak, 2016-2020 yılları arasında da Sinop Atatürk Devlet Hastanesinde Gastroenteroloji Uzmanı olarak çalışmıştır. 2020 yılı Mart ayı itibariyle Çorum Özel Hastanesi’nde çalışmaya başlamıştır.

    Akıncı, evli ve iki çocuk sahibidir.

    Alanında oldukça deneyimli bir hekim olan Akıncı; Girişimsel işlemler olarak;
    • Anestezili Endoskopi,
    • Anestezili Kolonoskopi,
    • ERCP (Safra Yolu Hastalıklarının Endoskopik tanı ve tedavisi),
    • Hemoroidlerin ameliyatsız endoskopik tedavisi (Bant ligasyonu ve skleroterapi),
    • Polipektomi (Mide ve Bağırsak Polipleri Tedavisi),
    • Sindirim Sistemi Darlıklarında (Yemek borusu-Mide-bağırsak Darlıkları) Balon ve Buji ile genişletme
    • PEG (Mideye Endoskopik beslenme tüpü yerleştirilmesi),
    • Akalazya Balon Dilatasyonu ve Botoks Enjeksiyonu,
    • Özafagus ve Mide Varislerinin endoskopik tedavisi,
    • Karaciğer parankim biyopsileri işlemlerini başarı ile gerçekleştirmektedir.

    Gastroenteroloji olarak; şu alandaki hastalıkların teşhis ve tedavilerini yapmaktadır.
    • Yemek borusu hastalıkları ve belirtileri;

    • Yemek borusundan yabancı cisim çıkarılması,
    • Yemek borusu divertikülleri,
    • Yemek borusu kanserleri,
    • Boğazda takılma,
    • Reflü,
    • Ağız kokusu,
    • Göğüs ortasında yanma hissi,
    • Yutma zorlukları ve ağrılı yutkunma,
    • Koroziv Madde yutulması (Çamaşırsuyu, Yağ çözücü maddeler vb.),
    • Ağızdan kan gelmesi,
      • Mide Hastalıkları ve belirtileri;
    • Mide Ülserleri,
    • Mide Polipleri,
    • Mide kanserleri,
    • Gastrit,
    • Helicobakter plori,
    • Hazımsızlık (hazımsızlık, mide yanması),
    • Bulantı ve Kusma,
    • Mide ağrısı
    • Karın ağrısı,
    • Dirençli mide ağrıları,
    • Mide yanması,
    • Şişkinlik,
    • Geğirme,
    • Mideden delici-batıcı yabancı cisim çıkarılması,
    • Mide kanamaları,
      • İnce Bağırsak Hastalıkları ve belirtileri;
    • Ülser,
    • Çölyak hastalığı,
    • İnce bağırsak polipleri,
    • İnce bağırsak tümörleri,
    • İnce bağırsak darlıkları,
      • Kalın Bağırsak Hastalıkları ve Belirtileri;
    • Kabızlık,
    • İshal,
    • İrritable bağırsak sendromu (spastik kolon),
    • Rektal kanama (makattan kan gelmesi),
    • Kalın bağırsak polipleri,
    • Kalın bağırsak tümörleri,
    • Kalın bağırsak divertikülleri,
    • İltahaplar,
    • Ülseratif kolit,
    • Crohn hastalığı,
    • Kolit hastalığı,
    • Kansızlık (anemi),
    • Kilo kaybı,
    • Kalın bağırsak kanamaları,
      • Anüs hastalıkları ve belirtileri;
    • Hemoroid (Basur),
    • Fissür,
    • Fistül
      • Karaciğer, Safra Yolu ve Pankreas Hastalıkları ve belirtleri;
    • Sarılık,
    • Akut kronik hepatitler (Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C, Hepatit D),
    • Karaciğer sirozu,
    • Karaciğer test yüksekliği (AST-ALT-Billurubin yüksekliği)
    • Karın zarında sıvı toplanması (Asit),
    • Karaciğer koması,
    • Karaciğer kitle, kist ve kanserleri,
    • Karaciğer yağlanması,
    • Karaciğer enzim yükseklikleri,
    • Otoimmün karaciğer hastalıkları (primer biliyer siroz, otoimmün hepatit),
    • Gebelikte karaciğer hastalıkları,
    • Wilson hastalığı,
    • Hemokromatozis hastalığı,
    • Safra kesesi taşı,
    • Safra kesesi kanseri,
    • Safra kesesi polipleri,
    • Safra kanalı hastalıkları(darlık, taş, tümör),
    • Safra kanalı iltihabı (kolanjit),
    • Ameliyat durumu olmayan kanser hastalarına metal stent takılması,
    • Akut ve kronik pankreatitler,
    • Pankreas kistleri,
    • Pankreas kanser ve kitleleri,
    • Pankreas kistlerinin boşaltılması tanı ve tedavileri yapılmaktadır.
  • İskilip Devlet Hastanesi’ne Fizik Tedavi Ünitesi

