Kategori: SAĞLIK

  • “Glokom (Göz Tansiyonu) Önemli Bir Hastalıktır”

    “Glokom (Göz Tansiyonu) Önemli Bir Hastalıktır”

    Çorum Özel Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanları Opr. Dr. Serkan Güreser ve Prof. Dr. Mustafa Durmuş 8-14 Mart Glokom Haftası kapsamında Glokom Hastalığı ile ilgili bilgiler verdi.

    8-14 Mart Glokom Haftası nedeniyle açıklama yapan Çorum Özel Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanları Opr. Dr. Serkan Güreser ve Prof. Dr. Mustafa Durmuş, ‘Glokom’un sessiz seyreden bir rahatsızlık olduğu için hastaların farkına varmadan yavaş yavaş görme yeteneğini kaybettiğini belirttiler.

    Glokom Haftası nedeni ile açıklamada bulunan halk arasında “karasu hastalığı” olarak da bilinen göz tansiyonu hastalığı hakkında bilgi veren Opr. Dr. Serkan Güreser ve Prof. Dr. Mustafa Durmuş “Glokom, görme sinirinde hasarla sonuçlanan ve körlüğe neden olan bir hastalıktır. Dünyada körlüğün en sık nedenlerinden biridir. Glokom tespit edildiğinde o zamana kadar oluşmuş olan hasarı geri çevirmek mümkün değildir. Bu nedenle erken tanı, hastalığın tedavisinde çok önemlidir” dediler.

    40 YAŞ ÜSTÜ RİSK GRUBUNDA
    Yüksek göz içi basıncı, yaş, ailede glokom öyküsü, ırk, şeker hastalığı, ciddi göz yaralanmaları, üveit, miyopi ve uzun süreli kortizon kullanımının glokoma yakalanma riskini artırdığına değinen Opr. Dr. Serkan Güreser ve Prof. Dr. Mustafa Durmuş; “Glokomun 40 yaş üzerinde toplumda görülme sıklığı yüzde 2-3 iken, glokomlu ailelerdeki görülme sıklığı 4-5 kat fazladır” diye belirterek, bu özelliklere sahip kişilerin glokoma yakalanma riskine karşın görme sinirindeki hasarın erken tespit edilebilmesi için düzenli göz muayenesi olmasının önemli olduğunu” ifade ettiler.

    Ayrıca, göz tansiyonunun (Glokom) Türkiye’de de yüz binlerce insanı etkilediğine de işaret ederek, özellikle çocuklarda ve yeni doğanlarda da hastalığın önemine değindiler.

    ERKEN TANI ÖNEMLİ

    Glokomda erken tanı ve tedavinin çok önemli olduğunun üzerinde duran Göz Hastalıkları Uzmanları “Glokom tedavisi ömür boyu süren kronik bir göz hastalığıdır. Gözün anatomik yapısına göre dar açılı ve geniş açılı olmak üzere, farklı mekanizmalar ile ortaya çıkabilir. Hastalar damlalarını düzenli kullanmalıdır. Periyodik göz muayenelerini ihmal etmemelidirler. Glokom günümüzde gelişen teknoloji ile göz uygulanan damlalarla büyük oranda tedavi edilebilmekte, nadiren lazer veya cerrahi yöntemlere ihtiyaç duyulmaktadır.” diye konuştular.

  • Çorum’da ki Hastaların Testleri Negatif

    Çorum’da ki Hastaların Testleri Negatif

    Çorum’un Sungurlu ilçesinde korona virüs şüphesiyle hastanede gözetim altına alınan kişinin test sonuçlarının negatif çıktığı açıklandı.

    Valilikten konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada, korona virüs vakası görüldüğüne dair basında yer alan bazı haberlerle ilgili kamuoyunu bilgilendirme gereği duyulduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

    “Çin’de başlayıp diğer ülkelere yayılan COVID-19 hastalığı ile ilgili Sağlık Bakanlığımızca alınan en üst düzeyde tedbirler ilimizde de uygulanmaktadır. Yurtdışından gelen kişiler evlerinde takip edilmekte, hastalık belirtisi görüldüğü takdirde gerekli izolasyon önlemleri alınarak tedbir amaçlı gözlem altına alınmaktadır. Daha önce coronavirus vakası olan bir ülkeye seyahat öyküsü bulunan bu hastamız 03.02.2020 tarihinde Sungurlu Devlet Hastanemizde gözlem altına alınmış olup, hastadan gönderilen testler negatif çıkmıştır. İlimizde coronavirus vakası tespit edilen herhangi bir hastamız bulunmamaktadır.”

