Blog

  • “Ferhat İle Şirin” 14 Haziran’da Vizyonda

    “Ferhat İle Şirin” 14 Haziran’da Vizyonda

    Ferhat ile Şirin efsanesi yeniden doğuyor.

    HMK Yapım tarafından çekimleri Çorum ve Amasya’da gerçekleştirilen “Ferhat ile Şirin Ölümsüz Aşk” sinema filmi 14 Haziran Cuma günü tüm sinemalarda vizyona girecek.

    Ferhat ile Şirin Ölümsüz Aşk filminde, Amasya şehrinde yaşayan iki gencin aşkları modernize edilmiş haliyle hikaye ediliyor.

    Oldukça duygu yüklü filmde hem geçmiş aşk hikayesiyle yüzleşecek, hem de Ferhat’ın aşkı Şirin için yaptığı fedakârlıklara şahit olacaksınız.

  • “Sulama Sıkıntısına Kalıcı Çözüm Bulunmalıdır”

    “Sulama Sıkıntısına Kalıcı Çözüm Bulunmalıdır”

    Çorum Ziraat Mühendisleri Oda Başkanı Necati Gül, Su ve su kaynaklarını muhafaza eden bilinçli sulama yapan ve suyu bilinçli kullanan toplumların, dünyadaki gıda ve tarımdaki yerini sağlamlaştırdığını söyledi.

    Tarımda sulamanın, bitkinin ihtiyaç duyduğu ve yağışlarla karşılanamayan suyun toprakta bitkinin kök bölgesine gereken miktar ve zamanda verilmesi olduğunu açıklayan Gül, “Ülkemizin birçok ili kurak ve yarı kurak iklim kuşağında yer almakta, bu kurak tarım alanlarında bitkilerin yetişme döneminde doğal yağışların yetersiz olması durumunda yüksek verim ve kalite için en uygun yöntemle tarımsal sulama yapılması gerekmektedir. Hiç şüphesiz bu illerden biri de Çorum ilimizdir” dedi.

    “Önce şunu söylemek isterim ki her hangi bir kişi, kurum ve kuruluşlar ile polemiğe girmek adına bu açıklamayı yapmıyorum” diyen Gül, Çorum’da çeltik üreticilerinin yaşadığı sulama sıkıntısı ile ilgili yaptığı açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “ Gayem üzüm yemek. Bağcıyı döğmek değil. Son zamanlarda Kızılırmak vadisinde bulunup çeltik ekimi yapan Laçin, Dodurga ,Osmancık ve Kargı İlçelerindeki çiftçilerin su sıkıntısı gündemi sezon olması münasebetiyle bayağı işgal etti. Bu konuda yanıma gelen ve arayan çok kişi oldu. Problemin çözümü için emek ve mesai harcayan çok kişi oldu. Gelinen noktada eğer bir değişiklik olmazssa 2019 yılını kurtardık gibi gözüküyor. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Kendilerine teşekkür ediyorum. Kim ki zerre kadar hizmet ederse; bu millet, elini değil ayağının altını öper.

    Bilindiği üzere İlimizin 535.299 ha tarım arazisi bulunmaktadır. Bu arazilerin 208.000 ha ise sulanabilir arazidir. Yani sulama seferberliği ilan edip yatırımları tamamladığımızda ekonomik olarak ancak 208.000 ha alanı sulayabilecek imkana kavuşmuş olacağız.

    Son verilere göre 208.000 ha alanın hali hazırda 95.619 ha sulanabilmekte; çiftçi bu sulamayı; 17.518 ha DSİ ve 28.547 ha Özel İdare yatırımları ile sağlanmakta, geri kalan 49.554 ha’nı halk kendi imkanları ile yapmaktadır.

    Kısa vadede çeltikte su sıkıntısı çözüme kavuşmuş gibi gözükmesine rağmen bu mesele bu şekilde devam ettiği sürece her yıl karşımıza sorun olarak çıkacaktır. Çünkü mesele aslında göründüğünden daha karışıktır. Çiftçimiz de bunun farkında değildir.

