Etiket: çorum siyaseti

  • Özel Sporcularından Türkiye Şampiyonasında Madalya Yağmuru

    Özel Sporcularından Türkiye Şampiyonasında Madalya Yağmuru

    Samsun’da düzenlenen Özel Sporcular Atletizm Türkiye Yıldızlar Şampiyonası’nda Çorum’u temsil eden öğrenciler, sergiledikleri üstün performans ve elde ettikleri derecelerle şehre büyük bir gurur yaşattı.

    Emirhan Büyükavşar Türkiye Şampiyonu Oldu

    Şampiyonada piste çıkan Anadolu Özel Eğitim Meslek Okulu öğrencilerinden Emirhan Büyükavşar, 100 metre yarışında rakiplerini geride bırakarak Türkiye Birincisi oldu ve altın madalyayı boynuna taktı. Aynı okuldan Seçil Karakütük 200 metre yarışında, Baran Kelten ise 800 metre yarışında Türkiye Üçüncülüğü elde ederek bronz madalya kazandı.

    Öğretmenlere Teşekkür Edildi

    Turnuvada mücadele eden 100. Yıl Cumhuriyet Özel Eğitim Uygulama Okulu öğrencisi İsmail Berat Terzi ise 200 metre yarışında Türkiye Dördüncüsü olarak önemli bir başarıya imza attı. Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamada, “Öğrencilerimizi azimlerinden ve başarılarından dolayı tebrik ediyor; onları bu şampiyonaya hazırlayan ve emeği geçen tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

  • Çorum’un Gurur Tablosu Ödüllendirildi

    Çorum’un Gurur Tablosu Ödüllendirildi

    Millî Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti arasında tesis edilen iş birliği protokolü meyvelerini vermeye devam ediyor. Bağımlılıkla mücadele bilincini genç dimağlara aşılamak amacıyla düzenlenen “Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek” yarışmasında, il genelinde üstün başarı göstererek dereceye giren öğrenciler için görkemli bir ödül töreni gerçekleştirildi.

    Ödüller Protokol Üyeleri Tarafından Takdim Edildi

    Genç yetenekler, başarılarını simgeleyen ödüllerini; İl Millî Eğitim Müdürü Sayın Cemil Çağlar, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Sayın Tahir Demir ve Yeşilay Cemiyeti Şube Başkan Yardımcısı Sayın Göksel Tandoğan’ın elinden aldılar. Tören, eğitime ve sağlıklı yaşama gönül veren idareci ve velilerin katılımıyla büyük bir heyecana sahne oldu.

    Başarı Kürsüsünde Yer Alan İsimler

    Yarışmanın her iki kategorisinde de Çorum’un farklı ilçelerinden gelen öğrenciler sergiledikleri performansla takdir topladı:

    Edebî Eserler Kategorisi:

    Salih Mert Doğan | İskilip Akşemseddin Anadolu Lisesi

    Reyyan Eker | Merkez Suheybi Rumi İmam Hatip Ortaokulu

    Mısra Yaman | İskilip Misakımilli İlkokulu

    Görsel Eserler Kategorisi:

    Sude Keçelioğlu | Sungurlu Fen Lisesi

    Mehmet Emir Uzun | Çorum Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM)

    Zehra Betül Yılmaz | Osmancık Akşemseddin İlkokulu

    “Amacımız Bilinçli ve Sağlıklı Bir İstikbal”

    İl Millî Eğitim Müdürü Sayın Cemil Çağlar, törende yaptığı hitapta yarışmanın önemine değinerek şu ifadeleri kullandı:

    “Bu kıymetli organizasyonla evlatlarımızın bağımlılık unsurlarına karşı müteyakkız yetişmelerini ve bedenen olduğu kadar ruhen de sağlıklı bir hayat sürmelerini hedefliyoruz. Eserleriyle bu bilince katkı sunan ve dereceye giren tüm öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum. Evlatlarımıza bu süreçte rehberlik eden kıymetli idarecilerimize, fedakâr öğretmenlerimize ve her daim destekçileri olan velilerimize şükranlarımı sunuyorum.”

