Blog

  • Kullanıcılar 5 yılda bir bilgisayarlarını değiştiriyor

    Kullanıcılar 5 yılda bir bilgisayarlarını değiştiriyor

    Pandeminin ardından bilgisayar pazarını nasıl değerlendiriyorsunuz? İlgi nasıl?

    Bilgisayar piyasasını ve satışlarını olumlu yönde etkileyen bir süreç oldu. Pandemi sonrasında hayatımıza giren uzaktan eğitim ve ‘home office’ çalışma ciddi anlamda bilgisayar talebini arttırdı. Normal şartlarda hiç bilgisayar ihtiyacı olmadığını düşünen kişilerin bile bilgisayar ihtiyacı ortaya çıktı. Bu da talebin artmasına neden oldu, firmalar arası rekabeti arttırdı ve müşterinin çok daha fazla alternatife sahip olmasını ve çok daha fazla avantajlar yakalayabilmesini sağladı.

    Okulların kapanması ve uzaktan eğitimin başlamasıyla EBA gibi uzaktan eğitim aplikasyonları her evde günlük kullanım ihtiyacı haline geldi. Öğretmenler ve öğrencilerin derslerini takip edebilmesi için bilgisayar ihtiyacı doğdu. Bu da bilgisayar talebinde yaklaşık yüzde 40 gibi bir artışa sebep oldu.

    Evden çalışma sistemine geçen şirketlerde masaüstü bilgisayarların yerini laptop bilgisayarlar aldı. Evden çalışma sistemine alt yapısı müsait olan birçok şirket sadece bir notebook ile bütün işlerini evden yürütebileceğinin farkına vardı, hatta çoğu firma bu sayede birçok ofis maliyetini minimuma indirdi ve kara geçti.

    Pandemi öncesinde bilgisayar sirkülasyonu nasıldı? Laptop değiştirme sıklığı nedir?

    Bundan yaklaşık birkaç yıl önce Türkiye; Avrupa ve dünya ile kıyaslandığında bilgisayar penetrasyonunda alt sıralarda yer alıyordu. Pandeminin ardından bu sıralamada çok ciddi değişiklikler olduğunu ve üst sıralara doğru yükseldiğimizi net bir şekilde görebiliyoruz. Pandemiyle birlikte tüketiciler, mobil cihazlardan ziyade Windows işletim sistemli bilgisayarlarla daha üretken olduklarının ve çok daha etkin işler yapabildiklerinin farkına vardılar ve bu farkındalık bilgisayar ve tablet talebinin artmasına neden oldu.

    Aynı zamanda Android tabanlı(open source) işletim sistemi özellikleri sayesinde gençler yazılım anlamında da kendilerini gösterecekleri bir alan buldular. (oyun geliştirme, aplikasyon geliştirme, kod yazılımı gibi…) Standart bir kullanıcının ortalama tablet kullanım süresi 2 yıl iken, notebook değiştirme sıklığı 5 yıl olarak karşımıza çıkıyor. Bu da teknolojinin her geçen gün ne kadar hızlı değişip geliştiğini ve tüketicilerin de her geçen gün teknoloji ihtiyaçlarının ne kadar hızlı değiştiğini bize gösteriyor.

    Sektörde pazar payınız ne durumda?

    Teknolojiyi herkes için ulaşılabilir kılmak istiyoruz. Bu sebeple uygun fiyatlı ve modern tasarımlı bilgisayarlara odaklandık. Bundan 6 sene önce giriş seviye bilgisayarlarımız ile hanelere girdik. Bugün ise artık giriş seviyesinden Intel i5 işlemcili bilgisayarlara kadar uzanan ürün portföyümüz var.

    Dünyanın önde gelen teknoloji şirketleriyle aynı fabrikalarda üretim yapıyoruz. Microsoft ve Intel gibi şirketlerin Official Bussiness Partner’ı olarak çalışıyoruz. Ayrıca piyasadaki uluslararası rakiplerimize göre de yerli marka olduğumuzdan organizasyon ve operasyon maliyetleri düşürebiliyoruz.

    2021 hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?

    Türkiye’de en çok satılan ilk 3 tablet markasından biriyiz. 2021 yılında da değişen teknoloji ihtiyaçlarına odaklanarak tüketicinin talebini karşılamak için çalışmaya devam edeceğiz. 2021 yılı üretim planlamalarımızı şimdiden tamamladık diyebiliriz. Tablet tarafında 10 inç ve 7 inç modellerine olan talebin artacağını düşünüyoruz ve bu noktaya odaklandığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz. Notebook tarafında ise giriş seviyesindeki talebi karşılamak için Celeron işlemci ihtiyacına yoğunlaşıyoruz.