    Neden mi?

    Kızılırmak üzerinde bulunan sulama bentlerinin hepsi ruhsatsızdır. Tamamı çalı bendi şeklinde ve halkın kendi imkanları ile yaptığı bentlerdir. DSİ kayıtlarında bu bentler gözükmemektedir. Kayıt dışı ve ruhsatsız olduğu için su tahsisleri yoktur.
    Ekim yapılan çeltik alanlarını içeren proje/ projelerin yapılması, var olan projelendirilenlerin ise tamamlanarak, devamında su tahsisinin yapılması gerekir.

    Söz konusu bentlerin ruhsatsız olması nedeni ile HES’lerle yapılan anlaşmada bu çerçevede yapılmış. Mesela Laçin Kuyumcu, Osmancık Güvercinlik ve Dodurga bentlerinin su aldığı kısımda anlaşma gereği Obruk HES’in hemen altındaki Pirinçli HES’in bırakması gereken su miktarı can suyu dahil 11,78 m³/sn dir. Son yapılan çabalarla bu miktar 18,00 m³/sn çıkarılmıştır. Bildiğim kadarı ile Hirfanlı ve Kesikköprü Barajlarındaki su miktarı alarm vermektedir. Yukarıdan su gelmediği sürece ileriki günlerde Obruk Barajından su salınımı sıkıntıya girecektir. Obruk Barajındaki su miktarı çiftçinin baktığı gözle baktığımızda çok gibi görünse de gerçek ne yazık ki öyle değil. Çiftinin emek ve masraf harcayarak belli bir seviyeye getirdiği ürünü biçememe tehlikesi vardır. İşin esası var olan suyu verimli ve rantabl kullanmaktır. Çiftçimiz de eski günlerde ki hoyratlığını tek etmelidir.

    Bizim burada yapmamız gereken çeltik ekim alanlarını da kapsayan sulama projesini/ projelerini kısa sürede hayata geçirmektir. Mevcut hali ile çeltik alanlarına su sağlayan kanallar geçmişte kıt imkanlarla halkın kendi imkanları ile yaptığı seddeli toprak yapılardır. Bu nedenle su kayıpları haddinden fazladır. Bu yapılarla sürdürülebilir bir tarım yapmak mümkün gözükmüyor.

    Sağlıklı bir şekilde çalışan bentler başta olmak üzere, çeltiğin istemiş olduğu su sıcaklığı da dikkate alınarak açık beton kanal veya kapalı sistem şeklinde su kayıplarını en aza indirecek projelerin tez elden hayata geçirilmesi elzemdir.

    Bu yapılarak hem 49.554 ha halkın kendi imkanlarıyla yaptığı sulama alanı azalacak, su verimliliği ile birlikte rantabl su kullanımı sağlanmış olacaktır .Ayrıca çiftçinim harcayacağı emek ve masraf azalacak, böylece çiftçinin her ekim dönemi yaşadığı su sıkıntısı ortadan kalkarak, cebine de bir miktar para daha fazla girecektir” ifadelerini kullandı.

  • Sungurlu’da Petrol Aranıyor

    Sungurlu’da Petrol Aranıyor

    Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Sungurlu yakınlarında Çankırı’nın Kızılırmak ilçesinde açtığı Kızılırmak-1 sondaj kuyusu ile petrol aramaya başladı.TPAO Adıyaman Bölge Müdürlüğü, Sungurlu ilçe sınırlarına yakın Çankırı ili, Kızılırmak ilçesi, Korçullu Köyü, Köyünönü Mevkiinde AR/TPO/K/H32-A numaralı ruhsat sahası içerisinde sondaj yöntemi ile petrol arama faaliyeti başlattı.33 milyon 225 bin lira bedelli proje kapsamında yaklaşık 14.6 bin metrekarelik alanda Kızılırmak-1 Arama kuyusu açılarak sahadaki petrol rezervi hakkında net verilerin elde edilmesi planlanıyor. Arama çalışmaları sonucunda petrol veya doğalgaz bulunması durumunda kuyu üretime geçirilecek. Arama faaliyeti sonrasında üretime geçilmesinin planlanması durumunda ÇED Yönetmeliği hükümlerine göre başvuru yapılacak.