  • Atıf Hoca Hastanesi Hedef Büyütüyor

    Atıf Hoca Hastanesi Hedef Büyütüyor

    Vatandaşların 100 Yataklı İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesine memnuniyeti artıyor.

    100 Yataklı İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesi bir taraftan doktor açığını kapatırken diğer yandan donanımsal eksiklerini tamamlayarak hizmet alanını geliştiriyor. 6 Ay öncesine göre uzman doktor açığı hızla gideriliyor. Çoğu hastalık, tetkik ve tedavi için Çorum’a sevk edilen hasta sayısında gözle görülür biçimde azalmaya başladı.

    YATAN HASTA SAYISINDA DOLULUK ORANI YÜZDE 80’E ULAŞTI
    Edinilen bilgilere göre geçtiğimiz Eylül ayında yatan hasta sayısı sadece 15 iken Şubat ayı itibariyle yüzde 80’e ulaştı. Bunda pratisyen ve uzman doktor sayısındaki artış ile tetkik ve tedavide sağlanan hız, hastane yönetiminin ve personelin gayreti önemli etkenlerden biri olarak göze çarpmakta.

    TETKİKLERDE BİR GÜNDE SONUÇ ALINIP, TEDAVİYE BAŞLANIYOR
    Örneğin anestezili endoskopi Çorum’un ilçelerinde tek yapılan hastane İskilip Devlet Hastanesi. Anestezisiz endoskopi için bile bu gün Çorum Devlet Hastanesinde 6 ay sonrasına gün verilirken İskilip’te aynı gün sonuç alınarak tedaviye başlanıyor.

    13 UZMAN DOKTORLA BERABER HEKİM SAYISI 20’Yİ GEÇTİ
    Doktor açığının giderilmesinde hastane yönetiminin bakanlıkla sürekli iletişim halinde olduğu edinilen bilgiler arasında olduğu bilgisine ulaşıldı. Uzman ve pratisyen hekim sayısı 20’yi geçmiş durumda. Bakanlığında İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesine bakışının olumlu yönde olduğu biliniyor.

    Bu çerçevede; 2 anestezi uzmanı, 3 çocuk doktoru, başhekimle beraber mevcut durumda 2 dâhiliye uzmanı, 1 Fizik tedavi uzmanı, 1 genel cerrah, 1 ortopedi, 1 radyoloji, 9 pratisyen hekim tedavi hizmeti verirken 1 dâhiliye ve 1 Kadın doğum doktorunun da önümüzdeki günlerde göreve başlayacağı kesinleşti. Bunun yanında 4 diş hekimi de İskiliplilere tedavi hizmeti vermeye devam ediyor.

    VATANDAŞIN HASTANE MEMNUNİYETİ ARTIYOR
    Hasta ve hasta yakınları devlet hastanesindeki tedavi hizmetlerinden, hastane yönetiminden, personelden ve verilen hizmetlerden memnun olduklarını söylüyorlar. Bundan 6 ay önceki durum göz önüne alındığında vatandaşların, hasta ve hasta yakınlarının hastane hizmetlerine bakış açısının olumlu yönde olduğu gözlemlendi.

  • İşitme Kaybı Dünyada En Yaygın Engellerden Biridir

    İşitme Kaybı Dünyada En Yaygın Engellerden Biridir

    Çorum Özel Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Murat KÖSE 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Gününe özel açıklamalarda bulundu.

    Opr. Dr. Murat KÖSE işitme ile ilgili olarak şu bilgileri verdi;
    Kişiler arası iletişimin temeli işitme ve konuşmadır. Konuşma gelişiminin de sağlıklı bir işitme gerektirdiğini düşünecek olursak işitmenin önemi daha iyi anlaşılacaktır.

