Memur-Sen Çorum İl Temsilcisi Fatih Okumuş, bugün gerçekleştirdikleri basın açıklamasında kamuda yaşanan ücret adaletsizliğine dikkat çekerek, kamu personel sisteminde köklü bir reform çağrısında bulundu.
Okumuş, kamuda gelir adaletsizliğinin artık teknik bir tartışma olmaktan çıktığını vurgulayarak, “Aynı odayı paylaşan, aynı işi yapan kamu görevlileri arasında kabul edilemez ücret farkları oluşmuştur. Sınavla göreve gelmiş, yıllarca emek vermiş, dirsek çürütmüş kamu çalışanlarımız emeğinin karşılığını alamaz hale gelmiştir. Bu durum, kamu vicdanında derin bir yaraya dönüşmüştür,” dedi.
Memur-Sen’in haklı ve makul taleplerinin göz ardı edilmesiyle belirlenen Hakem Kurulu zamlarının kamu görevlilerini korumaktan uzak olduğunu ifade eden Okumuş, “Bu zamlarla oluşan maaş ve ücretler, emekli ikramiyeleri ve emekli aylıkları piyasa gerçeklerinin altında kalmış, yüksek enflasyon karşısında hızla erimiştir. Kamu görevlileri ve emeklilerimiz kalıcı bir geçim sıkıntısına mahkûm edilmiştir,” şeklinde konuştu.
Kamuda yaşanan bir diğer temel sorunun vergi adaletsizliği olduğunu belirten Okumuş, “Gelir Vergisi sisteminde adalet sağlanmadıkça, az kazanandan az, çok kazanandan çok alınan bir yapı kurulmadıkça ve dolaylı vergi yükü çalışanın omzundan indirilmedikçe vergide adaleti tesis etmek mümkün değildir,” ifadelerini kullandı.
Tüm bu sorunların çözümü için kamu personel sisteminde kapsamlı bir reformun zorunlu hale geldiğini vurgulayan Okumuş, Memur-Sen’in taleplerini şu şekilde sıraladı:
Geçmiş kayıpları telafi edecek ve emekliliğe de yansıyacak şekilde taban aylığa seyyanen zam yapılması, Çalışma barışını güçlendirmek adına 2026 yılı içerisinde Kamu Personel Sisteminde reformun tamamlanması, 4688 sayılı Kanun’un süre, yetki ve Hakem Kurulu yapısı bakımından evrensel normlara uygun hale getirilmesi.
Bu taleplerin ivedi ve elzem olduğunun altını çizen Okumuş, kamu işverenine de çağrıda bulunarak, “Kamu işvereni bu başlıkları ajandasının en başına almalı, toplu sözleşme ile kayıt altına alınan diğer sorunlara da somut çözümler üretmelidir. Ekonomik maliyeti göğüslemek, çalışma barışının bozulmasıyla ortaya çıkacak sosyal maliyeti üstlenmekten çok daha ucuz ve kolaydır,” dedi.