    Kuyu derinliği 2.000 m olarak belirlenen arama çalışmalarının toplam 101 günde tamamlanması öngörülüyor.

  • Sungurlu’yu Yozgat’a Bağladılar

    Sungurlu’yu Yozgat’a Bağladılar

    Çorumlular, yıllardır devletten yeteri kadar yatırım alamadığı gerekçesiyle Yozgat’ı kıskandığını belirtir “Bari Çorum’u da Yozgat’a bağlasınlar” diye sitem dolu tepki sözleri dile getirirdi.

    Bu sözler ulusal bir televizyon programında gerçek oldu.

    ATV’de Müge Anlı’nın sunduğu gündüz kuşağı programında Çorum’un Sungurlu ilçesi Yozgat’a bağlı olarak gösterildi.

    Canlı yayınlanan Programın alt bandında “Yozgat Sungurlu’da dünyaya gelen kardeşi Melek’i arıyor” yazısı yer aldı.

    Dikkat çeken bu yazı Sungurlu ile Sorgun karıştırıldığı için mi yoksa Sungurlu Yozgat’a bağlı bir ilçe olarak görüldüğü için mi yazıldı bilinmiyor, ancak ATV gibi önemli bir kanalda böyle bir yanlışın yapılması Sungurluluların tepkisini çekti.

    Özellikle de sosyal medyada Sungurlulular, ATV’ye tepki yağdırdı.

  • Büro Memur-Sen’den Sınavın Kaldırılmasına Tepki

    Büro Memur-Sen’den Sınavın Kaldırılmasına Tepki

    Çorum Büro Memur Sen, 30 Mayıs tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan Yargı Reformu Stratejisi Taslağı’nda zabıt katiplerinin Yazı İşleri Müdürü olması yolunu açan sınavının kaldırılmasına tepki göstermek için Adliye binası önünde eylem yaptıTürkiyenin genelinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen eylemde bir basın açıklaması yapan Büro Memur Sen Çorum İl Temsilcisi Erdoğan Cengiz yapılmak istenen düzenlemenin binlerce grevde yükselme hayali kuran adliye çalışanını derinden üzdüğünü açıkladı.Adliyelerde mesleki tecrübeye sahip, dosyaların tozunu yutan çalışanlarımızın emeklerinin gözardı edilmesi, mesleki tecrübeye sahip olmayanların sınava tabi tutularak kurum dışından mahkeme birimlerine Yazı İşleri Müdürü atanması iş deneyimi konusunda tecrübe eksikliği nedeniyle aksamalara neden olacağını belirten Cengiz; “Yargı reformu stratejisi taslağında Adalet Bakanlığı zabıt katibi arkadaşlarımızın kurum içi görevde yükselme yoluyla elde edebildiği tek kariyer umudu olan Yazı İşleri Müdürlüğü sınavının kaldırılması öngörülmüş, yerine Yazı İşleri Müdürlüğünün kariyer meslek olarak yapılandırılması, Yazı İşleri Müdürlüğünün görevde yükselme usulü ile değil hukuk eğitimi almış olanların en başta sınavla girilebilen bir kariyer haline dönüştürüleceği ifade edilmiştir. Yapılması düşünülen düzenleme ile Adliyelerde mesleki tecrübeye sahip, dosyaların tozunu yutan çalışanlarımızın emeklerinin gözardı edilmesi, mesleki tecrübeye sahip olmayanların sınava tabi tutularak kurum dışından mahkeme birimlerine Yazı İşleri Müdürü atanması iş deneyimi konusunda tecrübe eksikliği nedeniyle aksamalara neden olacağı gibi, personel arasında çalışma barışını ve huzurunu ortadan kaldıracaktır” dedi.