    Telefonu icat eden Alexander Graham Bell, işitme engelli olan annesi ve eşinin aynı zamanda tüm işitme engelli bireylerin duyamadığı sesleri duymaları için pek çok çalışma yapmıştır. İşitme engellilere dil öğretmeni yetiştiren bir okulda çalışan Graham Bell, aslında sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalışmaları sırasında tesadüfen telefonu icat ederek birbirinden kilometrelerce uzaktaki insanların birbirlerini duymalarını sağlamıştır. İskoçyalı ünlü bilim adamının işitme engelliler için yapmış olduğu çalışmalarından dolayı doğum günü olan 3 Mart (1847) tarihi Dünya Kulak ve İşitme Günü olarak kutlanmaktadır. Alexander Graham Bell işitme engelli eşine yazdığı bir mektupta “Eşin, hangi noktaya çıkarsa çıksın, ne denli zengin olursa olsun, emin ol işitme engellileri ve onların sorunlarını her zaman düşünecektir” diye yazmıştır.

    İşitme Kaybı Dünyada En Yaygın Engellerden Biridir. Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı rapora göre, 32 milyonu çocuk olmak üzere 360 milyondan fazla insan işitme kaybı ile yaşamaktadır. Türkiye’de bu sayı yaklaşık olarak 2,2 milyondur. İnsanlar yaşlandıkça bu risk artmaktadır. 65 yaşını geçen her 3 kişiden biri duyma güçlüğü yaşamakta.

    Dünya Sağlık Örgütü işitme kaybına yol açan faktörlerin % 50′si önlenebilir olduğunu bildirmektedir. Önleyici tedbirler arasında çocukların yenidoğan döneminde işitme taramalarından geçmesi, kızamık, menenjit, kabakulak ve kızamıkçık aşılarını olması, özellikle ototoksik (iç kulağa zarar verici) özellikte ilaç kullanırken seçici davranılması, orta kulak iltihabı için etkin tedavilerin yapılması, aşırı gürültülü ortamlardan kaçınılması sayılabilir.

    Aile herhangi bir zamanda bebeğinde işitme kaybından şüphelenir ise bunu doktoru ile paylaşmalıdır. Bebeğin duyması her yaşta test edilebilir. Bilgisayarlı işitme testleri yeni doğanlarda taramayı mümkün kılmaktadır. Okula başlamadan önce tüm çocukların işitme testi ile değerlendirilmesi gereklidir. İşitme kaybı kulak kiri veya kulakta sıvı birikmesi gibi düzeltilebilir sorunlardan kaynaklanabilir. Bu durumlarda basit bir tedavi veya küçük bir cerrahiyle işitmesi düzeltilebilir ve kalıcı kayıpların önüne geçilebilir.

  • Çorum’a Doktor Müjdesi!

    Çorum’a Doktor Müjdesi!

    AK Parti Çorum Milletvekili Av. Oğuzhan Kaya, Çorum’a 28 doktor kadrosunun verildiği açıkladı.

    Milletvekili Kaya, 91. dönem devlet hizmetleri yükümlülüğü kurasından Çorum’a da ihtiyaca binaen doktor ataması yapıldığını bildirdi. Kura ile 8 uzman doktor ve 20 pratisyen olmak üzere 28 doktorun atandığını belirten Milletvekili Oğuzhan Kaya,

    Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 10 pratisyen hekim ataması yapıldığını ayrıca, Sungurlu Devlet Hastanesi’ne 4, İskilip Devlet Hastanesi’ne 2, Uğurludağ, Mecitözü, Oğuzlar ve Boğazkale Devlet hastaneleri de 1’er pratisyen hekim atandığını duyurdu.

    Kaya, ayrıca Boğazkale ve Uğurludağ’a 1’er uzman aile hekimi atamasının da kura ile yapıldığını kaydetti.

    Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 2, Osmancık ve Bayat Devlet Hastanelerine ise 1 Çocuk Sağlığı Hastalıkları uzmanı atandığını söyleyen Milletvekili Oğuzhan Kaya, Osmancık Devlet Hastanesi’ne 1 Dahiliye Uzmanı, İskilip Devlet Hastanesi’ne de kadın hastalıkları ve doğum uzmanı doktor atamasının yapıldığını ifade etti.

    Yapılan atamalarla birlikte hastanelerde yaşanan doktor sıkıntısının bir nebze de olsa ortadan kaldırıldığını kaydeden Milletvekili Oğuzhan Kaya, yapılan atamanın Çorum’a ve doktorlara hayırlı uğurlu olmasını temenni etti.

  • Sakroiliak Eklem Fonksiyon Bozukluğu

    Sakroiliak Eklem Fonksiyon Bozukluğu

    Çorum Özel Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Teoman Başaran az bilinen fakat çok sık görülen bir rahatsızlık olan Sakroiliak Eklem Fonksiyon Bozukluğu ile ilgili olarak bilgi verdi.