    Pandemi ile birlikte artan bilgisayar ve tablet talebi 2021’de de aynı hızda yükselmeye devam edecek gibi görünüyor. Uzaktan eğitim ve evden çalışma modellerinin hayatımızın artık bir parçası haline gelmesiyle birlikte bilgisayar veya tablet olmadan bir noktada puzzle’ın bir parçası eksik kalmış oluyor.

  • ‘Yerli 5G için hızlı adımlarla çalışıyoruz’

    ‘Yerli 5G için hızlı adımlarla çalışıyoruz’

    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, video konferans yöntemiyle yapılan etkinlikte yaptığı konuşmada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla, bilgi ve iletişim teknolojilerinin öneminin yaşanarak görüldüğünü söyledi.

    Fiziksel mesafeler artarken, teknolojiyle mesafelerin kapandığını ifade eden Karagözoğlu, bugün itibarıyla Türkiye’nin fiber altyapı uzunluğunun 413 bin kilometreyi aştığını, toplam geniş bant internet abone sayısının da yaklaşık 81 milyona ulaştığını bildirdi.

    Karagözoğlu, “Geniş bant internet abonelerinin 65 milyonu mobil, 16 milyonu ise sabit geniş bant hizmeti alırken, geçen 3 aylık dönemde oluşan yaklaşık 9 milyon terabayt toplam trafiğin 7,1 milyonu sabit, 1,8 milyonu ise mobil aboneler tarafından kullanılmış ve bir yıl öncesine göre kullanım yüzde 50’den fazla artış göstermiştir.” diye konuştu.

    Kamu hizmetlerinde sayısal dönüşümün etkilerini giderek artırdığına işaret eden Karagözoğlu, güncel verilere göre 700’e yakın kurum ve kuruluşun, 5 bin 300 civarında hizmetinin e-Devlet Kapısı üzerinden kayıt yaptıran 51,5 milyonu aşan vatandaşa ulaştığı bilgisini verdi.

    “Milli 5G için hızlı adımlarla çalışıyoruz”

    Karagözoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan “Milli Teknoloji Hamlesi”ne, kurum olarak tüm güçleriyle destek olduklarına dikkati çekerek, “Uçtan uca yerli ve milli 5G hedefimiz doğrultusunda paydaşlarımızla daha da hızlı adımlarla çalışmalarımıza devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Siber saldırıların gün geçtikçe artmasına değinen Karagözoğlu, BTK bünyesindeki USOM ile siber tehditleri önlemek amacıyla alarm, uyarı ve duyurulara ilişkin faaliyetler yürüttüklerini, kritik durumlarda yerinde müdahale ekipleriyle olayların kontrolünün sağlanmasında önemli bir rol üstlenildiğini dile getirdi.

    4 binden fazla siber güvenlik uzmanı iş başında

    Karagözoğlu, Türkiye’nin siber güvenliğini sağlamak için büyük bir ekiple çalıştıklarını vurgulayarak, “SOME’ler, kurumların ve kritik altyapı sektörlerinin korunmasına yönelik olarak USOM’un koordinasyonunda 7/24 görevlerinin başında yer alıyor. Teknik seviyede USOM, sektörel SOME’ler ve kurumsal SOME’ler olarak şekillenen siber güvenlik yapılanmamızda, SOME İletişim Platformuna kayıtlı 4 binden fazla siber güvenlik uzmanı, ülkemizin siber sahasını koruyor.” bilgisini verdi.

    Siber güvenliğin farklı alanlarında BTK Akademi ve USOM tarafından 4 bin 500’ün üzerinde kişiye eğitim verdiklerini aktaran Karagözoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

    “Biz ülkemizin gençliğine güveniyoruz. Fırsat verildiğinde gerekli eğitimleri aldıklarında gençlerimizin büyük başarılara imza atacaklarına inanıyoruz. Bu yolda eğitim ve kapasite geliştirme çalışmalarımız salgın döneminde de çevrimiçi ortamlarda devam ediyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yürüttüğümüz ‘1 Milyon Yazılımcı Projesi’ ile de kamuda ve özel sektörde, bilgi teknolojileri alanında kariyer sahibi olmak isteyen vatandaşlarımız, BTK Akademi Eğitim Portalı üzerinden 13 kategoride,  31 eğitimden yararlanarak iş analisti, network uzmanı, web tasarım uzmanı, siber güvenlik uzmanı, yazılım geliştirme uzmanı ve benzeri iş gruplarında istihdam edilmek üzere kendilerini yetiştirebilme imkanı elde ediyorlar.”