    İskilip Devlet Hastanesi’ne Fizik Tedavi Ünitesi

    İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesi bir yandan eksikliklerini tamamlarken diğer taraftan tedavi hizmetlerine yenilerini ekliyor.

    Bu çerçevede; 100 metre karelik alana Fizik Tedavi Ünitesi kurulum çalışmalarında sona yaklaşıldı. Fizik tedavi merkezinde tam teşekküllü hizmet vermek için Fizik Tedavi ve Ortopedi Uzmanı açığı kapatıldı.

    Yardımcı personelle birlikte fizik tedavi ünitesinde Akapuntur, Hacamat, Ozon tedavilerin yapılabilmesi için çalışmalar titizlikle devam ediyor. Uygulamaya geçilmesi ile beraber İskiliplilerin bu hizmet için Çorum’a gitmesi gerekmeyecek.

    Çoğu Ameliyatta Çorum ve Çevre İlçelerinden Önde
    Bazı ameliyatlar bakımından da İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesi’nin imkanları il ve diğer ilçelerinden önde gidiyor.

    Çorum’da dahi sıra alınması gereken ameliyatlar İskilip’te hastanın tetkiklerinden sonra aynı gün yapılabiliyor. Hastanede mevcut şartlarda Omuz ameliyatı, eklem protezi yapılıp tedavi süreci tamamlanabiliyor.

    Anne Dostu Hastane

    Anne dostu hastane statüsüne de sahip olan hastanede doğum öncesi ve sonrası tüm tetkik ve tedaviler eksiksiz olarak yapılıyor. İleri tetkikler için Çorum’a sevk işlemlerinde de önemli ölçüde azalma dikkatlerden kaçmıyor.

    Döner Sermaye Sadece İskilip’te Dağıtılıyor.

    Sağlık çalışanlarının motivasyonu noktasında önemli yeri olan Döner Sermaye dağıtımı Çorum ilçeleri arasında sadece İskilip Devlet Hastanesinde gerçekleştiriliyor. Döner sermaye hem sağlık çalışanlarının işlerini iyi yapmasına hem de doktor ve yardımcı personellerinin Çorum’a gidiş, geliş yapmamalarında önemli rol oynuyor.

    Edinilen bilgilere göre İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesinde altı ay öncesine göre önemli gelişmeler gerçekleşti. Yapımı ve doktor açığı bakımından sıkça eleştirilerin odağında olan İskilip Devlet hastanesinin imajı olumlu yönde değişmeye devam ediyor.

    Hastane yönetiminin çabaları sonucu eksikliği bilinen atamalarında yakın zamanda gerçekleşeceğine dair gelişmeler yaşanmakla birlikte son aylarda ambulansların Çorum’a gidişlerinde azalma olduğu da gözlerden kaçmıyor.