    Sakroiliak eklem çok az bilinen bir eklem olmasına rağmen bel, kalça ve bacak ağrılarında sık etkilenen bir eklemdir. Omurganın leğen kemiklerine bağlandığı eklemdir ve sağ-sol olmak üzere iki tanedir. Bel eklemleri ve kalça eklemleri arasındadır. Vücut ağırlığı bu eklemlerden geçerek bacaklara aktarılır. Yürüme esnasında ağırlığın sağ ve sola aktarımını sağlayarak dengeli yürümeye yardımcı olmaktadır.

    Sakroiliak eklem fonksiyon bozukluğunda bel ağrıları, kalça ve kasık ağrıları, bacak ve diz arkasında ağrı, oturma sırasında zorlanma ve ağrı ve sık sık pozisyon değiştirme hissi görülür. Genellikle sabahları tek tarafta görülür.

    Sakroiliak eklem ağrılarına trafik kazaları, düşmeler, ağırlık kaldırmaları, zorlu normal doğum yapanlarda, gebelikler, bacak uzunluk farklılıkları, skolyozlar (sırt eğrilikleri), eklem protez ameliyatları, mekanik bozukluk, Sakroiliak enfeksiyonları, ankilozan spondilit, kristal artropatiler(GUT), piyojenik artropati, omurga ameliyatları sonrası, sakrumun stres kırıklıkları gibi etkenler sebep olmaktadır.

    Sakroiliak eklem fonksiyon bozukluğu ile karışan durumlar ise şunlardır: trokanterik bursit(kalça yan ağrısı), piriformis sendromu, miyofasiyal ağrılar, lumbosakral disk bozuklukları, lumbosakral faset sendromu, lomber radikulapati, kluneal sinir sıkışmasıdır.

    Bu hastalıkları ayırt etmek için kan testleri, röntgen, Bilgisayarlı Tomografi ve MR gibi tetkikler istenebilir.

    Sakroiliak eklem fonksiyon bozukluğu tedavisinde antiniflamatuar ilaç tedavisi, fizik tedavi, manipülasyon, masaj, yoga, egzersizler ve akupuntur yapılabileceği gibi; steroid-PRP ve proloterapi gibi enjeksiyonlar yapılabilir. Radiofrekans ile ağrıyan bölge yakılabildiği gibi geçmeyen ağrılarda sakroiliak eklem dondurma ameliyatı gerekebilmektedir.

    Geçmeyen bel ve kalça ağrılarında mutlaka uzman bir hekime muayene olunması gerekmektedir.

  • Bu Besinler Ağız ve Diş Sağlığımızı Bozuyor

    Bu Besinler Ağız ve Diş Sağlığımızı Bozuyor

    Ağız ve diş sağlığımız vücudumuz için oldukça önemli.

    Ağız ve diş sağlığımızı kaybetmemiz, birçok hastalığa beraberinde getirebilir.  Ağız bakımı için tüketmemiz gereken besinler kadar, tüketmememiz gerekenler besinler de önemli yer tutuyor. Hastane Derindere Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Cengiz Bahçevan, ağız ve diş sağlığımıza zarar veren bu besinleri şöyle sıralıyor:

    Meyveli soda: İçerdiği şeker ile dişlerdeki çürümeyi büyük ölçüde artırıyor. Ayrıca içeriğindeki yüksek asit, diş minelerine zarar veriyor.
    Sporcu ve enerji içecekleri: Bu içecekler yoğun oranda şeker içerdiğinden diş sağlığına zarar veren içecekler arasında.

    Kahve: Kahve, rengi ve içeriğindeki asit oranıyla dişlerin sararmasındaki birincil nedenlerdendir. Eğer kahve ve çay bazlı olarak dişler sararıyorsa mutlaka diş hekimine başvurulmalıdır.

    Meyve suları: Meyve sularının PH’ı 2,5’dur. Unutulmamalıdır ki PH’ı 7’den düşük gıdalar dişlere zarar vermektedir.

    Limon: Limonun PH’ı 2 olmasıyla dişlere zarar vermektedir. Yani asidik özelliği çok fazladır.

    Yapışık gıdalar: Lokum veya jelibon gibi gıdalar dişlere yapıştığı gibi içeriğindeki yüksek şeker oranı dişlere zarar verir.