    “Güven kritik faktör”

    Kovid-19 salgınıyla mücadelede, verilerin etkili ön müdahalelerin oluşturulmasında kritik rol oynadığının görüldüğünü belirten Karagözoğlu, “Veri paylaşımının ve veriye dayalı analizlerin, iyileşme ve direnç oluşturma aşamasında önemli bir rol oynayacağını görüyoruz. Verilerin sağladığı kolaylıklardan faydalanırken, burada en önemli husus kişisel verinin korunması ve mahremiyetinin sağlanması konusunda gerekli tedbirlerin alınmış olması ve güvenliğinin sağlanması. Son yıllarda kişisel verilerin üretimi ve paylaşımının da arttığını görüyoruz. Yapay zeka, nesnelerin interneti ve büyük veri analitiği gibi veri açısından zengin teknolojilerin hızla ortaya çıkmasıyla birlikte, ‘güven’ ekonomilerin ve toplumların sayısal dönüşümünde güçlü bir şekilde kritik bir faktör olmaya devam ediyor.” dedi.

    Kamu ve tüm paydaşların bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişimine destek olurken, bilgi güvenliğini en üst düzeyde sağlamak adına tüm gayretlerini göstermeleri gerektiğini ifade eden Karagözoğlu, “Bu sürecin içinde yer alan paydaşların aynı dili konuşması büyük önem arz ediyor. Ortak dilin oluşturulması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması anlamında bu tür etkinliklerin önemli platformlar olduğuna inanıyorum.” diye konuştu.

    “Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalmalı”

    Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Atalay da güvenli veri paylaşımı ve verilerin uluslararası dolaşımda güvenli kullanılabilmesinin önem taşıdığını vurguladı.

    Atalay, “Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalmalı. Veriler artık tüm ülkelerin ve kurumların altın değerindeki hazineleridir. Bunların kıymeti bilinmeli, bunlardan yararlanmalı ve bunlar korunmalıdır.” ifadelerini kullandı.

    Veri merkezlerinin gelişip büyüyebilmesi için veri merkezleri pazarı ve iş alanının teşvik edilmesi gerektiğini dile getiren Atalay, altyapının iyileştirilmesinin de önem taşıdığını kaydetti.

  • Siber suçlular saldırılarını ‘bulut’ ile hızlandırıyor

    Siber suçlular saldırılarını ‘bulut’ ile hızlandırıyor

    Uzmanlar, yeni bir siber suç sınıfı belirledi. Siber suçlular saldırılarını daha hızlı yapabilmek için bulut hizmetlerini ve teknolojilerini kullanıyor. Bu durum işletmelerin saldırıları daha hızlı tespit ederek ve müdahale etmesini gerektiriyor.

    Trend Micro yaptığı araştırma sonucunda karanlık ağlarda (dark web) satışa sunulan terabaytlarca iş verisi ve Amazon, Google, Twitter, Facebook, PayPal gibi popüler sağlayıcılar için kullanılan oturum açma bilgisi buldu. Bu kritik veriler, depolandıkları bulut kayıtlarına erişilerek karanlık ağlarda satışa çıkarılıyor. Siber suçlular çalınan hesap sayısı arttıkça daha fazla para kazanıyor. Dahası verinin çalınmasıyla, çalıntı verinin kötü amaçlı yöntemlerde kullanılması arasındaki süre daha önce haftalar sürerken siber suçluların bulut teknolojilerini kullanımı sayesinde günlere hatta saatlere kadar düşüyor.

    Şirketin Türkiye Teknik Liderlerinden Burçin Olgaç konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Bulut kayıtlarına erişim, çalınan bilgilerin siber suçlular tarafından daha hızlı ve etkili bir şekilde kullanılmasını sağlayan yeni bir pazar. Bu yeni siber suç pazarı suçluların işletmeleri tehlikeye atmak için bulut teknolojilerini nasıl kullandığını gösteriyor. Bu siber suçluların işletmelerin bulut altyapısına saldırması değil, suçluların operasyonlarını geliştirmek ve ölçeklendirmek için bulut teknolojisini kendileri için kullanmaları anlamına geliyor. Bu nedenle işletmelerin sadece şirket içi hizmetleri kullanıyor olması da bu saldırı yönteminde karşı bir koruma sağlamıyor. Tüm kuruluşların önleyici tedbirleri iki katına çıkarmaları ve meydana gelen herhangi bir olaya hızlı tepki vermek için gereken görünürlük ve kontrollere sahip olduklarından emin olmaları gerekiyor.”