    Açıklanan Yargı Reformu Stratejisi paketi birçok açıdan yenilik getirdiğini, ‘Görevde Yükselme Sınavı’nın ellerinden alınmak istendiğini belirten Cengiz; “Yazı İşleri Müdürlüğüne kurum dışından atama ile bugüne kadar hakkımız olan Yazı İşleri Müdürlüğüne ortakçı yapılmak istenmesi Yargı Reformu Stratejisine çalınan kara bir lekedir. Yargı Reformu Paketi hazırlanırken Adalet Bakanlığımızda yetkili sendika olan Büro Memurları Sendikamızın görüşünün alınmaması asla kabul edilemez. Çalışanların görüşünün alınmadığı bir yargı reformu paketi eksik ve sakattır. Adalet Çalışanları olarak Adalet Bakanımız Sayın Abdülhamit Gül’ün personeline değer verip, kucak açtığı bir dönemde ve özellikle Yardımcı Hizmetler Sınıfında bulunan Mübaşirlerimizin Genel İdare Hizmetler sınıfına geçmesinde göstermiş olduğu gayret ve çabadan dolayı kendilerine teşekkür ederiz. Ancak bizler açıklanan Yargı Reformu Paketi ile çalışanlarımız adına kazanım beklerken Zabıt Katibi arkadaşlarımızın tek kariyer umudu olan kurum içi Görevde Yükselme Sınavının kaldırılarak Yazı İşleri Müdürlüğüne avukatların ve diğer kurumlarda görev yapan memurların da atanmasının yolunu açacak taslak çalışmasından acilen vazgeçilerek güncelleme yapılması gerektiğine inanıyoruz. Adalet Çalışanları olarak haykırıyoruz, hakkımız olan Görevde Yükselme Sınavı ile elde ettiğimiz Yazı İşleri Müdürlüğü Sınavı ile ilgili güncelleme yapılıncaya kadar sesimizi duyurmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Düğünde Silah Atanlara Operasyon

    Düğünde Silah Atanlara Operasyon

    Sungurlu’da düğünlerde havaya silah atmaya hazırlanan kişilere yapılan operasyonlarda 2 kişi gözaltına alındı.

    İlçe Emniyet Müdürlüğünce düğünlerde silah atılmasına yönelik tedbirler kapsamında yapılan çalışmalar aralıksız sürdürülüyor.

    Alınan bilgiye göre, İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler bir ihbarı değerlendirmek için yola çıktı. Olay yerinde yapılan incelemelerde şüpheliler üzerinden atışa hazır vaziyette 4 adet av tüfeği, 2 adet kuru sıkı tabanca ele geçirildi. Polis ekipleri suçüstü yakaladığı şahısları gözaltına aldı. Geceyi nezarette geçiren şahıslar hakkında, genel güvenliği tehlikeye sokmak ve 6136 SKM suçlarından işlem yapılarak Cumhuriyet Savcılığına sevk edildi.

    İlçe Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklama da, “Düğünlerde silah atmak genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçu 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirdiğinden vatandaşlarımızı daha dikkatli ve duyarlı olmaya davet ediyor, tedbirlerin istisnasız devam edeceğini hatırlatıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

    Açıklama da, düğün ve kutlamalarda ölüm ve yaralanmalara yol açabilecek ‘maganda kurşunları’nın engellenmesi amacıyla ilçede başlatılan mücadelenin kararlılıkla devam ettirileceği vurgulandı.

  • Çölyak’ta Bayram ve Karne Kutlamaları Yapıldı

    Çölyak’ta Bayram ve Karne Kutlamaları Yapıldı

    Çorum Çölyak Derneğinin bayramlaşma ve karne kutlama etkinliğini, Epteroğlu İş Merkezi’ndeki dernek binasında hafta sonu gerçekleştirildi.

    Organizasyona İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Mustafa Bayrak, Ak Parti İl Başkan Yardımcısı Kadriye Taşdemir, Çorum Belediyesi Başkan Yardımcıları İsmail Yağbat’ın Eşi Hacer Yağbat ve Lemzi Çöplü’nün eşi Seher Çöplü, Çorum Çölyak Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri, çok sayıda dernek üyesi ve çölyaklı çocuklar katıldı.