  • “Glokom (Göz Tansiyonu) Önemli Bir Hastalıktır”

    “Glokom (Göz Tansiyonu) Önemli Bir Hastalıktır”

    Çorum Özel Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanları Opr. Dr. Serkan Güreser ve Prof. Dr. Mustafa Durmuş 8-14 Mart Glokom Haftası kapsamında Glokom Hastalığı ile ilgili bilgiler verdi.

    8-14 Mart Glokom Haftası nedeniyle açıklama yapan Çorum Özel Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanları Opr. Dr. Serkan Güreser ve Prof. Dr. Mustafa Durmuş, ‘Glokom’un sessiz seyreden bir rahatsızlık olduğu için hastaların farkına varmadan yavaş yavaş görme yeteneğini kaybettiğini belirttiler.

    Glokom Haftası nedeni ile açıklamada bulunan halk arasında “karasu hastalığı” olarak da bilinen göz tansiyonu hastalığı hakkında bilgi veren Opr. Dr. Serkan Güreser ve Prof. Dr. Mustafa Durmuş “Glokom, görme sinirinde hasarla sonuçlanan ve körlüğe neden olan bir hastalıktır. Dünyada körlüğün en sık nedenlerinden biridir. Glokom tespit edildiğinde o zamana kadar oluşmuş olan hasarı geri çevirmek mümkün değildir. Bu nedenle erken tanı, hastalığın tedavisinde çok önemlidir” dediler.

    40 YAŞ ÜSTÜ RİSK GRUBUNDA
    Yüksek göz içi basıncı, yaş, ailede glokom öyküsü, ırk, şeker hastalığı, ciddi göz yaralanmaları, üveit, miyopi ve uzun süreli kortizon kullanımının glokoma yakalanma riskini artırdığına değinen Opr. Dr. Serkan Güreser ve Prof. Dr. Mustafa Durmuş; “Glokomun 40 yaş üzerinde toplumda görülme sıklığı yüzde 2-3 iken, glokomlu ailelerdeki görülme sıklığı 4-5 kat fazladır” diye belirterek, bu özelliklere sahip kişilerin glokoma yakalanma riskine karşın görme sinirindeki hasarın erken tespit edilebilmesi için düzenli göz muayenesi olmasının önemli olduğunu” ifade ettiler.

    Ayrıca, göz tansiyonunun (Glokom) Türkiye’de de yüz binlerce insanı etkilediğine de işaret ederek, özellikle çocuklarda ve yeni doğanlarda da hastalığın önemine değindiler.

    ERKEN TANI ÖNEMLİ

    Glokomda erken tanı ve tedavinin çok önemli olduğunun üzerinde duran Göz Hastalıkları Uzmanları “Glokom tedavisi ömür boyu süren kronik bir göz hastalığıdır. Gözün anatomik yapısına göre dar açılı ve geniş açılı olmak üzere, farklı mekanizmalar ile ortaya çıkabilir. Hastalar damlalarını düzenli kullanmalıdır. Periyodik göz muayenelerini ihmal etmemelidirler. Glokom günümüzde gelişen teknoloji ile göz uygulanan damlalarla büyük oranda tedavi edilebilmekte, nadiren lazer veya cerrahi yöntemlere ihtiyaç duyulmaktadır.” diye konuştular.

  • Çorum’da ki Hastaların Testleri Negatif

    Çorum’da ki Hastaların Testleri Negatif

    Çorum’un Sungurlu ilçesinde korona virüs şüphesiyle hastanede gözetim altına alınan kişinin test sonuçlarının negatif çıktığı açıklandı.

