Özgür-Der Çorum Temsilciliği 2025-2026 programları kapsamında seminerlerine devam ediyor. Bu hafta Musa Üzer “ Suriye Devrimi ve İslam Dünyasına Etkileri” başlıklıbirsunum gerçekleştirdi.
Suriye devrim sürecine değinerek sözlerine başlayan Musa Üzer, hiçbir şeyin sanıldığı gibi çok kısa bir zamanda gerçekleşmediğini ve yaşananları komplo teorileriyle basite indirgemek ne insanlığa ve ne de vicdana sığar. Bugün gelinen nokta büyük bedeller ödenerek kazanılmış bir halk hareketidir. Suriye halkı yaşadığı büyük acılara rağmen Rabbine sığınarak tevekkül etmiş ve direnerek ayakta kalmıştır dedi.
Modern ve seküler dünya, gaybi alanı tamamen göz ardı eden bir düşünme biçimi oluşturduğunu ve Müslümanların da bu durumdan etkilendiğini belirten Üzer, çevremizde yaşanan siyasal ve sosyal gelişmeler Kemalist ve laik yapılar tarafından ideolojik ve mezhepsel kaygılarla manipüle edilmeye çalışılmaktadır. Özellikle öznesi Müslüman ya da İslami Hareketler olan olayların değerlendirmesinde hakikati çarpıtan analizler dindar çevreleri de etkilemektedir.
Yeni Suriye devletinin uluslararası arena da denge siyaseti yürüttüğünü hatırlatan Üzer, ABD, AB, Rusya ve bölge ülkeler ile yürütülen diplomasi tamamen siyasi dengeleri gözeterek devam ediyor. Suriye devletinin en önemli destekçisi olan Türkiye, Suriye’nin uluslararası arenada tanınması için ciddi bir çaba sarf ettiğini söyledi.
Dezenformasyona karşı dikkatli olmalıyız!
İsrail ve işgal altında ki Golan tepeleri, Kürt ve Dürziler hakkında da bilgi veren Musa Üzer, Esed yıllarca halkına kimyasal silah kullanırken İsrail’e tek bir kurşun dahi atmamıştır. Yeni yönetimin İsrail ile hemen savaşmıyor oluşunu eleştirmek saha gerçekliğinden uzaktır; zira Esed giderken stratejik noktaların istihbaratını paylaşmış ve akabinde İsrail nokta operasyonlar düzenlemiştir. İsrail her fırsatta Suriye yeni yönetimi ve Türkiye’yi kendisi için büyük bir tehdit olarak gördüğünü ve Türkiye’nin Suriye’de hava savunma sistemleri ve üst kuracağı iddialarına bölgeye hava saldırısı düzenleyerek karşılık verdiğini hatırlattı.
Suriye’deki yeni yönetimin intikam peşinde koşmadığını ve af yolunu seçtiğini belirten Üzer, buna rağmen “Dürziler veya Kürtler katlediliyor” şeklinde asılsız propagandaların tamamen ideolojik kaygılarla yapıldığını ifade etti. YPG’nin emperyalist güçlerle iş birliği yaparken kendini “anti-emperyalist” gibi sunduğunu ancak, asıl Ahmet Şara ve ekibinin yıllarca Esed, İran, Rusya ve ABD’ye karşı mücadele verdiğini hatırlattı.
Program soru cevap ve dinleyicilerinde katkılarıyla sona erdi.