  • Yeşilay’da Başkanlık Makamı Gençlere Emanet

    Yeşilay’da Başkanlık Makamı Gençlere Emanet

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın coşkusu, Yeşilay Çorum Şubesinde düzenlenen anlamlı bir “Makam Devri” etkinliğiyle yaşandı. Millî egemenliğin ruhuna uygun olarak gerçekleştirilen törende, başkanlık koltuğu sembolik olarak genç neslin temsilcilerine bırakıldı.

    Gençlerin Vizyonu ve Sağlıklı İstikbal

    Ziyaret süresince genç başkanlar; bağımlılıkla mücadele, sağlıklı yaşam kültürü ve gençlik faaliyetlerine dair özgün fikirlerini, talep ve önerilerini dile getirdiler. Gençlerin karar alma mekanizmalarına katılımının hayati önemine değinilen görüşmede, sağlıklı bir geleceğin inşasında genç dimağların rolü vurgulandı.

    Geleceğin Yöneticileri İş Başında

    Yarının yöneticileri olacak gençlerin sürece aktif katılımıyla, 23 Nisan’ın maneviyatına yaraşır, verimli ve bir o kadar da keyifli bir program icra edildi. Yeşilay Çorum Şubesi, bu etkinlikle gençliğin dinamizmini cemiyet çalışmalarına dâhil ederek toplumsal farkındalık yolunda anlamlı bir adım daha attı.

  • Çorum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde Kadro Heyecanı

    Çorum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde Kadro Heyecanı

    Çorum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan ve sözleşme sürelerini başarıyla ikmal eden personelin kadroya geçiş işlemleri tamamlandı. Kurumsal yapının güçlenmesi adına atılan bu önemli adım, müdürlük camiasında büyük bir sevinçle karşılandı.

    Aidiyet ve Dayanışma Vurgusu

    İl Müdürlüğü bünyesinde özveriyle görev ifa eden personelin, yasal süreçleri neticesinde kadrolu statüye geçmeye hak kazanması dolayısıyla tebrik mesajı yayımlandı. Çorum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ailesinin her bir ferdinin, şehrin spor ve gençlik vizyonuna sunduğu katkının önemi vurgulandı.

    “Yeni Kadrolar Başarı Getirsin”

    İl Müdürlüğünden yapılan resmî açıklamada, omuz omuza görev yapılan mesai arkadaşlarına yönelik şu temennilere yer verildi:

    “Sözleşme sürelerini muvaffakiyetle tamamlayarak kadroya geçiş yapan kıymetli personelimizi canıgönülden tebrik ediyoruz. Çorum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ailesi olarak, azim ve gayretle görev yapan mesai arkadaşlarımıza yeni statülerinin hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Birlikte yürüdüğümüz bu yolda, gençlerimize ve sporumuza hizmet etme noktasında her bir arkadaşımıza çalışmalarında üstün başarılar dileriz.”

  • Gömeç: “Çocukların 23 Nisan Sevincini Acil Serviste Paylaştık”

    Gömeç: “Çocukların 23 Nisan Sevincini Acil Serviste Paylaştık”

    Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında çocuk acil servisinde tedavi gören çocuklara bayrak dağıtıldı, servis balon ve bayraklarla süslendi. Başhekim Doç. Dr. Muhammed Gömeç’in katıldığı etkinlikte çocukların bayramı kutlandı.

    Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla çocuk acil servisinde etkinlik düzenlendi. Başhekim Doç. Dr. Muhammed Gömeç, tedavi gören çocukları ziyaret ederek bayramlarını kutladı ve Türk bayrağı dağıttı.

    “Çocukların bayram sevincine ortak olduk”

    Başhekim Doç. Dr. Muhammed Gömeç, etkinlik sırasında yaptığı açıklamada, “23 Nisan’ın coşkusunu hastanemizde tedavi gören çocuklarımızla paylaşmak istedik. Onların yüzündeki tebessüm bizim için çok kıymetli.” ifadelerini kullandı.

    Servis bayrak ve balonlarla süslendi

    Çocuk acil servisinin bayram kapsamında bayraklar ve balonlarla donatıldığı etkinlikte, sağlık çalışanları da çocukların sevincine eşlik etti. Serviste renkli görüntüler oluşurken, çocuklar dağıtılan bayraklarla bayram coşkusunu yaşadı.