    Ramazan Bayramını kutlayan Başkan Fatma Müjgan Demir; ”Öncelikle kıymetli misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Etkinliklerimizdeki yoğunluk nedeniyle Bayramlaşmamız ve çocuklarımızın karne kutlamalarını bu gün birlikte gerçekleştiriyoruz. Sevgili çocuklarımıza eğitim hayatları boyunca başarılar diliyorum.Onlar bütün kutlamaları ve hediyeleri hakediyor. Çünkü çölyaklı çocuklar arkadaşlarına göre daha zor şartlarda okumak mecburiyetinde kalıyorlar. Kıymetli eğitimcilerimizden çölyaklı öğrencilerine daha fazla destek olmalarını istirham ediyorum.Çölyaklı öğrencilerimizin eğitim şartlarının her geçen gün daha iyiye gitmesini diliyorum. Ayrıca birazdan kendi yaptıkları ürünleri ikram edecek olan ve ilimizde yeni açılan ”Pisa Glutensiz Cafe” nin sahibi Semih Şahin ve eşi Hatice Şahin’e , etkinliğimize destek oldukları için teşekkür ediyorum. Umarım yeni kafemiz çölyaklılar için hayırlı olur. Sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, hepinizin Ramazan Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim” dedi.

    Kutlamalar misafirlerin ve Yönetim Kurulu Üyelerinin çocuklara verdiği hediyeler ve glutensiz kokteyl ile sonlandı.

  • TDED’den Engelleri Aşmak İçin Bir Kurs Daha

    TDED’den Engelleri Aşmak İçin Bir Kurs Daha

    Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Çorum Şubesi, işitme engellilerle iletişime kolay geçmek ve şehrimizde hep birlikte engelleri aşmak için işaret dili kursu açıyor.

    TDED Çorum Şube Başkanı Turhan Candan yaptığı açıklamada, “İşitme engellilerle iletişim konusunda yaşanan sıkıntılara çözüm bulma amacıyla daha önce kurs açmıştık. İşaret dili kursumuza yoğun talep geldi. Şimdi kursumuzu tekrar açacağız. İşaret dili kursumuz 3 ay boyunca Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri Sabah 09.00-12.00 arası öğlenden sonra ise 14.00-17.00 saatleri arasında olacak. Kursumuzu İşaret Dili Öğretmeni Eğitmen Meltem Akın Öztürk tarafından verilecek. Kurslar ve çalışmalarımız hakkında bilgi almak isteyenler Yeni Yol Mahallesinde bulunan Azapahmet Sokaktaki dernek merkezine müracaatta bulunabilirler” diye konuştu.

  • ‘Sendikacılık Sınırları İçerisine Hapsolmadık’

    ‘Sendikacılık Sınırları İçerisine Hapsolmadık’

    Memur-Sen İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Çorum Şubesi Başkanı Ahmet Saatci Memur-Sen’in kuruluşu ile ilgili yazılı açıklamada bulundu.

    Saatci, yaptığı değerlendirmede,”1995’te başlayan bu soylu mücadele, yalnızca ülkemizin sınırları içinde kalmadı. “Yerelden evrensele” diyerek her dönemde biraz daha büyüyen mücadelemiz evrensel boyuta taşındı” dedi.