    Bulut tabanlı çalıntı verilerin kayıtlarına erişimi satın alanlar, ikinci aşamada verileri bir virüs saldırısı için kullanıyorlar. Örneğin, Uzak Masaüstü Protokolü (RDP) kimlik bilgileri bu satılan bulut kayıtlarında bulunabilir ve bu bilgiyle fidye yazılım yöntemiyle işletmelere saldırmayı hedefleyen suçlular kimlik bilgilerini kullanarak RDP üzerinden şirkete sızabilir.

    Çalınan kimlik bilgilerinin ve kullanıcı bilgilerinin bulut tabanlı depolanması, abonelik bazda ortalama bin dolara kadar kiralanabiliyor. Tek bir kayda erişildiğindeyse içindeki milyonlarca veriye erişmek mümkün. Sık güncellenen veri kümeleri veya ayrıcalık vaadi ile daha yüksek kazançlar sağlamak da mümkün. Verilere bu şekilde hazır erişim sağlayan siber suçlular, saldırılarını kolaylaştırabiliyor, hızlandırabiliyor ve hedef sayısını artırabiliyor. Böylece kripto para hırsızlığı veya e-ticaret dolandırıcılığı gibi belirli alanlarda uzmanlaşmış tehdit aktörlerinin ihtiyaç duydukları verilere hızlı, kolay ve nispeten ucuza erişebilmelerini sağlayarak siber suçların etkisi artırılmış oluyor.

    Rapor, gelecekte bu tür faaliyetlerin, alıcılar için yararlılığını en üst düzeye çıkarmak, verilerin çıkarılmasını geliştirmek için makine öğrenimini kullanan veri madenciliği uzmanlığı adı altında yeni bir tür siber suçlu ortaya çıkarabileceği konusunda uyarıyor.

  • Türk Hızlandırıcı ve Işınım Laboratuvarı TARLA araştırma altyapısına dönüştü

    Türk Hızlandırıcı ve Işınım Laboratuvarı TARLA araştırma altyapısına dönüştü

    Ankara Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, üniversite yönetimi, TARLA araştırmacıları ve akademisyenlerin katılımıyla Senato Salonu’nda protokol töreni gerçekleştirildi.

    Törende konuşan Rektör Ünüvar, vizyoner adımlarla hem ülkelerine hem de insanlığa hizmet ettiklerini belirterek, Türkiye’nin oldukça yüksek bilimsel üretim kapasitesine sahip ve beşeri sermayede dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu söyledi.

    Geçmişten bugüne “Devrim” arabaları ve uçak üretimi gibi konularla Türkiye’nin gücünün her fırsatta gösterildiğini ifade eden Ünüvar, TARLA’nın da bu anlamda önemli çalışmalara imza atacağına ve CERN gibi konuşulan işler yapan bir merkez olarak anılacağına inancını dile getirdi.

    Niteliği her geçen gün artırmaya kararlı olduklarını vurgulayan Ünüvar, “TARLA da artık ulusal araştırma altyapısı olarak tanımlanarak bilim ve endüstriye sağlayacağı altyapıyla bilim insanlarının araştırmaları neticesinde geliştirdiği inovatif teknolojinin endüstri ve sanayiye aktarılması için aracı olacak. Bu vesileyle ülkemizdeki bilimsel araştırmaların endüstri ve sanayiye uygulanması ve teknolojiye dönüştürülmesi yönünde önemli adımlar atılacak.” ifadelerini kullandı.

    Bölgedeki tek hızlandırıcı tabanlı araştırma altyapısı

    Bulunduğu konum itibarıyla Avrupa Birliği ve Doğu Akdeniz ülkeleri arasındaki coğrafi boşluğu tamamlayacak özelliğe sahip TARLA, bölgede tek hızlandırıcı tabanlı araştırma altyapısı olma niteliği taşıyor.

    Hızlandırıcı tabanlı bir araştırma altyapısı olarak TARLA’nın benzerleri ile küresel ölçekte rekabet edebileceği, yerli sanayinin katma değeri yüksek teknolojilerde yetkinliğini ve teknik uzmanlığını artırarak sosyoekonomik gelişimine büyük katkı sunacağı, ürettiği elektron demeti ve ışınım kaynakları ile enerji, uzay teknolojileri, nükleer teknolojiler, sağlık bilimi ve teknolojileri, savunma ve malzeme bilimi gibi stratejik alanlarda modern araştırmaların Türkiye’de de yapılmasına olanak sağlayacağı öngörülüyor.