    Sağlık çalışanlarından anlamlı kutlama

    Etkinlikte görev alan sağlık personeli, çocukların moral ve motivasyonunu artırmayı amaçladıklarını belirterek, “Tedavi sürecindeki çocuklarımızın bayramdan mahrum kalmaması için böyle bir etkinlik gerçekleştirdik.” değerlendirmesinde bulundu.

  • Dünya Katılım Bankası 23 Nisan Coşkusuna Katıldı

    Dünya Katılım Bankası 23 Nisan Coşkusuna Katıldı

    Ahlatcı Holding iştiraki olan Dünya Katılım Bankası A.Ş., 23 Nisan coşkusunu genel müdürlük binasına yansıttı.

    Bankanın genel müdürlük binasına, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla “23 Nisan kutlu olsun” yazısı yansıtılarak anlamlı bir kutlama gerçekleştirildi.

    Konuya ilişkin açıklamada bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, 23 Nisan’ın Türkiye Cumhuriyeti için taşıdığı öneme dikkat çekti. Ahlatcı, çocuklara armağan edilen bu özel günün geleceğe olan umutları temsil ettiğini vurgulayarak, “Bu anlamlı bayram vesilesiyle hem milli egemenliğimizi hem de çocuklarımızın geleceğini kutluyoruz” ifadelerini kullandı.

    Gerçekleştirilen görsel çalışma, hem çalışanlar hem de çevrede bulunan vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı.

  • Çorum İl Genel Meclis Başkanı Duran Bıyık’tan 23 Nisan Mesajı

    Çorum İl Genel Meclis Başkanı Duran Bıyık’tan 23 Nisan Mesajı

    Çorum İl Genel Meclis Başkanı Duran Bıyık, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı.

    Bıyık, mesajında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte millet egemenliğinin kayıtsız şartsız ilan edildiğini vurgulayarak, bu anlamlı günün yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla idrak ettiklerini ifade etti.

    Mesajında, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere milli egemenliğin tesisinde emeği geçen tüm kahramanları rahmet, minnet ve şükranla andıklarını belirten Bıyık, 23 Nisan’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda geleceğin teminatı olan çocuklara verilen en değerli armağanlardan biri olduğuna dikkat çekti.

    Başkan Bıyık, mesajının sonunda şu ifadelere yer verdi:
    “Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza armağan edilen bu anlamlı bayram vesilesiyle; başta sevgili çocuklarımız olmak üzere aziz milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en kalbi duygularımla tebrik ediyor, sağlık, huzur ve başarı dolu yarınlar diliyorum.”

  • TÜGVA Çorum’da Akademik Seferberlik

    TÜGVA Çorum’da Akademik Seferberlik

    Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Çorum İl Temsilciliği tarafından üniversite öğrencilerine yönelik hazırlanan “İhtisas Akademi” projesi, ilk dersini gerçekleştirdi. Açılış programına katılan gençlere seslenen İl Başkanı Bahadır Kıyıklık, projenin vizyonunu ve aile kurumunun önemini vurguladı.

    TÜGVA Çorum Üniversite Koordinatörlüğü bünyesinde hayata geçirilen ve akademik üretimi teşvik etmeyi amaçlayan İhtisas Akademi, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Üniversite öğrencilerinin ilgi gösterdiği programda, akademinin müfredatı ve sonunda verilecek ödüller açıklandı.

    Başkan Kıyıklık: “Aile Bizim Kale Kapımızdır”

    Programda bir konuşma yapan TÜGVA Çorum İl Başkanı Bahadır Kıyıklık, gençliğin donanımlı yetişmesinin önemine değindi. Kıyıklık, “Bugün burada sadece bir eğitim projesi için değil, bir iddiayı tazelemek için toplandık. Bizim vizyonumuz; sadece tüketen değil, üreten; sadece seyreden değil, gidişata yön veren bir nesil yetiştirmektir. Aile bizim kale kapımızdır; bu kaleyi sağlam tutarsak, üzerine inşa edeceğimiz her başarı bizi sahici bir zafere götürecektir. Kökü mazide olan bir ati olmanın sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz” dedi.