    Valilikten konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada, korona virüs vakası görüldüğüne dair basında yer alan bazı haberlerle ilgili kamuoyunu bilgilendirme gereği duyulduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

    “Çin’de başlayıp diğer ülkelere yayılan COVID-19 hastalığı ile ilgili Sağlık Bakanlığımızca alınan en üst düzeyde tedbirler ilimizde de uygulanmaktadır. Yurtdışından gelen kişiler evlerinde takip edilmekte, hastalık belirtisi görüldüğü takdirde gerekli izolasyon önlemleri alınarak tedbir amaçlı gözlem altına alınmaktadır. Daha önce coronavirus vakası olan bir ülkeye seyahat öyküsü bulunan bu hastamız 03.02.2020 tarihinde Sungurlu Devlet Hastanemizde gözlem altına alınmış olup, hastadan gönderilen testler negatif çıkmıştır. İlimizde coronavirus vakası tespit edilen herhangi bir hastamız bulunmamaktadır.”

  • Atıf Hoca Hastanesi Hedef Büyütüyor

    Atıf Hoca Hastanesi Hedef Büyütüyor

    Vatandaşların 100 Yataklı İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesine memnuniyeti artıyor.

    100 Yataklı İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesi bir taraftan doktor açığını kapatırken diğer yandan donanımsal eksiklerini tamamlayarak hizmet alanını geliştiriyor. 6 Ay öncesine göre uzman doktor açığı hızla gideriliyor. Çoğu hastalık, tetkik ve tedavi için Çorum’a sevk edilen hasta sayısında gözle görülür biçimde azalmaya başladı.

    YATAN HASTA SAYISINDA DOLULUK ORANI YÜZDE 80’E ULAŞTI
    Edinilen bilgilere göre geçtiğimiz Eylül ayında yatan hasta sayısı sadece 15 iken Şubat ayı itibariyle yüzde 80’e ulaştı. Bunda pratisyen ve uzman doktor sayısındaki artış ile tetkik ve tedavide sağlanan hız, hastane yönetiminin ve personelin gayreti önemli etkenlerden biri olarak göze çarpmakta.

    TETKİKLERDE BİR GÜNDE SONUÇ ALINIP, TEDAVİYE BAŞLANIYOR
    Örneğin anestezili endoskopi Çorum’un ilçelerinde tek yapılan hastane İskilip Devlet Hastanesi. Anestezisiz endoskopi için bile bu gün Çorum Devlet Hastanesinde 6 ay sonrasına gün verilirken İskilip’te aynı gün sonuç alınarak tedaviye başlanıyor.

    13 UZMAN DOKTORLA BERABER HEKİM SAYISI 20’Yİ GEÇTİ
    Doktor açığının giderilmesinde hastane yönetiminin bakanlıkla sürekli iletişim halinde olduğu edinilen bilgiler arasında olduğu bilgisine ulaşıldı. Uzman ve pratisyen hekim sayısı 20’yi geçmiş durumda. Bakanlığında İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesine bakışının olumlu yönde olduğu biliniyor.

    Bu çerçevede; 2 anestezi uzmanı, 3 çocuk doktoru, başhekimle beraber mevcut durumda 2 dâhiliye uzmanı, 1 Fizik tedavi uzmanı, 1 genel cerrah, 1 ortopedi, 1 radyoloji, 9 pratisyen hekim tedavi hizmeti verirken 1 dâhiliye ve 1 Kadın doğum doktorunun da önümüzdeki günlerde göreve başlayacağı kesinleşti. Bunun yanında 4 diş hekimi de İskiliplilere tedavi hizmeti vermeye devam ediyor.

    VATANDAŞIN HASTANE MEMNUNİYETİ ARTIYOR
    Hasta ve hasta yakınları devlet hastanesindeki tedavi hizmetlerinden, hastane yönetiminden, personelden ve verilen hizmetlerden memnun olduklarını söylüyorlar. Bundan 6 ay önceki durum göz önüne alındığında vatandaşların, hasta ve hasta yakınlarının hastane hizmetlerine bakış açısının olumlu yönde olduğu gözlemlendi.

  • İşitme Kaybı Dünyada En Yaygın Engellerden Biridir

    İşitme Kaybı Dünyada En Yaygın Engellerden Biridir

    Çorum Özel Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Murat KÖSE 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Gününe özel açıklamalarda bulundu.