  • Popüler oyun bugünden itibaren bedava oldu

    Popüler oyun bugünden itibaren bedava oldu

    Epic Games, Steam ve GoG gibi dijital oyun platformları yeni aboneleri kendilerine çekebilmek için oyunların fiyatını düşürüyor veya ücretsiz dağıtma yoluna gidiyor. Aylar öncesinde GTA V, Civilization VI gibi oyunları da bedava dağıtan Epic Games, bu kez Darkest Dungeon isimli bir RPG oyunuyla sürpriz yaptı.

    2016 yılında satışa sunulan Darkest Dungeon, Steam üzerinde de olumlu yorumlara sahip ve beğenilen bir oyun.

    Oyunun tanıtım yazısında şu satırlara yer verilmiş:

    “Darkest Dungeon macera ve psikolojik gerilim odaklı zorlu bir gotik roguelike sıra tabanlı rol yapma oyunu. Kusurlu kahramanlardan oluşan bir takımı topla, eğit ve korkunç varlıklar, stres, kıtlık, hastalık ve bitmek bilmeyen karanlık karşısında onlara öncülük et.”

    26 Aralık saat 19:00’a kadar söz konusu oyun ücretsiz olacak. Bu tarihten itibaren yeniden ücretli hale gelecek.

    Oyunu ücretsiz indirebilmek için Epic Games üzerinden abonelik açmanız yeterli. Aboneliğin de ücretsiz olduğunu belirtelim.

  • Uzmanından ‘fidye virüsü’ uyarısı! Bilgisayardaki tüm dosyaları rehin alıyor…

    Uzmanından ‘fidye virüsü’ uyarısı! Bilgisayardaki tüm dosyaları rehin alıyor…

    Bilgisayarlarda dosyaları şifreleyerek kullanılmaz hale getiren Jigsaw adındaki ‘fidye virüsü’, herkesin korkulu rüyası oldu. Ödeme yapılmayan her saat için daha fazla dosya şifreleyen virüs, bilgisayarları kapatan kişilerin dosyalarını da imha ediyor.İHA muhabirine konuşan bilgisayar yazılım uzmanı Yunus Özbek, bilgisayar virüslerinin son zamanlarda güncellenerek kendini tekrar göstermeye başladığını söyledi.”Bilgisayarınızdaki bütün verileri şifreleyebiliyor”‘Fidye virüsü’nün kaynağı bilinmeyen mailler yoluyla bilgisayarlara bulaştığını ifade eden Özbek, şunları kaydetti:

  • Çay posası pH ölçüm kalemine dönüştü

    Çay posası pH ölçüm kalemine dönüştü

    Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Özer ve Dr. Öğretim Üyesi Şeyda Taşar, farklı bir projeye imza attı. 2 öğretim üyesi yaptıkları AR-GE çalışması sonrasında yüzde 75’i çay posasından oluşan ve sıvıların pH derecisini ölçmeye yarayan halokromik jel uçlu kalem üretti.Kolayca taşınabilen ve pratik olan kalem diğer ölçüm yöntemlerine göre doğayı kirletmediği için çevreci özelliği ile dikkat çekiyor. pH’ı ölçmek istenen sıvıya jel uç batırılıyor ve renk değişimine göre ölçüm yapılıyor. Ölçüm sonrasında ise ölçüm yapılan sıvının rengi ve bileşimi değişmezken, tek kullanımlık olmayan kalem tekrar tekrar kullanılabiliyor. Biyokimya, kimya, tıp, turizm ve gıda sektörüne katkı sunması hedeflenen çalışma için ulusal ve uluslararası patent başvurusu yapıldı ve TEKNOFEST’te de altın madalyaya layık görüldü.