    Yapıcı ve inşacı kimliğiyle sorunların parçası değil çözümün paydaşı olma yolunu seçtiklerini belirten Saatcı, “Ülkemizin ilkeli, kararlı, sorumlu konfederasyonu olan Memur-Sen, rahmetli Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan ve onunla aynı sendikal hareket çizgisini benimsemiş; aynı ruh iklimini taşıyanlar tarafından bundan 24 yıl önce kuruldu. Her yıl istikrarlı büyümesini sürdüren Memur-Sen, bugün şehirlerden ilçelere, beldelerden köylere kadar ülkemizin her yerleşim biriminde temsilcileri, üyeleri ve gönüllüleri bulunan en büyük Konfederasyon haline geldi. Sivil, demokrat, özgürlükçü bir anlayışla çalışma hayatı ve sivil toplum hareketine yön veren, öncülük eden Memur-Sen, 24 yıl boyunca adaletsizlik ve eşitsizliklerle mücadele etti. Sendikacılığı kavga ve çatışma alanı haline getiren anlayışlara karşı; Memur-Sen olarak sendikacılığın dilinin barış, huzur, sosyal diyalog ve ortak aklın dili olabileceğini uygulamalarıyla gösterdik. Yapıcı ve inşacı kimliğiyle sorunların parçası değil çözümün paydaşı olma yolunu seçtik. Birlikte yaşama kültürünü hep canlı tuttuk ve ayrıştırıcı değil birleştirici tutum içinde olduk, ötekileştirmeden herkesi kucakladık. Stratejilerini oluştururken ve eylemlerini gerçekleştirirken `hep ben kazanayım` yaklaşımında olmadık, önce Türkiye’nin, milletin ve kamu çalışanlarının kazandığı sonra kendisinin kazanacağı yol ve yöntemler izledik” diye konuştu.

    Çeyrek asır önce, “Hak, emek ve alınteri” mottolarını önceleyerek başlayan büyük mücadeleyi, bugün 1 milyonu aşkın Memur-Senliyle sürdürdüklerini ifade eden Saatcı,” Üyelerimizin, kamu görevlilerinin, milletin, ümmetin, mazlumların ve insanlığın sorunlarına çözüm üretme ve onların umudu olma gayretimiz hiç eksilmeden devam ediyor. Tüm bu anlayış ve hassasiyetlerle güçleniyor, güçlendikçe sorun çözme ve farkındalık oluşturma alanlarında yeni kazanımlara imza atıyoruz. Şairin sözünü ettiği gibi, “Bin demir kapıyla hesaplaşmaktan” güçlenen omuzlarımızda ülkemizdeki kamu görevlilerinin sorumluluğunu taşıdık Memur-Sen olarak. 66 yıllık tekeli kırarak, Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’da kamu görevlileri konfederasyonu olarak ilk kez ülkemizin emek kesimini temsil ettik. Türkiye’nin sendikacılık tarihinde yeni bir sayfa açıldı böylece. 1995’te başlayan bu soylu mücadele, yalnızca ülkemizin sınırları içinde kalmadı. “Yerelden evrensele” diyerek her dönemde biraz daha büyüyen mücadelemiz evrensel boyuta taşındı. Son 4 yılda 3 uluslararası konferans ile dünyanın farklı ülkelerinden gelen yüzlerce sendikayı ve yüzlerce sendika temsilcisini ülkemizde ağırladık. Yine farklı ülkelerden onlarca sendikacıyı eğitim ve sertifika programlarında bir araya getirdik. Akademik sendikacılık anlayışı gereğince ülke çapında ve uluslararası çapta eğitim programları düzenledik. Bu sayede dünyada sözü edilen emek hareketlerinden olduk. Dünyadaki gelir adaletsizliğine, eşitsizliğe, emeğin sömürülmesine, küresel şebekelerin post modern sömürü düzenine emek ve direniş mekanizmalarının hareketi geçirilmesi için yeni bir anlayışın ortaya çıkması gerektiğini ifade ettik. Bu bağlamda dünyanın her kıtasında var olmaya çalıştık. Yüzlerce ülkeye ve buradaki emek hareketlerine ziyaretler gerçekleştirerek küresel adaletsizliğe karşı küresel direnişin yeni paradigmalarını ortaya koymaya çalıştık. Dünyanın farklı ülke ve bölgelerine giderek emek bayrağının dalgalanması için yeni rüzgarlar aradık. Bugün artık, sendikal alanda Türkiye denildiğinde akla Memur-Sen geliyor.” ifadelerini kullandı.