    Ödüllü Akademi Süreci ve Kardeşlik Vurgusu

    Üniversite Koordinatörü Abdülkadir Leylek ise akademinin işleyişi hakkında bilgi verdi. Alanında uzman altı hocadan dersler alacaklarını belirten Leylek, öğrencilerin sadece dinleyici kalmayıp makaleler üreteceği bir süreç hedeflediklerini söyledi. Süreç sonunda başarılı olan öğrencilerin Umre, Endülüs ve Balkan turlarıyla ödüllendirileceğini belirten Leylek; TÜGVA’nın sahur programlarından sabah namazı buluşmalarına, etütlerden sosyal faaliyetlere kadar hayatın her alanında bir kardeşlik hareketi olduğunun altını çizdi.

    İlk Ders: Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi

    Açılış konuşmalarının ardından Dr. Murat Yılmaz, akademinin ilk dersini verdi. Medeniyet perspektifinde aileyi anlatan Yılmaz; evliliğin sadece romantik bir kurum değil, sorumluluk ve rahmet kapısı olduğunu vurguladı. İyi bir eş olmanın ön hazırlık gerektirdiğini ve aile kurumunun toplumun direği olduğunu belirten Yılmaz, “Maddiyat mana getirmez; eğer dertlenirseniz Allah size bir kapı açar” diyerek gençlere aile kurmanın manevi derinliğini anlattı.

    İhtisas Akademi, önümüzdeki haftalarda farklı konu ve konuklarla devam edecek.

  • “Sosyalizm ve Filistin” Söyleşisi Gerçekleştirildi

    “Sosyalizm ve Filistin” Söyleşisi Gerçekleştirildi

    Filistin Atölyesi ve Bilinçli Gençlik Topluluğu yetkilileri tarafından 7 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen “İdeolojiler ve Filistin Paneli” sonrasında, ideolojilerin daha geniş bir biçimde söyleşiler serisi ile ele alınacağı duyurulmuştu. Bu kapsamda gerçekleştirilen ilk söyleşi Dr. Fatih Sami Özakyol’un moderatörlüğünü üstlendiği ve Serkan Erden’in konuştuğu “Sosyalizm ve Filistin” etkinliği oldu.

    Sosyalizm ve Filistin Söyleşisi

    Çorum Kültür Merkezi’nde yapılan etkinliğe, Filistin Atölyesi müdavimleri ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği görüldü. Sosyalizmin Filistin konusundaki hassasiyetine vurgu yaparak söyleşiyi başlatan Dr. Özakyol ardından sözü konuşmacı Serkan Erden’e verdi.

    Erden söyleşiye şu şekilde başladı: “Filistin meselesi ile sosyalistlerin ilişkisini Lenin’in 1903 yılında kaleme aldığı “Yahudi Proletaryasının Bağımsız Bir Siyasi Partiye İhtiyacı Var mı?” adlı makaleye kadar götürmek mümkündür. Lenin, bu makaleyi yazarak BUND’un (Yahudi İşçileri Genel Birliği) milliyetçiliğine karşı çıkmış ve Siyonizm ile olan bağlantısını sert bir şekilde eleştirmiştir. Lenin’in 1903 yılında başlattığı ve savaş olarak nitelendirdiği bu durum, kendisinden sonra gelen birçok klasik Marksist ve sosyalisti de etkilemiştir. Bunlar arasında Stalin, Karl Radek, Otto Bauer, Rosa Luxemburg, Karl Kautsky, Troçki, Martov, Zinovyev ön plana çıkan kişilerdir. Adı geçen kişiler de Lenin’in hem BUND’la olan mücadelesini sahiplenmişler hem de Siyonizmle mücadele etmişlerdir.”

    Ardından, “Sovyetler Birliği’nin kurulmasından sonra bu anlayış devam etmiştir.” Diyen Serkan Erden konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Lenin’in ölümünden sonra Sovyetlerin başına geçen Stalin de Siyonizmle arasına mesafe koymuştur. Ancak II. Dünya Savaşı’nın çıkması Sovyetlerin politikalarında da bazı değişikliklere neden olmuştur. Bu politika değişikliği sonucunda Antifaşist Yahudi Komitesi oluşturulmuş ve bu komite aracılığıyla Yahudilerle ve Siyonistlerle çeşitli ilişkiler geliştirilmiştir. Bu ilişkilerin bir sonucu olarak 1948 yılında ilan edilen İsrail Devleti’ni Sovyetler Birliği tanımakta tereddüt etmemiştir.”