    Buz: Buz ne kadar zararsız gibi görünse de o da diş sağlığı için zararlıdır. Buz serttir ve çiğnemek oldukça sakıncalıdır. Eğer ağızda dolgular varsa veya çürümeye yüz tutmuş dişleriniz varsa buz çiğnenmemelidir. Ayrıca buz çiğnemek diş kamaşmasına sebebiyet verir.

    Beyaz ekmek: Beyaz ekmeğin de dişlere zarar veren besinler arasında olduğunu biliyor muydunuz? Rafine karbonhidrat ağızda bakteri olarak ortaya çıkarak ağız ve diş sağlığına zarar veriyor.

    Patates cipsi: Patates cipsi ne kadar lezzetli olsa da oldukça zararlıdır. Çünkü patates cipsini yedikten sonra artıklar dişlerin arasına yapışır ve uzun süre orada kalırlar.

    Kraker: Krakerlerin içinde bulundan rafine karbonhidratlar hızla şekere dönüşür. Yani krakeri çiğnemeye başlar başlamaz, çok hızlı bir şekilde bakteriler çoğalmaya başlıyor.

    Turunçgiller: Turunçgillerin içeriğindeki C vitamini miktarı sağlığımız için oldukça önemli. Fakat greyfurt, mandalina, portakal, limon gibi besinlerin aralarında yer aldığı bu grup yüksek oranda asit içeriyorlar. Bu yüzden bu besinler tüketildikten sonra ağız su ile çalkalanmalıdır.

  • Çorum’un Hekim İhtiyacı Karşılanacak

    Çorum’un Hekim İhtiyacı Karşılanacak

    AK Parti Çorum Milletvekili ve MKYK Üyesi Ahmet Sami Ceylan, İl Başkanı Yusuf Ahlatcı ile birlikte Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’yı ziyaret etti.

    İl Başkan Yardımcılarının da yer aldığı ziyarette Bakan Koca ile Çorum’un sağlık yatırımları, başta doktor eksikliği olmak üzere sağlıktaki sorunlar hakkında istişarede bulunuldu.

    Milletvekili Ceylan, Bakan Koca’dan özellikle de merkez ve ilçe hastanelerinden yaşanan cerrah eksikliğinden bahsederek, bu konuda destek talep etti.

    Milletvekili Ceylan, Bakan Fahrettin Koca’nın doktor eksikliği ile ilgili Çorum’un talepleri hakkında gerekli talimatları verdiğini ve doktor ihtiyacının kısa sürede giderileceğini söyledi.

    Bakan Koca ile ayrıca eski Devlet Hastanesi’nin yerine açılacak olan 200-250 yataklı hastane konusunda da istişarede bulunduklarını söyleyen Milletvekili Ceylan, hastanenin açılması konusunda alınan karar olduğunu hatırlatarak, “Hastane açılması ile ilgili bir sıkıntı yok. Hastane mutlaka Çorum’a kazandırılacak. Ancak, mevcut binalarla ilgili rapor henüz tamamlanmamış. Raporun tamamlanmasıyla birlikte karar verilecek ve hastanenin mevcut binaların birkaç katında mı, yoksa yeniden mı yapılacağı kesinlik kazanacak” dedi.

    Çorum’un sağlık alanında bölgenin en önemli merkezi haline geleceğini ifade eden Milletvekili Ceylan, Bakan Fahrettin Koca’nın kendilerine gösterdiği yakın ilgi ve alakaya da teşekkür etti.

    İl Başkanı Av. Yusuf Ahlatcı da Çorum’daki sağlık kuruluşlarının kendilerine ilettiği talepleri ve sorunları bizzat Bakan Koca’ya aktardıklarını ifade etti. İl Başkanı Ahlatcı, Çorum’un her alanda olduğu gibi sağlık alanında da tüm ihtiyaçlarının giderilmesi için yoğun bir çaba sarfettiklerini kaydetti.

  • Atalay, İkinci Kez Anjiyo Oldu

    Atalay, İkinci Kez Anjiyo Oldu

    CHP Çorum İl Genel Meclisi Üyesi, Kemal Öz Gıda sahiplerinden Suat Atalay ikinci kez anjiyo oldu.