  • Uzaktan eğitim için tasarlanan Casper VIA S48 satışta

    Uzaktan eğitim için tasarlanan Casper VIA S48 satışta

    Teknolojik donanım, kurumsal çözüm ve uzaktan eğitiminin öneminin arttığı günümüzde, kullanıcıların ve öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayacak çalışmalara hızla devam eden Casper, yeni geliştirdiği ve piyasaya sürdüğü VIA S48 Tablet hafif, küçük ekranlı ve işlem gücü yüksek tablet tercih edenler için tasarlandı. Özellikle uzaktan eğitim için geliştirilen Casper VIA S48, yüksek donanım, kolay kullanım, şık tasarımı ve erişilebilir fiyatı ile dikkat çekiyor.Ergonomik tasarım, kolay kullanım9 mm inceliği, 315 gr hafifliği ve kauçuk dokunuşu ile ergonomik tasarım sunan Casper VIA S48 Tablet, öğrencilere rahat bir kullanım sağlıyor. 4300 mAh pil gücü ile yaklaşık 7 saat video çekme kapasitesine sahip VIA S48, uzun pil ömrü ile de dışarda şarj etme ihtiyacını en aza indiriyor. Öğrenciler için ideal bir ekrana sahip olan Casper VIA S48; 16:10 ekran en boy oranı, 8 inç ekran boyutu, 178 dereceye kadar görünüm sağlayan IPS ekran teknolojisi ve HD çözünürlüğü ile gelişmiş ve rahat bir deneyim sunuyor. 400 nit ekran parlaklığına sahip VIA S48; dışarıda olanlar için güneş altında kullanım kolaylığı, online ders yaparken, oyun oynarken veya dizi film seyrederken görüntülerin daha canlı olmasını sağlıyor.

  • Getac, yeni nesil V110 dizüstü bilgisayarı tanıttı

    Getac, yeni nesil V110 dizüstü bilgisayarı tanıttı

    Getac, savunma personeli, polis memurları, sağlık görevlileri, saha hizmetleri çalışanları ve üretim teknisyenleri gibi zorlu çalışma ortamlarında güvenebilecekleri sağlam ve çok yönlü bir cihaza ihtiyaç duyan profesyonellere yönelik, dayanıklı yeni nesil V110 dizüstü bilgisayarının tanıtımını yaptı.Verilen bilgiye göre yeni dizüstü bilgisayar, güçlü yeni özelliklerle birlikte sunuyor. Yüksek performanslı dört çekirdekli işlemci ve PCIe SSD depolama birimi standart temel özellikler olarak sunuluyor. Yeni 802.11ax Wi-Fi 6 yoğun veya sıkışık ortamlarda bağlantı performansını ve istikrarını artırırken, WLAN Wi-Fi 6 önceki nesillerden üç kat daha hızlı kablosuz veri hızları sunuyor. WLAN, WWAN, Bluetooth, 4G LTE ve GPS kombinasyonu, kullanıcıların her yerden bağlanmalarını mümkün kılarken gelişmiş dahili teknoloji, bağlı olduğunda güç tüketimini azaltarak şarj etmeden çok daha uzun kullanım sağlıyor. Ayrıca, 8MP arka kamera, barkod okuyucu, RFID okuyucu ve USB3.1 Gen 2 Tip-C gibi bir dizi yapılandırılabilir I/O seçeneği kullanıcıların doğrudan sahadan kolayca veri yakalamasına/iletmesine imkan veriyor.

  • Genç girişimci Serhat Sapcı: ‘Kişisel verileriniz güvende değil’

    Genç girişimci Serhat Sapcı: ‘Kişisel verileriniz güvende değil’

    Cep telefonlarına gelen bilinmeyen numaraları açmak istemeyenlerin indirdiği uygulamalardan olan GBT numara sorgulama, Kişisel Verileri Koruma Kanunu nedeniyle sanal marketlerden kaldırıldı. Servet Sapcı ve Kerem Bekman ile birlikte bu uygulamayı geliştiren genç girişimci Serhat Sapcı, her yaştan telefon kullanıcılarına telefon uygulamalarıyla ilgili önemli tüyolar verdi. Mobil oyun sektöründe yoluna devam eden Sapcı, GBT numara sorgulama uygulaması ile edindiği tecrübeleri paylaştı. Uygulamanın farklı platformlarda on milyonlarca kişi tarafından indirildiğini söyleyen Sapcı, “Eskiden bulunan 118’li hatlarda bilmediğimiz numaraları sorgulayıp kim olduğunu öğrenebiliyorduk. Bu sistemin daha detaylı halini uygulamaya taşıyıp bu programı geliştirdik. Algoritmamız sayesinde merak ettiğiniz numarayı yazdığınızda kaç çeşit farklı kayıt varsa hepsini adetleriyle beraber liste şeklinde görebiliyoruz. Bu uygulama ile devletin birçok suçluya ulaşmasına da yardımcı olduk” ifadelerini kullandı.