    “Özellikle 1956 yılındaki Süveyş Krizi’nden sonra Sovyetler Birliği İsrail ile arasına mesafe koymuş ve Arapları destekler bir pozisyona geçmiştir. 1964 yılında Filistin’de kurulan FKÖ’yü ise en çok destekleyen ülke Sovyetler olmuştur.”

    “FKÖ’nün 1968 yılında Karame Direnişi’ni göstermiş olması ise hem dünya sosyalist hareketinin hem de Türkiye sosyalist hareketinin ilgisinin bu örgüte yönelmesini sağlamıştır. 1968 yılından sonra Türkiye devrimci hareketlerine mensup kişiler peyderpey Filistin kamplarına giderek hem gerilla eğitimi almış hem de Filistinlilerle birlikte İsrail’e karşı savaşmıştır. Filistinlilerle gösterilen bu dayanışma sırasında otuz sekiz Türkiyeli devrimci yaşamını yitirmiştir. İlk ölüm 1969 yılında (Mustafa Çelik) gerçekleşirken son ölüm 1995 yılında (Semih Özal) gerçekleşmiştir.”

    “1968 Kuşağı devrimcileri ile 1978 Kuşağı devrimcileri arasından üç ile beş bin kişinin Filistin kamplarına giderek eğitim aldığı iddia edilmektedir. Özellikle 1980 Askeri Darbesi’nden sonra Türkiye’de illegal olan kırk üç örgüt, üyelerini Filistin kamplarına taşımıştır.”

    Serkan Erden söyleşisini “Daha sonraki süreçte de sosyalistlerin Filistin’e destekleri sürmüş, bugün de devam etmektedir. Hem dünya çapında hem de Türkiye’de sosyalistlerin ABD-İsrail emperyalizmine karşı mücadeleleri Filistin’in yanında olunarak devam etmektedir.” Cümleleri ile bitirdi. Ardından soru ve cevap faslına geçildi ve söyleşi sona erdi.

    Filistin Atölyesi’nin yaptığı açıklamaya göre “İdeolojiler ve Filistin” söyleşi serisi toplam 7 hafta sürdürülecek. Program takvimi şu şekilde planlanmıştır.

    28 Nisan 2026: Liberalizm ve Filistin,

    5 Mayıs 2026: Feminizm ve Filistin,   

    12 Mayıs 2026: Muhafazakârlık ve Filistin

    19 Mayıs 2026: Milli Görüş ve Filistin

    26 Mayıs 2026: Milliyetçilik ve Filistin

    2 Haziran 2026: Çevrecilik ve Filistin

    Bu söyleşiler sonrasında ayrıca tüm konuşmacıların ve moderatörlerin katılacağı “söyleşilerin genel değerlendirilmesinin yapılacağı” bir panelle “İdeolojiler ve Filistin” etkinlikleri sonuçlandırılacaktır. 

  • “Bir Şey Söyler Filistin”

    “Bir Şey Söyler Filistin”

    Filistin Atölyesi ve Hitit Üniversitesi Bilinçli Gençlik Topluluğu işbirliği ile Çorum Kültür Merkezi’nde  düzenlenen “Bir Şey Söyler Filistin: Kendi Filistin’ini Anlat” anabaşlığını taşıyan paneller dizisi devam ediyor. Bu hafta ikincisi düzenlenen panelde Ayhan Boyraz moderatörlük yaptı. Konuşmacılar ise siyaset bilimi doktorantı Muhammed Rafi Zwak ve öğretmen Cengiz Mutlu’ydu.

    Filistin’i Görmek Nasıl Mümkün Olur

    İlk konuşmacı olan Cengiz Mutlu, Filistin topraklarını sadece bir coğrafya değil, tarih ve inançla yoğrulmuş bir “emanet” olarak gördüğünü belirterek kendi çektiği fotoğraflar eşliğinde, “Filistin’i Görmek Nasıl Mümkün Olur” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sunumda paylaştığı karelerle Mutlu, mabetlerin sarsılmaz vakarı ile zulmün soğuk gölgesi arasındaki keskin çelişkiyi göstermeye çalıştı.