    Opr. Dr. Murat KÖSE işitme ile ilgili olarak şu bilgileri verdi;
    Kişiler arası iletişimin temeli işitme ve konuşmadır. Konuşma gelişiminin de sağlıklı bir işitme gerektirdiğini düşünecek olursak işitmenin önemi daha iyi anlaşılacaktır.

    Telefonu icat eden Alexander Graham Bell, işitme engelli olan annesi ve eşinin aynı zamanda tüm işitme engelli bireylerin duyamadığı sesleri duymaları için pek çok çalışma yapmıştır. İşitme engellilere dil öğretmeni yetiştiren bir okulda çalışan Graham Bell, aslında sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalışmaları sırasında tesadüfen telefonu icat ederek birbirinden kilometrelerce uzaktaki insanların birbirlerini duymalarını sağlamıştır. İskoçyalı ünlü bilim adamının işitme engelliler için yapmış olduğu çalışmalarından dolayı doğum günü olan 3 Mart (1847) tarihi Dünya Kulak ve İşitme Günü olarak kutlanmaktadır. Alexander Graham Bell işitme engelli eşine yazdığı bir mektupta “Eşin, hangi noktaya çıkarsa çıksın, ne denli zengin olursa olsun, emin ol işitme engellileri ve onların sorunlarını her zaman düşünecektir” diye yazmıştır.

    İşitme Kaybı Dünyada En Yaygın Engellerden Biridir. Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı rapora göre, 32 milyonu çocuk olmak üzere 360 milyondan fazla insan işitme kaybı ile yaşamaktadır. Türkiye’de bu sayı yaklaşık olarak 2,2 milyondur. İnsanlar yaşlandıkça bu risk artmaktadır. 65 yaşını geçen her 3 kişiden biri duyma güçlüğü yaşamakta.

    Dünya Sağlık Örgütü işitme kaybına yol açan faktörlerin % 50′si önlenebilir olduğunu bildirmektedir. Önleyici tedbirler arasında çocukların yenidoğan döneminde işitme taramalarından geçmesi, kızamık, menenjit, kabakulak ve kızamıkçık aşılarını olması, özellikle ototoksik (iç kulağa zarar verici) özellikte ilaç kullanırken seçici davranılması, orta kulak iltihabı için etkin tedavilerin yapılması, aşırı gürültülü ortamlardan kaçınılması sayılabilir.

    Aile herhangi bir zamanda bebeğinde işitme kaybından şüphelenir ise bunu doktoru ile paylaşmalıdır. Bebeğin duyması her yaşta test edilebilir. Bilgisayarlı işitme testleri yeni doğanlarda taramayı mümkün kılmaktadır. Okula başlamadan önce tüm çocukların işitme testi ile değerlendirilmesi gereklidir. İşitme kaybı kulak kiri veya kulakta sıvı birikmesi gibi düzeltilebilir sorunlardan kaynaklanabilir. Bu durumlarda basit bir tedavi veya küçük bir cerrahiyle işitmesi düzeltilebilir ve kalıcı kayıpların önüne geçilebilir.

  • Çorum’a Doktor Müjdesi!

    Çorum’a Doktor Müjdesi!

    AK Parti Çorum Milletvekili Av. Oğuzhan Kaya, Çorum’a 28 doktor kadrosunun verildiği açıkladı.

    Milletvekili Kaya, 91. dönem devlet hizmetleri yükümlülüğü kurasından Çorum’a da ihtiyaca binaen doktor ataması yapıldığını bildirdi. Kura ile 8 uzman doktor ve 20 pratisyen olmak üzere 28 doktorun atandığını belirten Milletvekili Oğuzhan Kaya,

    Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 10 pratisyen hekim ataması yapıldığını ayrıca, Sungurlu Devlet Hastanesi’ne 4, İskilip Devlet Hastanesi’ne 2, Uğurludağ, Mecitözü, Oğuzlar ve Boğazkale Devlet hastaneleri de 1’er pratisyen hekim atandığını duyurdu.