    Geçen günlerde bir Pazar günü evinde kalp krizi geçirerek anjiyo olan Atalay, bu sabah ikinci kez Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak ameliyata alındı. Burada tedavi altına alınan CHP İl Genel Meclisi Üyesi Suat Atalay’a ikinci anjiyo yapılarak iki damarı daha stent takıldı.

    Atalay’ın sağlık durumunun iyi olduğu yakında taburcu olacağı öğrenildi. Olayın duyulmasıyla birlikte dostları hastaneye akın etti.

    Çorum Gündemi olarak; CHP İl Genel Meclisi Üyesi Suat Atalay ve ailesine geçmiş olsun der, acil şifalar diliyoruz.

  • Karaciğer Sağlığınız İçin Altın Öneriler

    Karaciğer Sağlığınız İçin Altın Öneriler

    Vücudumuzdaki en büyük organlarından biri olan karaciğer, kana geçen besinleri sindirmek ve zararlı maddeleri temizlemek gibi hayati görevlere sahiptir.

    Dolayısıyla nasıl bir karaciğere sahip olduğumuz, aslında nasıl beslendiğimizle doğrudan alakalıdır. Bu nedenle sağlıklı bir karaciğere sahip olmanın ilk koşulu sağlıklı beslenmeden geçer. Hastane Derindere İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ergün Kasapoğlu, daha sağlıklı bir hayat sürmenize yardımcı olacak alışkanlıkları anlattı.

    Şekerle vedalaşın

    Şeker sadece dişleriniz için değil; karaciğeriniz için de kötü bir alışkanlıktır. İç organlarınız yağ üretmek için fruktoz denilen şekeri kullanır. Çok fazla rafine edilmiş şeker ve yüksek fruktoz içeren mısır şurubu, karaciğer hastalığına zemin hazırlayan yağ birikimine neden olur. Bazı çalışmalar, şekerin karaciğere alkol gibi zarar verebileceğini göstermektedir. Fazla şeker tükettiğiniz halde zayıf olmanız karaciğer sağlığınızın yerinde olduğunu göstermez. Bu nedenle meyveli soda, hamur işleri ve şeker gibi işlenmiş gıdaları hayatınızdan çıkarın.

    Bitkisel takviye almadan önce…

    Etiketinin üzerinde “doğal” yazması sağlığınıza iyi geleceği anlamına gelmez. Bazı bitkisel antidepresanlar hekim gözetiminde kullanılmadığında hepatit ve karaciğer yetmezliğine neden olabilir. Bu nedenle doğal bile olsa bitkisel takviye kullanmadan önce mutlaka hekiminize danışın.

    Diyet ve egzersizle hastalığı önleyebilirsiniz

    Vücutta gereğinden fazla olan yağ, karaciğer hücrelerinde birikerek yağlı karaciğer hastalığına yol açabilir. Zamanla karaciğer dokunuz sertleşerek siroz hastalığı ile karşılaşabilirsiniz. Fazla kilolu, obez, yaşlı veya diyabet hastalarında yağlı karaciğer hastalığı görülme ihtimali yüksektir. Diyet ve egzersiz düzenlemeleriyle hastalığa dur diyebilirsiniz.

    Gereğinden fazla A vitamini tüketimi karaciğerinizi yorabilir

    Taze meyve ve sebzelerde bulunan A vitamini vücut için gereklidir. Ancak A vitaminini yüksek dozda alırsanız, bu karaciğeriniz için bir sorun olabilir. Ekstra A vitamini almadan önce doktorunuza danışın; muhtemelen ihtiyacınız olmadığını göreceksiniz.

    İlaçları dozunda ve karıştırmadan kullanın

    Bazı etken maddeler, hastalığınız için kullandığınız farklı ilaçların içerisinde aynı oranlarda olabilir. Gereğinden fazla kullanılan etken maddeler karaciğerinizi yorar. Örneğin soğuk algınlığı ve baş ağrısı problemini aynı anda yaşıyorsanız her ikisi için kullandığınız farklı ilaçların içeriklerini hekiminize danışın, ilaçlarınızı dozunda kullanın.

    Trans yağları hayatınızdan çıkarın
    Trans yağlar, bazı paketlenmiş veya pişmiş gıdalarda olan insan yapımı bir yağlardır. Trans yağ asitlerinden yüksek bir beslenme şeklini seçmeniz kilo alma ihtimalinizi artırarak, karaciğer yağlanmasına zemin hazırlar.