    Mutlu’ya göre “Kudüs’te çekilen her fotoğraf iki farklı dünyayı bir araya getiriyor. Bir yanda Mescid-i Aksa, Kubbetü’s-Sahra ve El-Halil’in sunduğu manevi huzur, diğer yanda ise bu kutsal mekanların hemen yanı başında yükselen “utanç duvarları” ve “kontrol noktaları” yer alıyor.” Konuşmada “bu duvarların sadece beton değil, hayatları bölen birer ayrılık simgesi olduğunun” altı çizildi.

    Cengiz Mutlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Beton blokların gölgesinde kalan yıkılmış evlerin sızısı, bölgedeki adaletsizliğin en somut belgesi olarak nitelendirilebilir. Kadraja giren her görüntü, köklü bir geçmiş ile askeri bir soğukluğun çatışmasını barındırıyor. Binlerce yıllık zeytin ağaçlarının toprağa tutunan direnişiyle, o ağaçların gölgesinde bekleyen askerlerin yarattığı çelişki, Filistin halkının sabrını ve direnişini simgeliyor. Objektifimi bu topraklara her çevirdiğimde, taşların dile geldiğini hissediyorum. Paylaşılan görsellerin sadece birer manzara değil, bitmeyen bir umudun belgesidir. Filistin’de bulunmak bir davaya şahitliktir.  Çekilen her kare, bu haklı davanın sesini duyurmak için bir araca dönüşmektedir.”

    Mutlu konuşmasını, “Filistin’in özgürce fotoğraflandığı ve mabetlerin sadece huzurla dolduğu günlere olan inancını” vurgulayarak bitirdi.

    Bir Filistinliye Duvar ve Taş ne Anlatır?

    İkinci sırada söz alan Muhammed Rafi Zwak “Bir Filistinliye Duvar ve Taş ne Anlatır?” başlığını taşıyan konuşmasına, “Orta Doğu’nun kalbinde yükselen devasa beton bloklar, sadece yolları değil, hayatları da birbirinden koparmaya devam ediyor.” Sözleri ile başladı. Zwak, “bir tarafta devasa duvarlar diğer tarafta ise küçük taşlar olduğunu ve bugün bölgedeki zulmün duvar ile direnişin ise taşlarla sembolize edildiğini” belirtti ve sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Yüzlerce kilometre uzanan ve gökyüzüne meydan okuyan bu duvarlar, bölge halkı için sadece birer inşaat projesi değil, “ayrılığın kendisi” olarak nitelendiriliyor. Haber kaynaklarından alınan bilgilere göre, bu duvarlar nedeniyle anneler çocuklarına ulaşamıyor, öğrenciler okullarına geç kalıyor ve hayatlar keskin birer çizgiyle ikiye bölünüyor. Betonun soğuk yüzü, sadece fiziksel bir engel değil, aynı zamanda duran hayatların ve parçalanmış ailelerin sessiz tanığı olarak yükseliyor. Ancak bu devasa beton yığınlarının karşısında, bir o kadar küçük ve basit bir nesne yükseliyor: Taş. Bir Filistinli çocuğun elindeki taş, çaresizliğin değil, aksine en zor koşullarda bile vazgeçmemenin ve direnişin en sade hali olarak görülüyor. Dolayısıyla duvar varsa, taş da vardır. Her engel, kendisine verilecek cevabı da beraberinde getirmektedir.”

    Konuşmasının sonunda Muhammed Rafi Zwak, “Filistin halkının mücadelesini simgeleyen bu karşıtlıkta, taşın anlamı boyutundan çok daha büyüktür. Bölge sakinleri ve aktivistler, duvarlar ne kadar yüksek olursa olsun, onlara karşı duran bir iradenin her zaman var olacağını ifade ediyorlar. Bir gün ‘Filistin özgür olacak’ inancıyla beslenen bu direniş, betonun soğukluğuna karşı insanın sarsılmaz umudunu temsil etmektedir.” Diyerek sözlerini tamamladı.