    Kaya, ayrıca Boğazkale ve Uğurludağ’a 1’er uzman aile hekimi atamasının da kura ile yapıldığını kaydetti.

    Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 2, Osmancık ve Bayat Devlet Hastanelerine ise 1 Çocuk Sağlığı Hastalıkları uzmanı atandığını söyleyen Milletvekili Oğuzhan Kaya, Osmancık Devlet Hastanesi’ne 1 Dahiliye Uzmanı, İskilip Devlet Hastanesi’ne de kadın hastalıkları ve doğum uzmanı doktor atamasının yapıldığını ifade etti.

    Yapılan atamalarla birlikte hastanelerde yaşanan doktor sıkıntısının bir nebze de olsa ortadan kaldırıldığını kaydeden Milletvekili Oğuzhan Kaya, yapılan atamanın Çorum’a ve doktorlara hayırlı uğurlu olmasını temenni etti.

  • Sakroiliak Eklem Fonksiyon Bozukluğu

    Sakroiliak Eklem Fonksiyon Bozukluğu

    Çorum Özel Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Teoman Başaran az bilinen fakat çok sık görülen bir rahatsızlık olan Sakroiliak Eklem Fonksiyon Bozukluğu ile ilgili olarak bilgi verdi.

    Sakroiliak eklem çok az bilinen bir eklem olmasına rağmen bel, kalça ve bacak ağrılarında sık etkilenen bir eklemdir. Omurganın leğen kemiklerine bağlandığı eklemdir ve sağ-sol olmak üzere iki tanedir. Bel eklemleri ve kalça eklemleri arasındadır. Vücut ağırlığı bu eklemlerden geçerek bacaklara aktarılır. Yürüme esnasında ağırlığın sağ ve sola aktarımını sağlayarak dengeli yürümeye yardımcı olmaktadır.

    Sakroiliak eklem fonksiyon bozukluğunda bel ağrıları, kalça ve kasık ağrıları, bacak ve diz arkasında ağrı, oturma sırasında zorlanma ve ağrı ve sık sık pozisyon değiştirme hissi görülür. Genellikle sabahları tek tarafta görülür.

    Sakroiliak eklem ağrılarına trafik kazaları, düşmeler, ağırlık kaldırmaları, zorlu normal doğum yapanlarda, gebelikler, bacak uzunluk farklılıkları, skolyozlar (sırt eğrilikleri), eklem protez ameliyatları, mekanik bozukluk, Sakroiliak enfeksiyonları, ankilozan spondilit, kristal artropatiler(GUT), piyojenik artropati, omurga ameliyatları sonrası, sakrumun stres kırıklıkları gibi etkenler sebep olmaktadır.

    Sakroiliak eklem fonksiyon bozukluğu ile karışan durumlar ise şunlardır: trokanterik bursit(kalça yan ağrısı), piriformis sendromu, miyofasiyal ağrılar, lumbosakral disk bozuklukları, lumbosakral faset sendromu, lomber radikulapati, kluneal sinir sıkışmasıdır.

    Bu hastalıkları ayırt etmek için kan testleri, röntgen, Bilgisayarlı Tomografi ve MR gibi tetkikler istenebilir.

    Sakroiliak eklem fonksiyon bozukluğu tedavisinde antiniflamatuar ilaç tedavisi, fizik tedavi, manipülasyon, masaj, yoga, egzersizler ve akupuntur yapılabileceği gibi; steroid-PRP ve proloterapi gibi enjeksiyonlar yapılabilir. Radiofrekans ile ağrıyan bölge yakılabildiği gibi geçmeyen ağrılarda sakroiliak eklem dondurma ameliyatı gerekebilmektedir.

    Geçmeyen bel ve kalça ağrılarında mutlaka uzman bir hekime muayene olunması gerekmektedir.