    Yalnızca sendikacılık sınırları içine hapsolmadıklarını belirten Saatcı,”Malzum coğrafyalara umut, mazlumlara yardım eli olduk. Dünyanın neresinde mağdur edilen, mazlum kalan ve yardıma muhtaç varsa yüzünde beliren tebessüme vesile olmaya çalıştık. Nepal’den Bangladeş’e, Suriye’den Filistin’e dünyanın pek çok yerine insani yardım ulaştırdık, ulaştırılmasına öncülük ettik. Yardım faaliyetlerimiz ve sosyal sorumluluk projelerimizle umut olduk. Dünyadaki adaletsizlik ve zulümlere karşı sessiz kalmadık. Gerek ülkemizde gerekse uluslararası programlarda, gerekse konuk olarak katıldığımız organizasyonlarda yeni bir dünyanın mümkün olabileceğini söyledik. Haksızlıklara karşı sesimizi ve sözümüzü yükselttik. Bu büyük eserin ve görkemli yapının kurulması da büyümesi de kolay olmadı. Bu başarı hikâyesi kolay yazılmadı, rekorlar kendiliğinden gelmedi. Bu başarının arkasında yetkili konfederasyon olarak toplu görüşme kazanımlarımız, toplu sözleşme zaferlerimiz var. Her maddesi alın terinin eseri olan kazanım destanlarımız var. Nicelikle güçlenen, nitelikle derinleşen teşkilatlarımızın yoğun gayretleri var. Terörle mücadelede dik duruşumuz, milletin yanında yer alışımız var. Ortaya çıkan bu devasa sonuç ve rakam, aynı zamanda değerler sendikacılığımızın eseridir. Medeniyet ve kültür değerlerimize sahip çıkmanın eseridir. Dünya sendikacılığı ile işbirliği ve dayanışma eksenli emek diplomasimizin eseridir. Her türlü kötülüğe ve olumsuzluğa muhalif duruşumuzdan vazgeçmeden, kimseyi dışlamadan, ötekileştirmeden, düşmanlaştırmadan çözüm ortağı olmamızın eseridir. Yola çıkış ahdimizden dönmeyişimizin, yola ve yolculara hizmet edenlere vefadan vazgeçmeyişimizin eseridir. Onurlu, çileli ve elbette başarılı bir mücadeleden sonra bugün ülkenin en güçlü örgütlerinden biri olan Memur-Sen, bütün kararlılığı ile aynı mücadeleyi sürdürme azmi ve heyecanını korumaktadır.”

    Bu duygularla Memur-Sen Konfederasyonumuzun kurucu genel başkanı Mehmet Akif İnan başta olmak üzere vefat eden tüm yönetici ve üyelerimize Allah`tan rahmet dilerken, Konfederasyonun büyümesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” şeklinde açıklamalarda bulundu.

  • Kuvvetli Yağış Bekleniyor

    Kuvvetli Yağış Bekleniyor

    Yapılan son değerlendirmelere göre, yurtta Marmara, İç Ege, Batı Akdeniz, Doğu Akdeniz’in Toroslar kesimi, İç Anadolu’nun kuzey ve batısı, Batı Karadeniz’in batısı, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu, Kastamonu, Trabzon, Rize ve Artvin çevreleri ile Sinop’un iç kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

    Yağışların Marmara’nın güneydoğusu, İç Ege, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun kuzeybatısı, Batı Karadeniz’in iç kesimleri, Çorum çevreleri ile Balıkesir ve Bursa’nın doğu ilçelerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.

    Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, ülke genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın ise yurdun kuzeybatı kesimlerinde kuzeyli, diğer yerlerde güney ve batı yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

    Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:
    Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 27
    İstanbul: Parçalı ve yer yer çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 27
    İzmir: Parçalı yer yer çok bulutlu, merkez ve doğu kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 30
    Adana: Parçalı bulutlu, öğleden sonra kuzey kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 33
    Bursa: Parçalı ve çok bulutlu 28
    Antalya: Parçalı yer yer çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 26
    Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 28
    Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri ile gece saatlerinde il geneli yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 26
    Erzurum: Parçalı yer yer çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 25
    Diyarbakır: Parçalı bulutlu 38